{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/527 <br>KARAR NO: 2024/1845<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2019/98 E. - 2021/206 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Anadolu 2.  Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/98 Esas Esas dosyası ve dava dosyasında verilen  07/12/2021  tarih ve  2021/206 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi.Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı şirketin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu ...markasının ... tescil numarası ile tescilli olduğunu, markanın 41. Sınıfı kapsadığını, 41. Sınıf kapsamında ..., ... gibi organizasyonların da  davacının faaliyeti kapsamında olduğunu, ... markası altında 2014 yılından bu yana 41. Sınıf kapsamında faaliyet gösterildiğini,  davalı tarafın 2018 yılında kurulup dava konusu ... tescil numaralı ... markası altında 41. Sınıfta faaliyete başladığını, faaliyeti ve markasının kapsamının davacı ile aynı olduğunu,  davalının ... markası altında davacı ile iltibas meydana getirdiğini, ... markası ile ... markası arasında  iltibasa meydan verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalının, davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini, beyan ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile ... tescil numaralı ... markasının SMK 6/9 ve 25 uyarınca sicilden terkini karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.05.2019 tarihli Bilirkişi Raporu’nda, davacının dava açmada yararının bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığını, davacı davayı açma yetkisi ve hukuki yararı da bulunmadığından  davanın usulden reddinin gerektiği, .... sayılı “...” ibareli markanın sahibinin ... ve ... olduğunu , lisan hakkının  münhasır olup olmadığı ve dava takip yetkisi verip vermediği hususlarının bilinmediğini,  lisans sözleşmelerini ibraz etmeleri ve hükümsüzlük davası açılmasında hukuki yararının olduğunun ispatı gerektiğini  davalı şirketin markaya tecavüz teşkil edebilecek faaliyeti ve markasal kullanımının bulunmadığı,  ... sayılı markanın taklit edilerek faaliyet gösterildiğine yönelik iddiaya ilişkin olarak her zaman düzenlenebilecek evrakların ve görüntülerin  delil değerinin bulunmadığını, 29.05.2019 tarihli Bilirkişi Raporu’nda “...” ibaresinin, davacı şirketin üzerinde hak iddia ettiği ... sayılı markaya tecavüz teşkil edebilecek ve hükümsüzlüğünü gerektirebilecek herhangi bir kullanımının bulunmadığının ifade edildiği, davalı şirketin ticari unvanında yer alan “Planlayıcı” ifadesinin, İngilizce “...” ifadesi ile aynı anlama geldiğini, davalı şirketin bizzat ticaret unvanında “...” ibaresinin Türkçesinin yer aldığını,  “...” ifadesinin, ... sayılı “...” markasını taklit amacı taşımayıp zaten davalı şirketin ticari unvanında yer aldığını,  “...” ibaresinin  41. Sınıfında yer alan  hizmetler için tanımlayıcı bir ibare olduğu ve tek başına ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, bahse konu hizmetlerde kullanımının, salt bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, “...” ifadesinin ... sayılı markaya tecavüz edecek şekilde kullanılmadığını, ... sayılı “...” markasının, “41. Sınıfın tamamında tescil edildiği, davalıya ait ... sayılı “...” markasının, 39., 41. ve 43. Sınıfalrda kısmen tescilli olduğu,  39. ve 43. sınıflar açısından hükümsüzlüğün talep edilemeyeceği dava konusu markaların benzer olmadığı, “...” markasında, “...” ve “...” şeklinde ek ibareler bulunduğu, davalı markasında bu ibarelerin yer almayıp salt “...” ibaresinin yer aldığını, her iki marka arasında ortak olan “...” ibaresinin  41. Sınıfta  tanımlayıcı bir ibare olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İle, marka hakkına tecavüz yönünden davanın REDDİNE, Hükümsüzlük yönünden davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile davalı adına tescilli ... numaralı markanın 41. Sınıfta yer alan \"dergi, kitap, gazete ve bu gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) film, Televizyon ve Radyo programları yapım hizmetleri,  haber muhabirliği hizmetle.ri, foto muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık  hizmetleri, tercüme hizmetleri bakımından Kısmen iptaline, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf  dilekçesinde özetle; müvekkilinin 41. Sınıfta tescilli ... numaralı ... markası üzerinde inhisari lisans, 35. Sınıfta ... tescil numaralı ...markası üzerinde tescil sahibi olduğunu,  davalı tarafından kullanılan \"...