{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/410 Esas 2024/1057 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/410 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1057<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/27 Esas 2021/683 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t: <br>DAVA\t: Ortaklığın Tespiti, Hisse Rayiç Bedelinin Tahsili <br>DAVA TARİHİ\t: 13/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklığın tespiti, olmadığı takdirde hisse rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babasının öncülüğü ile kurulan ... İnşaat ve Petrol Ltd. Şti. (sonradan ... Yapı A.Ş adını almıştır) firmasında uzun süre yönetici olarak görev aldığını, daha sonra davalılardan ... ve ... ile şirket faaliyetlerini beraber yürüttüklerini, müvekkilinin gözlerinde problem oluşması ve babalarının vefatı nedeni ile şirket yönetiminin kardeşleri ile müştereken yürüttüğü tüm şirketlerdeki ortaklığının eşit olarak devam ettiğini, bu süreçte ... Yapı A.Ş dışında aynı ortakların katılımı ile 16/02/2020 tarihinde ... Hazır Beton A.Ş, ... Petrol A.Ş, ... Spor A.Ş, ... Dış Ticaret A.Ş, ... Enerji A.Ş ve ... Hiz. İşl. A.Ş'nin kurulduğunu, bunun haricinde ... ile varılan anlaşma gereği ... projesinin arazisinin satın alınmasına yönelik ihalenin ... Yapı A.Ş ve Nata A.Ş yerine her iki taraftan birer gerçek kişinin ortağı olduğu ... AVM'nin ihaleye katılarak arsayı satın aldığını, sonraki dönemde ... Yapı ortaklarının tamamının ... AVM'ye ...'dan eşit miktarda hisse devri yapılarak ortak edilmelerinin planlandığını, şirketin limited şirket statüsünde olması ve ...'ın yönetim kurulunda çoğunluğu yitirme endişesi nedeniyle müvekkili ve davalı ...'a hisse devri yapılamadığını, ihale kapsamında satın alınan ve satın alma bedelinin yaklaşık %50'sine tekabül eden 15 milyon TL'nin ... Yapı A.Ş ve bağlantılı kişilerden davalı ...'a transfer edildiğini, bu sermaye girişinin davalı ... adına yapıldığını, ... Ormancılık Tic. Ltd. Şti.'de müvekkilinin herhangi bir hissesinin bulunmadığını, 2006 yılında şirketin ... AVM Yatırım İşletme Konut İnşaat Tic. A.Ş adını aldığını, anılan şirketin ilk aşamada davalı ... ve dava dışı ...'ın %50 oranında hissedarı olduğu bir şirket gibi görünse de ... Yapı A.Ş ortaklarından ...'ın vekaleten de olsa fiili olarak yer aldığını, müvekkilinin aktif olarak şirket işlerine karışmadığını, ancak her türlü konu ve platformda şirket ortağı olarak hareket ettiğini, sonraki süreçte davalılar ... ve ...'ın ... Ormancılık Ltd. Şti.'nin A.Ş statüsüne geçişi sırasında kendilerinin %50'şer oranında ortakları olduğu davalı ... ... firmasını kurduklarını, davalı ...'ın davalı ... AVM Yatırım AŞ'deki hisselerinin kendisinin ve davalı ...'ın eşit ortağı olduğu ... ... A.Ş firmasına muvaazalı olarak nominal bedelle devir ettiklerini, müvekkili tarafından kardeşlerine ... .... A.Ş.'de dolayısıyla ... Avm A.Ş'de neden hisse verilmediği sorulduğunda ise \"Senin gözlerin görmediğinden bizim kadar çalışmadın bu nedenle sana hisse vermedik\" dediklerini, davalı ...'ın ... AVM Yatırım A.Ş'ye aktarmış olduğu 15.000.000,00 TLnin ... Grup Şirketlerinden veya onunla ilintili gerçek kişilerden aktarıldığını, ... AVM'nin asıl ortağının ... değil ... Şirketler Grubu ve tüm ortakları olduğunun herkes tarafından bilindiğini, ... Avm'de icra kurulu üyeliği görevini yürüten ...'ın kısa zaman öncesine kadar ... Yapı A.Ş personeli olduğunu, müvekkilinin kardeşi ... tarafından hile ile irade fesadına uğratıldığını, davalı ...'ın kızı davalı ...'a ... ....'in %10 hissesini devrettiğini, ancak bedelini yıllara sari olarak alacakmış gibi muvaazalı işlem tesis ettiğini, davalı ...'