{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/523 Esas<br>KARAR NO: 2024/1770<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2020/450 E. - 2021/1088 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza işlemi yaptığını, muhafaza altına alınan menkuller alacaklı vekili ile davacı arasında imzalanan 11/01/2018 tarihli yediemin teslim zaptı ücret sözleşmesi uyarınca günlük 65,00-TL bedelle davacıya teslim edildiğini, davalı taraf ile bu tarihten itibaren günlük işleyen depo ücreti için yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalının ödeme yapmadığı gibi menkul malları satışa çıkarmadığını, yediemin değişikliği de yapmadığını, bu nedenle Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 04/01/2019 tarihinden 16/03/2020 tarihine kadar birikmiş 436 günlük alacağa tekabül eden 28.340,00-TL bedel üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan ve yine yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden davalının takip konusu alacağın %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının İİK M. 88/6'da yedieminlik ücreti için öngörülen prosedür uygulanmadan ve ancak aynı icra dosyasından istenebilecek talebi ayrı takip başlatarak yönelttiğini, itirazın iptali davasına dayanak icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, aynı doğrultuda davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, açıklanan nedenlerle öncelikle davalı şirketin merkezi Beşiktaş'ta olduğundan ve icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığından davanın usulden reddine, aynı doğrultuda davalının yerleşim yerinin yetkisine ilişkin HMK md. 6 hükmü uyarınca mahkemenin yetkisizliğine, İK md. 88 hükmü uyarınca icra dairesi aracılığıyla yöneltilebilecek talep bakımından davacının dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine, davada icra hukuk mahkemeleri görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine, neticede haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davanın KABULÜ ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 19.140,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB avans faizi üzerinden ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, davacı lehine 3.828,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, belirtilen değerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Hacizli malların yediemine tesliminin; kamusal niteliği olan, İİK md. 88'e göre yürütülen bir takip işlemi olduğunu,Yediemin Teslim Zaptı ile belirlenen yükümlülüklerin TBK md. 561 vd. hükümleri kapsamında genel saklama sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yediemin Teslim Zaptının, müvekkilli ile davacı arasındaki bir özel hukuk sözleşmesi (saklama sözleşmesi) niteliğinde olmadığını, hacizli malların icra müdürlüğü tarafından davacıya teslimine ilişkin resmi bir tutanak olduğunu, bu zabıt müvekkili temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmamış olduğundan müvekkili bağlayıcı bir yönü de bulunmadığını, zaptın altında imzası bulunan avukatın müvekkili şirketi borç altına sokacak içerikte bir temsil yetkisi bulunmadığını, Davacının talebine dayanak \"Yediemin Teslim Zaptı\"nın konusunun \"mahcuz mallar\" olduğunu,  dava konusu taşınırlar üzerindeki hacizlerin düştüğü 23.05.2019 tarihinden sonraki dönemde bu mallar üzerinde müvekkilinin alacaklı sıfatıyla bir yetkisi bulunmadığından ve bu mallar hacizler düşmekle hukuki ilişki konusu olmaktan çıktığından; davacının talebi hakkında 23.05.2019 tarihinden sonra müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını,  -Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nde yer alan hükümlerin davacı bakımından bağlayıcı olduğu gibi, ücretin belirlenmesinde de tarife hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, İcra hukukunda hacizli malların ne şekilde korunacağına ilişkin çerçevenin net bir şekilde belirlendiğini, İİK md. 88/5 uyarınca: \"Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir.