{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/455 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/188<br><br>DAVA\t: Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinin Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 07/04/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinin Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... İlçesi, ... Mahallesi 75 Pafta, 404 (E 1079) ada, 125 Parsel'de bulunduğunu ve adı geçen parseldeki mimari projenin, müvekkillerinin miras bırakanı olan Mimar ... tarafından hazırlandığını,  parsel üzerinde bulunan yapının estetik  değere  sahip  olduğunu ve  aynı zamanda FSEK'in 4/3 maddesi anlamında mimarlık eseri niteliğine de haiz olduğunu, ... Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu yapıyı “...” olarak tescil ettiğini, ancak belediyeye sunulan ilgili projede, her nasılsa davalı ...'un ağabeyi olan müteveffa ...'un imzasının bulunduğunu, bu durumun hiçbir surette dava konusu projenin eser sahipliğinin ...'e ait olduğu gerçeğini değiştirmediğini, ...'in vefatı ile anılan mimari esere ait mali hakların müvekkiline geçtiğini, davalıların ise  müvekkillerinden izin almadan mimari esere ilişkin restorasyon ve restitüsyon projeleri hazırlayarak FSEK hükümlerini ihlal ettiklerini, davalılara hukuka aykırı eylemlerine son verilmesi hususunda müteaddit ihtarnameler keşide edildiğini, davalıların bu ihtarnamelere verdikleri cevaplarda, binaya ilişkin projenin ...'a ait olduğu, ...'un vefatından sonra mimari projeler üzerindeki tüm mali hakları ...'a devrettiği, 1981 tarihli proje üzerindeki mali hakların kendilerine ait olduğu ve söz konusu arsaların mimari projelerinin çizildiğini ve ...'in bilgi ve onayının belediyeye sunulduğu yolunda iddialarda bulunduğunu ve davalıların müvekkillerinin başta FSEK hükümlerinden doğan hakları olmak üzere haklarını ihlal etmeye devam ettiklerini iddia ederek, ... İlçesi, ... Mahallesi 75 Pafta, 404 (E 1079) ada, 125 Parsel sayılı taşınmazdaki yapıya ilişkin mimari proje müellifinin, müvekkillerinin miras bırakanı ... olduğunun tespitini ve muarazanın giderilmesini, dava konusu yapıya ilişkin eser sahipliğinden doğan mali hakların davalılara devredilmediğini ve ...'in yasal mirasçısı sıfatıyla müvekkillerine ait olduğunun tespitini, ...adının, gerek dava konusu yapıya ilişkin projenin aslına, gerekse çoğaltılmış nüshaları üzerine, FSEK 67. maddesi uyarınca eser sahibi olarak değerlendirilmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalıların ilk bildirimin tebliğ tarihi olan 26/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası'nca kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini  talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların tazminat taleplerinin hangi fiile dayandığı etmediğini, bu nedenle dava konusunun değerini de belirtmediklerini, bunun yerine belirsiz alacak davası denildiğini, bu hususun usulen mümkün bulunmadığını, dolayısıyla dava dilekçesinin HMK 119/d fıkrasına da aykırı olduğunu, bu eksikliğin tamamlattırılması, aksi halde davanın reddi gerektiğini, davacıların tüm taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu yapıya esas Belediye tarafından onaylanan projenin 1981 tarihli olmakla, davacıların her türlü dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davacıların dava konusu projenin uygulandığı yapının yıktırılması için resmi merciilere müracaat ettiklerini, müvekkillerinin yıllardır ...'in eserlerinin korunması için uğraşırken, davacıların bu eserlerin yıktırılması için talepte bulunmaktan çekinmemelerini anlamanın olası olmadığını, davacıların bu davada da manevi tazminat talep etmelerinin eserlerine olan yaklaşımlarını ortaya koymakta yeterli olduğunu, davacıların,  kötü niyetle  dava açtıklarını  savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>CEVAP 2: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; üzerinde hak iddiası olan gayrimenkulün müvekkili tarafından ... tarafından gerçekleştirilen ihaleden 16/02/2005 tarihinde satın alındığını, müvekkilinin gayrimenkulü satın aldığında, bu eserin heba olup gitmemesi, korunması ve iyileştirilmesi için ...'in hayatta iken birçok eserinde birlikte çalıştığı bilinen Mimar ... ile bir sözleşme yaptıklarını, müvekkilinin ... ile ... ile birlikte çalıştıklarını bildiği iki mimarın iç ilişkisini  bilmesi,  mali  hak  sahipliği  ile eser sahipliği ayrımını yaparak hareket etmesinin mümkün olmadığını, bu noktada müvekkiline kusur atfedilemeyeceği hususunun açık olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacıların murisi ...'in eser sahibi olduğu iddia olunan ... ilçesi, ... Mahallesi, 75 pafta, 404 ada, 125 parsel üzerinde bulunan yapı ile ilgili mimari projenin eser sahibinin ... olduğunun tespiti ile FSEK 68.maddesi kapsamında şimdilik 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Kültür ve Turizm Bakanlığı 3 nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna yazı yazılmış projeye ilişkin ve taşınmazla ilgili alınmış kurul kararları ile dosyamız içine celp edilmiştir. <br>İstinaf karar ilamı öncesinde, görevlendirilen ilk bilirkişi heyeti ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 19/07/2016 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; 1981 tarihli projenin FSEK 6.madde kapsamında işlenme eser olduğunu, işlenme eser sahibinin ...'a ait olduğunu, davacıların mimari proje üzerinde mali haklarının söz konusu olamayacağını bu nedenle mali haklara dayalı talepte bulunamayacaklarını bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>İstinaf karar ilamı öncesinde, görevlendirilen ikinci bilirkişi heyeti ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 15/03/2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle;  1981 tarihli projenin FSEK 10.madde kapsamında ortak eser niteliğinde olduğunu, projeye ...'un proje müellifi olarak imza atmasının ...'in  bilgisi dahilinde olduğunun kabul edilebileceğini, FSEK 52. madde kapsamımdaki değerlendirmenin mahkeme ait olduğunu, manevi haklar açısından 2006 ve 2013 tarihli tadillerin yapının hususiyetini bozmadığını, eser sahibinin adının projeye derc edilmesi açısından ölenin sağlığında projeye adını koymamış olmasının, FSEK 19.madde dikkate alındığında mirasçılarınca bu yönde bir talepte bulunamayacaklarını, mali hakların devredilip edilmeğinin mahkenin takdirin olduğunu bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>İstinaf karar ilamı öncesinde, görevlendirilen ikinci bilirkişi heyeti ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 19/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmından özetle;  Kök rapordaki tespitlerin geçerli olduğunu, itiraz konularının hukuki olması nedeniyle eser sahipliği karinesinin çürüyüp çüremediğinin mahkemece değerlendirmesi gerektiğini bildirmişlerdir.