{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1650 Esas <br>KARAR NO: 2024/1754 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/38 Esas -  2023/251 Karar <br>TARİHİ: 14/06/2023<br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkilinin şirket merkezinin Mersin’de olup,  tarım ürünleri ithalat ve ihracatı alanında faaliyet gösterdiğini, yükleyicisi ... ve müvekkilinin alıcısı olduğu 18.10.2021 tarihli ... nolu konşimento tahtında taşınan 57 konteyner içerisinde bulunan 1.028.327,25 KGS bezelyenin ... nolu konşimento tahtında Sudan’dan Türkiye Mersin limanına davalıya ait ... gemisi ile taşındığını, 57 konteyner ürünün 18.08.2021 tarihinde konşimento kaydına göre gemiye yüklendiğini, yükün Mersin Liman Başkanlığı kayıtlarına göre 08.09.2021 tarihinde Mersin limanına ulaştığını, yükün tesliminin gecikmesi üzerine 29.09.2021 tarihinde yükleyici ... Şirketinin bir kez daha Maersk hattının Sudan limanındaki acentesine ... nolu konşimento tahtında taşınan yükün alıcısı ve ihbar adresi olan müvekkiline teslimine dair telex talimatı verdiğini, yükün geç teslim edilmesi nedeniyle ... İşletmeciliği A.Ş.'nin (...) 26.11.2021 tarihli ... sayılı 76.924,35-USD bedelli faturayı düzenlediğini,  ardiye ithalat dolu normal konteyner masrafı 74.074,35-USD ve çıkış terminal masrafı olarak 2.850,00-USD fatura edildiğini, müvekkilinin yükü teslim alabilmek için fatura bedelini ...’e ödediğini, 29.11.2021 tarihli ... no’lu 76.924,35-USD bedelli faturayı ...adına düzenleyerek rücu ettiğini, davalı ...'in faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini ve kayıtlarına işlediğini, müvekkilince defalarca telefon ile görüşüldüğünü ve sayısız maile cevaben konunun incelendiği ve kısa zamanda ödeme yapılacağının bildirildiğini, halen ödeme yapılmadığını beyanla  76.924,35 USD asıl alacağın ve USD'ye işlemiş/işleyecek en yüksek ticari mevduat faizi ile fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Dava konusu ihtilafa ilişkin yüklerin merkezi Kopenhag Danimarka'da bulunan yabancı taşıyan ...'nin ... numaralı konşimentosu tahtında Sudan'ın Port Sudan limanından Mersin Limanına taşındığını, taraflarınca ...'a yapılan başvuruda konşimento hakkında görüş alındığını, ... 14.02.2019 tarihli görüş yazısında taşımalara ilişkin konşimentoların arkasındaki taşıma şartlarının navlun sözleşmesi hükmünde olduğu ve konşimento arkasındaki bu şartların konşimentonun tarafları için bağlayıcı olduğunun ifade edildiğini,  yetkili mahkemenin Londra'da ki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta taşımanın yapıldığı gemilerin yabancı bayraklı gemiler olduğunu, yüklerin Sudan'dan Türkiye'ye taşındığını, yabancı taşıyan ...'nin Türkiye'deki Türk acentesinin bahsi geçen taşımalar için navlun sözleşmesinin kurulmasına ve konşimentoların düzenlenmesine herhangi bir aracılık olmadığını, davacının davasının milletlerarası yetki yönünden reddi gerektiğini, iddia edilen gecikme sebebiyle müvekkile atıf olunabilecek herhangi bir kusur bulunmadığını,  yüklerin ilk alıcısının ... firması olduğunu 16/09/2021 tarihinde yükleri kabul etmediğini ve yüklerden feragat ettiğine dair feragatnamesini müvekkiline verdiğini,  yurt dışındaki yükleten de 29.09.2021 tarihinde alıcı değişikliği talebinde bulunduğunu yeni alıcının dava olduğuna dair talep yazısını verdiğini, davacının taahhütnameyi 08.10.2021 tarihinde müvekkiline gönderdiğini,  gümrük müşavirlerinin \"Birleşik Gümrükleme\" firmasından aldığı mesajda Gümrük Müdürlüğü nezdinde özet beyan ve alıcı değişikliğinin 13.10.2021 tarihi itibariyle yapıldığını, yeni alıcının davacı olarak gümrük idaresi kayıtlarında düzeltildiğinin görüldüğünü, davacı yanın ithalat işlemlerine başladığını  yükün muhtemel millileşmemesi için davacı adına Mersin ...Noterliğinin 18.07.