{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2024/2193 <br>KARAR NO:2024/1845<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:19/08/2024 <br>NUMARASI:2024/608 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu trafik kazasında eş, babalarını ve çocuklarını kaybeden davacılar   için, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat ve davalılar ... ve ... adına olan araç ve gayrimenkul kayıtlarına İhtiyati Haciz konulmasına  karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13/08/2024 tarihli ara karar ile  \"... Somut olayda; davacıların murisi ...'ün sevk ve idaresindeki .. plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki 1... plakalı aracın 09/06/2024 tarihinde  çarpışması nedeni ile meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ...'ün ölümünden kaynaklanan maddi manevi tazminat istenildiğine göre; 6098 Sayılı TBK un 117/2 inci maddesi uyarınca davacıların alacağının kaza tarihi itibariyle muaccel olduğu sabittir. Ancak dosyanın henüz dilekçeler aşamasında olması, soruşturma dosyasında kusura yönelik olarak raporun henüz alınmaması, tarafların kusur durumunun bu aşamada bilinememesi, davalı sürücünün kusur durumu olması halinde davalıların zarardan sorumlu tutulabileceği gerekçeleri ve ihtiyati haciz talebinin her zaman istenebileceği kanaati ile bu aşamada davacılar vekilin ihtiyati haciz talebinin reddine...  \" dair karar verilmiştir.Davacı vekili 18/08/2024 tarihli dilekçesi ile yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.Mahkemece 19/08/2024 tarihli ara karar ile, \"...Dosyanın incelenmesinde, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine...\" dair karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;İİK'nun  257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak  vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun  258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacı tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı). Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve davacıların murisinin ölümüne ilişkin belgeler dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda alacağın varlığının ve miktarının kesin olarak ispatının, bu aşamada gerekli bulunmaması, İİK 257 vd. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle ölçülülük ilkesi de gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken açıklanan gerekçe ile talebin  reddine karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d2cc1dc916bd781","SID":"be4afc77773bc09f"}}