<br>Mahkememizin  2017/249 esas, 2018/171 karar sayılı, 19/04/2018 tarihli davanın reddine ilişkin kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı kararı ile  davaya konu projenin uygulanması suretiyle meydana getirilen yapının, mimar ...'in eserlerindeki ... niteliklerini barındırdığı, korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edildiği ve FSEK 6. Madde de düzenlenen güzel sanat eseri olduğu anlaşılmakla, 1990, 2006 ve 2013 yıllarında  yapılan değişiklikler  yönünden davacıların mali  haklarının ihlal edilip edilmediğinin ve tazminat talep hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece, muris tarafından verilen iznin sadece 1981 tarihli uygulama projesine yönelik olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde  karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmekle işbu esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. <br>Huzurdaki davada; davacıların murisi ...'in eser sahibi olduğu iddia olunan ... ilçesi, ... Mahallesi, 75 pafta, 404 ada, 125 parsel üzerinde bulunan yapı ile ilgili mimari projenin eser sahibinin ... olduğunun tespiti ile FSEK 68.maddesi kapsamında şimdilik 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminat isteminin mevcut olduğu ve davacıların aktif husumet ehliyetine yönelik olarak davalılar tarafından ileri sürülen itirazlara ... 2. FSHHM'nin ...esas, ... karar sayılı dosyasının dayanak gösterildiği görülmüştür. İşbu dosya uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiş olup  ... 2. FSHHM'nin... E. ... K. ve 15/09/2021 tarihli kararı incelendiğinde; davacıların ..., ..., ... (huzurdaki davacılar), davalının Mehmet Hattat, davanın FSEK hükümlerine dayalı tazminat istemli olup aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 16. Hukuk Dairesinin ...E. ... K.ve 15/06/2022 tarihli ilamı incelendiğinde; davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, karara karşı temyiz yolunun açık olduğu tespit edilmekle ... 2.FSHHM'nin ... esas sayılı davasında husumet yönünden verilen kararın huzurdaki davayı etkileyeceği kanaati ile mahkememizce anılı dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir. Bekletici mesele yapılan dava dosyasının  temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderildiği,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E., ... K, 11/03/2024 tarihli kararı ile anılı istinaf kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiği ve böylece davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına yönelik kararın kesinleştiği saptanmıştır.  <br>Teorik düzeyde doktrin ve uygulama düzeyinde yargısal içtihatlar kapsamında istikrarlı şekilde belirtildiği üzere; husumet yahut diğer bir ifade ile sıfat, (defi olmayıp)  itiraz olduğundan, diğer itirazlar gibi hâkim tarafından (taraf sıfatının) resen nazara alınması gerekmektedir. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir konu olup tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Aksi durumda davacı yönünden aktif, davalı yönünden ise pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. İşbu hukuksal kabul ışığında; davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında davacıların murisinin vasiyetname ile mimari projeler üzerindeki mali haklarını dava dışı üniversiteye bırakıp bırakmadığının tespit edilmesi gerekmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanmak sureti ile kesinleşen ilk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere; ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... E. , ...K. sayılı kararı ile ''…11/01/1988 tarihli elyazısı ile yazılmış vasiyetnamenin sulhen ve tasdikine ve tesciline’’şeklinde karar verildiği, anılan karar üzerinde yer alan şerhten de vasiyetnamenin geçerli olacak şekilde tasdik ve tescil edildiği hususunun 25/04/1994 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı 10/12/2019 tarihli kaldırma kararı, toplanan deliller, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. , ... K. Sayılı dosyası,  ... 11. Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı miras taksim sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mirasbırakan tarafından hazırlanan el yazılı vasiyetnamenin geçerli olduğu ve hukuki sonuç doğuracağı, bu nedenle davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. <br>KARAR: gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, <br>2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından, peşin harcın mahsubu ile eksik 399,90 TL harcın davacı tarafından hazineye irat kaydına,<br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı  ...'a  ödenmesine, <br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a  ödenmesine, <br>5-Davalı ...'ın yaptığı 9,00 TL masrafın davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,<br>6-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,  <br>Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın  tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen  anlatıldı. 06/11/2024<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6322b336f80740ce","SID":"32225f51a805156b"}}