{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/290 <br>KARAR NO: 2024/902<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2023<br>NUMARASI: 2015/1150 Esas, 2023/759 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ<br>DAVA TARİHİ: 04/12/2015<br>Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/15<br>Esas Sayılı Dosyası<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ,birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı-birleşen dosya davacısı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı şirketin Tokat'ta yaptıracağı fabrikanın mekanik işlerini müvekkili tarafından üslenildiğini, taraflar arasında 25/05/2010 tarihli ''Mekanik Tesisat Sözleşmesi'' imzalandığını, davacının edimini yerine getirerek 2010 yılında üslendiği işleri davalıya teslim ettiğini, yapılan işlerin tamamının kontrolden geçerek teslim edildiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından da fabrikaya ruhsat verildiğini, fabrikanın üretime başladığını, aynı fabrikanın 2014 yılında üretim alanlarında yeni bir yapılanmaya gittiğini, kanal revizyonları ve menfezlerin monte edilmesinin gerektiğini, bu işlere ek olarak c ve b bloğa yeni cihazlar ve hava ekipmanları yapılması gerektiğini, bu işleri yapmasının da davacıdan istendiğini, taraflar arasındaki eski ilişkiden kaynaklı olarak yazılı bir sözleşme yapılmadığını, yaklaşık 2,5 ay süren bu iş boyunca ilgili cihazları getirdikleri, montajlarını yaptıklarını, yeni gelen otomasyon cihazları üreticisi olan ...'nin devreye alındığını, gerekli eğitimler verilerek yapılan işin davalı şirketin teknik elemanlarına teslim edildiğini, 2014 yılında yapılan bu iş nedeniyle davalı şirketin 177.629,47 TL cari hesaptan kaynaklı borcu kaldığını, söz konusu borcun 31/12/2014 tarihli ... sıra numaralı 400.000,00 TL bedelli ve yine 31/12/2014 tarihli ... sıra numaralı 200.000,00 TL tutarındaki faturaların ödenmeyen kısımları olduğunu, davalıya Kartal .... Noterliğinden 26/08/2015 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek bu borcu ödemesini bildirildiğini ancak sonuç alınamayınca İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibe davalının haksız olarak itiraz ederek durduruğunu belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve davalıdan % 20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 2014 yılında fabrikaca gidilen yapılanmaya ilişkin işler yönünden davacı ile anlaştıklarını, ancak davacının yaptığı işlerin ayıplı olduğunu, hava kanallarından hava kaçtığını yapılan ölçümlerle fark edildiğini bu nedenle yüklü miktarda elektrik ve gaz parası ödemek zorunda kaldıklarını, davacı tarafça yapılan ve düzgün çalışmayan sistem nedeniyle 6 ay üretime ara vermek zorunda kaldıklarını, davalının kurduğu otomasyon sistemininde baştan beri hiç çalışmadığını, bu nedenle 3. şahıslara yaptırıp çok para ödemek zorunda kaldıklarını, davacı tarafça icraya konu alacağın bakiye iş bedeli olduğunun zaten davacı tarafında kabulünde bulunduğunu, ödenen kısmın ayıplı olarak ifa edilen işe nazaran fazla dahil olduğunu belirterek kök davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  Birleşen davada davacı vekili,  davalı ... İnş. San. Ltd. Şti ile müvekkil şirketin iki dönem halinde çalışmalarının olduğunu, 25/05/2010 tarihinde davalı şirket ile müvekkil şirket arasında Mekanik tesisat sözleşmesi yapılmış ve ısı merkezi tesisatı, yangın tesisatı, havalandırma tesisatı, mekanik tesisatı, otomasyon sistemi ve tesisatı, ısıtma, soğutma ve proses tesisatı, buhar tesisatı ve doğalgaz tesisatı yapılmasının kararlaştırıldığını, 24/09/2014 tarihinde davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilen fiyat listeleri ve teklifinde A, B, C, D ve E blok havalandırma tesisatı, B blok santral mekanik tesisatı, otomasyon, pano ve frekans konvektörleri yapılması konularında anlaşmaya