{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1061 <br>KARAR NO: 2024/1755<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2021<br>NUMARASI: 2018/846 Esas -  2021/76 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, D100 Güneyyolda Bostancı sapağına girerken yolun sol tarafından karşıya geçmeye çalışan vekil edeni yayaya çarpması neticesinde meydana gelen 28/06/2018 günlü trafik kazasında davalı ...'ın yaralanarak sakat kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL'si kalıcı sakatlık tazminatına, 100,00-TL'si de geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olmak üzere toplam 3.600,00-TL maddi tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 10/08/2018 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 03/01/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de kalıcı sakatlık tazminatına ilişkin istek miktarını 30.066,38-TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 7.314,03-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: \" ...davanın, trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türlerinin; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlendiği, bu bağlamda, taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerin toplandığı, toplanan tüm deliller ve mahkememizce alınan kusura, maluliyete ve zarar miktarına ilişkin tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde de, davalı ... şirketinin sigortalısı olduğu aracın dava dışı sürücüsü ...'ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, yaya konumunda bulunan davacının ise, %25 oranında kusurunun olduğu, meydana gelen kaza sonucu, mahkememizce alınan ATK raporu ile davacının %8 oranında maluliyetinin doğduğu, kusur ve maluliyet durumu birlikte değerlendirilmek suretiyle alınan aktüer raporu ile de davacının zararının hesaplandığı, ayrıca hükme esas alınan, ATK maluliyet ile Kusur ve Aktüerya raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya da elverişli olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, davacı vekilinin,13/11/2020 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda, geçici ve sürekli iş görememezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile; -7.214,03 TL geçici iş göremezlik ve 30.066,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam: 37.280,41 TL tazminatın dava tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekline ilişkin belirlemelerin aksine görüş bildiren 05/05/2020 günlü kusur raporuna karşı yapmış oldukları itirazlar dikkate alınmaksızın,  söz konusu bu rapora itibar edilmek suretiyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de sigorta şirketinin geçici iş göremezlikle ilgili sorumluluğunun 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM Sigortası Genel Şartlarındaki düzenlemeler nedeniyle SGK'ya intikal ettirildiğinin ve bu suretle de geçici iş göremezlik zararına ilişkin müvekkili şirket sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinin karar yerinde gözetilmediği, sonuç itibariyle hatalı kararın açıklanan nedenlerle kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla, bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir. Somut olayda, davacı taraf kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise kazaya davacının kendisinin sebebiyet verdiğini savunmuştur. Eldeki davada, kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağında; herhangi bir kusur dağılımı yapılmaksızın, talep konusu kazanın oluşumunda hem kazazede yayanın hem de araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusurlu olduğu bildirilmiş ve kazanın olduğu yer ve kaza şeklini gösterir kroki düzenlenmiş ve söz konusu bu krokide çarpma noktası da işaretlenmiştir. Olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde de; 28/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, kaza tespit tutanağında da kazazedenin yaralanmasına sebep olan trafik kazasının meydana gelmesinde şüpheli sürücüsü ...'ın aracın hızının ... Yaya geçitlerine yaklaşırken .... Azaltmamak kuralını ihlal ettiği, müşteki yaya ...'ın ise karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmeme kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğinin belirtildiği, bu durumda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 89/1-89/2-6 maddesinde düzenlenen taksirli yaralama suçu niteliğinde olduğu ve şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu, ancak şüpheli hakkında isnat edilen suçun \"uzlaştırma\" kapsamındaki suçlardan olması nedeniyle kamu davası açılmadan önce şüpheli ve mağdurun uzlaşmak isteyip istemediklerinin belirlenebilmesi için dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine karar verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/08/2018 günlü bu karardan sonra ne gibi işlem yapıldığı, şüpheli ... hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise ceza yargılamasına ilişkin bu davanın nasıl sonuçlandırıldığı, açılmamış ise niye açılmadığı araştırılıp belirlenmiş değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece kusur belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği kabul edilerek makine mühendisi bilirkişi ...'dan rapor alındığına ve bilirkişi raporuna karşı davalı ... tarafından itiraz edilerek bilirkişi tarafından kazanın yaya geçidinin üzerinde meydana geldiği açıklanmış ise de; kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazanın yaya geçidinin ilerisinde meydana geldiği ve yayanın bariyerler üzerinden atlayarak karşıya geçmek istediğini, bu durumda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, kazanın oluşumunda asli kusurlu olanın kazazede olduğu ileri sürülerek, bilirkişi raporuyla kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekline ilişkin çelişkilerin giderilmesi ve kusur durumunun hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması istenildiğine  ve gerçekten de kazanın meydana geldiği yer ve çarpma noktası bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki konuya ilişkin belirlemeler arasında çelişki bulunduğuna göre; mahkemece, davalı tarafın haklı itirazı gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mevcut tüm çelişkileri giderecek nitelikte yeni bir kusur raporu alınmadan sonuca ulaşılması doğru olmadığı gibi; eldeki davaya konu kaza ile ilgili olarak ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise akıbetinin ne olduğu, kusur tespiti yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise nasıl bir kusur tespiti yapıldığı araştırılıp belirlenmeden uyuşmazlığın yazılı biçimde çözüme kavuşturulması da isabetsiz olmuştur.Eksik inceleme ile  değerlendirme ile karar verilemez.2-Tüm bunlardan ayrı; davacının 04/11/2022 tarihinde hayatını kaybettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Bilindiği gibi, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi durumunda ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (-TMK.m. 28/1). Bu nedenle davaya ölen kişi tarafından devam edilmesi ve onun leh ve aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda olduğu gibi yalnız öleni ilgilendirmeyen yani mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Bu davalara tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı  olarak devam edilir. Bu durumda, mahkemece oluşan bu husus gözetilerek, dava şartı niteliğinde olan ve davanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken taraf teşkilinin sağlanması amacıyla gerekli yasal işlemlerin yapılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra da davacının hayatını kaybetmesi nedeniyle varsayımsal hesaplama yapılamayacağı, yani müteveffa davacının kalıcı iş göremezlik zararının bakiye ömür süresi sonuna kadar yapılmasının olanaklı olmadığı, ölüm tarihinde sınırlı olmak kaydıyla hesaplama yapılması gerekmektedir. Sonuç itibariyle, mahkemece olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle öncelikle, taraf teşkiline ilişkin eksikliğin giderilmesi, müteakip talep konusu kaza nedeniyle ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise nasıl sonuçlandığının araştırılıp belirlenmesi,  kusur tespiti yapılmış ise buna ilişkin raporların getirtilmesi ve ondan sonra varılacak  sonuca göre ve gerekirse İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman 3 kişilik  bilirkişi kurulundan; kaza tespit tutanağı, kaza ile ilgili soruşturma evrakları, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve  konuya ilişkin tüm kusur raporlarını da irdeleyen ve varolan çelişkileri de giderebilecek nitelikte, 28/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınması ve sonrasında taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek müteveffa davacının ölüm tarihi ile sınırlı olacak şekilde kalıcı iş göremezlik zararının ne olduğunun tespiti bakımından aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve tüm bunlardan sonra  davalının sorumluluğunun kapsamının tartışılıp  belirlenmesi gerekirken, bunların yapılmamış olması HMK.m.353/1-a/4-6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması ve  kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde, davalı vekilinin diğer istinaf itirazının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2018/846 Esas 2021/76 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, -Kaldırma kararının gerekçesi gözetiltiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine  yer olmadığına, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalı ... şirketine İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95ad32c5d81c49c5","SID":"b964d4177e1638a8"}}