ın davacının iradesini sakatladığını, hisse devri yapmamak sureti ile müvekkilinin hakkını gasp ettiğini belirterek davalı ... Avm Yatırım İşletme Konut İnşaat Tic. A.Ş'ndeki 1/6 oranındaki davalı ... .... Gayrimenkul A.Ş hissesinin iptali ile müvekkili adına tesciline veya davalılar ..., ..., ... adına kayıtlı ... .... Gayrimenkul Yatırım A.Ş'de her bir ortak adına tescilli hisselerin 1/3 oranındaki kısmının iptali ile müvekkili adına tesciline, tescilinin mümkün olmaması halinde ... Avm Yatırım İşletme Konut İnşaat Tic. A.Ş'ndeki 1/6 oranındaki hisselerin veya ... .... Gayrimenkul Yatırım A.Ş hisselerini 1/3 oranındaki kısmının bilirkişi marifeti ile tespit edilecek piyasa rayiç değeri ile müvekkilinin mahrum kaldığı ve kalınacak davalı şirketlere ait kar payının şimdilik 5.000.000,00 TL'sinin en yüksek değişken mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 03/12/2021 tarihli dilekçesi ile neticei talep olarak, davalı ... ... Yatırım A.Ş'nin %33,3 oranındaki hisselerinin müvekkili adına tesciline, kabul edilmediği takdirde bilirkişi marifetiyle belirlenecek rayiç bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile 3.000.000,00 TL'sinin hisse bedel değeri olarak, 2.000.000,00 TL'sinin kar payı olarak bankaların bir yıllık vadeli mevduatı uyguladıkları en yüksek değişken faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın şahsi parası ile davalı ... şirketinin %50 oranındaki hissesini satın aldığını, ortaklıktan sonra arsa bedelinin %50 değerini şahsi parası ile ödediğini, ... şirketinin hisseleri satın alınırken ... Yapı A.Ş'nin parasının kullanılmadığını, davacının davalı ... .... A.Ş veya ... şirketinde gizli ortaklık sıfatı bulunmadığını, ... şirketine yapılan ödemenin ... Grup Şirketlerinden yapılmadığını, ödenen bedelin 15.000.000,00 TL olmadığını, müvekkili ...'ın ... şirketi hissedarı olmasından sonra şahsi hesabından ödediği bedelin yaklaşık 4.810.000,00 TL olduğunu, davacı ile davalılar arasındaki ... Grup Şirketlerindeki ortaklık ilişkilerinin 26/02/2019 tarihinde yapılan protokol ile sona erdirildiğini, bu protokolde yalnızca ... Şirket Grubuna ilişkin düzenlemeler yapılmadığını, davacı ve davalılar arasındaki tüm mal varlıklarının ve değerlerin paylaşılması amacı ile protokolün hazırlandığını, en ufak detayların ve ... şirketi ile ... .... hisselerinin mali değeri ile kıyaslandığında çok da değerli olmayan arsaların bile hesaba katıldığı işbu protokolde ... şirketi ve ... .... Şirketinin hisselerinin davacının bir hakkı olsa idi bahis konusu edilmemesinin beklenemeyeceğini, davacının ... .... ve ... şirketlerindeki hisselerinin protokole konu edilmemesine herhangi bir ihtirazı kaydının olmadığını, protokolü imzalamadan önce söz konusu şirketlerdeki hisseleri üzerindeki haklarının hariç ve saklı tutulacağına dair yazılı bir kaydı olmamasının davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... .... Gayrimenkul Yatırım ve İnşaat A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçmişte ortağı olduğu ... Yapı A.Ş'nin gizli ortağı olduğunu iddia ettiği, ... şirketi ve ... .... şirketinden hisse talep ettiğini kabul etmediklerini, ortada gizli ortaklık söz konusu ise bu ortağın ... Yapı A.Ş. olduğunu, bu konuya ilişkin dava açma ve talepte bulunma hakkının ... Yapı A.Ş'de bulunduğunu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ... .... Şirketinin kuruluş anındaki ortaklarının ... ve ... olduğunu, ... .... şirketinin davalı ...'ın ... şirketindeki %50 hissesini devir aldığını, müvekkili ...'ın ... .... Şirketindeki hisselerini kuruluşla aslen iktisap ettiğini, ... .... tarafından ...'