{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1842 <br>KARAR NO: 2024/1757<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/03/2024<br>NUMARASI: 2015/1824 Esas -  2024/285 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile davalı İETT Genel Müdürlüğü'nün işleteni bulunduğu diğer davalı ...'e ait ... plaka sayılı özel halk otobüsünün davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken meydana gelen 27/07/2014 günlü tek taraflı trafik kazasında söz konusu araçta yolculuk etmekte olan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralandığını, eşi olan ...'nun da hayatını kaybettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMM sigortalı, diğer davalı ... şirketi nezdinde de Kasko + İMM Sigortalı olduğunu ve ... Sigorta Şirketi nezdinde düzenlenen iş bu poliçede manevi tazminatların da teminat altına alınmış bulunduğunu, bu durumda oluşan maddi ve manevi zararların davalılarca giderilmesi gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tazminat miktarları kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla, davacının kendi yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zarar ile eşinin ölümü nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma tazminatına karşılık olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... dışında kalan tüm davalılardan; 250.0000,00-TL manevi tazminatın da ZMM sigortacısı dışında kalan diğer davalılardan (davalı ... Şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; 13/03/2023 işlem tarihli dilekçe ile de, 13/02/2023 günlü bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere vekil edeninin kendi yaralanmasına bağlı maddi zararlarının ve eşinin ölümüyle oluşan destek zararının ne olduğunun ayrı ayrı belirlendiğini, davalı ... tarafından sulh sözleşmesi uyarınca yapılan ödeme de dikkate alındığında ödenmemiş toplam tazminat tutarının 784.994,25-TL olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar ve ek dava açmak hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminata ilişkin talep miktarını 784.994,25-TL'ye çıkarttıklarını açıklayarak bu miktar alacağın ... Sigorta dışındaki davalılardan alınarak vekil edenine verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın aşamaları açıklanmak ve Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıfta bulunulmak suretiyle; davanın ilk olarak 16/02/2017 tarihinde işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yapılan yenileme üzerine davaya kaldığı yerden devam edilerek yeni duruşma oturumu belirlendiği, müteakip yargılamada davacı vekilinin haberdar olduğu 18/06/2020 günlü duruşma oturumuna da mazereti olmaksızın katılmadığı, her ne kadar davanın işlemden kaldırılmasına ilişkin açık bir karar oluşturulmamış ise de, esasen davanın bu tarih itibariyle 2.kez işlemsiz bırakıldığı, davanın 2.kez işlemsiz bırakılmasından sonra  davacı vekili tarafından sadece İBB Başkanlığına yönelik olarak yenileme talebinde bulunulduğu, diğer davalılar yönünden davanın yenilenmediği, buna rağmen sehven davalılar arasında ayrım yapılmaksızın davaya devam olunduğu ve en son davacı vekili tarafından yine haberdar olduğu 27/12/2023 günlü duruşma oturumuna yine mazeret bildirilmeksizin katılınmadığı, söz konusu bu oturumda hazır bulunan davalıların da davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği, bu durumda davacı taraf eldeki davayı 3.kez işlemsiz bıraktığından  davanın açılmamış sayılması gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle; 27/03/2024 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; HMK'nın 150.maddesinde düzenlenen yasal prosedürlere tam olarak uyulmadan yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara ve ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; görülmekte olan dava başlangıçta, karar başlığında yazılı davalılara ve hakkındaki dava eldeki davadan tefrik edilerek mahkemenin 2023/947 esasına kayıtlanan davanın davalısı İBB Başkanlığına yöneltilerek açılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın  150. maddesine göre; (1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3)Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4)Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçeyle başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ  edilir. Dosyanın  işlemden  kaldırıldığı  tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5)İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7)Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.