{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2141 <br>KARAR NO\t: 2024/1294<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/426 Esas 2022/277 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 21.10.2011 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazasında davalı şirkete sigortalı ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya istinaden 2.857,80 TL kısmi ödeme yapıldığını, ödemenin yetersiz olduğunu, davada kusur dereceleri ve sorumluluk sebepleri ne olursa olsun mevcut ve muhtemel sorumlular yönünden müteselsil sorumluluk hükümlerine dayandıklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daimi maluliyet, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri sebebiyle toplam 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davalı yanın kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini 62.383,59TL’ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, ... plakalı aracın davalı şirkete 03.08.2011- 03.08.2012 tarihleri arasında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, yapılan başvuru üzerine hesaplanan 2.857,80 TL'nin 03.05.2016 tarihinde davacıya ödendiğini, tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 200.000,00 TL sınırlı olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılarak müterafik kusur indirimi yapılmasını, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, kusur oranının ve maluliyetin tespiti için ATK’dan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri kapsamında SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, davacının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı ... tarafından sigortalanan, müteveffa ...'nın içinde bulunduğu,  ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu oluşan trafik kazası nedeniyle araçta yolcu olan davacı müteveffanın maluliyeti oluştuğundan eldeki tazminat davasının açıldığı, ... plaka sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 57/1-a ve 47/1-c hükümlerine aykırı davranması sebebiyle % 75, sigortalı araç sürücüsünün ise KTK'nın 52/1-a ve Yönetmeliğin 101. madde hükümlerine aykırı davranması sebebiyle %25 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, bununla birlikte yaralanma bölgesi ve kazanın şiddeti dikkate alındığında davacının zararın artmasına neden olacak şekilde müterafik kusurunun bulunmadığı, müteveffanın içinde bulunduğu aracın sürücüsü oğlu olduğundan hatır taşımasına bağlı indirim koşullarının bulunmadığı, davalının karşı taraf sürücüsü haksız fiil sorumlusuna iç ilişkide rücu etmesinin mümkün olması da dikkate alınarak davalı ... şirketinin davacının maluliyeti sebebiyle sigorta poliçesindeki teminat limiti dahilinde tespit edilecek zarardan tümüyle sorumlu olduğu, davacı (müteveffa) hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan 25.03.2021 tarihli rapora mahkemece itibar edildiği, TRH-2010 yaşam tablosuna göre aldırılan heyet ve aktüer bilirkişi raporu ile dava ve talep arttırım dilekçesinde belirtilen miktarlara göre 49.837,94-TL iş gücü kaybı, SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen 10.000,00-TL tedavi gideri ile 2.545,65-TL bakıcı giderinden kaynaklı olmak üzere müteveffanın davalıdan toplam 62.383,59-TL maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacı tarafın dava açılmadan evvel yapılan başvurusu nedeniyle kısmen ödeme tarihi olan 04.05.2016 tarihi itibarıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü, sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği kabul olunan tutara temerrüt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiz işletileceği belirtilerek davanın kabulü ile 49.837,94-TL sürekli işgücü kaybından kaynaklı, 10.000,00-TL tedavi giderinden kaynaklı ve 2.545,65-TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 62.383,59-TL maddi tazminatın 04.05.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (davalının poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile ... mirasçıları davacılar ... ile ...'ya miras payları oranında ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ... tarafından aynı talepler ile açılan Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 E. ve 2020/68 K sayılı davadaki kusur raporunda sigortalı araç %20, karşı araç %80 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, işbu davada da aynı talepler mevcut olduğu, diğer dava dosyasında hükmedilen tutarın işbu davada tenzil edilmesi gerekirken dikkate alınmadığı, davadaki aynı talepler olan geçici iş göremezlik ve iş gücü kaybı için 14.08.2013 tarihinde Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 E. ve 2020/68 K. sayılı dava açıldığını, sigorta şirketinin bu davada ihbar olunan konumunda olduğunu, 06.03.2017 tarihli ATK maluliyet raporunda Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, kişide tespit edilen diyabetik polinöropati, karpal tünel sendromu, alt ekstremite amputasyon, omuz hareket kısıtlılığı ve gasyal paralizi arızalarının olay tarihi raporlarda bulunmadığı cihetle olay ile illiyeti kurulamadığından maluliyetin de değerlendirilmediği, iyileşme iş göremezlik süresinin 21.10.2011 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 E. ve 2020/68 K. Sayılı davada ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %80 oranındaki kusur sorumluluklarına göre davacının nihai ve gerçek maddi zararının 337,11 TL den ibaret bulunduğu, mülkiyeti dava dışı ... adına kayıtlı, ihbar olunan ... Sigorta AŞ'a Karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortalı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nın %20 oranındaki kusur sorumluluklarına göre davacının maddi zararının kalmadığı belirtilerek, 337,11 TL tazminat hesabı yapıldığını, geçici iş gücü kaybı ve iş gücü kaybı talepli mükerrer derdestlik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin kusuru oranında sorumluluğu gözetilerek hüküm kurulması gerekmekte iken, karşı aracın kusur oranından da davalının sorumlu tutularak, zararın tamamından hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ... plakalı sigortalı aracın %25 kusurlu olduğu bilirkişi raporunda açıkça bildirilmesine rağmen, ...'nın kusurunun olmadığı belirtilerek %100 kusur oranı üzerinden zararın belirlendiğini, 08.11.2012 tarihli Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan sağlık kurulu raporunda: \"...Kişinin özür oranının %22 olduğu..