{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/756 <br>KARAR NO: 2024/1368<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2021<br>NUMARASI: 2019/514 Esas - 2021/115 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı banka arasında 15.02.2019 tarih, 500.000,00-TL bedelli ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin imzası aşamasında davalı banka tarafından müvekkili şirkete, kredi sözleşmesine dayalı ödeme yapılabilmesi için hayat sigortası yaptırılması gerektiği, hayat sigortasının yaptırılmaması halinde kredinin onaylanmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine krediyi kullanabilmek için müvekkili şirket davalı bankanın kendi kuruluşu olan ... A.Ş. Firmasından 18.02.2019 başlangıç tarihli, ... sigorta numarası ile başvuru yaptığını, sigorta primi olarak da  6.288,79 TL ödeme gerçekleştiğini, bunun akabinde müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 27.02.2019 tarihinde banka tarafından yaptırılan hayat sigortası sözleşmesinin iptali ile ödenen primlerin iadesinin talep edildiğini, iptal talebinin davalı banka tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, gerçekleştirilen yazılı müracaatlara da haklı bir gerekçe gösterilmeksizin ret cevabı verildiğini, sigortanın başlangıç tarihinin 18.02.2019 olduğu, sözleşmenin hem yazılı hem de sözlü olarak fesh edildiği tarih ise 27.02.2019 tarihi olduğu, dolayısıyla cayma hakkının, kullanılması gereken 15 günlük süre zarfında kullanıldığının sabit olduğunu, bu nedenler ile müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesinin eki olarak akdedilen hayat sigortası sözleşmesinin cayma hakkı süresi içerisinde feshi nedeni ile davalı tarafa ödemesi gerçekleştirilen 6.288,79-TL sigorta prim ödemesinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafından ödenen ve işbu davada iadesi talep edilen sigorta prim tutarı da müvekkili banka tarafından ... A.Ş.'ye aktarıldığını, yani davacı huzurdaki dava ile müvekkili bankanın taraf olmadığı bir sözleşme ile ilgili yine müvekkili bankanın malvarlığına girmeyen bir tutarın iadesini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili bankanın hayat sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığı gibi,  taraf olmadığı ve primlerini de almadığı sigorta sözleşmesi nedeniyle prim iadesinden sorumlu olmadığını, davacının sigorta güvencesinden faydalandıktan sonra sigorta primlerinin iadesini talep etmesinin haksız olduğunu, bu nedenler ile husumet itirazı kapsamında davanın öncelikle husumetten reddine, davanın  ...A.Ş. 'ye ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece,  \" ... Taraflar arasında başlangıç tarihi 18.02.2019 olan Hayat Sigortası Sözlemesinin  akdedildiği, sigortanın sözleşmesinin fesih edildiği tarihin 27.02.2019 tarihi olduğu, dolayısıyla cayma hakkının sözleşmede belirtildiği şekilde kullanılması gereken 15 günlük süre zarfında kullanıldığı tespit edilmiştir. Hayat Sigortası Bilgilendirme Formunun \"Genel Bilgiler\" başlıklı E bendinin 1. Maddesinde; \"Sigorta ettirenin sigortanın satın alınmasından başlayarak onbeş gün içinde, prim ödemesi yapılmış olsa dahi ilgili ödemeyi hiç kesintisiz geri almak suretiyle sigortadan cayma hakkı bulunmaktadır. Cayma süresi sigorta ilişkisinin karşılıklı olarak kurulduğu ve poliçede, sigorta başlangıç tarihi olarak yazılı olan tarihte başlayacaktır. Sigortadan cayılmak istenmesi halinde bu bildirim sigortacının adresine gönderilmeli veya sigortacının numaraları aranmalıdır.\" denilmiş olup taraflar arasında akdedilen Hayat Sigortası Sözlemesinin sözleşmede öngörülen şekilde cayma hakkının davacı tarafından 15 günlük yasal süresi içerisinde kullanıldığı tespit edildiği \" gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.288,79 TL sigorta prim ödemesinin davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; 15.02.2020 tarihli duruşmada mahkemece mazeret dilekçemizin reddi ile yokluğumuzda davanın kabulüne karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu,  ayrıca tahkikatın bittiği ihtar edilmeksizin mazeretin kabul edilmemesi ve yargılamanın sonlandırılmasının yanında husumet itirazımız ve buna yönelik davanın dava dışı sigorta şirketine ihbar talebimiz dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ile bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, dava dışı sigorta şirketince davacıya iade yapılıp yapılmadığı dahi araştırılmadığını, davacı tacir olup cayma hakkını