ın davalı ... şirketindeki hisselerinin kuruluştan sonra hisse devri suretiyle iktisap edildiğini, davacının davalının kuruluşla aslen iktisap ettiği ... ....'deki hisselerinin kendi adına tescilini talep etmesinde hukuken korunur bir hakkının bulunmadığını, davacı ile müvekkili ... ve davalı ... arasındaki tüm ortaklık ilişkilerinin 26/02/2019 tarihinde yapılan protokol ile sona erdirildiğini, tasfiye edildiğini. davacı iddialarının protokole ve TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, protokol ile tarafların şirket hisseleri ve bunların dışındaki ortak hak ve alacaklarının tamamının yazılı olarak belirlendiğini, davalı ... tarafından müvekkili ...'a ayrıca ... tarafından da davacıya ... şirketinin kar payı ödemesi olarak herhangi bir ödeme gönderilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Avm Yatırım İşl. ve Konut İnşaat Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialar arasında müvekkiline yönelik bir iddia ve dayanılan vakıa bulunmadığını, müvekkilinin hali hazırda %50'şer paya sahip 2 hissedarı bulunduğunu, bunların davalı ... .... A.Ş ve İstmar Tem ... A.Ş. olduğunu, davacının müvekkilinin kuruluşundan bu yana her ne ad adı altında olursa olsun hiçbir hissesi bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında hukuki ve fiili bir irtibat dahi kurulmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 26/02/2019 tarihli ortaklığın sonlandırılması protokolünün tetkikinde ..., ..., ..., ..., ...'ın ortak oldukları ... Yapı A.Ş, ... Hazır Beton ... A.Ş, ... Petrol...A.Ş, ... Spor ve Sağlık Hizmetleri A.Ş, ... Dış Tic. A.Ş, ... Enerji Yatırım A.Ş., ... Hiz. İşl. A.Ş'deki ortaklıklarının anlaşma koşullarına göre sonlandırılmasının düzenlendiği, davacı ve davalı gerçek kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu protokolün 1. maddesinde bu protokol ile ortak ... ve ...'ın ... Grup bünyesindeki şirketlerdeki (... Petrol A.Ş hariç) tüm hisse ve haklarının toplamda 38.400.000,00 TL bedel karşılığında ..., ... adına devrettiklerinin ifade edildiği, ... Yapı A.Ş'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişilerce yapılan incelemede davacının ... Yapı A.Ş'deki hisselerini davalılar ... ve ...'a devretmiş olduğunun tespit edildiği, davalı ... .... A.Ş'nin sicil kayıtlarının tetkikinde şirketin davalılar ... ve ... tarafından 14/03/2016 tarihinde kurulduğu, dava dışı ... Ormancılık A.Ş.'nin %50 oranındaki hissesinin 23/03/2001 tarihinde davalı ...'a devredildiği, ...'ın %50 hissesini 03/05/2016 tarihinde ... .... A.Ş'ye devretmiş olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından içeriğine ve imzaya itirazda bulunulmayan protokol gereğince ... Yapı A.Ş dahil 7 grup şirketindeki davacı hisselerinin devredilerek bu şirketlerdeki ortaklığının sona erdiği, davacı tarafından davalı ...'a ... Yapı A.Ş ve diğer grup şirketlerinden 15.000.000,00 TL'nin transfer edilerek dava dışı ... Avm ... A.Ş'ye aktarıldığı iddia edilmiş ise de ticari defter kayıtları ve banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ortaklığının devam ettiği dönemde grup şirketlerinden 15.000.000,00 TL bedelin aktarıldığına dair bir kayda rastlanmadığının tespit edildiği, davalı ... .... Gayrimenkul A.Ş'nin ticaret siciline davacının ... Yapı A.