\" şeklinde düzenlenme yer almaktadır. Eldeki davanın 13/11/2015 tarihinde açıldığı, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğini müteakip icra olunan 20/10/2016 günlü duruşma oturumuna katılanın olmadığı, davacı vekili dahil tüm vekillerin mazeret bildirdikleri, mahkemenin taraf vekillerinin mazeretlerinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP'tan öğrenilmesine karar verilerek, duruşmanın 16/02/2017 tarihine talik edildiği, 16/02/2017 günlü duruşma oturumuna davacı vekilinin katılmadığı ve bu oturumda mahkemece davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılmadığı ve herhangi bir mazerette bildirmediği gerekçesiyle; davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı gün davacı vekilince verilen 16/02/2017 günlü dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine düzenlenen 21/02/2017 günlü yenileme tensip zaptı uyarınca davanın kaldığı yerden devamına karar verilerek duruşmanın 30/03/2017 tarihine ertelendiği, bundan sonra yargılamaya normal şekilde devam olunduğu ve davacı vekilinin hazır bulunduğu 30/01/2020 günlü duruşma oturumunda; duruşmanın 18/06/2020 gününe bırakıldığı, 18/06/2020 günlü iş bu duruşma oturumuna katılanın olmadığı, davacı vekilince de mazeret bildirilmediği, ancak bir kısım davalılar vekilince mazeret bildirildiği görülerek, davalı vekillerinin mazeretlerinin kabulüne karar verilerek, duruşmanın 05/11/2020 gününe talik edildiği ve ayrıca mazeret bildiren taraflara davayı takip edip etmeyeceklerine ilişkin beyanda bulunmaları için süre verilerek, 18/06/2020 günlü duruşma oturumu mazeret bildiren davalı vekillerine tebliğ olunduğu, bunun üzerine davalılardan İBB Başkanlığı vekili tarafından davayı takip etmeyeceklerine ilişkin dilekçe sunulduğu, mahkemece 18/06/2020 günlü duruşma oturumunda meydana gelen durumla ilgili olarak herhangi bir açık işlem yapılmadığı, yani davanın işlemden kaldırılıp kaldırılmadığı konusunda açık bir hüküm tesis edilmediği, ancak davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 17/07/2020 günlü \"İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden müracaata kalan davanın yenilendiğine ilişkin\" dilekçe gözetilerek düzenlenen 20/07/2020 günlü yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, bu şekilde yargılamaya devam edildiği ve davacı vekilinin en son 07/11/2023 tarihinde icra olunan duruşma oturumuna katıldığı, ancak takip eden 27/12/2023 günlü oturumda hazır olmadığı, mazerette sunmadığı, bunun üzerine mahkemece; yargılamanın ikinci celsesinde (16/02/2017)dosyanın birinci kez işlemden kaldırıldığı, kaldırılmadan sonra davanın yenilendiği, yine yargılamanın 18/06/2020 tarihli celsesinde davalılardan İBB yönünden HMK 150.maddesi uyarınca ikinci kez davanın işlemden kaldırıldığının anlaşıldığı şeklindeki tespitten sonra; duruşmaya katılan davalı vekillerinden davayı takip edip etmeyecekleri sorulduğu, vekillerin davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, bunun üzerine mahkemece; 27/12/2023 günlü duruşma oturumunda alınan kararla; -Davalı ... yönünden açılan davanın mahkememiz dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, -Davalı ... dışında kalan diğer davalılar yönünden taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 3 ay içinde yenileninceye kadar HMK 150/1.maddesi uyarınca 2.KEZ işlemden kaldırılmasına  oy birliğiyle hükmolunduğu ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 günlü dilekçe ile; davanın yenilendiği, daha sonra sunulan 19/01/2024 günlü dilekçe ile de; esasen davalılardan ... ile anlaştıklarını ve tahsilat yaptıklarını açıklayarak ... açısından davayı bu sebeple takip etmeyecekleri hususunda 10/10/2022 