{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 23/05/2022<br>Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi)<br>Karar Yazım T  : 31/10/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacının dava dışı ... Araştırma Merkezi 1. etap yapım işini üstlendiğini, işin su deposu yapımı imalatı kapsamında kalan arıtma sistemi kurulum işi için davalı şirket ile anlaşıldığını, işin şartnameye göre galvaniz boru kullanarak yapılmasının istenildiğini, davalının teknik şartnameye göre kullanması gereken malzeme yerine başka malzeme kullandığını, galvaniz boru yerine PVC boru kullandığını, PVC malzemenin maliyetinin daha düşük olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalının davacı tarafından verilen teminat senedini icraya koyarak tahsil ettiğini, davacının icra tehditi altında ödeme yaptığını, bu konuda şerh düştüğünü, tarafların yaptığı anlaşmanın asıl iş sahibinin teknik şartnamesine göre yapıldığını, davalının farklı malzeme kullandığını yazı yazarak iş sahibine izah ettiğini, iş sahibi tarafından imalatın kabul edildiğini, fiyat farkı belirlenerek buna göre iş sahibi üniversite tarafından davacıya ödeme yapıldığını, davalının daha düşük maliyetli malzeme kullanması sebebiyle davacının zarara uğradığını, galvaniz boru kullanılmayacağının davacıya bildirilmediğini, davacı tarafından yapılan ödemelerin anlaşma şartlarında belirlenen malzemeler kullanılmadığı için fazla olduğunu, bu nedenle fazla ödemenin davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL'nin (Islahla 30.000 TL) ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davacı şirketin ayıp ihbarının bulunmadığını, işin eksiksiz teslim ederek sistemin devreye alındığını, davacı ile aralarında yazılı sözleşme yapılmadığını, davalının fiyat teklifini mail yoluyla verdiğini, davacı şirkete PVC borulama olarak işin yapılacağının belirtildiğini ve bu şekilde fiyat verildiğini, işin teslim edildiğini, davacının talebi üzerine iyi niyetle su deposunda PVC boru kullanılmasının faydalarının yazılı olarak bildirildiğini, sistemin devreye alınmasından sonrada ayıp ihbarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, eldeki davanın fazla ödemeye ilişkin sebepsiz zenginleşme davası olduğu, davacı vekili davalının anlaşılandan daha ucuz malzeme kullandığını bu sebeple yapılan ödemenin fazla olduğunu öne sürdüğü, davalının ise anlaşmada belirlenen malzemenin kullanıldığını iddia ettiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, dosyadaki belgeler ve davacının beyanlarına göre işin yapılıp idareye teslim edildiği ve kabul edildiği, başkaca bir anlaşmanın olmadığı göz önüne alınarak tarafların fiyat teklifi kapsamında bir sözleşme ilişkisine girdiklerinin anlaşıldığı, buna göre davalının sözleşme kapsamında belirlenen malzemeleri kullandığı ve belirlenen miktarda ödeme yapıldığı, davacının iddiasının farklı bir malzeme kullanılacağı taahhüdü ile bu fiyatın kabul edildiği yönünde olduğu, taraflar arasındaki anlaşmanın tadili yahut yeni bir hüküm üzerinde anlaşılmasının hukuki işlem niteliğinde olduğu, ancak yazılı belge ile ispat edilebileceği, bunun ise iddiadan kendine menfaat sağlayan davacının yükümlülüğünde olduğu, davacı vekilinin anlaşmanın galvaniz boruya göre yapıldığını gösterir bir belge sunmadığı, bu halde davalının işini sözleşme kapsamında yaptığı, işin ihtirazi kayıt olmaksızın davacı tarafından kabul edildiği, idarece de kabul edilerek davalıdan bir hak ediş kesintisi yapılmadığının anlaşıldığı, bu halde davacı tarafından yapılan ödemenin fazla ve haksız olduğu, davalının davacı aleyhine zenginleştiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, taraflarınca gösterilen deliller toplanmadan karar verildiği, davacı ve davalının iş sahibi kurumun hazırladığı teknik şartnameye göre anlaşma yaptığı, davalı tarafın verdiği yazıda fiyat teklifinin hangi malzeme ile alakalı olduğunun ortaya çıktığı, davalının davacıya açıklama yapılmadan galvaniz borulama kurulacakmış gibi hareket edildiği, galvaniz yerine PVC boru kullanılması sebebiyle fiyat farkı oluştuğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı asıl yüklenici/iş sahibi, davalı ise alt yüklenicidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına ve davacının iddialarının yazılı delillerle ispatlanamamış olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı  yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 31/10/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e87295a4e0db37a","SID":"fc6ef7d5c95b6cc3"}}