Ş dahil 7 grup şirketindeki ortaklığının sonlandırılmasını içeren 26/02/2019 tarihli protokol tarihinden daha sonra 14/03/2016 tarihinde tescil edilmiş olduğu, davacının davalı ... .... AŞ.'de gizli ortaklığının bulunduğu ile iradesi fesada uğratılarak şirkete ortak edilmediği iddialarının mevcut dosya kapsamı uyarınca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusunu ve hukuki nitelemesini yanlış yaptığını, bunun neticesinde de hatalı kararlar verdiğini, davalılar arasında şirket hisselerinin muvazaalı olarak tek birisi ... üzerine yapıldığı ve bu anlaşmaya aykırı olarak davacı hakkının teslim edilmediği iddiasının hukukda muvazaa olarak nitelenip pek çok yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı olan bu davada tanık dinletme hakları olduğu halde mahkemece davalı muvafakat etmiyor diyerek hatalı bir gerekçeyle tanık dinletme hakkını engellediğini, bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı niteliğindeki delillerinin değerlendirilmediğini, davacı delillerinin dosyaya getirtilmediğini, Masak raporu, elektronik postalar, tanıklar, banka kayıtları, dekontları ve gazete haberlerine kadar yaygın muvazaa delilleri ve olgusu Ankara ilinin önemli bir Avm'sinin ... hisselerine ait bulunduğunu, çok yüksek müddeabihi olan bu davada deliller toplanmadan ve davacı iddialarını karşılamaktan uzak gerekçeyle davanın reddedilmesinin ve gerekmediği halde bir kısım talepler yönünden tefrik kararı verilerek dava bütünlüğünün bozulmasının hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemece davacının muvazaa iddiasının sadece son aşamada ...’ın ... A.Ş.'deki hisselerini ... .... A.Ş.'ye devriyle sınırlı tuttuğunu, kararı buna göre verdiğini, aynı hatanın uyuşmazlığın tespit edildiği 26.11.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında da yapıldığını, dava dilekçesinde muvazaa iddiasının daha işin en başına ... şirketinin kuruluş aşamasına dayandığını, muvazaalı olarak ... grup ortaklarına birlikte ait olması gereken hisselerin sadece ... üzerine kaydedildiğini, alacağın o aşamada ortaya çıktığını, daha sonra ... tarafından bu hisselerin devredilerek müvekkilinin hakları zincir halinde davalı ... .... A.Ş.’ye kadar intikal ettiğini, ... şirketinin %50 hisselerinin ortakların anlaşmasıyla muvazaalı olarak sadece ... üzerine kayda geçtiğini, aslında hisselerin hepsinin bu kişiye ait olmadığını, davacının da arasında bulunduğu üç kardeşe ait olduğunu, o dönemin gerektirmesi nedeniyle bir kişi tarafından resmi temsili yoluna gidildiğini, sermayenin bu kişi tarafından değil davacının da arasında bulunduğu diğer iki kardeş (...) ortak oldukları grup şirketlerinden karşılandığını, iddianın hisselerin davalı ... adına en başta yapılışı aşamasını da kapsadığı için mahkemenin bu muvazaa iddiasını davacı delilleriyle araştırması ve hükmü buna göre vermesi gerektiğini, şirket hisselerinin oluşumuna karşı ileri sürülen muvazaa iddialarının dinlenmesi gerektiğini, bu iddianın yazılı delil ve tanık delilleriyle ispat edilebildiğini, davacının da bu yönde yazılı delillerini mahkemeye sunduğunu ancak mahkemece bu delillerin bir kısmının hiç toplanmadığını, bir kısmının da muvazaa iddiası yönünden incelenmediğini, davanın muvazaa kavramı çerçevesinde görülmesi gerekirken mahkemece davanın hukuki dayanağına ilişkin hiçbir gerekçenin ve tespitin açıklanmadığını, tanık dinletme hakkının hukuka aykırı olarak engellendiğini, bu tür davalarda tanık dinlenebileceğinin Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, yazılı deliller ve yazılı delil başlangıçlarının toplanmadığını ve değerlendirilmediğini, davacı delilleri toplanmadan karar verilmiş olmasının başlı başına bir bozma sebebi olduğunu, oysa davayı ispatlayan çok güçlü delillerin bulunduğunu, banka ve şirket kayıtlarının dahi eksik getirtildiğini, bilirkişi raporunun eksik dosya üzerinden yeterli inceleme yapılmadan tanzim edildiğini, bu raporun esas alınarak hüküm