\" , 02.08.2018 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda; \"...epidural hematom, subaraknoid kanama, sağ orbita posterior duvar kırığı\" tespit edilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %12.1 özür oranı tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulundan alınan 25.03.2021 tarihli maluliyet raporunda ise: \"......' nın 21.10.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E cetveline göre %40 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği...\" nin tespit edildiğini, Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 E. ve 2020/68 K sayılı davanın yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda ise Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği' ne göre %0 tespit edilmesine rağmen hükme esas alınan maluliyet raporunda %40 oranında maluliyet tespit edilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349 E. Sayılı dosyasında alınan maluliyet raporlarının getirilerek maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 21.10.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararların tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K. sayılı ilamı).<br> Davacı vekili davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle yaralandığını belirterek zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirketten geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararının tahsilini talep etmiş, 10.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesinde dava dilekçesi ile talep ettiği 10,00TL müddeabihi 62.373,59TL artırarak 62.383,59TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının yaralanması nedeniyle 49.837,94TL sürekli işgücü kaybından kaynaklı, 10.000,00TL tedavi giderinden kaynaklı ve 2.545,65TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 62.383,59TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği halde geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması doğru değildir.<br> 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 02.08.2018 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre, sağ gözde preferik görme alanının azalmasından kaynaklı olay tarihindeki yaşı ve E cetveline göre %12,1 maluliyet oranı, 45 gün bakıcı ihtiyacı, 9 ay iyileşme süresi hesaplandığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan 18.12.2019 tarihli raporda 3. İhtisas Kurulu’nun 06.03.2017 tarihli mütalaasında Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri muvacehesinde maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, kişide tespit edilen diyabetik polinöropati, karpal tünel sendromu, alt ekstremite amputasyon, omuz hareket kısıtlılığı ve fasyal paralizi arızalarının olay tarihli raporlarda bulunmadığı cihetle olay ile illiyeti kurulamadığından maluliyetin de değerlendirilmediği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 21.10.2011 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, 28.06.2016 tarihli Kranial MR incelemede sol temporal lob anteriorunda sentrum semiovalede sol frontotemporal bölgelerde verteks seviyesinde bilateral frontal loblarda hemosiderin artıkları, kortikosubkortikal sekel ensefalomalazik alanlar tespit edildiğine göre, maluliyet hesaplaması yapılabilmesi için kişide tespit edilen bulgular ile olay arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerektiği, davacının belirtilen tarihlerde muayene olmak üzere kurula başvurmamış olduğundan muayene edilememesi nedeniyle illiyet değerlendirilmesi yapılamadığının bildirildiği; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 17.07.2020 tarihli raporda ise 18.12.2019 tarihli raporda tetkik edilen tıbbi evrakların tetkiki ve davacının yatalak olması ve hazır edilemeyeceği değerlendirilerek davacının yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Gr1 \tI (13a...30)A % 34, E cetveline göre %40.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, geçici maluliyet oran ve süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 10.03.2021 tarihli raporda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre, %40 sürekli iş göremezlik iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, aynı yönetmeliğin 15. maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir.<br>Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 02.08.2018 tarihli rapor ile hükme esas alınan 25.03.2021 tarihli ATK raporunda davacının maluliyetinin varlığı ve süresi kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de, kazayla illiyetinin tam olarak tespit edilmediği, maluliyete neden olan arazların anlaşılamadığı, aynı yönetmeliğe göre düzenlenen raporlar arasında maluliyet oranları ve bakıcı ihtiyacına ilişkin çelişki bulunduğu bu haliyle raporun hükme esas alınarak hüküm tesisi isabetli olmamıştır.<br>Davacı ... tarafından dava konusu kazadan kaynaklı tazminat istemi ile Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/349E. Sayılı dosyasında davalılar ... şirketi ve ...’a karşı açılan davada ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 6.3.2017 tarihli raporuyla davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet oranı '0' (sıfır), geçici maluliyet süresi 9 ay olarak tespit edilmiş, tespit edilen maluliyet oranları hükme esas alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin 06.02.2020 tarih 2020/68 sayılı karar verilmiştir.<br>Bu durumda, öncelikle Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2013/349E. 2020/68K. Sayılı dosyasının getirilmesi, hem Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2013/349E. Sayılı dosyada hem de dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, maluliyetin dayanağı açık olarak belirtilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesi için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Kabule göre de, dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araçta yolcu olan davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı tespit edilmiş olmasına göre davacının emniyet kemerinin takılı olmamasının davacının yaralanması ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, maluliyetine etkisi olup olmadığının da  değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\t Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2022/5031 esasına yatırılan 137.590,59 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c78b44920166d0c","SID":"473a47d8b369cae9"}}