{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1518 <br>KARAR NO: 2024/946<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/06/2024<br>NUMARASI: 2024/571 Esas, 2024/571 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 05/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili, taraflar arasında 05/06/2023 tarihli inşaat taşeron sözleşmesi imzaladıklarını, ihtiyati haciz talep eden sözleşme gereği üstlendiği iş için personel bulundurup her türlü hazırlığı yapıp hazır halde beklediği halde davalı tarafından iş verilmediğini, 1.520.000 TL tutarında iş yaptırıldığını, iş bedelinin ödendiğini,  hak edişler ve faturalar kapsamında 1.980.359,00 TL alacakları olduklarını belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece 12/03/2024 tarih, 2024/200 D.İş, 2024/200 K sayılı karar ile; talep edenin dilekçesine ek, taraflar arasındaki sözleşme, tek taraflı düzenlenmiş davalı kaşe ve imzası bulunmayan faturalar ve davalı kaşe ve imzası bulunan fotokopi evrak 1,2,3,4 nolu hak ediş belgelerinin sunulduğunu, ihtiyati haciz talep edenin  alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesinin ve bu konudaki  delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunmasının zorunlu olduğunu, davacı yanca ödenmeyen hak ediş bedelleri nedeni ile ihtiyati haciz talep edildiği ve 1,2,3 ve 4 nolu hak ediş belgeleri toplamının 1.569.535,92 TL olduğu, davacının bu meblağ ile uyumsuz şekilde ihtiyati haciz talep ettiği,  talebine dayanak yaptığı faturalarda davalı yandan sadır olmuş bir kayıt bulunmadığı, kendi beyanına göre de davalı borçlunun davacıya 1.520.000 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin davacı tarafça yan iş mahiyetindeki işler için yapıldığının ileri sürüldüğü, davacının yüklendiği işte yan iş yaptığına dair bir delil tespiti vs sunmadığı, yapılan bu ödemenin sözleşme kapsamındaki iş için mi yoksa gerçekten yan işler için mi yapıldığı hususunun yargılamaya muhtaç olduğu, sunulan deliller fotokopi olduğu gibi yukarıda ifade edildiği üzere taleple hak edişlerin de uyumsuz olduğu, kaldı ki faturalarda davalıdan sadır olmuş bir kayıt da olmadığı belirtilerek ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir.  Karara karşı,  davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce 2024/727 E.- 2024/436 K. 30/05/2024 tarihli ilam ile \" İhtiyati haciz talep tarafından dosyaya  hakediş ve faturalar ibraz edilmiştir. İbraz edilen 1,2,3,4 nolu hakediş evraklarında ihtiyati haciz talep eden taşeron ve asıl işi yüklenici şirket tarafından imzalanmış olduğu görülmektedir. Hakediş raporlarında ihtiyati haciz talep edilen ... şirket temsilcisinin imzasının bulunması ve akabinde bu hakediş kapsamında faturanın düzenlenmiş olması, alacağın yaklaşık olarak varlığını ispat edecek mahiyette olduğu açıktır. Mahkemece, hakediş raporları doğrultusunda düzenlenen 4 ayrı fatura bedeli olan 1.723.415,30 TL üzerinden ihtiyati haciz talebin kabulüne karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. \" gerekçesi ile  davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 12/07/2024 tarihli   karar ile, mahkememizin 06.06.2024 tarihli 2024/571 değişik iş sayılı kararı ile \"... Mahkememizin 12.03.2024 tarih 2024/200 Değişik iş sayılı dosyasından yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesi ile alacaklı yanın ihtiyati haciz talebi red edilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 15. HD.2024/727 e.2024/436 K. Sayılı ilamı ile \"....İhtiyati haciz talep tarafından dosyaya  hakediş ve faturalar ibraz edilmiştir. İbraz edilen 1,2,3,4 nolu hakediş evraklarında ihtiyati haciz talep eden taşeron ve asıl işi yüklenici şirket tarafından imzalanmış olduğu görülmektedir. Hakediş raporlarında ihtiyati haciz talep edilen ... şirket temsilcisinin imzasının bulunması ve akabinde bu hakediş kapsamında faturanın düzenlenmiş olması, alacağın yaklaşık olarak varlığını ispat edecek mahiyette olduğu açıktır. Mahkemece, hakediş raporları doğrultusunda düzenlenen 4 ayrı fatura bedeli olan 1.723.415,30 TL üzerinden ihtiyati haciz talebin kabulüne karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. ..