\" markasının marka hakkını ihlal ettiğini, müvekkili şirketin müşterileri nezdinde karışıklığa yol açtığını, davanın kısmen kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanması gerektiğini,  bilirkişi raporlarında \"...\" markasından çok, davalı tarafça dava tarihinden sonra tescil edilen ve işbu davanın ikame edilmesinden sonra kullanılmaya başlanan \"...\" markasının değerlendirildiğini ,dava tarihinden sonraki koşulları dikkate alarak karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, dava konusu markaların benzerliği yönünde  inceleme yapılmadığını, alınan raporlarda markaların değerlendirilmesi ve unsurlarının karşılaştırılmasına yer verilmediğini, dava konusu markaların telaffuz ve kelime unsurlarının ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, anlam ve kavramların da aynı olduğunu ve genel izlenim bakımından da markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğinin açık olduğunu,  Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/78 E. Sayılı dosyasında ilgi markaların benzerliğinin tespit edildiğini,  markadaki \"..\" ifadesinin zayıf  olduğu  iddialarının yersiz olduğunu,  davalı markasını tescil edildiği alanların haricinde haksız ve kötü niyetle, ayrıca iltibasa yol açan cihette kullanmaya devam ettiğini,  mahkemece davalı tarafın dava konusu \"...\" markasını kullanmadığı onun yerine dava tarihinden sonra tescil edilen \"...\" markasını kullandığını belirtilmek suretiyle tescilli olamayan alanlarda marka kullanımı yaptığı hususunu incelenmeden karar verildiğini, davalı tarafın internet sitesinde \"...\" markası sol üst köşede okunmayacak kadar küçük yazılmaktayken \"...\" markası ekranın neredeyse tamamını kapsayacak şekilde kullanıldığını,  davalı \"Planlayıcı\" yerine \"...\" markasını kullandığını, bunun mahkeme kararında da yer aldığını, mahkeme gerekçeli kararında bilirkişi raporlarında yer almayan hususların sanki bilirkişiler tarafından incelenmiş ve değerlendirilmişcesine dayanak yapılmaya çalıştığını bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu,  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin istinaf isteminin reddine  yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i önlenmesi, ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davacının ... numaralı ...markasının  inhisari lisans hakkı sahibi olduğunu, 41. Sınıfta ..., ... gibi organizasyonların  marka kapsamında olduğunu, 2014’ten bu yana marka ile faaliyet yürüttüğünü, davalı şirketin 2018 yılında kurulup dava konusu ... tescil numaralı ... markasını 41. Sınıfta tescil ettirdiğini, davalı şirketin  faaliyeti ve markasının kapsamının davacı ile aynı olduğunu, davalının ... markası altında davacı ile iltibas meydana getirdiğini, haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili,  cevap dilekçesi ile; davacının dava açmada yararının bulunmadığı  hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı , davacının davayı açma yetkisi olmadığını   davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı şirketin  markaya tecavüz teşkil edecek  faaliyeti ve markasal kullanımının bulunmadığını,  davalı şirketin bizzat ticaret unvanında “...” ibaresinin Türkçesinin yer aldığını,“...” ibaresinin  41. Sınıfında yer alan hizmetlerde   tanımlayıcı bir ibare olduğu ve tek başına ayırt edicilik vasfını haiz olmadığı bahse konu hizmetlerde kullanımının, salt bir kişinin tekeline bırakılamayacağını savunmuştur.  -... numaralı ... markasının 41. sınıfta tescilli olduğu ,  davacının inhisari lisans sahibi olduğu,  -... tescil numaralı ... markasının 39 ve 43. Sınıfın tamamında, 41. Sınıfta “Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” için davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. 29/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda ;Davacı tarafın 41.Sınıf kapsamında sempozyum, konferans, kongre, seminer, spor, kültür ve eğlence hizmetlerinin organizasyonuna dair hizmetler verdiği, davalı taraf markası içeriğinde, davacı tarafın hem işletme konusu hem de marka içeriğinde 41. Sınıf kapsamındaki (Eğitim ve öğretim hizmetleri, Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil) emtialarının bulunmadığı, davalı markasının  41. Sınıfta kısmen tescilli olduğu,  bu sebeple davacının dava açmakta  yararının bulunmayacağı  belirtilmiştir.  07/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda;  dava konusu ... tescil numaralı ... markasının 39 ve 43. Sınıfın tamamında, 41. Sınıfta “Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” İçin KISMEN tescilli olduğu,  davalı adına tescilli ... tescil numaralı (ŞEKİL )... markasının 35, 41. 42. Sınıflarda tescilli olduğu, marka aleyhine davacı tarafça yapılan itirazların YİDK tarafından reddedilmiş olduğu, davalı şirketin Ana sözleşme tescil tarihinin 12.01.2018, iştigal konusunun ise 41.  Sınıfta yer alan hizmetleri kapsadığı, Bu hizmetlerin davalı adına tescilli ... tescil numaralı marka kapsamında kaldığı, ... kelimesinin İngilizce PLANLAYICI anlamına geldiği, davacının markasında da ... ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığı, ... ve ... ibareleri tek başlarına ayırt edici anlam içermeseler de bir bütün olarak markayı ayırt edici hale getirmeye yettikleri,... şeklinde bir kullanım olmadığı müddetçe davalı tarafın site içeriğinde ... kelimesini kullanmasının marka hakkı ihlali oluşturmayacağı,  ... ve ... ibareleri birbiri ile objektif anlamda benzer olsa da her iki markada yer alan ... ibaresinin 41. Sınıftaki hizmetler bakımından harcıalem olduğu,  markaya tecavüz koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük yönünden ise 41. Sınıfta yer alan \" \"dergi, kitap, gazete ve bu gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) film, Televizyon ve Radyo programları yapım hizmetleri,  haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık  hizmetleri, tercüme hizmetleri\" bakımından taraf markalarının benzer olduğu belirtilmiştir.Davalı markasının iltibasa dayalı hükümsüzlüğü talebi yönünden; Davacının inhisarı lisans hakkı sahibi olduğu ve davaya dayanak yaptığı \"...\" ibareli markanın ... sayı ile 41. Sınıfta tescilli olduğu, davacının  sahibi olduğu ... sayılı\" ...\"  markanın ise 35. sınıfta tescilli olduğu ve davalı markasından sonra başvurusunun yapılmış olduğu , hükümsüzlük ve marka hakkının ihlali iddiasına dayanak teşkil etmediği bu nedenle ... sayılı\"...\" ibareli  35. sınıfta tescilli markanın eldeki davada değerlendirme dışı olduğu,  davacının davaya mesnet  ... sayılı,  41. Sınıfta tescilli  inhisarı lisans hakkı sahibi olduğu  \"...\" ibareli  markaya dayanarak  marka sahibi adına 3. kişilere karşı marka hakkına tecavüz halinde dava açabilmesi mümkün iken, marka hükümsüzlüğü isteminde bulunmasının mümkün olmadığı, iltibasa dayalı hükümsüzlük davasının marka tescil sahibi tarafından açılması gerektiği hükümsüzlük talebi yönünden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşılmıştır.  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarih ve 2015/4082 E.