\" hükmüne göre Davacının lisanlı/yetkili olduğuna ilişkin bir veri bulunmadığını, bir an için \"özel yediemin\" olarak davacının müvekkil tarafından haczedilen malların korunması konusunda yetkili olduğu kabul edilse bile, bu yetkinin kapsamının belirlenmesinde resmi yedieminler bakımından kanun, yönetmelik ve sair ilgili tüm mevzuatla getirilen sınırlamaların davacıyı da bağlayacağını, Yönetmeliğin \"Lisans Sahibinin Yükümlülükleri\" başlıklı 17. Maddesinde: \"j) En fazla üçer aylık aralıklarla yapılacak incelemelerle, muhafaza altına alınan mallar üzerindeki haczin devam edip etmediğini takip etmek. k) hukuken muhafazasına gerek kalmayan malın teslim alınması, teslim alınmayan mallar hakkında kanunun 88 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre işlem yapılması için icra dairesinden talepte bulunmak.\"  ve \"Ücretin Ödenmesi\" başlıklı 27. maddenin 4. fıkrasında ise:  \"(4) Depo işleticisi, icra ve iflâs dairelerinin belirlediği ücret dışında taraflardan ek bir ücret talep edemez.\" hükmü yer aldığını, bu hükümler doğrultusunda değerlendirme yapılması gerektiğini, -Bilirkişi Raporundaki değerlendirmelerin, mahcuz mallar sanki icra müdürlüğünün dahli bulunmaksızın müvekkille yedieminin kendi aralarında yaptıkları bir ticari sözleşme gibi ele alındığını, ancak talebe dayanak \"Yediemin Teslim Zaptı\"; isminden de anlaşılacağı üzere mahcuzların icra müdürlüğü tarafından yediemine teslimine ilişkin tutulan bir tutanak olup, özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olmadığını, İcra hukukunun emredici kuralları gereği takip alacaklısı müvekkilinin, borçludan haczedilen ve muhafazasına karar verilen mallar üzerinde bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, hacizli malların müvekkiline ait olmadığını, TBK md. 561 vd. hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmeyi kabule olanak bulunmadığını,  TBK md. 561 vd. hükümleri kapsamında saklama sözleşmesi olarak nitelendirilecek ise anonim şirket olan müvekkili adına sözleşmeyi ancak şirket yetkilileri imzalayabileceğinden ve dava konusu Yediemin Teslim Zaptı müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmamış olduğundan, dava konusu belgenin müvekkili bakımından hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, Avukatın yetkileri icra takip işlemleri ile sınırlı olduğundan, vekil sıfatıyla ticari sözleşme imzalanarak müvekkilinin borç altına sokulması mümkün olmadığını, -Davacının İİK md. 88'de yer alan prosedürü tamamlamadan müvekkiline talep yöneltebilmesinin mümkün olmadığını, yine aynı hüküm doğrultusunda yedieminlik ücretine ilişkin taleplerin, ancak haciz yapılan icra dosyası üzerinden yöneltilebilecek ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda da icra mahkemeleri görevli olacağını, İİK m. 88/6'daki prosedür uygulandığında da dava ancak icra hukuk mahkemesinde görülebileceğini, -Dava konu mahcuzların, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası üzerinden gerçekleştirilen 11.01.2018 tarihli haciz ve muhafaza işlemleri neticesinde icra müdürlüğü tarafından davacıya tevdi edildiğini,  satış işlemleri kapsamında; 26.10.2018 tarihli 1. İhale'de; mahcuzlardan \"1 adet ... Marka Hava Kompresörü\"nün satışı gerçekleştirildiğini ve bu taşınırın 09.11.2018 tarihinde davacıdan alınarak ihale alıcısına teslim edildiğini, Yediemin Teslim Zaptındaki günlük ücretin, hacizli malların miktarı, hacmi, ağırlığı gibi ölçütlere dayalı olarak belirlendiği göz önünde bulundurulduğunda, takibe konu dönemden önce davacının deposundan çıkarılmış olan bu taşınırın da talebe dahil olduğu varsayımı ile hesaplama yapılmasının kabulü mümkün olmadığını,  diğer mahcuzlar hakkında ise 23.11.2018 tarihli. 