\" gerekçesi ile verilen kararı kaldırmıştır. Bilindiği üzere istinaf dairesi kararlarına karşı direnme usulü mevcut olmayıp istinaf dairesi kararları ilk derece mahkemelerini bağlamaktadır. İstanbul Bölge adliye mahkemesinin yukarıda alıntılanan kararı nazara alındığında aşağıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla; bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin borçlu hakkındaki talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği\" gerekçesi ile % 15 teminatla ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verilmiştir. Borçlu vekili ihtiyati haciz kararına  itiraz dilekçesinde; alacaklı yanca aynı alacaklar ilgili İstanbul Anadolu 2. Asliye ticaret mahkemesinin 2024/246 E. Sayılı davasında dava açıldığını, bu dosyada tedbir talepleri red edilince huzurdaki değişik iş dosyasını açtıklarını, cari hesaplar incelendiğinde davacının 123.360,06 TL alacaklı olduğunun görüleceğini, verilen kararın hatalı olduğunu belirtmiş kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  Mahkemece 12/07/2024 tarihli ek karar ile; \" Bölge adliye mahkemesinin istinaf sonucu verdikleri kararlar ilk derece mahkemeleri için bağlayıcı olup kararın aksi yönde karar verilmesi, direnme kararı verilmesi mümkün değildir. Bölge adliye mahkemesi kararında belirtildiği üzere  Hakediş raporlarında ihtiyati haciz talep edilen ... şirket temsilcisinin imzasının bulunması ve akabinde bu hakediş kapsamında faturanın düzenlenmiş olması, alacağın yaklaşık olarak varlığını ispat edecek mahiyette olduğu açıktır. Mahkemece, hakediş raporları doğrultusunda düzenlenen 4 ayrı fatura bedeli olan 1.723.415,30 TL yönünden yaklaşık ispat gerçekleşmiş olup teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Borçlu yanın itirazları bu aşamada yerinde olmayıp istinaf kararı doğrultusunda yaklaşık ispatın gerçekleştiği kabulü ile verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan mürafaa duruşmasında alacaklı yana borçlunun itirazında belirttiği İstanbul Anadolu 2 ATM 2024/246 E. Sayılı dosyasında talep edilenden farklı bir alacak talep edilip edilmediği hususu sorulmuş bu husus açıklatılmış alacaklı vekili huzurdaki dosyada ihtiyati hacze konu olan alacak İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2024/246 Esas sayılı dosyasında talep edilenlerden farklı olduğunu, o dosyada sözleşme feshinden kaynaklı olarak muhtemel zararların talep edildiğini,  bu dosyada ise sözleşme gereği yapılan iş bedelinin talep edildiğini belirtmiştir. İlgili dosya incelendiğinde davacının beyanlarının yerinde olduğu bu nedenle ihtiyati hacze itirazı inceleme görev ve yetkisinin de mahkememizde olduğu sonucuna varılmış yerinde olmayan itirazların reddine karar verilmiştir.\" şeklindeki gerekçe ile  ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazların  reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, başvurucunun ihtiyati haciz talebine konu ettiği hususlarda İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/246 E. sayılı dosya ile 03.04.2024 tarihinde davalı şirkete karşı dava açtığını , bu davaya dair tevzi formu, dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin  dosyaya ibraz edildiğini, dilekçelerin incelenmesiyle taraflar arasında, huzurdaki ihtiyati haciz talebine konu edilen, davalının, İstanbul Su ve kanalizasyon idaresi genel Müdürlüğü (İdare) ile yüklenici sıfatıyla yapmış olduğu 19/07/2023 tarihli asya bölgesi muhtelif depolar inşaatı(1) işi sözleşmesi çerçevesinde yapılacak işlerle ilgili olarak başvurucuyla akdettiği 05/09/2023 tarihli taşeron sözleşmesine konu uyuşmazlıklar hususunda yargılamaya başlandığını, anılı dosyada da, başvurucunun ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, davacının ihtiyati hacze konu haksız taleplerine ilişkin ihtiyati haciz kararından önce ayrı bir dava açtığı nazara alındığında; ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbire dair değerlendirmenin, eda davasını gören mahkemece karara bağlanması gerektiği,  ancak ihtiyati haciz talep eden şirketin  bu durumu istinaf sürecinde ve  Yerel Mahkemeden de gizlediğini, gerek yapılan işler gerekse tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin ihtiyati hacze karar verilmesinin  haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca başvurucunun yaptığı işlerden doğan hak ediş bedellerinin büyük kısmını ödediklerini, dosyada mübrez cari hesap ekstresi uyarınca,  başvurucunun davalı şirketten sadece 123.360,06TL alacaklı olduğu görünmekle birlikte, bu miktarın ihtarda da bildirdikleri üzere İski ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca, başvurucunun taşeron sözleşmesinde mevcut taahhütlerini yerine getirmemesinden kaynaklı davalının  teminatlarının irat kaydedilebileceği, ayrıca sigorta primlerinden kaynaklı başvurucunun borçları, davalının zararının doğabileceği dikkate alınarak davalı şirket nezdinde tutulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.4. Maddesi uyarınca, davacının hakedişlerinden % 5 teminat kesintisi yapılacağının  kararlaştırıldığını,   bir an için müvekkilin borçlu olduğu var sayılsa dahi; gerek cari hesap ekstresi gerekse dilekçemizde izah edilen DELİL SÖZLEŞMESİ uyarınca, ancak bu miktarla sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilebilecekken; istinafa cevap dilekçesi ve yine dosyada mübrez cari hesap incelenmeden karar verildiğini,  dosyada mübrez ihtarnameden de görüleceği üzere; davalı şirketin idare ile yapmış olduğu ana sözleşme çerçevesinde taahhüt altına girdiği işlerin zamanında yapılması, işin aciliyeti ve başvurucunun bu hususlardaki gecikmeleri dikkate alınarak idareden üçüncü bir ihtar alındığında  idare ile davalı şirket arasında yapılmış olan ana sözleşmenin fesih ve işin tasfiyesi durumunun söz konusu olabileceği, İstanbul Su ve kanalizasyon idaresi genel Müdürlüğünden, davalı ile yapılan 19/07/2023 tarihli Asya bölgesi muhtelif depolar İnşaatı(1) işi sözleşmesi ve işbu sözleşme kapsamında mevcut tüm tespitler, hak edişler, tutanaklar, ilgili tüm kayıt ve evraklar celp edilmeksizin yaklaşık ispata nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını,  bu hususların taraflar arasında derdest İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/246E. Sayılı dosyada talep edildiğini,  bir kısmı ibraz edilen  uyarı ve bilgilendirme yazılarından anlaşılacağı üzere; ihtiyati haciz talep edenin, üstlendiği işe dair bir takım işleri süresinde gerçekleştirmediği, bir takım işlerin gerek projeye gerekse iş güvenliğine aykırı olduğu, bir takım işlerin ise yapılması gerektiği hususunda idare tarafından bildirimlerde bulunulduğunu,  başvurucu tarafından açılan derdest İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/246E. Sayılı dosyasında dilekçe teatisi aşaması tamamlanıp anılı dosyada keşif yapıldığı dikkate alındığında; esasen ihtiyati haciz taleplerinin anılı dava dosyasında incelenmesi gerekirken, başvurucu tarafından gerek Yerel Mahkemeye gerekse Sayın Başkanlığınıza bilgi verilmemesi dolayısıyla Yerel Mahkemenin görev ve yetkisi bulunmadığını,  taraflar arasındaki delil sözleşmesi ile birlikte müvekkilin cari hesap kayıtları uyarınca  başvurucunun davalı şirketten sadece 123.360,06TL alacaklı olduğu görünmekle birlikte kesin hesabın da yapılmadığı dikkate alındığında, ancak bu miktar üzerinden talebin değerlendirilmesi gerektiğini  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 05/06/2023 Asya bölgesi muhtelif depolar inşaatı taşeron sözleşmesi akdedilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda  mahkemece, dairemizin daha önceki  ilamına dayalı olarak, dosyadaki  hakediş raporları doğrultusunda düzenlenen 4 ayrı fatura bedeli toplamı  1.723.415,30 TL üzerinden ihtiyati haciz talebin kabulüne dair karara, davalı yan vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmesinde;  davalı yanın  itirazında ileri sürdüğü   İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/246E. sayılı dosyasında , davacı talebinin iş bu ihtiyati haciz istemine esas alacaktan farklı olarak sözleşmenin haklı feshinden kaynaklı alacaklarını talep ettiği  ve alacak kalemlerinin iş bu dosyaya konu edilen alacak ile  aynı olmadığı anlaşıldığından; yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/06/2024 tarih ve 2024/571 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Davalı tarafça harç peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49993282bfe7c4c2","SID":"2ff39b0d07454c57"}}