{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/125 <br>KARAR NO: 2024/1805<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2022<br>NUMARASI: 2022/422 Esas - 2022/992 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın maliki olduğu diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 10/03/2014 tarihinde ... Mh., ... Cd., No:... civarında karıştığı ve sürücü ...'ın kusurluğu kazada müvekkillerinin çocuğu ...'ın ağır şekilde yaralandığı, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatının tahsili için ZMSS sigortacısı ... Sigorta AŞ.ne başvuru yapılmadığı belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak müvekkillerden ... için 30.000 TL manevi ve 5.000 TL destekten yoksun kalma, ... için 30.000 TL manevi 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faiziyle birlikte tahsili talep  etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; 10/03/2014 tarihinde seyir halinde iken kaldırım olmayan bir yolda yürümekte olan ... ve kardeşini gördüğünü, yanlarından geçerken birden ...'ın arabanın önüne fırladığını, frene bastığını hafifçe yolun sağına kaçtığını, 2 kişiye birden çarpmamaya uğraştığını, birinden kurtardığını, ancak birine çarpmak zorunda kaldığını, arabadan indiğini, etraftaki insanlardan yardım istediğini, yaralı ile ilgilendiğini, ambulans gelene kadar yanında beklediğini, hastaneye kaldırıldıktan sonra eşi ile birlikte hastaneye gittiklerini, para yardımı yapmak istediklerini, ancak davacıların kabul etmediklerini, olayda kusursuz olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde diğer davalı ... ın sevk ve idaresindeki ... adına tescilli ... plakalı araç için müvekkili şirketçe 05/07/2013-05/07/2014 tarihleri arasında ... nolu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, poliçe üzerinde ölüm sakatlık halleri için  kişi başına teminat limitinin azami 250.000 TL ile sınırlandırıldığını, müvekkili şirkete bu dosyayla ilgili başvuru yapılmadığını, tarafların kusur oranının belirlenmesi gerektiği, haksız ve mesnetsiz açılan davanın tamamen reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu davanın gerek illiyet bağının olmaması gerekse kazanın meydana geldiği yerin ana arter olması nedeniyle husumetten reddine, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi de hukuka aykırı olduğundan bu talebin de reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görev alanına giren davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davanın ticari  dava olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davaya konu kazanın vuku bulduğu yolun ana arter olmaması nedeniyle müvekkili yönünden hasım yokluğundan reddine, gerçekleşen zararla illiyet bağı bulunmayan müvekkili aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracı 10/07/2013 tarihinde ...'na satış yaptığını, ancak ...'nun aracın satışını maddi sıkıntı ve aracı tamir edeceği gerekçesiyle hemen almadığını ve yaklaşık 8 ay sonra baskıları neticesinde üzerine aldığını, o dönemde aracını kayınbiraderine verdiğini ve kayınbiraderinin hanımının trafik kazası yaptığını, olayla hiçbir ilgisinin ve alakasının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \" Maddi tazminat taleplerine ilişkin dava yönünden; davacı ... tarafından davalılar ... ve Beylikdüzü Belediye Başkanlığı aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın esastan reddine, davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile; Dava konusu 10/03/2014 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı ... lehine 72.651,39-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatı takdiri ile takdir edilen maddi tazminatın davalılar  ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden dava tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,  Davacılar ... ve ... tarafından davalılar ... ve Beylikdüzü Belediye Başkanlığı aleyhine açılan manevi tazminat davasının esastan reddine, davacılar ... ve ... tarafından davalı ...Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının esastan reddine, Davacılar ... ve ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;   davacı ... lehine 10.000,00-TL, ... davacı ... lehine 10.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline... fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı  davacılar  ... ile  ... ve ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece davalı  ... vekili tarafından gerekli harcın verilen kesin süre içinde yatırılmaması nedeniyle HMK'nın 344/1 maddesi gereğince istinaftan vazgeçmiş sayılarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın verildiği, bu kararın  usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır. Davacı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Manevi tazminat talepleri bakımından  vekalet ücretlerine hükmedilirken her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek iki davacıya da ayrı ayrı ödemesi için vekalet ücreti yüklendiğini, bu durum tamamen kanuna, usule ve hukuka aykırılık taşıdığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davacılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kaldırma kararına aynen uyduğunu, hatta gerekçesinde istinaf ilamını benimsediği gözlenen İlk Derece Mahkemesinin, dosyada başkaca bir araştırma yapmadan kusur incelemesi  yapılmadan,  dosyadaki yegane kusur raporuna yönelik tarafların itirazlarına rağmen itirazları karşılamadan, kazanın olduğu her iki belediyenin sorumluluğundaki yoldaki fenni usul ve esaslara alenen aykırı kusurlarına rağmen,  davalılar ... ile Beylikdüzü Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kusurları bulunmadığından  reddine karar verildiğini, kazanın meydana geldiği şehir içi yolda, yolun, yol yapım standartlarına, yol işletimi ile ilgili fenni usul ve esaslara, şehir içi yollar ile ilgili kanun ve özellikle yönetmeliklere uygun olmadığını, davacı ... aleyhine, davalı belediyeler yararına 9.200,00 TL vekalet ücretine / yargılama giderlerine hükmedilmesinin davacı küçük çocuğu, bu hükme bağlı borçlar ile takip / haciz tehdidine maruz bıraktığını, hüküm bu yönüyle usule yasaya ve vicdana aykırı olduğunu, maddi tazminattan davalı belediyelerin de mesul tutulması gerektiğini, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, davacı müvekkillerin manevi tazminat alacaklarının karşı vekalet ücretleri ile yok edildiğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin raporuna,  o tarihteki küçüğün geçici iş göremezlik ve %100 malul sayılan süresinin 2 ay ve ortaokul öğrencisi olması sebebiyle de meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %6,3 olarak hesaplanması gerektiğini, o incelemenin yapıldığı tarihlerde henüz devam eden tedavileri bakımından zarureten belgelendirilmeyen harcamaların dosyaya getirtilmemiş olmasına bağı kalınarak, yetersiz maddi, manevi tazminata hükmedildiğine dair iddiaların yerel mahkemece dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 25/03/2022 tarih, 2022/236 Esas ve 2022/594 Karar sayılı kararı ile \"...Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de eldeki uyuşmazlıkta davalı idarenin 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle tazminat talep edilmesine göre uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacağı ... Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına göre dava dilekçesinde başlık kısmında davanın ...'a velayeten annesi ... ve babası ... tarafından açıldığı, açıklama  kısmında ...'nın yaralanması ve oluşan maddi ve manevi tazminat talep edildiği   belirtildiği,  dilekçenin sonuç kısmında ise anne ... ve baba ... için  manevi tazminat ve destekten yoksun kalma  tazminatı talep edildiği ve bu şekilde dava dilekçesinde çelişki yaratıldığı   halde  HMK'nın 31 ve 194.maddeleri gereğince davacı vekiline bu açıdan talebini açıklamak ve gerektiğinde düzeltmek konusunda süre verilmeden küçük ... lehine sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi  doğru olmamıştır. ... Somut olayda, Adli Tıp Kurumunun 19/02/2019 tarihli maluliyet raporunun  ... denetime elverişli olduğu ... Kabule göre, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının yaşı, kusur oranı ve ATK dan alınan maluliyet oranı dikkate alınarak ve yaşı küçük çocuğun kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışması düşünülmeyeceğinden buna göre hesaplanan sürekli maluliyet tazminatına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir... Mahkemece, davalılar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ... bakımından davanın usulden reddedilmesine karşın davacılar aleyhine maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.  ...  maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı olmak üzere  kabul edilen kısım için davacılar, reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yine kabule göre reddedilen manevi tazminat miktarı için davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmadığı ... yaralanan yaşı küçük ...'a velayeten anne babası adına davanın açıldığı halde gerekçeli karar başlığında küçük...'nın isminin yer almaması doğru olmamıştır. ...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararı doğrultusunda, davacılar vekili 08/11/2022 tarihli duruşmadaki ve öncesinde verdiği yazılı beyanında işbu dosyada davacı ... adına sürekli iş göremezlik maddi tazminat,  anne ... ve ... adına manevi tazminat davası açıldığını belirtmiştir. Dava bu taleplere göre yürütülmüştür.  Davacılar vekili istinafa konu kararda manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek  istinaf sebebi yapmış ise de  İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı vermiş olduğu istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf talep etmediğinden İlk Derece Mahkemesinin  2014/753 Esas - 2021/192 Karar sayılı kararı manevi tazminat miktarları bakımından kesinleşerek davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince  kaldırma kararından sonra verilen 2. kararda davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek aynı miktarda manevi tazminata hükmedilmesinde  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacılar vekili maddi tazminat miktarını istinaf nedeni yapmış ise de;  maddi tazminatın maluliyet oranı, kusur oranına göre aktüerya raporu ile belirleneceği, Dairemizce verilen ilk kararda  davacılar  vekilinin maluliyet raporuna ve aktüerya raporuna karşı istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, yapılan değerlendirme de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminatın yeterli olmadığına ilişkin istinaf talebi de  yerinde görülmemiştir. HMK'nun 357/1. maddesi \"Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.\" şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamında Mahkemece ilk karardan önce alınan kusur raporuna karşı beyanda bulunan davacılar vekilinin  28/01/2016 tarihli celsede \"kusura raporuna bir diyeceği olmadığı, aktüerya bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiği\" görülmektedir. Davacılar vekili kusur raporuna itirazı bulunmadığından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Kaldı ki HMK'nın 357/1. maddesi  gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin manevi tazminat talebinde bulunmuş olması  halinde ayrı ayrı olmak üzere  kabul edilen kısım için davacılar, reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince bu hükme uygun olarak her bir davacı bakımından kabul ve red  edilen manevi tazminat miktarı  ile lehine hükmedilen vekalet ücreti nazara alınarak vekalet ücreti hükmedilmiş olmasında, yine AAÜT'nin  3/2. maddesi gereğine red sebebi ayrı olan davalı Belediyeler lehine ayrıca vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından manevi tazminatta davalılar yararına belirlenen vekalet ücretine ilişkin davacı vekili istinaf itirazının reddi gerekmiştir.  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalı Belediyelerin kusursuz olduğunun tespit edilmiş olmasına,  hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile   sorumluk arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince  davalı belediyeler bakımından  davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  Bu nedenlerle; davacı ... ile davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davacılar ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın  davacılar ... ve ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 350 TL harcın mahsubu ile bakiye 77,60 TL harcın  davacı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından,vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b38e338c94fe8a8b","SID":"b604fe3769394093"}}