{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/960 <br>KARAR NO: 2024/1440<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/03/2024<br>NUMARASI: 2023/743 Esas - 2024/215 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması - İflas İİK md. 156<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirketten olan fatura alacağı nedeni ile davalı-borçlu aleyhine önce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, anılan dosyanın adi iflas yolu ile takip olarak değiştirildiğini, takip şeklinin değiştirilmiş olması nedeni ile davalı borçlu vekiline iflas yolu ile adi takipte ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafından işbu ödeme emrine de itiraz edildiğini, bilahare davalı-borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile iflas takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin 29.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve borçlu tarafça ödeme emrine 29.11.2022 tarihinde itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile ; alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü .. esas sayılı dosya ile aynı alacak iddiası üzerine takip açıldığını, işbu dosyaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyasından başlatılan takibin mükerrer olduğunu, iflas yoluyla takibe geçilmesinin haklı bir dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin takip alacaklısı davacı şirkete borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece,  davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak olarak gösterilen alacağın, daha önce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden de takibe konu edildiği, anılan takibin halen derdest olduğu ve dolayısıyla huzurdaki davanın mükerrer takip üzerinden açıldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; bir yıllık hak düşürücü süre sonrasında yeni bir iflas takibi başlatılması derdestlik ve mükerrer takip olmayacağından mahkemenin davanın usulden red kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan iflas yoluyla takibe, borçlunun itirazı nedeniyle açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır. 2004 sayılı İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak, İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi \"Sarıyer/İstanbul\" olup, dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. İİK’nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Bu imkanı kullanmak isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Başvuruyu alan icra müdürü, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir. İİK'nun 156/3. fıkrasında \"Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.\", İİK'nun 156/4.fıkrasında ise \"İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.\" düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafından iflasın, ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde istenmesi gerekmektedir.Dosya kapsamına göre; davacı tarafından, fatura alacağına istinaden davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin İİK 43/2 maddesi uyarınca bir defaya mahsus olarak iflas yolu takip olarak değiştirildiği, takip şeklinin değiştirilmiş olması nedeniyle davalı borçlu vekiline, iflas yolu ile adi takipte ödeme emri tebliğe çıkartıldığı, borçlu tarafından işbu ödeme emrine 23/11/2017 tarihinde itiraz edildiği, İİK 156/4 maddesi gereği iflas davası açmak için belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davacının aynı alacağa ilişkin 21/11/2022 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlattığı, ödeme emrinin 29/11/2022 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içeresinde 02/12/2022 tarihinde gönderilen ödeme emrine mükerrerlik iddiası ile birlikte borca itiraz etmesi nedeniyle hak düşürücü süre içerisinde huzurdaki adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas istemli davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; İİK 156/4 maddesi gereğince, borçluya iflas ödeme emrinin tebliğden itibaren bir yıl içinde iflas davasının açılması gerekmektedir. Kanunda belirtilen süre, hak düşürücü süre olup bu süre geçtikten sonra aynı takip nedeni ile iflas davası açılamayacaktır. Ancak bu durum yeni bir takip açmaya da engel değildir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2014/7010 E. 2015/2897 K. Sayılı ilamında \"... İİK'nın 156/4. maddesi uyarınca borçluya iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde iflas davası açılması gerekmekte ise de, alacaklanın yeni bir iflas takibi başlatarak yeni bir iflas ödeme emri göndermesi ve bunun üzerine iflas davası açması mümkündür. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı Ankara-2013 sh. 1113) Mahkemenin, 1 yıl geçtikten sonra aynı konuda yeni bir takip yapılamayacağı gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Buna göre mahkemenin, huzurdaki davanın mükerrer takip üzerinden açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın  353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/743 Esas - 2024/215 Karar sayılı  21/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan 1.169,40 TL  istinaf  başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7df40a5e578b4709","SID":"e889f614a7f13047"}}