{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/833 <br>KARAR NO: 2024/973<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2018/36 Esas, 2020/560 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacı ile davalı şirket arasında 21/03/2017 tarihinde davacıya ait iş yerinin çatı, cephe işleri ile bina kaplama işlerinin yapılması için imzalanan sözleşme uyarınca işin eksik kalması iddiasından kaynaklanan zararın tespiti ile bu zararın ödenmesine yönelik açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, davacı ... Ltd Şti ile davalı ... Ltd Şti arasında, 21.03.2017 tarihinde davacıya ait İstanbul Deri ... Cad. ... Parsel No: ... Tuzla İstanbul adresindeki işyerinin çatı ve cephe işlerinin ve bina kaplama işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan ödemelerini çekler vasıtası ile yaptığı davacı tarafından verilen bütün çeklerin bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiği, davalı şirket ile imzalanan sözleşme konusu cephe kaplama malzemelerinin imali hakkında, dava dışı ... İç ve Dış Tİc. Ltd. Ştİ. ile 21.03.2017 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, 27.05.2017 tarihinde, dava dışı ... tarafından, davaya konu işin yapılacağı adrese 3.750 m2 cephe paneli getirildiği, bu malzemelerin montajı esnasında, davacı şirket yetkilileri tarafından, cephe kaplama malzemelerinin ayıplı olduğunun görüldüğü, buna dair davacı şirket yetkilisi ve davalı şirket yetkilisi tarafından 31.05.2017 tarihli tutanak tutulduğu, yine, davacı şirket yetkilisi ve davalı şirket yetkilisi tarafından tutulan tutanak sonucu, montaj işlemleri ve programının, cephe kaplama işlerine uygun malzemenin getirilmesi amacıyla durdurulmasına karar verildiği, devamla, sözleşmeye konu işin yapıldığı yerde bulunan cephe kaplama malzemelerinin dava dışı ... tarafından iade alındığı, 07.07.2017 tarihinde, cephe kaplama işinde kullanılacak yeni malzemeler iş sahasına getirildiğini, bu panellere ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucu, bu malzemelerin de ayıplı olduğunun görüldüğü, buna dair davacı şirket, davalı şirket ve dava dışı ... şirketi yetkilileri tarafından 14.07.2017 tarihli tutanak tutuldığı, 14.07.2017 tarihli tutanak sonucu, montaj işlemleri ve programının, cephe kaplama işlerine uygun malzemenin getirilmesi amacıyla durdurulmasına karar verildiği, davaya konu işlerin halen tamamlanamadığını, sözleşme konusu işin son durumu ile müvekkilin zararının ve dış cephe kaplamasının yapımı esnasında kullanılan malzemenin ayıplı olup olmadığı hususlarının tespiti maksadıyla İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/103 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti davası açıldığını, bu dosyadan hazırlatılan 09.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda \"... adresindeki yapısal çelik konstrüksiyon depo-işyeri inşaatı dış cephe sandviç panel işinde eksik imalatın % 25 seviyesinde olduğu, şantiye sahasında eksik imalata ilişkin sandviç panel malzemelerinin bulunduğu, karşı taraf yükleniciler tarafından temin edilip montajı yapılmış olan sandviç panel malzemelerinde gözle yapılan incelemede elektrostatik boya yüzeylerinde yer yer farklılıkların mevcut olduğu, ancak anılan malzemelerin kusurlu imal edilip edilmediğinin sözleşmenin 7. maddesinde de belirtildiği üzere teknik üniversite yapı malzeme laboratuarında gerekli testlere tabi tutulması sonucunda alınacak rapor doğrultusunda değerlendirilmesinin mümkün olabileceği, tespit isteyenin zararına ilişkin taleplerinin, malzeme kusuru ile ilgili teknik değerlendirme raporunun alınmasından sonra dava aşamasında hesaplanmasının mümkün olabileceği... \" tespitlerinde bulunulduğu, davacı, davalı taraf ile arasında imzalanan 21.03.2017 tarihli sözleşmeden doğan bütün edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından bu yana geçen süre zarfında, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, davaya konu dış cephe kaplama malzemelerinin ayıplı olup olmadığının tespiti ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, 10.000,00 TL'nin, 31.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili;  davalı şirket ile davacı şirket arasında 21/03/2017 tarihinde davacıya ait İstanbul Tuzla adresindeki iş yerinin çatı ve cephe işlerinin ve bina kaplama işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerini yaptığını, davacı ile imzalanan sözleşmeye konusu cephe kaplanışı malzemelerinin temin edilmesi için dava dışı ... Ltd.