kurulmasının da yanlış olduğunu, haricen edinilen bilgiye göre Masak yetkilileri tarafından inceleme kapsamında davalı ...’a ... şirketine aktardığı para ve kendisine gelen paranın kaynağını beyan etmesinin istendiğini, bu doğrultuda ... ve ... bu paraların kaynağının ... gruba ait bulunduğunu beyan ettiklerini, bahsi geçen rapor incelendiğinde müvekkilinin muvazaa ve gizli ortaklıkla ilgili iddialarının açıklığa kavuşacağını, delil listesinde bulunmasına rağmen mahkemece bu delilin dosya içerisine konulmadığını, ısrarları üzerine 22.04.2021 tarihli celsede ara karar ile bu talebin sonra değerlendireceği söylenerek geçiştirildiğini, daha sonra bu konuda hiçbir hüküm kurulmadığını, bu çok önemli delilin toplanmadığını, muvazaa iddiasının delillerinden birisi olarak davacıya kar payı ödemesi yapıldığının iddia edildiğini, dosyaya gelen banka dekontlarında da bu iddianın ispatlandığını, müvekkile ... AŞ’den 2.845.745,00 TL, ... AŞ’den 1.334.000,00 TL ve... Bankası AŞ’den 10.873.318,00 TL geldiği tespit edildiği halde mahkemenin bunları görmezden geldiğini, müvekkili ile davalılar arasındaki para transferlerinin yeterince incelenmediğini, kar dağılımının yapıldığı günlerde davalı ... .... A.Ş. ortakları şahsına geçen paralardan dolayı ... Yapı A.Ş., ... Beton A.Ş. ve ...'ın ortak olduğu diğer şirketlerin kredi borçlarını kapattığını, elektronik yazışmalar dosyaya getirtilseydi yazışmalarda muvazaa olgusunun açıkça görüleceğini, şirket kayıtlarının incelemeye tabi tutulmadığını, grup şirketlerinden yapılan transferlerin incelenmediğini, 350 milyon dolar değerindeki ... Avm’nin ... Yapı A.Ş. ortakları tarafından kurulduğu yönünde basında pek çok haber çıktığını, bir bütünlük içinde bu yazılı delil başlangıçlarının da diğer delillerle örtüşür bir şekilde müvekkili iddialarının ispatlarından birisi olarak dosyaya eklendiğini, ancak hiçbirinin değerlendirmeye tabi tutulmadığını, tefrik kararının ve gerekçesinin yanlış olduğunu, müvekkilinin taleplerinin bölünerek muvazaanın yapıldığı ... şirketiyle ilgili davanın tefrik edilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi davanın ve iddianın bütünlüğünü bozan tefrik kararının elde kalan davanın diğer kısmında da hatalı karar verilmesine neden olduğunu, tefrik edilen bazı talepler için usulden ret kararı verildiğini, hem tefrik kararı hem de tefrik sonrası ret kararı açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, bu taleplerin arabuluculuğa tabi olmadığını, hukuka ve usule aykırı tefrik kararı ile birlikte davanın ve iddianın bütünlüğünün bozulduğunu, işbu elde kalan davanın diğer kısmında da hatalı karar verilmesine neden olunduğunu, protokolün davanın reddine gerekçe yapılamayacağını, mahkeme ret gerekçesinin bu yönüyle de yanlış olduğunu, protokollerin anlaşılan konularla sınırlı olarak uyuşmazlığı çözdüğünü, davalı şirketlerin dava konusu 26.02.2019 tarihli protokolün kapsamı dışında olduğunu,  müvekkilinin de karşı tarafla anlaşabildiği kısım için 26.02.2019 tarihli protokolü imzaladığını, bakiye kalan alacağı için işbu davayı açtığını, dikkat edilirse dava konusu olan uyuşmazlığın 26.02.2019 tarihli protokolde uyuşulan konular arasında olmadığının görüleceğini, protokolün konusu ile davanın konusunun farklı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde ... ... AŞ’nin protokol tarihinden önce kurulduğunu söylemesinin de davayı reddetmesine bir gerekçe olamayacağını, dava konusu alacak protokol kapsamı dışında olduğu gibi davacı alacağının da ... ... A.