{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. DİYARBAKIR BAM   6. HUKUK DAİRESİ                                    <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/2339 <br>KARAR NO\t: 2024/2368<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN\t:<br>MAHKEMESİ\t:  \tDİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: \tTicari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  \t: \t21/11/2024<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince geçici hukuki koruma talebi hakkında verilen ara kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilin ....adresinde faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.'nin %100 sahibi iken Diyarbakır .... Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile davalı tarafa %75 hissesini devrettiğini, ancak davalı tarafın hisse devir bedeli olan 65.000.000,00 TL'yi ödemediği için müvekkilinin şirket hisse devrini içeren genel kurul tutanağına imza atmadığını, bu usulsüz işleme rağmen Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davacının %75'lik payı ... tarihinde tescil edilerek ilan verildiğini, ortada böyle bir işlem olmadığı halde davalı tarafa yapılan tescil işleminin usulsüz bir işlem olup davalı tarafın temsil yetkisinin kısıtlanması konusunda ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafın dilekçe ekinde sundukları ....arihli tutanaktan da anlaşılacağı üzere satış bedeli olan 65.000.000,00 TL'yi bugüne kadar ödemediğini, davalı tarafın şirketin %75'lik hissesini aldığından beri şirketi ve şirkete bağlı bulunan fabrikaları pasife aldığını, müvekkilinin de şirket sözleşmesinde münferiden yetkili olmasına rağmen davalı tarafın haksız eyleminden kaynaklı şirketi çalıştıramadığını, bu nedenle şirkete ürün veren yüzlerce çiftçinin alacağını tahsil edemediği için mağdur durumda olduklarını, bu süre zarfında şirketin davalara ve icralara maruz kaldığını ve neredeyse borca batık hale geldiğini, ayrıca davalı yanca müvekkilinin şirket muhasebe kayıtlarına erişmesinin engellendiğini, temsil yetkisinin kısıtlanması konusunda Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında dava açılmış olup halen derdest olduğunu öne sürerek davalı tarafın temsil yetkisinin kısıtlanması, şirket hissesinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve zararın artarak devam etmemesi adına şirketin aktif hale getirilmesi için teminatlı veya teminatsız bir şekilde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince ... tarihli ara kararı ile özetle; davanın davalı tarafın temsil yetkisinin kısıtlanması ve şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilmemesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesine göre geçici hukuki koruma kararında yaklaşık ispat kavramının gözetilmesi gerektiği, dosya kapsamının incelenmesinde davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, yalnızca davacı tarafın beyanlarının yaklaşık ispat olarak kabul edilemeyeceği, talebin yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediğinin değerlendirildiği belirtilerek ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>...arihli ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesindeki açıklamalar ve ekte sundukları delillere rağmen mahkemece talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olup müvekkilin doğmuş ve doğacak haklarının güvenceye alınması gerektiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Talep, davacı tarafından davalıya yapılan hisse devrinin usulsüz olduğu iddiası ile davalı adına kayıtlı bulunan hisselerine tedbir konulması ve davalı tarafın şirketi temsil yetkisinin kısıtlanması talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda 6100 sayılı HMK'nın m. 389 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Davacının, davayı kazanması halinde, dava konusu mal ve hakka kavuşmasını daha dava sırasında (hatta davadan önce) güvence altına almaya yarayan tedbirlere ihtiyatî tedbir denir (Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. II, Ankara 2020, s. 1263). <br>6100 sayılı HMK’nin onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, 389. madde başlığında \"Geçici Hukuki Korumalar\" olarak vasıflandırılış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar ile takip edilmesi ve yapılması gerekli usul işlemleri açıklanmıştır. <br>6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu ifade edilmiştir. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. <br>Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında Diyarbakır ... Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu pay devri sözleşmesi yapıldığı, pay devrine ilişkin 29/11/2023 tarihli genel kurul kararının Ticaret Sicil Gazetesinin ... tarih ve ...sayısında yayınlandığı, dosyaya sunulan kanıtlara, dava konusu olaylara göre, davacının davanın esası yönünden haklılığını bu aşamada yasaya uygun şekilde ve yaklaşık düzeyde de olsa ispat edemediği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince ihityati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı (ihtiyati tedbir isteyen) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin ... tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)\t492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile harcın yeterli olması nedeniyle başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-)\tİstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-)\tDairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3d3d2c4b2d291b0","SID":"62ec61fea19f49c2"}}