Şti ile 21/03/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, 27/05/2017 tarihinde ..., davaya konu işin yapılacağı adrese 3.750 m2 cephe paneli getirdiğini, bu panellerin montajı esnasında davacı şirket yetkilileri tarafından cephe kaplama malzemelerinin hatalı olduğu görüldüğü ve buna dair davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi tarafından 31/05/2017 tarihinde tutanak tutulduğunu, daha sonra montaj işlemlerinin uygun malzemenin getirilmesine kadar durdurulmasına davacı şirket ile karşılıklı anlaşarak karar verildiğini, 07/07/2017 tarihinde ... tarafından yeni malzemeler işin yapılacağı adrese getirildiği ancak yapılan incelemeler sonucu bu malzemelerin de ayıplı olduğunun görüldüğünü, davalı şirket davacı şirket ve dava dışı ... şirketi yetkilileri tarafından 14/07/2017 tarihinde tutanak tutulduğunu, yine bu durum sonucu montaj işlemleri ve cephe kaplama işlemlerine uygun malzemeler getiriline kadar ara verildiğini, davalı şirketin davaya konu işi hala tamamlayamamasının asıl sebebinin dava dışı ...'in davalı şirketle imzaladığı sözleşmeye riayet etmemesi olduğunu, belirtilen sebeplerle davanın davalıya isnat edilmesinin mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 06/10/2020 tarihli kararı ile; tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve İstanbul Anadolu 16.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2017/103 d.iş sayılı dosya hep birlikte incelendiğinde; taraflar arasında 21/03/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği davalının davacıya ait davaya konu İstanbul Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan ve otomobil yedek parça deposu olarak faaliyet gösteren işyerinin çatı ve cephe işlerini ve bina kaplama işlerini yapması işini yüklendiği, davacının davalının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, dış cephe kaplama malzemelerinin ayıplı olduğunu belirterek davaya konu işin ayıplı olup olmadığının tespiti ile eksik ifa etmesinden doğan zararının tazminini talep ettiği, davalının ise yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ettiği, ihbar olunan ... Ltd. Şti tarafından cephe kaplama malzemelerinin sağlandığı, panel montajı sırasında tespit edilen ayıplı malzemelerin ihbar olunan ...  tarafından iade alındığı ancak ayıplı malzemelerin değiştirilmesinin taahhüt edilmesine rağmen yapılmadığını iddia ettiği, davanın dava dışı şirkete ihbar edildiği, mahkememizce dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerce yerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlendiği, yapılan incelemede bina dış cephelerinde kullanılan panellerin bir bölümünde renk dalgalanmaları olduğu, bu dalgalanmaların dış yüzeyde mevcut olduğu, bu renk dalgalanmalarının söz konusu cephelerin estetik görünümlerini olumsuz etkilediği için ayıp olarak değerlendirilebileceği,  renk dalgalanmaları olan panellerin mevcut panellere göre oranının %16,9 olarak belirlendiği, dış cephe panellerin toplamının 3560 m2 olduğu, bu durumda renk dalgalanmalarının olduğu panellerin 601,6 m2 olarak hesaplandığı, sözleşmeye göre panel birim fiyatı 18,90 USD+KDV olduğu gözönüne alınırsa renk dalgalanmaları olan panellerin bedelinin 11.371 USD+KDV olduğu, her ne kadar yapının dış cephesindeki panellerin bazılarında renk dalgalanmaları bulunuyor ise de bunun teknik yönden depodaki işlerin işleyişini aksatacak nitelikte olmadığından nefaset indiriminin uygun olduğu görüşünün belirtildiği, raporun teknik ve nitelik yönünden dosya içeriğine uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasına karar verilmiş ve rapor içeriğinde belirlenen şekilde 1706 USD+KDV=2013,08 USD* 3.7678 TL (dava tarihi itibariyle efektif satış) =7.575,00 TL tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Davacının 1.154,40 TL delil tespiti talebi yönünden ise Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/27140  Esas-2019/11434 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 405. maddesinde delil tespiti dosyasının  asıl dava dosyasının eki sayılacağı  ve asıl dava dosyasıyla birleştirileceği düzenlenmiş olup, bu düzenleme kapsamında delil tespiti dosya masraflarının yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile, 7.585,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlkte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,  kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açılmadan önce İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/103 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil  tespiti yaptırıldığını dosyaya sunulan raporda eksik iş imalatının %25 seviyesinde olduğunun belirtildiği  yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ayıplı panellerin mevcut işe oranı % 16,9 olarak belirlendiği  bu tespitin hatalı olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkili şirketin davaya konu sözleşme neticesinde üzerine düşen edimi eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirdiğini, ancak dış cephe kaplaması panellerini üreten ... şirketinin bu panelleri ayıplı şekilde üretmesi nedeniyle zor durumda kaldığını, bu panellerin ayıplı olduğuna dair ilk tutanak 31.05.2017 tarihinde tutulmuş ve ihbar olunan ... şirketine bilgi verilerek bu panellerin değiştirilmesi istenilmiş, ... firması ürünlerini iade alarak, yeni malzemeleri işin yapılacağı adrese gönderildiğini, ancak yeni gönderilen bu paneller de ayıplı olup bu husus davacı şirket yetkilisi, müvekkil şirket yetkilisi ve ihbar olunan ... şirketi yetkilisi tarafından düzenlenen 14.07.2017 tarihli tutanak ile sabit olduğunu, buna göre müvekkil şirketin işin eksik yahut ayıplı olarak yapılmasından yana bir sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluk, anılan panelleri ayıplı olarak üreten ... şirketine ait olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Taraflar  arasında, 21.03.2017 tarihinde davacıya ait İstanbul Deri OSB ... Cad. ... Parsel No: ... Tuzla İstanbul adresindeki işyerinin çatı ve cephe işlerinin ve bina kaplama işlerinin yapılması için sözleşme imzalanmış  ve davacı tarafından eksik ve ayıplı iş sebebiyle tazminat talebinde bulunulmuştur. Dosyaya sululan bilirkişi heyet raporunda,bina dış cephelerinde kullanılan panellerin bir bölümünde renk dalgalanmaları olduğu, bu dalgalanmaların dış yüzeyde mevcut olduğu, bu renk dalgalanmalarının söz konusu cephelerin estetik görünümlerini olumsuz etkilediği için ayıp olarak değerlendirilebileceği,  renk dalgalanmaları olan panellerin mevcut panellere göre oranının %16,9 olarak belirlendiği, dış cephe panellerin toplamının 3560 m2 olduğu, bu durumda renk dalgalanmalarının olduğu panellerin 601,6 m2 olarak hesaplandığı, sözleşmeye göre panel birim fiyatı 18,90 USD+KDV olduğu gözönüne alınırsa renk dalgalanmaları olan panellerin bedelinin 11.371 USD+KDV olduğu, her ne kadar yapının dış cephesindeki panellerin bazılarında renk dalgalanmaları bulunuyor ise de bunun teknik yönden depodaki işlerin işleyişini aksatacak nitelikte olmadığından nefaset indiriminin uygun olduğu görüşünün belirtildiği ,akabinde davacı vekili tarafından 16/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi sunularak dava değerinin 11.154,00 TL'ye çıkartıldığı görülmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, rapor doğrultusunda eksik ve ayıplı iş bedelinin 1706 USD+KDV olduğu ,her ne kadar davalı vekili  bu eksikliğin dava dışı ... firmasından kaynaklandığı davalının sorumluluğunun olmadığı ileri sürülmüş ise de davacının davalı ile sözleşme imzaladığı  muhatabının davalı olduğu, davalı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin davacıya sirayet etmeyeceği  bu nedenle tespit edilen ayıp oranından yüklenici sıfatıyla davalının sorumlu olacağı  kararın usul ve yasaya uygun olduğu ,davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar ayrıca davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş ise de, reddedilen miktarın 2.415,1 TL olduğu (değişik iş dosyası üzerinden yapılan 1.154,40 TL masraf yargılama gideri olarak değerlendirilmiştir) karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının ise 5.390,00 TL olduğu anlaşıldığından  davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekillerinin istinaf başvurusunun  HMK'nun 353/1-b-1. bendi gereğince esastan ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 352/1-b bendi gereğince usulden  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/10/2020 tarih ve 2018/36 Esas, 2020/560 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,davalı  vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-HMK'nun 352/1/b maddesi uyarınca davacı vekilinin  istinaf  başvurusunun MİKTAR İTİBARİYLE USULDEN REDDİNE,3-İstinaf başvurusu sırasında alınan peşin harcın istinaf eden davacı tarafa İADESİNE,4-Alınması gereken 518,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 129,54 TL'nin mahsubu ile bakiye 388,59 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"742f1c03f08da468","SID":"e770d22a0059d27b"}}