2. İhale'de de alıcı çıkmamış olması nedeniyle satış düştüğünü, İİK md. 129 hükmü uyarınca 6 ay içerisinde yeniden satış talebinde bulunulmamış olması nedeniyle 23.05.2019 tarihinde bütün hacizlerin düştüğünü,  bu mahcuzlar hakkında 23.05.2019 tarihinden sonra müvekkilinin herhangi bir icra takip işlemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, borçluya ait malların borçlu tarafından iade alınması için icra müdürlüğü tarafından İİK md. 88/6 hükmü uyarınca muhtıra gönderilmesi, malların borçlu tarafından iade alınmaması halinde ise mallar satılarak muhafaza bedellerinin satış bedelinden karşılanması gerektiğini, Yönetmeliğin 16 maddesi hükümleri uyarınca davacının, deposunda bulunan mallar üzerindeki haczin devam edip etmediği araştırmak ve artık muhafazasına gerek kalmadığı tespit edilen malların satışı için icra müdürlüğüne talepte bulunmakla yükümlü olduğunu,  -Davacının, talebini 04.01.2019 ile 16.03.2020 arasındaki dönem için yönelttiğini, dava konusu taşınırlar hakkındaki hacizlerin düştüğü 23.05.2019 tarihinden sonraki dönem bakımından müvekkiline hiçbir talep yöneltilemeyeceğini, hacizlerin düştüğü tarihten sonra müvekkilinin taşınırlar bakımından -yeniden haciz konulmadıkça- herhangi bir yetkisi bulunmadığını, dava konusu malların  davacının deposundan çıkarılması bakımından 23.05.2019 tarihinde sonra müvekkilinin alacaklı sıfatıyla herhangi bir yetkisi bulunmadığını, Davacı her ne kadar dava konusu taşınırların uhdesinde kalmasından yakınmakta ise de, İİK'da borçluya ait olan bu malların iadesine ilişkin oldukça açık olan prosedür uygulanmadan yöneltilen talep davacının üzerine düşeni yerine getirmemesinden kaynaklı sorumluluğunu müvekkiline yükleme gayretinden ibaret olduğunu ve davacı icra takibinde haksız kazanç elde etme saikiyle hareket ettiğini,  -bir an için takibe dayanak Yediemin Teslim Zaptına göre hesaplama yapılması kabul edilse bile, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ücretten hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, -müvekkili ...'in ... A.Ş. ile birleşme neticesinde infisah olduğunu ve birleşme neticesinde davalı sıfatının da kanunen ...'e geçtiğini, ...A.Ş., ekte sunulu 21.12.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kaydından da anlaşılacağı üzere 14.12.2021 tarihli Genel Kurul kararına istinaden ... Dağıtım A.Ş. ile birleşmiş ve infisah olduğunu, huzurdaki  davada davalı sıfatı da ... Dağıtım A.Ş.'ye geçmiş olup davaya bu değişiklik de dikkate alınarak devam edilmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve davacının takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın,  yedieminlik ücretine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, İİK’nın 88/6. Maddeye göre görevli mahkemenin icra mahkemeleri mi yoksa genel mahkemeler mi olduğu, buradan varılacak sonuca göre davalının dava konusu yediemin alacağından sorumlu tutulup tutulmayacağı noktalarında toplanmaktadır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 28.340,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya  dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi Heyeti 13/07/2021 tarihli raporunda; davalının 2018 - 2019 - 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalının incelenen 2018 - 2019 - 2020 yıllarına ait ticari defterlerinde davacı yan ile ilgili bir kaydın mevcut olmadığını, davalı yanın Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Tal sayılı dosyası ile 11/01/2018 tarihinde yaptığı haciz ve muhafaza işlemi akabinde Yediemin Teslim Zaptı ile muhafazası yapılan menkullerin davacı yana günlük 65,00-TL ücret karşılığında teslim edildiğini, davalı yanın günlük 65,00-TL yediemin ücretinin itirazı olmaksızın kabul ettiğini, böylece taraflar arasında TBK.m.461 ve ...m.82/2 anlamında saklama sözleşmesinin meydana geldiğini, davacı yanın dava dilekçesinde menkul malların 04/01/2019 tarihinden 16/03/2020 tarihine kadar 436 günlük yediemin ücreti olduğunu beyan ettiği, davalı yanın bu yönde de bir itirazının olmadığını, bu bağlamda davalı şirketin davacıya 04/01/2019 - 16/03/2020 tarihleri arasında işleyen 436 günlük yediemin ücreti kadar borçlu olacağını, davacının 16/03/2020 takip tarihi itibariyle davalı yandan (65TL x 436 gün=) 28.340,00-TL yediemin ücreti yönünden alacaklı olduğunu, davacı taraf takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden, asıl alacağına takip tarihinden itibaren davacının talebi ile bağlı olarak, değişen oranlarda TCMB avans faizi üzerinden ticari temerrüt faizi talep edilebileceğini bildirmiştir.Davalının alacaklısı olduğu icra takibi nedeniyle Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Talimat sayılı  dosyasında haczedilen malların 11.01.2018 tarihli yediemin teslim zaptı - ücret sözleşmesi ile davacının özel yediemin deposuna bırakıldığı, teslim zaptında yediemin ücreti olarak günlük 65,00-TL olarak belirlendiği, zaptın davalı alacaklı vekili tarafından vekaleten imzalandığı görülmüştür. Yedieminlik ücret alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 95. maddesi ile “Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 88/6 maddesinde \"İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9'uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.