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı gümrükçü vekaletnamesi ile vekil kılındığını, ... Tic Ltd Şti firması Gümrük Müdürlüğüne hitaben 21.10.2021 tarihli başvuru yazısı ile yüklerin halen daha ithalat işlemlerinin devam ettiğini,  gümrükçü vekaletnamesi ile vekil kılınan şirketin  müvekkili şirkete 05.11.2021 tarihinde başvurduğunu ve yükleri kabul ettiğinin bildirildiğini, müvekkilinin dijital sistem üzerinden tahliye limanı olan Mersin MIP Liman işletmesinin sistemine gönderildiğini,  buna müteakip davacı yan tüm gümrük işlemlerini tamamladıktan sonra 57 konteynere tekabül eden yüklerini 10.11.2021 ile 11.10.2021 tarihlerinde limandan fiilen çekerek teslim aldığını, akabinde tüm konteynerler 15.11.2021 ile 17.11.2021 tarihleri arasında müvekkiline boş olarak iade edildiğini,  08.09.2021 tarihinde tahliye edilen yüklerle ilgili yurt dışından taşıtan ve yükleten sıfatlarını haiz ... firmasının alıcı değişikliği yapılması ve yeni alıcının davacı olarak gösterilmesini talebini müvekkili Sudan acentesine gönderdiğini, 29.09.2021 tarihleri arasında müvekkiline atfolunabilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı yanın 57 adet konteyner yükü kabul ettiğini ve teslim aldığını, müvekkili tarafından davacıya 11.019,82 Euro tutarında indirim yapılarak 08.08.2022 tarihli ... numaralı ve 112.886,15 Euro tutarlı demuraj faturası ile 08/07/2021 tarihli ... numaralı 4315,32 Euro tutarlı demuraj faturaları düzenlenmiş olmasına rağmen davacı tarafça ödenmediğini,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak yargılama neticesinde aleyhe hüküm kurulması keyfiyeti karşısında davacıdan tahsil edilen demuraj ve alacaklarının takas mahsup yapılmasını talep ettiklerini  beyan etmekle davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/06/2023 tarih 2023/38 Esas -  2023/251 Karar sayılı kararında; \"Dava; Sudan'dan Mersin'e gemi ile taşınan konteynerların alıcı değişikliğine ilişkin işlemlerin geç yapılması nedeni ile davacı tarafından Mersin Liman işletmelerine ödenen ardiye ve liman çıkış ücretinin davalı taşıyana rücu edilmesi istemine ilişkindir. Davalı cevap dilekçesinde taşımayı konu alan konşimentodaki yetki şartı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Dava konusu taşıma ... adına düzenlenen ... numaralı konşimentosu tahtında Sudan'ın Port Sudan limanından Mersin Limanına gerçekleşmiştir. Davacı konşimentolarda “alıcı\" olarak yer almakta olup, yükü teslim aldığı sabittir. Taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımanın Sudan'dan Türkiye 'ye yapılması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşımaktadır. Konişmentoların arka sayfasında yer alan taşıma şartlarının 26. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra mahkemeleri olduğunun kararlaştırılmıştır.Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukukun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı meselesidir. (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) Öyleyse uygulanacak hukuktan önce yetki konusu karara bağlanmalıdır. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp  Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmento yükleme limanı olan Sudan/Port Sudan Limanında düzenlendiği, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine  aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve  2020/3051 Karar sayılı ilamı) konişmentonun 26.maddesinde bulunan yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekili tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesi ile, Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  mahkemenin yetkili olduğunu, yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, davalı yanın, davacının davasını  konşimentoya dayandırdığı, konşimentonun arka yüzünde İngiliz Hukuku uygulanacağının ve Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve taşımaya Türk acentesinin herhangi bir aracılığı ve dahiliyeti bulunmadığından Türk Mahkemelerinin münhasır yargı yetkisi bulunmadığına dair yetki itirazının yerinde olmadığını, Taşımanın Mersin limanında sonlandığını; davanın; taşıma tamamlandıktan sonra davalının eylemleri ve ihmali sebebiyle müvekkillerince ... A.