-  2015/10819 K. sayılı ilamı \"Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesine göre, lisans alanın marka sahibi adına üçünü kişilere karşı marka hakkına tecavüz halinde dava açabilmesi mümkün iken, markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunmaları veya bu amaçla marka başvurusuna itiraz edebilmelerinin mümkün olmadığı, markadan doğan hakkın 3. kişi ...’ya ait olduğunun kabul etmesi nedeniyle, davacının kendisine ait ticaret unvanına dayanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir...ONANMASINA\". Hükümsüzlük talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf edenin sıfatına göre  istinaf isteminin reddi  gerekmiştir. Markaya tecavüz iddiasına gelince,  tarafların 41. Sınıf kapsamında çeşitli  etkinlikler için organizasyon hizmeti alanında ticari faaliyet yürüttükleri, davacının inhisari lisans sahibi olduğu ... numaralı ... markasının 41. Sınıfta, \"Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.\" hizmetleri için tescilli olduğu,   davalıya ait ... tescil numaralı ... markasının 39 ve 43. Sınıfın tamamında, 41. Sınıfta “Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” için  tescilli olduğu,  davacı şirketin Ana sözleşme tescil tarihinin 17.02.2015 olmakla iştigal konusunun 41 ve 35.  Sınıfta yer alan hizmetleri kapsadığı, davalı şirketin Ana sözleşme tescil tarihinin 12.01.2018, iştigal konusunun ise 41.  Sınıfta yer alan hizmetleri kapsadığı,  41. Hizmetler kapsamındaki organizasyon gerektiren tarafların ticari faaliyet alanındaki  (“Sempozyum, Konferans, Kongre, Seminer Düzenleme, İdare Hizmetleri, Spor, Kültür, Eğlence Hizmetleri (Sinema, Spor Karşılaşmaları, Tiyatro, Müze, Konser Gibi Kültür Ve Eğlence Etkinlikleri İçin Bilet Sağlama Hizmetleri Dahil.”) hizmetlerin, dava konusu ... numaralı markanın tescil kapsamında yer almadığı, 41. Hizmetler kapsamındaki organizasyon gerektiren tarafların ticari faaliyet alanındaki hizmetleri için ... ibaresinin tanımlayıcı,  tek başına ayırt ediciliği bulunmayan zayıf ibare olduğu, davacının lisans sahibi olduğu  \"...\" ibareli markasının  tali unsurlarla birlikte bütün olarak ayırt edicilik  kazandığı, davalının  davacıya ait  \"...\" ibareli dayanak markasını bir  bütün olarak ticari faaliyetlerinde markasal olarak kullanmadığı, yapılan bilirkişi incelemelerinde davalının adına tescilli dava dışı 11.12.2018 başvuru tarihli 22.01.2020 tarihinde,  organizasyon gerektiren 41. Sınıf hizmetlerde  tescil edilen ... sayılı  \"... + Şekil \" markasının  ...  ibaresine ... ve  çizgi eklenmiş  şeklinde olduğu ve davalı tarafın markasal kullanımlarının bu marka ile uyumlu olduğu, ... ibaresi kullanıldığı organizasyon  hizmetlerinde tanımlayıcı zayıf ibare olduğundan başka unsurlar eklenerek kullanılabileceği,  davacının bu şekildeki kullanımlara katlanmak durumunda olduğu , nitekim marka sicilinde içinde planner ibaresi olan davacının dayanak markasından önce ve sonra aynı yada ilintili hizmetlerde tescil edilmiş çok sayıda marka tescili bulunduğu , dava tarihinin  29/03/2019 olduğu, davalının tespit edilen markasal kullanımlarının \"...\" şeklinde olması  nedeniyle ayrıca  marka korumasının  tescil edilmesi şartıyla, marka sahibinin Türk marka siciline tescil için başvuru yaptığı tarihten itibaren başladığı gözetildiğinde davalının   11.12.2018 başvuru tarihli ...+şekil  markasına dayalı  markasal kullanımlarının eldeki davada markaya tecavüz iddiası yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, ... şeklindeki  davalı kullanımlarının , davalı adına bu marka tescilli olsun yada olmasın davacının \"...\" ibareli  markası ile iltibas oluşturmadığından, davacının marka hakkına  tecavüz teşkil etmediği, yine web arşiv kayıtlarında ve davacı tarafından sunulan  yazışma içeriklerinde tek başına  ... ibaresinin kullanıldığı görülüyorsa da,  41. Sınıfta davalı tarafından kullanılan hizmetlerde  ayırt edici ibare olmaması  nedeniyle herkes tarafından kullanılabileceği bu şekildeki kullanımların da  marka hakkına tecavüz teşkil etmediği  anlaşılmaktadır.Tüm bu açıklamalara göre, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye  göre, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i önlenmesi davasının reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih ve 2019/98 E., 2021/206 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fffe0630b026cd2","SID":"e047a6ee7843ff08"}}