\" düzenlemesi mevcuttur. Davacı taraf bu yola başvuracağına İİK 67. maddesindeki hakkını kullanarak genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmıştır. Taraflar arasındaki akdi ilişki saklama sözleşmesine dayalı olup icra tetkik mercilerine itirazın iptali yolu ile talepte bulunulması ya da İİK 88/6 maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünün istenilmesi, akdi ilişkiye dayanarak asliye hukuk mahkemesine başvurmasını engelleyecek hükümler değildir. Davacı, yargılama ve araştırması genel mahkemelere göre daha dar olan icra tetkik mercine başvuracağına her açıdan araştırma ve delil toplama hak ve yetkileri daha geniş olan asliye hukuk mahkemesine başvurarak kesin hüküm temin etme yoluna gidebilir. Görev yönünden istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davacı tarafın açık şekilde sözleşme konusu malı Adalet Bakanlığı'nın depo ve garajlarla ilgili yönetmeliğine göre teslim almayacağını belirttiği, günlük depolama ücretinin 65,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin davalı yönünden bağlayıcı olduğu, buna göre davalı tarafın, davacının kötü niyetli olduğu ve sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağına dair istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ancak Mahkemece verilen kararda, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin yerleşik kararları gereği, mahcuzların değeri, depoda kaldığı sürenin uzunluğu, ortaya çıkan yediemin ücretinin miktarı göz önüne alınarak, TBK 51.maddeye göre değerlendirmeye tabi tutularak ücretten %40 oranında hakkaniyete uygun indirim yapılmasının gerekli olduğu (Örn. Yargıtay kapatılan 13. H.D 13/02/2019 tarih ve 2016/13409 E- 2019/1692 K. sayılı kararı), mahcuzların değerinin 33.300,00 TL olduğu, bu mallardan 1 adet Mepsan Marka Hava Kompresörün satıldığı, peşinat olarak 4.000,00 TL verildiği,  2 yıl 2 ay 5 gün kadar depoda kaldığı, gözetilerek 28.340,00 TL yedieminlik ücretinden %40 hakkaniyet indirimi yapıldığında, davacının alacağının 17.004,00TL olacağı,  Mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmaksızın, talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamakla, eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dairemizce yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarih, 2020/450 E., 2021/1088 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; 3/a-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 17.004,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 3/b-Asıl alacak miktarı olan  17.004,00 TL nın % 20’ si oranına isabet eden 3.400,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.161,54 TL karar harcından peşin alınan 185,17 TL'nin mahsubu  ile 976,37‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  4/b-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 185,17-TL peşin harç olmak üzere toplam 239,57-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Davacı tarafça posta/ tebligat/ bilirkişi gideri olarak yapılan 1.370,00-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle (%88,84) 1.217,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacının üzerinde bırakılmasına,4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 11,16‬ TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.004,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.136‬,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 70,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 290,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5160b9a879d645b2","SID":"e6f18bdf74e20377"}}