Ş.’nin kuruluşundan önce doğmuş bir alacak olduğunu, bunun için şirketin kuruluş tarihinin davaya bir etkisi yok iken sanki varmış gibi mantık hatası yapılarak kuruluş tarihinin davanın reddine gerekçe yapılmasının da davada yapılan yanlışların büyüklüğünü göstermeye yeterli olacağını, bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik inceleme ürünü olduğunu, dava konusuyla ilgisi olmayan portokolün ortaklığı sonlandırdığını söyleyerek davanın reddine gerekçe göstermesinin bu rapora itibar edilemez olduğunun bir örneği olacağını, bilirkişilerin raporlarında hem kendi görevlerini yapmadığını hem de mahkeme yerine geçerek yorum ifadeleri kullandığını, diğer yandan bilirkişi raporunun büyük eksiklikler içerdiğini, öncelikle şirketlerin ticari defterlerinin hepsinin incelenmediğini, dosyaya kazandırılmayan ve yerinde incelenmeyen eksik defterlerin bulunduğunu, banka kayıtları açısından da yeterli tetkiklerin yapılmadığını, mahkemece ilgili bankalara yazı yazılmak suretiyle banka kayıtları dosyaya kazandırılmadan ve yeterli inceleme yapılmadan rapor tanziminin hataya neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; ... .... A.Ş. şirket ortaklığının tespiti, mümkün olmadığı takdirde hisse rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava dilekçesinde yer alan davacı talebi davalı ... Avm A.Ş'deki 1/6 oranındaki ... .... A.Ş. hissesinin iptali ile davacı adına tescili veya davalı ..., ... ve ... adına kayıtlı ... .... ... A.Ş. hisselerinin her bir ortak adına tescilli 1/3 oranındaki kısmının iptali ile davacı adına tescili veya tescili mümkün olmazsa ... Avm A.Ş.'deki 1/6 hisse veya ... .... ... A.Ş. hisselerinin 1/3'ünün piyasa rayiç değeri ile davacının mahrum kalınan ve kalınacak olan davalı şirketlere ait kar payının şimdilik 5.000.000,00 TL'sinin tahsili istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili 03/12/2020 tarihli dilekçesi ile talep edilen ... .... A.Ş.'nin %33,3 oranındaki hissesinin davacı adına tescili, kabul edilmediği takdirde belirlenecek rayiç bedelin şimdilik 3.000.000,00 TL'sinin hisse bedeli olarak, 2.000.000,00 TL'sinin kar payı olarak faiziyle davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğunu açıklamıştır.   <br>\tMahkemece 17/09/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında dava dilekçesinde yer alan davalı ... Avm A.Ş.'deki 1/6 oranındaki davalı ... .... ... A.Ş.'nin davacı adına tescili veya hisse bedellerinin tahsili ile kar payı alacaklarının faiziyle tahsili talebinin işbu davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydına karar verildiği, anılan tefrik kararı üzerine tefrike konu kısım yönünden davanın 2020/433 Esas sırasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda 2020/453 Karar sayılı karar ile arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDavalı ... .... ... A.Ş. ticaret sicil dosyası, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanları, davacı tarafından davalılara gönderilen 19/06/2019 tarihli ihtarname, Ankara Ticaret Müdürlüğü müzekkere cevabı, 26/02/2019 tarihli protokol, hisse devir sözleşmeleri, Maltepe Vergi Dairesi müzekkere cevabı, davalı ... ... A.Ş. Ticaret sicil kayıtları. yargılama aşamasında mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 28/09/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavalı ... .... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarından şirketin 14/03/2016 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, davalılar ... ve ...'ın kuruluşta %50'şer hisse ile şirket ortağı oldukları anlaşılmıştır. <br>\tDavalı ... Avm ... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarından, şirketin limited şirketken tür değiştirerek A.Ş. olduğu, dava dışı ...'