varıldığını, özellikle müvekkili şirketin belirleyebildiği hususlar otomasyon sisteminin hiç çalışmaması, klima santrallerinin düzgün çalışmaması ve havalandırma tesisatında hava kaçakları olması durumları olduğunu, bu konular ile ilgili olarak davalı şirket yetkililerine mail atıldığını, hava kaçakları konusunda fabrika değerleri gönderildiği ve kaçakların davalı şirkete bildirildiğini, tespit edilen eksiklikler nedeniyle müvekkil şirketin üretim kapasitesi düştüğünden müvekkil şirketin zarara uğradığını ve hava kaçakları nedeniyle müvekkil şirketin çok daha fazla elektrik faturaları ödemek zorunda kaldığını bildirmiş, otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar için şimdilik 1.000,00 TL, otomasyon sistemi için ödenen şimdilik 1.000,00 TL müvekkilin sistemin bütün unsurlarıyla birlikte tam olarak çalışması için ödeyeceği şimdilik 1.000,00 TL ve 1.000,00 TL mahrum kalınan kar bedeli olmak üzere toplam 4.000,00 TL bedelin reeskont avans faizi ile birlikte tahsini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine yüklenilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin davacı şirket ile 1998 yılından beri iş yaptığını, davacı şirketin ilk olarak davacı firmanın İstanbul Pendik'te bulunan ilaç fabrikasının tüm mekanit tesisat işlerini yaptığını, davacının Tokat'taki ilaç fabrikasında ilk etapta yapılan işlerle ilgili olarak, taraflar arasında 25/05/2010 tarihli bir mekanik tesisat sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda tüm malzeme ve makinaların davacı şirket yetkilisi ...'in talebi ile ... firmasından alındığını, montajı yapıldığını, tesisatların kurulduğunu, işin eksiksiz ve sorunsuz  davacı tarafın otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle uğradığı zararları talep ettiğini, ancak otomasyon sisteminin kurulması sırasında müvekkilinin fiili arasında uygun bir illiyet bağı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının 2010 yılında kurulan sistemle ilgili olarak 5 yıl geçtikten sonra böyle bir talepte bulunmasıyla durum açık ve net olarak görülmekte olup, kendi beyanlarıyla çeliştiğini, davacının hem otomasyon sistemi için ödediği bedeli hemde bu sistemin ve tesisatların yeniden kurulmasına ilişkin bedeli mükerrer olarak müvekkilinden talep ettiğini, bu durumun davalının kötüniyetini açıkça gösterdiğini bildirmiş, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.  Mahkemece 16/11/2023 tarihli kararı ile;  taraf delilleri toplanmış talimat yoluyla tanıklar dinlenmiş, keşif yaptırılmış, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmiş, bilirkişi raporları aldırılmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Kök dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup davacı davalı aleyhine 177.629,47 TL asıl alacak, 9.663,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 187.292,47 TL üzerinden icra takibinde bulunmuş; davalının itirazı üzerine takip durmuş iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Toplanan tüm deliller çerçevesinde alınan bilirkişi raporuyla; mahallinde yapılan incelemelerde davacının kurduğu sistemin otomatik ve manüel olarak bilirkişiler tarafından kontrolünün yapıldığı, dava konusu bu sistemin uzaktan izleme ve kullandığı sistemini yani otomasyonunun hatalı ve arızalı çalıştığı belirlenmiştir. Ancak, yüklenici olan ... Tesisat Şirketinin ''süresinde ayıp ihtarı yapılmadığına'' dair iddiası öncelikle değerlendirilmiş olup: ayıp ihtarının tacirler arasında yazılı olarak yapılması gerektiğini, tüm dosya kapsamına yansıyan süresinde bir ayıp ihtarının bulunmadığı; kaldı ki dinlenen tanık beyanlarına nazaran da süresinde bir ayıp ihtarının yapılmadığı; taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde 2010 yılında yazılı sözleşmeye tabi işlerin ( Isı Merkezi Tesisatı + Yangın Tesisatı + Havalandırma Tesisatı + Mekanik Tesisatı + Otomasyon Sitemi ve Tesisatı + Isıtma Soğutma ve Proses Tesisatı + Buhar Tesisatı + Doğal Gaz Tesisatı) yapıldığı, bilahare 2014 yılında da yazılı sözleşme olmasa dahi (A,B,C,D,E blok havalandırma tesisatı + B Blok Santral Mekanik Tesisatı + Otomasyon + Pano ve Frekans Konvektörleri) bir takım işlerin yapıldığı ihtilafsızdır. Bu işlerin işveren ... Ürünleri Şirketine fiziken teslim edildiği hususunda da bir ihtilaf bulunmamaktadır. TTK 23/C Maddesi gereğincede ürünü teslim alan tacirin teslim aldığı ürünü inceleyerek ayıplarını 2 gün içinde, teslim anında belli olmayan ayıplarını ise 8 gün içinde kontrol ettirmek suretiyle belirleyerek satıcı / üreticiye bildirmesi zorunludur. Bizzat davalının beyanlarında karşı tarafça monte edilen sistemlerin bir kısmının hiç çalışmadığı (hiç çalışmayan kısımların teslim anında belirlenip 2 gün içinde ihtarı gerektiği) bir kısım sistemin ise istenildiği gibi çalışmadığı örneğin; hava kaçırdığı, fazla elektrik tükettiği iddia edilmiş olup bunlarında teslim alındıktan sonra yaptırılacak denemelerle ve basit bir incelemeyle anlaşılabilir nitelikte ayıpları olduğu ve 8 gün içinde ihtarı gerektiği; kaldı ki bir an için bunların gizli ayıp olduğu kabul edilse dahi TTK 223 madde gereğince ortaya çıktıktan sonra uygun bir süre içinde karşı tarafa bildirilmesi gerektiği;  dosya içinde bunu sağlayacak bir ayıp ihtarının bulunmadığı tam tersine işveren tarafından defalarca fazla elektrik bedeli ödenmesine hava kaçırmalarının görülmesine bir kısım sistemin ise baştan beri hiç çalışmadığı belli olmasına rağmen süresinde bir ayıp ihtarı gönderilmediği nedeniyle artık gerek TTK 23/C maddesi gereğince gerek TTK 223 maddesi gereğince ... Sağlık Ürünleri emtiayı bu şekilde teslim almayı kabul ettiği, sistemdeki ayıplar nedeniyle tazminat isteme hakkını yitirdiği, iş bedeli yönünden de herhangi bir indirim isteyemeyeceği mahkememizce kabul edilmiş olduğunda, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 134.362,41 TL asıl alacak, 431,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.793,49 TL üzerinden ve asıl alacağa takip talebinde istenen faiz oranı ve cinsi ile faiz uygulanarak devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, 134.362,41 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/15 sayılı dosyasındaki alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı -birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davacı/karşı davalının ayıplı ifada bulunduğu tespit edilmesine rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından uyuşmazlığa konu sözleşmenin niteliğinin hatalı şekilde tespit edilmesi ve bu kapsamda da müvekkil şirketin  ayıp ihbarında bulunmadığından bahisle hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi akdedilmiş olup bu kapsamda ayıp ihbarı için \"ticari satış ve mal değişimi\" başlıklı Türk Ticaret Kanunu'nun (\"TTK\") madde 23'ün somut uyuşmazlık için uygulanması hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirket tarafından mevzuatta belirtilen sürelere uygun bir şekilde ayıp ihbarında bulunulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici davalı-birleşen dosya davacısı iş sahibidir. Asıl dava itirazın iptali istemine yönelik olup dava dilekçesinde özetle ,taraflar arasında 25/05/2010 tarihli mekanik tesisat sözleşmesi imzalandığını, 2014 yılında davalının C ve B BLOKA yeni cihazlar ve hava ekipmanları yapılmasını istediğini ancak aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ,2010 yılındaki işlerin davalıya teslim edilip ödemesinin de yapıldığını ancak sonraki yapılan işler için kesilen iki faturadan bakiye 177.629,47 TL ödenmediğini bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali talep edilmiştir.