{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/530 <br>KARAR NO: 2024/1337<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/809 <br>KARAR NO: 2023/652<br>TARİHİ: 06/12/2021<br>ASIL DAVA<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 01/12/2021<br>KARAR TARİHİ: 01/11/2023<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/810 E. SAYILI DAVA<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 01/12/2021<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 11.03.2021 başlangıç tarihli Servis ve Bakım Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.8. maddesi ile yetkili mahkemelerin İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin akdedilen servis ve bakım sözleşmesine istinaden davalı şirket tarafından talep edilen servis hizmetlerini yerine getirerek davalıya bu hizmetler karşılığı  e-fatura düzenlediğini ve faturaların her iki tarafın ticari defterlerine işlendiğini, yapılan asözleşmenin 7.2.maddesine göre davalı şirketin fatura tarihinden itibaren 45 günlük vadelerle fatura bedellerini ödemekle yükümlü olmasına rağmen, vadesi gelen faturaları ödememesi üzerine 27.09.2021 tarihi itibariyle 45 günlük vadesi gelen faturaların hesaplanarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, takip sonrasında 01.10.2021 tarihinde 14.424,02-TL ve 11.10.2021 tarihinde 28.453,03-TL olmak üzere davalı tarafından müvekkil şirket hesabına ödeme yapıldığını, ancak davalının bakiye borca itiraz ettiğini,  aynı zamanda müvekkili şirkete 45 adet iade faturasını takip sonrasında keserek e-fatura olarak gönderdiğini, ilgili iade faturalarının müvekkili şirketçe yapılan işe istinaden kesilen  asıl faturaların e-fatura olarak davalı defterlerine işlenmesinden yaklaşık 3-4 ay sonra iade faturası olarak kesilerek 8 günlük faturaya itiraz süresinden çok sonra müvekkile gönderildiğini,  iade faturalarının müvekkili şirkete tebliğinden sonra keşide edilen 45 adet iade faturası için Beşiktaş ... Noterliğinin 12.10.2021 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek,  iade faturaların davalı şirkete iade edildiğini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar  verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 11.03.2021 başlangıç tarihli servis ve bakım sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki icra takipleri ve alacak uyuşmazlıklarının bu sözleşmeden kaynaklanan cari hesap ilişkisine dayandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.8. maddesi ile yetkili mahkemelerin İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemeleri olması kararlaştırıldığını, her ne kadar davalı taraf icra dosyalarında yetki itirazında bulunmuş ise de taraflar tacir olup yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirlediklerini, bu nedenle yetki itirazının dayanaksız olduğunu, müvekkili şirket davalı şirketin asansör servis ve bakım işlerini yaptığını, müvekkili sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirildiğini, sözleşmenin 7.2 maddesi gereği fatura ödemelerinin fatura tarihinden 45 gün sonra yapılmasının kararlaştırıldığını, 27/09/2021 tarihi ile 01/10/2021 tarihi arasında 45 günlük vadesi dolan ve ödenmeyen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı şirketin borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı şirket kötüniyetle müvekkilinin cari hesaplarında görünen faturalar karşı iade faturaları kesmiş ve müvekkilince bu iade faturaları Beşiktaş ... Noterliğinin 12/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı, Beşiktaş .... Noterliğinin 15/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ve Beşiktaş ... Noterliğinin 15/11/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, iade faturalarının davalı şirkete ihtarname ile iade edildiğini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar  verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 11.03.2021 tarihli servis ve bakım sözleşmesinde müvekkili şirket adına atılan imzanın şirket yetkililerinin imza sirkülerinde yer alan yetkililere ait olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirket bakımından bağlayıcılığının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen herhangi bir sözleşmenin olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde sunulan faturalara ilişkin hizmet ve servislerin yerine getirilmemiş olması ve işin mahiyetine uygun olan şekilde hizmet ve servislerin ifa edilmemiş olması sebepleri ile, ilgili faturalara itiraz edildiğini ve faturaların usulüne uygun iade edildiğini,  ortada geçerli bir sözleşmenin bulunmaması sebebi ile davacı tarafın iddia ettiği şekilde kesin yetkinin dava kapsamında söz konusu olmadığını, müvekkilinin şirket merkezinin Küçükçekmece ilçesi sınırlarında bulunması sebebi ile yetkili icra dairelerinin Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu, Küçükçekmece İcra Müdürlüklerinde başlatılması gereken icra takiplerine ilişkin ikame edilecek Ticaret Mahkemeleri görev alanına giren davaların ise yetkili mahkemeleri, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleridir. İşbu sebeple İstanbul İcra Müdürlükleri ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisiz olması sebepleri ile davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın, müvekkili şirket tarafından iade edilen faturaların icra takibine konu etmesinin  hukuka, yasaya ve usule aykırı iş bu sebeple davacı tarafın asıl ve birleşen davaya konu icra takipleri tutarının % 20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Asıl dava ve birleşen dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.  Asıl dava yönünden davacı vekilinin Davacı tarafça bildirilen dosyanın taraflarının aynı olması ve her iki davaya konu alacağın da aynı sözleşmeden kaynaklanıyor olması nedeniyle dosyalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 6100 Sayılı HMK m.166 gereğince mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilerek, yargılamaya  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/809 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde,  müvekkilinin şirket merkezinin Küçükçekmece ilçesi sınırlarında bulunması sebebi ile yetkili icra dairelerinin Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu, Küçükçekmece İcra Müdürlüklerinde başlatılması gereken icra takiplerine ilişkin ikame edilecek Ticaret Mahkemeleri görev alanına giren davaların ise yetkili mahkemeleri, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunmuştur.Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında hükme bağlanmıştır.  HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı  Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.  TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.  HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.  HMK'nın 17. Maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. Maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.   6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89.  maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) Yapılan yargılama, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında İstanbul Adliyesi Mahkemelerinin yetkili kılındığına dair bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket adresinin Küçükçekmece/ İstanbul olduğu nazara alındığında  davalının yetki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararı yerinde olsa da işbu karar doğrultusunda icra takiplerinin de yetkisizliğine karar verilmesi gerekirken; eksik ve hatalı bir şekilde karar verildiğini, asıl ve  birleşen dava için ayrı ayrı olmak üzere yetkisizlik nedeniyle asıl ve birleşen davanın usulden reddi ile asıl ve  birleşen dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek  istinaf başvurularının kabulü ile, kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme;HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, asansör servis ve bakım hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazların İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemlerine ilişkindir. Asıl davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine, cari hesap alacağı kaynaklı 52.253,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili yasal süre içerisinde, yetkili icra müdürlüğünün borçlu şirketin merkezinin bulunduğu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu belirtip icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Birleşen davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine, cari hesap alacağı kaynaklı 53.167,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili yasal süre içerisinde, yetkili icra müdürlüğünün borçlu şirketin merkezinin bulunduğu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu belirtip icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen dava yönünden verdiği cevap dilekçesinde ise yetkili mahkemenin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuştur. Mahkemece davalı tarafın yetki ilk itirazının kabulüne karar verilerek asıl ve birleşen dava dosyasının yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair yetkisizlik kararına karşı davalı tarafça icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir ilk itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. İcra takibi yetkisiz yerde başlatılmış ve yetkiye itiraz edilmişse, itirazın iptali davası dinlenemez. Bu da, yetkili yer icra dairesinde takip başlatmış olmayı, özel yasada düzenlenen dava şartları arasında göstermektedir. Çünkü icra dairesi yetkisiz ise ve usulüne uygun icra dairesinin yetkisine itiraz var ise, itirazının iptali davası görülememektedir.2004 sayılı İİK.nun 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla takip, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemelerin bulunduğu icra dairesinde başlatılabilir. Somut olayda; asansör servis ve bakım hizmetinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla asıl ve birleşen davada başlatılan takiplerde; yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nın 6 maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri   ile cevap dilekçesi içeriği itibariyle taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesi olan Küçükçekmece İcra Daireleri, taraflar arasında sözleşme ilişkisi var ise TBK'nın 89. maddesi uyarınca icra takibinin yapıldığı tarihteki davacının yerleşim yerinin bulunduğu Ataşehir ilçesinin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Daireleridir. 11/03/2021 tarihli Servis ve Bakım Sözleşmesinin altındaki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı 04/07/2023 tarihli denetime açık bilirkişi raporu ile sabittir. Bu nedenle de davalı tarafça imza altına alınmayan bu sözleşmenin 11.8. maddesi ile İstanbul Merkez (Çağlayan) İcra Daireleri'nin yetkili olduğuna dair HMK'nın 17. maddesi anlamında yetki sözleşmesi de bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle İstanbul İcra Dairesi'nin  yetkili icra dairesi olmadığı anlaşılmakla mahkemece asıl ve birleşen davada takibin yetkili icra takibinde başlatılmamış olması nedeniyle özel dava şartı yokluğundan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yetkisine yapılan ilk itirazın kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri  ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.2 gereğince kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan ayrı ayrı usulden reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi uyarınca İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/809 E. 2023/652 K. sayılı 01/11/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Asıl ve birleşen davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl ve birleşen dava yönünde alınması gereken (427,60x2=) 855,20 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan (642,12+59,30=) 701,42 TL'nin mahsubu ile bakiye  153,78 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, b-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen (1.320,00x2=) 2.640,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından yapılan tebliğat ve posta gideri 180,00 TL ve bilirkişi ücreti 1.250,00 TL olmak üzere toplam 1.430,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,ç-Davalı vekille temsil olunduğundan, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT m. 2/3 fıkrası uyarınca asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden (30.000,00x2=) 60.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafça yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının ve 427,60 TL istinaf karar harcının Hazine'ye irat kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken (427,60x2=) 855,20 TL maktu karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 427,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, c-Davalı tarafın yapmış olduğu 1.165,60 TL (istinaf başvuru ve karar harcı toplamı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f75c8af69f752ce","SID":"7c17883c522bf964"}}