{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ                           Esas-Karar No: 2024/2264 - 2024/285<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA N\t: 2024/2264 <br>KARAR NO\t: 2024/285<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  17/10/2024<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; merkezi Kanada’da bulunan ...adresinde mukim.... unvanlı müvekkili şirketin, köpeklere yönelik doğal içerikli ek gıdalar satışı yapan bir ticari işletme olduğunu, müvekkili şirketin, Kanada dışındaki diğer ülkelerden de ürün alıp sattığını ve dünyanın birçok noktasında faaliyet gösterdiğini, 01/05/2023 tarihinde müvekkili şirketin, 3700 KG ürün için toplam 154.100,00 USD'nin ödenmesine yönelik olarak düzenlenen 02/05/2023 tarih ve NAZ4 numaralı bir sipariş formunu davalı .... Şirketi'ne ilettiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen sipariş formunda sipariş verilen ürünlerin ödeme şekli olarak, 154.100,00 USD'nin %25'i ön ödeme, %25'i mallar yüklendiğinde ve kalan %50'sinin ise ürünler teslim edildikten sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin, 04/05/2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisine whatsapp üzerinden sipariş edilen ürünlerin ücretinin %25'ine denk gelen kısım için yapılacak ön ödemeyi daha erken yapıp yapamayacağını sorduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ....'in, aynı tarihte başta kararlaştırılan ilk sözleşmeye yönelik 3700 KG ürün için %25'lik ön ödeme tutarı olan 38.525,00 USD'yi davalı şirket'e gönderdiğini, davalı şirketin, 05/05/2023 tarihinde yeniden müvekkili şirket yetkilisi ....'a ulaşarak şirkette nakit para sıkıntısı çekmeleri sebebiyle ilk sözleşmenin ikinci taksiti olan ve mallar yüklendiğinde yapılması karalaştırılan %25 oranındaki ikinci ödemenin daha erken gönderip gönderemeyeceğini sorduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ....'ın sipariş ettiği ürünleri en kısa sürede teslim almak maksadıyla davalı şirketin bu talebini kabul ettiğini ve 11/05/2023 tarihinde ilk sözleşmenin ikinci taksiti olan 38.525,00 USD'yi davalı şirket'e kararlaştırılan süreden önce gönderdiğini, bu vesileyle toplam sipariş tutarı olan 154.100,00 USD'nin %50'sinin müvekkili şirket tarafından peşinen ödendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ....'ın, sipariş edilen ürünlerin tahmini teslimat tarihini sorduğunu ve davalı şirket tarafından 03/06/2023 tarihinde, ürünlerin tahmini yükleme tarihinin 19 Haziran 2023 olacağını belirttiğini, taraflar arasındaki satım anlaşmasının seyrinin davalı şirketin 07/06/2023 tarihindeki mesajı ile değiştiğini, 07/06/2023 tarihinde davalı şirketin bir iş kazası sonucunda şirkette soruşturma başladığını ve fabrikada çalışan işçilerin işi bırakması sonucunda üretim konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirttiğini, davalı şirket tarafından 07/06/2023 tarihinde gönderilen mesajda işçi eksiği sebebiyle üretimin yavaşladığını, müvekkili şirket tarafından ilk iki taksit olarak toplam 77.050 USD ödeme yapıldığını ve bu meblağa tekabül eden ürün miktarının 1850 KG olması sebebiyle müvekkili şirkete bu miktarda ürün gönderebileceklerini beyan ederek, anlaşmayı tek taraflı olarak değiştirdiklerini, müvekkili şirket yetkilisi ....'ın, tek taraflı olarak anlaşmanın şartlarının değiştirilmesini kabul etmek zorunda olmadığı halde, taraflar arasındaki anlaşmayı ayakta tutmak ve sipariş ettiği malların hiç olmazsa peşin ödediği kısmını teslim alabilmek için bu değişikliğe rıza gösterdiğini, bu doğrultuda peşin ödenen ilk iki taksite tekabül eden miktardaki ürünlere yönelik revize edilmiş yeni bir proforma fatura düzenlendiğini, 28/07/2023 tarihi itibariyle sipariş tarihi üzerinden yaklaşık 3 ay geçmiş olması ve ürünlerin teslim teslimatına ilişkin hala bir aksiyon alınmaması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı şirket’e ürünlerin teslimatının 1 hafta içerisinde gerçekleşmemesi durumunda para iadesinin yapılmasına ilişkin bir talebin iletildiğini, davalı şirketin söz konusu ürünlerin teslimatını üretimin durması sebebiyle yapılamadığını belirttiğini, 03/08/2023 tarihinde tekrar davalı şirket ile iletişime geçerek