günlü dilekçe ile bildirdiklerinden, ...'ye karşı olan davayı sehven yenilediklerini beyanla, gereğinin yapılmasını istediği, ilk derece mahkemesince davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 günlü yenileme dilekçesi değerlendirilerek düzenlenen 01/02/2024 tarihli yenileme tensip zaptı ile  davanın kaldığı yerden devamına  karar verilerek duruşmanın 27/03/2024 tarihine talik edildiği, 27/03/2024 günlü duruşma oturumuna  davacı asil ve vekilinin katıldığı mahkemece eldeki davanın 3.kez işlemsiz bırakıldığı kabul edilerek,  istinaf yasa yoluna başvuru konusu olan açılmamış sayılma kararının verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında, davacı vekili 20/10/2016 tarihli duruşma için mazeret dilekçesi göndermiştir. Mahkemece; davacı vekilinin mazereti kabul edilerek, duruşmanın 16/02/2017 tarihine bırakılmasına  karar verilmiştir. 16/02/2017 tarihli celsede ise davacı vekilinin duruşmaya katılmaması üzerine, HMK'nın 150/1.maddesi gereğince, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, sonrasında da az yukarıda açıklanan biçimde yargılamaya devam olunarak neticesinde yazılı biçim ve şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç ve verilen karar doğru olmamıştır. Zira, Tebligat  Yasası ve ilgili mevzuatta duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı gibi talep edilmemiş olsa bile davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığından (ilk derece mahkemesince daha önce verilen aynı mahiyetteki kararın kaldırılmasına ilişkin dairemizin kararında açıkça vurgulandığı üzere) davacı vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, mazereti kabul edilen ve yasal zorunluluğa rağmen duruşma günü ve saatinden usulüne  uygun davetiye ile haberdar edilmeyen davacı vekilinin,  duruşma günü ve saatinden haberdar olduğu varsayımından hareketle 16/02/2017 tarihli duruşma oturumuna davacı vekilinin katılmadığından hareketle davanın işlemden kaldırılması isabetsizdir. (Yargıtay HGK, 17.01.2018 tarihli ve 2017/14-1760 Esas, 2018/43 Karar) Hal böyle olunca; 16/02/2017 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından, eldeki davanın 3.kez işlemsiz bırakıldığı sonucuna varılamaz. Bundan ayrı; eldeki davada, duruşma gün ve saatinden usulüne uygun şekilde haberdar  olan davacı vekili 18/06/2020 tarihinde icra olunun duruşmaya katılmamış ve mazerette bildirmemiş ve  davanın davalıları da bu celseye katılmamışlardır. Bu durumda; duruşma oturumunda hazır olmayan davalıların mazeret bildirmeleri  davayı takip  iradesini gösterdiği yönünde yorumlanamayacağından, yasa gereği davanın  1.kez işlemsiz bırakıldığı kabul edilerek buna göre işlem yapılması gerekirken, mahkemece  bu celse, davanın işlemden kaldırıldığına ilişkin açık bir hüküm tesis etmemiş aksine  aynı celse mazeret bildirerek hazır bulunmayan davalılar vekillerinin mazeretleri kabul edilerek, mazeret bildiren davalılara davayı takip edip etmeyecekleri yönünde beyanda bulunmaları için süre  tanınarak yeni duruşma günü belirlenmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılan hatalı bu  uygulamanın tüm sonuçlarının davacı tarafa yükletilmesi, açıklık ve  güvenilirlik ilkelerine  aykırı olacağından davanın bu celse işlemsiz bırakıldığı gibi bir sonuca da yasal olanak bulunmadığından, yani  somut olayda davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi  için gerekli olan iki kez işlemden kaldırma hali gerçekleşmemiş bulunduğundan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a/5.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına  karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2024 tarih ve 2015/1824 Esas 2024/285 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/5 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın davacı vekili tarafından verilen 18/01/2024 günlü yenileme dilekçesi ve 19/01/ 2024 günlü açıklama dilekçesi kapsamında yargılamaya devam olunarak, davaya ilişkin usulü uyuşmazlık bu kapsamda değerlendirilerek yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"305b4eb2009bed59","SID":"ce7576718569a184"}}