İş sahibi tarafından yükleniciye karşı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/615 esas sayılı dosyasında açılan ve birleştirme kararı verilen  davada dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 25/05/2010 tarihli mekanik tesisat sözleşmesi ve yüklenici  tarafından gönderilen24/09/2014 tarihli fiyat teklif listesinde belirtilen işlerin yapılması konusunda anlaşıldığı ancak işlerin gerektiği gibi yapılmayıp ayıplı olduğu ve bu durumların yüklenici firma yetkililerine mail gönderilerek bildirimde bulunulduğu bu konuda Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/89 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığı belirterek otomasyon siteminin çalışmaması sebebiyle ödenen bedelin iadesi ve ayrıca tazminat isteminde bulunulduğu belirtilmiştir.. Taraflar arasında eser sözleşmesinin yapıldığı ihtilaf konusu değildir. Uyuşmazlık yüklenicinin üstlendiği işi ayıpsız bir şekilde teslim edep etmediği ayıplı bir teslim var ise iş sahibi tarafından süresinde ayıp iddiasında bulunulup bulunulmadığı noktasında toplanmaktadır.Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/89 D.İş sayılı dosyasına sunulan 19/10/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve dosyaya sunulan 21/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda sistemin arızalı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında 'Toplanan tüm deliller çerçevesinde alınan bilirkişi raporuyla; mahallinde yapılan incelemelerde davacının kurduğu sistemin otomatik ve manüel olarak bilirkişiler tarafından kontrolünün yapıldığı, dava konusu bu sistemin uzaktan izleme ve kullandığı sistemini yani otomasyonunun hatalı ve arızalı çalıştığı belirlenmiştir. Ancak, yüklenici olan ... Tesisat Şirketinin ''süresinde ayıp ihtarı yapılmadığına'' dair iddiası öncelikle değerlendirilmiş olup: ayıp ihtarının tacirler arasında yazılı olarak yapılması gerektiğini, tüm dosya kapsamına yansıyan süresinde bir ayıp ihtarının bulunmadığı ' belirtilmiştir .Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser,  sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir.  Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli  ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.  YHGK'nın 13.05.2009  tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle tacirler arasındaki ayıp iddiasının yazılı yapılması gerektiği yönündeki değerlendirme hatalıdır. Asıl dava cevap dilekçesinde Birleşen dava dava dilekçesinde sistemin çalışmadığı bu durumun  mail yoluyla yükleniciye bildirildiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılması gereken,  elektrik -elektronik mühendisi, makine  mühendisi ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden taraflar arasında imzalandığı ihtilaf konusu olmayan 25/05/2010 tarihli Mekanik Tesisat Sözleşmesi ,yüklenici tarafından iş sahibine gönderilen 24/09/2014 tarihli fiyat teklif formu da dikkate alınarak iş sahibine ait Tokat'a bulunan fabrikada yaptığı işler tespit edilip iş sahibi tarafından ileri sürülen ayıp iddiaları üzerinde durulup ,ayıbın varlığı halinde niteliği saptanarak açık ya da gizli ayıp olup olmadığının belirlenmesi, ayıbın bulunması halinde ayıp miktarının açıkça belirlenmesi, meydana gelen arızalarda iş sahibinin ihmalinin olup olmadığının belirlenmesi  istenmeli  buna göre ayıp iddiasının süresinde yapılıp yapılmadığı dosyadaki belge, tanık beyanları ve e-posta yazışmaları  dikkate alınarak dayanakları gösterilerek saptanmalı , ve bu şekilde asıl dava ve birleşen dava yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı- birleşen dosya davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/11/2023 tarih, 2015/1150 Esas, 2023/759 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı-birleşen dosya davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı-birleşen dosya davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2703d87df23d582a","SID":"cdae25772ad6a803"}}