teslimatın yapılamaması halinde ödenen ücretin iadesinin gerektiğini belirttiğini, davalı şirket tarafından tüm tutarın iade edileceğinin bildirildiğini ancak iadenin hiçbir zaman gerçekleşmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin iadenin gerçekleşmemesi durumunda yasal yollara başvuracağını bildirdiğini, davalı şirketin bir çok kez ürünlerin hazır olduğunu bildirdiğini, ancak ürünlerin teslim edilmediğini ve iadenin gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin en azından hazır olduğu iddia edilen ürünlerin teslimatının gerçekleşmesini istediğini, taraflar 09/08/2023 tarihinde taraflar ZOOM isimli uygulamayı kullanarak bir toplantı düzenlediklerini, toplantı sonucunda müvekkili şirket yetkilis....'ın, davalının ürünlerini teslim edebilmesini kolaylaştırmak adına Türkiye'de Mehmet isminde bir ifa yardımcısı ile anlaşabileceğini, teslimatın anlaşılan ifa yardımcısı aracılığı ile yapılabileceğini bildirdiğini, belirlenen ifa yardımcısı ile Davalı Şirket Yetkilisi .....'ın arkadaş oldukları ortaya çıktığını ve teslimatın bu şekilde yapılması hususunda tarafların mutabık kaldıklarını, davalı şirketin, 25/08/2023 tarihinde anlaşmaya konu ürünleri müvekkili şirkete teslim etmesi için Mehmet isimli şahsa teslim ettiğini, Türkiye'den gönderilen ürünlerin 18/09/2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından Kanada'da teslim alındığını, ancak gönderilen ürünlerde anlaşılan miktar üzerinden 742 KG ürünün eksik teslim edildiğini, davalı şirketin teslim yükümlülüğünü işbu teslimat özelinde eksik ifa ettiğini, açıklanan nedenlerle, 02/05/2023 tarihli, ... numaralı proforma faturada yer alan ancak teslim edilmeyen mallar için yapılan 31.082 Amerikan Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte yabancı para cinsinden müvekkiline iadesine, şimdilik sözleşmenin ihlali sebebiyle mahrum kalınan kar için şimdilik 25.000 Amerikan Doları tazminatın müvekkiline verilmesine, müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması için davalı .... Şirketine ait banka hesabına (...Şubesi TL IBAN: ...) teminatsız ya da mahkemenin uygun göreceği teminat ile ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sunulan belgelerin muaccel bir alacağın varlığını kanıtlamayacağı ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, 25/06/2024 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verilmiştir.  <br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin sipariş formunun üzerine davalı şirket tarafından proforma fatura düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, faturada belirtilen tutarlarda ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında “icap” ve “kabul” ile sözleşmenin kurulduğunu, davalı tarafından eksik ifa yapıldığını, dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalı şirketin banka hesabı üzerine tedbir konulmasının davanın esasını çözümleyecek nitelikte bir tedbir olmadığını, talep edilenin, dava konusunu korumaya yönelik teminat amaçlı bir ihtiyati haciz tedbiri olduğunu, istenilen zamanda geri kaldırılabileceğini, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verilmediğini, davalı şirketin ana merkezini taşıdığını, mallarını saklama girişimde olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br> Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayda; dosya mevcuduna göre alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu nedenle 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacı tarafından sunulan \"davacı tarafından düzenlenen sipariş formu, davacı tarafından yapılan ödeme dekontları, davalı şirket tarafından düzenlenen proforma fatura, taraflar arasındaki mesajlaşma kayıtları, davacının davalıya çekmiş olduğu ihtar belgeleri\"nin tek başına alacağın varlığını göstermeyeceği, alacağın varlığının ve miktarının yargılama neticesinde belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan dosyasında verilen 25/06/2024 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)\t492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-)\tİstinaf yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)\tDairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe22ed56aa829e78","SID":"43cb0d248c04c2bf"}}