ın şirketteki 200 adet hissesinin 27/03/2001 tarihinde davalı ...'a 5.000.000,00 TL bedelle devrettiği, anılan devir ile şirket ortaklarının dava dışı ... ile davalı ... olduğu, 03/05/2016 tarihli yönetim kurulu kararında ... .... ... A.Ş. ve İstmar Tem. ... A.Ş.'nin şirkette %50'şer hisse ile ortak olduklarının belirtildiği görülmüştür. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen 19/06/2019 tarihli ihtarname ile ... .... A.Ş. Hisselerinin %33,3 oranındaki kısmının davacı adına tescili ile tescile kadar ... .... A.Ş. tarafından kendi ortaklarına kar dağıtımı yapılmaması, ... .... A.Ş.'nin hissedarı olduğu diğer muhatap ... Avm ... A.Ş. tarafından ... .... A.Ş.'ye kar payı dağıtımı yapılmaması ihtar olunmuştur. <br>\tDavacı ile davalı gerçek kişiler, dava dışı ... arasında akdedilen 26/02/2019 tarihli protokolün ... Yapı A.Ş., ... Hazır Beton ... A.Ş., ... Petrol ... A.Ş., ... Spor ve Sağlık Hizmetleri A.Ş., ... Dış Ticaret A.Ş., ... Enerji Yatırım A.Ş., ... Hizmetleri A.Ş.'deki ortaklığın sonlandırılması amacıyla düzenlendiğinin protokolde açıkça yazılı bulunduğu, davacı ve dava dışı ...'ın ... Petrol A.Ş. hariç diğer şirketlerdeki tüm hisse ve haklarını toplamda 38.400.000,00 TL bedel karşılığında davalılar ... ve ...'a devrettiği, ... Petrol A.Ş.'deki davalı gerçek kişilerin hisselerini davacı ve dava dışı ...'a devrettiği hükme bağlanmıştır. <br>\tAnılan protokol gereği davacı, dava dışı ... ile davalı gerçek kişiler arasında anonim şirket hisse devir sözleşmeleri akdedilmiştir.  <br>\tMaltepe Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 18/03/2021 tarihli cevapta, ... Yapı A.Ş. hakkında daire nezdinde düzenlenmiş bir Masak raporu bulunmadığı bildirilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda, yatırımcı şirkete davacının ortaklığının devam ettiği dönemde grup şirketlerinin 15.000.000,00 TL yatırım bedeli aktarıp aktarmadığı hususunun ticari defter kayıtlarında ve banka kayıtlarında araştırıldığı, bu yönde bir kayda rastlanmadığı, davacıyla bir kısım davalılar arasında süre giden ortaklığın 26/02/2019 tarihli ortaklığın sonlandırılması protokolü ile sonlandırıldığı tespit edilmiştir. <br>\tMahkemece 26/11/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında, davanın niteliği, davalının muvafakatinin bulunmadığı birlikte değerlendirilerek davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı yan ortağı olduğu ... Yapı A.Ş.'nin gönderdiği 15.000.000,00 TL ile davalı ...'ın davalı ... A.Ş.'nin ortağı olduğunu, davalı ...'ın şirket hisselerini diğer davalı ... ile eşit hisseli ortak olarak kurdukları, davalı ... .... A.Ş.'ye devrettiğini, kendisinin de anılan şirkette hissedar olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davacının davalı şirketlerde görünürde hissedar olmadığı, ... Yapı A.Ş.'nin de içinde bulunduğu grup şirketlerdeki davacı ile davalı gerçek kişiler arasındaki ortaklığın 26/02/2019 tarihli protokol ile sonlandırıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalı ... Avm A.Ş'de davalı ...'ın ortak olması nedeniyle ödediği sermayenin davacının ortağı olduğu ... Yapı A.Ş. tarafından ödenip ödenmediği, davalı ...'ın ... Avm A.Ş.'deki hisselerini devrettiği ve diğer davalı ... ile eşit hisse ile kurdukları ... .... A.Ş'de davacının gizli ortak olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı yan dava dilekçesinde davalı ... Avm A.Ş.'deki 1/6 oranındaki ... .... A.Ş. hissesinin iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde davalı gerçek kişiler adına kayıtlı ... .... A.Ş. hisselerinin her bir ortak adına tescilli 1/3 oranındaki kısmının iptali ile davacı adına tescili, tescil mümkün olmazsa ... Avm A.