usulüne uygun kullanmadığını, mahkemece cayma bildiriminin sigorta şirketine yapılması gerektiği dikkate alınmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava,  taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin teminatı amacıyla düzenlenen Hayat Sigorta Poliçesi'nin cayma hakkı süresi içerisinde feshi nedeni ile davalıya ödenen sigorta priminin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından, davalı bankadan çekilen ticari kredinin teminatı amacıyla davacı şirket yetkilisi ... adına 18/02/2019 başlangıç tarihli 3 yıl süreli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, toplam 6.288,79 TL sigorta primin aynı gün davalı banka tarafından tahsil edildiği, davacı şirket yetkilisince davalı bankaya hitaben sunmuş olduğu 27/02/2019 tarihli dilekçe ile davalı banka tarafından düzenlenen hayat sigorta poliçesinin iptali ile ödenen primin iadesi talep edildiği anlaşılmaktadır. Mazaretin reddi ile ve sözlü yargılama tayin edilmeksizin karar verildiği itirazı yönünden; Davalı vekili 15/02/2021 tarihli duruşmaya mesleki mazereti nedeniyle katılamayacağını, mazeretli sayılmasını talep etmiş ise de mazeretinin belgelendirmediğinden mazeretin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan karar tarihi itibariyle miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanmakta olup basit yargılama usulünde de sözlü yargılama aşaması bulunmadığı, bu nedenle mahkemece sözlü yargılama aşamasına geçilmeden karar verildiği iddiası yerinde görülmemiştir. Husumet itirazı; Davalı banka vekili, husumetin sigorta şirketine yöneltilmesini talep etmiş ise de davalı bankanın sigorta işlemlerini, davalı bankadan kullandırılan kredinin teminatı amacıyla,  dava dışı ... A.Ş. adına acente sıfatıyla düzenlendiği, sigorta priminin de davalı banka tarafından tahsil edildiği, bir nevi düzenlenen hayat sigortasının, kredi sözleşmesinin eki mahiyetinde olduğundan cayma hakkının kullanıldığından bahisle ödenen primin iadesine yönelik açılan davalarda, davalı bankaya, dava dışı  sigorta şirketi ile birlikte husumet yöneltilebileceğinden bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Hayat Sigortası Genel Şartları,  \"Sigorta Ettirenin Hakları, Borcu ve Yükümlülükleri\" başlıklı İkinci Bölümün \"Madde 12 Cayma Hakkı\" (1) Sigorta ettiren, sigortacının kendisine cayma hakkını kullanabileceğini bildirmesinden itibaren on  beş gün içinde sözleşmeden cayabilir. Bu bilgilendirmenin yapıldığına ilişkin ispat yükü sigortacının  üzerindedir. Cayma hakkına ilişkin bilgilendirme yapılmamışsa, sigorta ettirenin bu hakkı, ilk primin ödenmesinden itibaren bir aylık sürenin geçmesiyle düşer. Bununla birlikte tüketici hukukuna ilişkin mevzuat uyarınca sigorta ettirenin daha uzun bir cayma süresinden yararlanması söz konusu ise bu süre uygulanır.  \" şeklinde düzenlenmiş olup söz konusu düzenlemeye uygun şekilde taraflar arasında düzenlenen poliçenin bilgilendirme formunda sigorta ettirenin sigortanın satın alınmasından başlayarak onbeş gün içinde, prim ödemesi yapılmış olsa dahi ilgili ödemeyi hiç kesintisiz geri almak suretiyle sigortadan cayma hakkı bulunduğu kararlaştırılmıştır. Somut olayda, davacı yan, Hayat Sigortası Genel Şartları ve sözleşme uyarınca süresi içerisinde cayma hakkını kullandığından prim iadesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Davalı banka vekili her ne kadar dava dışı sigorta şirketince davacıya iade yapılıp yapılmadığı dahi araştırılmadan karar verildiğini ileri sürmüş olmakla dairemizce, dava dışı sigorta şirketine müzekkere yapılarak  davacı şirketin, davalı ...'tan kullanmış olduğu kredinin teminatı amacıyla düzenlenen davaya konu poliçeden cayma işleminin yerine getirilmesi için davalı ... Anonim Şirketi'ne sunulan 27/02/2019 tarihli dilekçenin bildirilip bildirilmediği, cayma işlemi hakkında herhangi bir işlem ve prim iadesi yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi verilmesi aksi halde prim iadesi yapılmadığı kabul edileceği ihtar edilmesine yazılan müzekkereye ve tekit yazılarına cevap verilmediğinden prim iadesi yapılmadığı kabul edilmekle davacı tarafça ödenen primin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.3 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 107,50 TL'den mahsubu ile bakiye 320,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiline,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69659a4822fc9a2b","SID":"0d50d5f8fe4d4923"}}