{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1749 <br>KARAR NO:2024/1659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/05/2024<br>NUMARASI\t:2024/102 Esas - 2024/308 Karar<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA <br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; Müvekkilinin ...A.Ş. Nezdinde ki çalışmalarından dolayı, şirkete ve SGK'ya karşı  İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 esas sayılı dosyasında açtığı hizmet tespiti davasının halen derdest olduğunu, yargılama devam ederken davalı şirketin sicil kaydının kapalı olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine mahkemece davalı şirkete ilişkin ihya davası açmak için taraflarına süre verildiğini beyanla, ... A.Ş.' nin ihyasına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP:Ticaret Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili; davacı tarafından ...A.Ş aleyhine İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 E. sayılı dosyası üzerinden hizmet süresinin tescili ve sigortalılığın tespiti davası açıldığını, müvekkilinin şirketi temsilen müdahale talepli dilekçe sunduklarını ve mahkemece müvekkilinin davalı şirket yanında feri müdahil olarak katılmasına karar verildiğini, müvekkilinin şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin tasfiye memuru olarak görev aldığını, tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin söz konusu şirketin tasfiye sürecini kanuna uygun olarak yürüttüğünü, tasfiye raporlarını hazırladığını, Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanları yaptığını, üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve tasfiye sürecini tamamladığını ileri sürerek, müvekkilinin husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, hak düşürücü veya zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın diğer usuli yönlerden ve esastan reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679  Esas dosyası derdest ve şirketin taraf olduğu, davacının hukuki yararı olduğu ve davanın kabulü gerektiği, davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediği ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğünün ... Sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 E. Sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere TTK'nın 547/2. Maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, önceki yetkili ...'nın ek tasfiye memuru olarak atanmasına, işin niteliği gereği tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına ,davanın niteliği gereği  yargı giderinin davacı üzerinde  bırakılmasına  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru vekili;  usule ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından 10 yıl sonra açıldığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu, huzurdaki davanın yasal şartları oluşmadığı halde mahkemece davanın kabulüne dair karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkillinin kusuru olmadığı halde aleyhine hüküm verildiğini, tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkilinin şirketin tasfiye sürecini kanuna uygun olarak yürüttüğünü, tasfiye raporlarını hazırladığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde gerekli ilanların yapıldığını, üzerine düşen tüm görev ve sorumlulukları gerek tasfiye öncesinde gerekse de tasfiye esnasında yerine getirdiğini ve tasfiye sürecini tamamladığını belirterek kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir.Davalı vekili terkinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını ileri sürmüş ise de; TTK'nın 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, olağan  tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği, bu nedenle TTK'nın geçici 7 maddesindeki Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu olmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında Tasfiye Halinde .. AŞ'nin tasfiyesinin sona erdiği 20/03/2014 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 Esas sayılı dosyasında taraf sıfatı bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava dosyasında taraf teşkili yapılması ve davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.Somut olayda, davacının 1992 yılında davalı işyerinde çalıştığını ileri sürerek hizmet tesbiti davası açtığı,TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu,davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinin  eksiksiz yerine getirildiğine ilişkin davacıya bir fayda sağlamayacağına ilişkin savunmanın yerinde olmadığı, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; istinaf sebebleri yerinde olmayan  davalı tasfiye memuru  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yapılan 308-TL  yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10e3a9afdc8f0393","SID":"c91744c777a39474"}}