Ş'deki 1/6 hisse veya ... .... A.Ş hisselerinin 1/3'ünün piyasa rayiç değeri ile davacının mahrum kalınan ve kalınacak davalı şirketlere ait kar payının şimdilik 5.000.000,00 TL'sinin tahsilini talep etmiştir.  <br>\tYargılama aşamasında davalı ... Avm A.Ş.'deki 1/6 oranındaki ... .... A.Ş. hissesinin iptali ile davacı adına tescili veya hisse bedellerinin tahsili ile kar payı alacaklarının faiziyle tahsili talebinin işbu davadan tefrikine karar verilmiştir. <br>\tTefrik kararından sonra işbu davada yargılamaya konu talep davacının ... .... A.Ş ortaklığının tespiti, olmadığı takdirde hisse rayiç bedelinin tahsilidir. <br>\tDavacının işbu davadaki iddiası, davalı ... Avm A.Ş'ye davalı ...'ın ortak olduğu dönemde ödenen 15.000.000,00 TL'nin davacının ortağı olduğu ... Yapı A.Ş. hesabından aktarıldığı, bu nedenle davalı ...'ın şirket hisselerini devrettiği davalı ... .... A.Ş.'de ve dolayısıyla davalı ... Avm A.Ş.'de gizli ortak olduğuna yöneliktir. <br>\tYargılama aşamasında alınan, şirket kayıtları ile banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeyi içerir bilirkişi heyeti raporu ile davacının ... Grup şirketlerine ortaklığının devam ettiği dönemde ... Yapı A.Ş.'den 15.000.000,00 TL  yatırım bedeli aktarıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında Maltepe Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından iddiaya konu 15.000.000,00 TL yönünden ... Yapı A.Ş. hakkında vergi dairesi nezdinde düzenlenmiş bir Masak raporu bulunmadığı bildirilmiştir. <br>\tDosyaya ibraz edilen 26/02/2019 tarihli protokol ile davacı ile davalı gerçek kişiler, davacının eşi olan dava dışı ... arasındaki ... Yapı A.Ş. vs. ... grup şirketlerindeki şirket ortaklıkları sonlandırılarak davacının ... Yapı A.Ş.'deki hisseleri ile ... Petrol A.Ş.'deki hisseleri dışında diğer grup şirketlerindeki tüm hisselerini ve haklarını 38.400.000,00 TL bedel karşılığında davalılar ... ve ...'a devredilmiştir. Bir başka anlatımla, davacının anılan protokolün ifası ile 15.000.000,00 TL paranın aktarıldığı belirtilen ... Yapı A.Ş.'deki ortaklığı sona ermiştir. Davacının anılan protokoldeki imzasına itirazı bulunmadığı gibi, protokol içeriğine yönelik de bir iddiası ve itirazı bulunmamaktadır.<br>\tTaraflar arasında akdedilen 26/02/2019 tarihli protokolün tarihi, davalı ...'ın davalı ... Avm. A.Ş'deki hisseleri devraldığı 27/03/2001 tarihinden sonraki bir tarih olduğu gibi davalı ... .... A.Ş.'nin kuruluşu tarihi olan 14/03/2016 tarihinden de sonraki bir tarih olduğu halde, protokolde dava konusu uyuşmazlığa ve iddialara ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. <br>\tDavacı vekili delilleri arasında açıkça yemin deliline de dayanmamıştır.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece ticari defter kayıtları ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile alınan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacının ortaklığının devam ettiği dönemde ... Yapı A.Ş. ve grup şirketlerinden 15.000.000,00 TL bedelin davalı ...'ın davalı ... Avm A.Ş.'ye hissedar olması amacıyla gönderildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği, davacının 26/02/2019 tarihli protokol ile ... Yapı A.Ş. dahil grup şirketlerindeki ortaklığının sona erdirildiği, davacının ... .... A.Ş.'nin gizli ortağı olduğu ve iradesi fesada uğratılarak şirkete ortak edilmediği iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, açıkça yemin deliline dayanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024<br><br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ccd62b516cd7e9c","SID":"b13447d2213bd5c1"}}