{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/10/2021<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/11/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davacı şirketin ... merkezli olmak üzere ... , ... ili ve özellikle turizm sahasında akaryakıt bazında ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren büyük bir firma olduğunu, ancak, son iki yıldır gerek turizm sektöründeki gerileme, resesyon gerekse de alacakların tahsilinde yaşanan problemler nedeni ile davacı şirketin mali açığının her geçen gün arttığını, tarih itibari ile borç tutarının  sermayesinin iki katını geçmiş bulunduğunu, şirketin toplamda 1.450.000,00 TL değeri olan taşınmazlarının mevcut olduğunu, şirketin taahhüt firması olması ve tüm işlerinin feshedilmesi nedeni ile piyasada cari alacağının yaklaşık 760.000,00 TL civarında bulunmakta olduğunu ve değerinin 3.750.000,00 TL olan tapularının bulunduğunu, yine şirketin toplamda 4.466.123,80 TL iç piyasa cari borcu, 3.317.518,17 TL banka kredi borcu olmak üzere toplamda 7.783.641,97 TL borcunun bulunduğunu, bu bağlamda şirketin toplamda 1.500.000,00 TL civarı aktifi var iken yaklaşık 8 milyon TL resmi ve muaccel borcu bulunmakta olup şirket sermayesinin 100.000,00 TL olduğu için borç tutarı resmi sınırı hayli açtığı için müvekkili şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...mahallinde yapılan keşif sonrası aldırılan bilirkişi  raporlarına göre,  borçlu/davacı şirketin Denizli 9.İcra Dairesi ... Esas 607.010,86 TL” tutarındaki icra takibi  neticesinde; dava tarihi itibariyle borçlunun 1.214.188,05 TL tespit edilen aktifinin yarı mevcudu olan 607.094,03 TL'nin elinden çıktığı ve kalan 607.177,20 TL'lik aktif mevcudunun defter kayıtlarında görünen muaccel ve vadesi 1 sene olarak kısa vadeli borçlar hesabında kayıtlı 3.053.804,72 TL toplam tutarındaki borçlarını ödemeye yetmeyeceği , tesbit edilmekle davacı borçlu yönünden  2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 178/3.maddesinde açıklanan \"İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hulül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur. \"şartların gerçekleştiği sonucuna varılarak,davacı vekilinin feragat dilekçesi dikkate alınmaksızın  TTK.nun 376 vd. maddeleri ile İİK.nun 178/3 vd. maddeleri gereğince davacı şirketin iflasına\" şekilinde  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava sürecinde verilen ihtiyati tedbir kararı ile borçlarını ödeme fırsatı bulduğunu, bankalar ile anlaşma yoluna gittiğini, davadan feragat ettiğini, alınan kök ve ek raporun çelişkili olduğunu, bariz hesap hataları içerdiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih ile ilk derece mahkemesinin iflasın kabulüne dair karar tarihi arasında uzun bir müddet bulunduğunu, müvekkilinin borçlarını ödeyebilir duruma  geldiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nun 178. maddesine dayalı olarak borçlunun müracaatıyla açılan doğrudan iflas istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesinde şirketin 1.500,000,00 TL değerinde aktifinin bulunduğunu, 7.783.641,97 TL borcunun bulunduğunu, şirketin borç tutarının sermayesinin iki katını geçtiğini ve borca batık olduğunu beyan ederek davacı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Açılan dava ilk olarak Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, davacı lehine bu mahkemece bir kısım tedbirlere hükmedildiği, ardından Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verildiği, verilen yetkisizlik kararının gerekçesiz olarak davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 31/12/2018 tarihli ... Esas  ... Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin usulden reddine karar verildiği, ardından dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numarasını aldığı, yargılamanın bu mahkemede devam ettiği,  10/03/2020 tarihinde şirketin borca batık olup olmadığının tespiti amacıyla heyet raporu tanzim edildiği, tanzim edilen raporda şirketin dava dilekçesinde belirtilenin aksine herhangi bir taşınmazının ve aracının bulunmadığının tespit edildiği, keşif tarihi itibari ile serbest piyasa rayicine göre şirketin 2.317.749,45 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, şirketin aktifinde kayıtlı kasa hesabı bakiyesinin 1.597.730,77 TL fiktif paranın şirket hesaplarına aktarılmak, borç ödeme ya da yatırımda kullanılmak yerine şirket malvarlığının aktifini kaçırmak sureti ile şirketin kayıtlarda borca batık olduğunun tespit edildiği, bu raporun tanzim edilmesinden sonra davacı vekili 23/03/2020 tarihli beyan dilekçesinde, şirkete ait taşınmazların satılması ile şirket borcunun ödendiğini, davacı şirketin  başkaca borcu bulunmadığını beyan ederek davadan feragat ettiği, mahkemenin yargılamaya devam ederek 23/06/2021 tarihli ek raporu aldığı, ek raporda özetle; davacı şirketin Denizli 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının tespit edilen aktifinin yarı mevcudu olan 607.094,003 TL nin elinden çıktığı ve kalan 607.177,20 TL'lik aktif mevcudunun defter kayıtlarından görünen muaccel ve vadesi bir sene olarak kısa vadeli borçlar hesabında kayıtlı 3.053.804,72 TL tutarındaki borçları ödemeye yetmeyeceği, şirketin bir organizasyonu ve faaliyeti  bulunmadığını, maliyeye verilen KDV beyanlarının da rapor tarihi itibari ile de boş olarak verilmeye devam edildiği belirtilmiştir.<br> Davacı vekili, dosyada düzenlenen son bilirkişi rapor tarihi ile mahkemenin vermiş olduğu karar tarihi  arasında  uzunca bir zaman geçtiğini beyan etmiş ise de, ek raporun 23/06/2021 tarihinde alındığı, kararın ise 13/10/2021 tarihli celsede verildiği görülmekle, davacının bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Davacı vekili bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı, soyut ve dayanıksız olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuş ise de, davacının bu yöndeki istinaf isteminin soyut iddialardan ibaret olduğu, davacı vekilinin bu yöndeki istinafını somutlaştırmadığı, kaldıki yapılan incelemede, raporlar arasında bir çelişki ya da hesap hatası bulunmadığının anlaşıldığı, hükme esas alınan raporun karar tarihine yakın  zamandaki serbest piyasa rayicine göre hesaplandığı, iflas kararından önce davacı şirket yetkilisine beyanlarının tespiti için açıklamalı davetiye gönderildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla ve mahkemenin İİK'nun 178/3. Maddesindeki düzenlemeyi resen gözetmesinde de usule aykırılık bulunmadığı sabit olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu  istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,<br>Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8548f362842af74","SID":"7ced97f1b8b1d96e"}}