Ş.’ne  ödenen 76.924,35-USD bedelli fatura tutarının,  davalının Türkiye acentesi tarafından davacıya verilen ödeme taahhüdü gereğince davalı adına düzenlenen yansıtma faturasının ödenmemesi sebebiyle açılan alacak davası olduğunu, davalıya tebligatın usulüne uygun yapıldığını, Türkiye’de potansiyel vergi numarası ve adresi olan davalının tebligatı aldığını ve vekaletname ile temsil edildiğini; acenteye izafeten tebligat yapmaya gerek kalmadığını, Konşimento delil listelerinde sunulduğunu; taraflar arasındaki ticari ilişkinin nasıl başladığını, taşımanın Sudan’dan Mersin’e hangi tarihte gerçekleştiğini ve akabinde Mersin’de konşimento düzenlendiği ve malın teslim alındığını ortaya koymakta olduğunu, Dava dilekçelerinin 4. Maddesinde belirttikleri ve dilekçelerine Ek-4 olarak sundukları taraflar arasında ki yazışmalarda davalının da kabulünde olduğu üzere ... Türkiye Acentesi yetkilisinin 14/10/2021 tarihinde saat 14.50’de ..., ...@...com adresinden müvekkili ile ... acentesine hitaben; \"Merhabalar ... bey, İlgili konu ile alakalı Sudan’dan revize bekleniyor, Mağdur olduğunuz süre boyunca masraflar tarafımızca karşılanacaktır.  maili ile liman işgaliye vb masrafların karşılanacağı taahhüt edilmiştir. Karşılıklı yazışma ve mailler dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.\"  beyanı ile Türkiye’de ödeme taahhüdünde bulunduğunu; yine aynı e-mailin ilk paragrafında; \"Sevgili ..., Lütfen gerekli değişikliği yapınız ve bize bildiriniz ki orijinal konşimentoyu düzenleyelim\" denildiğini; akabinde ... acentesinin 21/10/2021 tarihinde bu konşimentoya bağlı ek süre taleplerini Gümrük Müdürlüğü’ne sunduğunu, ayrıca konşimentonun Türkiye’de basıldığını; 13/10/2021 tarihli mailde alıcı düzeltilmesi yapıldıktan sonra Sudan’dan yetki alınarak konşimentonun Türkiye’de düzenlediğinin davalı tarafça beyan edildiğini, 13.10.2021 tarihinde ..., ...@...com adresinden, ...@...com ve müvekkiline; konşimento basımı için Sudan’dan yetki alınması gerektiğinin veyahut taraflarına telex yapılması gerektiğinin; akabinde basımın gerçekleştirip taraflarına BL (konşimento) iletileceğinin belirtildiği, bu mailde 13/10/2021 tarihi itibariyle halen Sudan’da ki ... acentesinden konşimento düzenlenmesi için ...’nin talimat beklediğinin görüldüğünü,  dava dilekçelerine Ek-2 olarak sunulan 29 Eylül 2021 tarihli ... antetli yazıda düzeltme yapılan ... numaralı orijinal konşimentonun Mersin’de düzenlendiğinin koyu harflerle belirtildiğini, yük alıcı değişikliği ve Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun ... acentesi tarafından yapıldığını; işlemlerin Mersin Acentesi tarafından takip edildiğini ve ödeme taahhüdünün Türkiye Acentesi tarafından verildiğini, Davalı tarafça dava konusundan uzak Yargıtay Kararları ile 9 sayfa yetki itirazı sunulmasının Mahkemeyi yanıltma çabası olduğunu ve talebinin hukuken kabul edilmemesi gerektiğini; yetki itirazının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Gecikme sebebiyle doğan zarardan davalının sorumluluğunun bulunmadığına dair beyanın kabul edilemeyeceğini; davalının 57 konteyner ürünü 18.08.2021 tarihinde konşimento kaydına göre gemiye yüklendiğini, 08.09.2021 tarihinde Mersin limanına ulaştığını, tahliye limanına varmasından 9 gün sonra 16.09.2021 tarihinde ilk yük alıcısı ... yüklerden feragat yazısını ...’e verdiğini, yükün tesliminin gecikmesi üzerine 29.09.2021 tarihinde yükleyici ... şirketi bir kez daha ... hattının Sudan limanında ki acentesine ... nolu konşimento tahtında taşınan yükün alıcısı ve ihbar adresi olan müvekkiline teslimine dair telex talimatını verdiğini beyan ve kabul ettiklerini; bu talimat üzerine Mersin’de konşimento düzenlendiğinin yukarıda açıklandığını, Delil listelerinde Ek-3 olarak sundukları ... Sudan ve Türkiye arasında ki yazışmalarda malın neden alıcısı Ortaasya’ya teslim edilmediğini sorduğunu; müvekkilinin dosyaya sunulan mailler ile gecikmeden dolayı yaşadığı mağduriyeti açıkladığını ve malın bir an önce teslim edilmesi için çabaladığını; tekrardan kaçınmak için karşılıklı maillere atıfta bulunduklarını; akabinde gecikmenin kendilerinden kaynaklandığını kabul eden ...'nin ödemeyi kendilerinin yapacağını kabul ve taahhüt ettiğini; (08.10.2021 tarihli e-mail) Takip eden günlerde gecikmenin devam etmesi üzerine 14.10.2021 tarihli e-mail ile “mağdur olduğunuz süre boyunca masraflar tarafımızdan karşılanacaktır” taahhüdünün yenilendiğini, dosyaya sunulan ... iç yazışmalarında dahi evrak gecikmesinin kendilerinden kaynaklandığının ikrar edildiğini, (Dilekçelere Ek e-mail yazışmaları) yükün geç teslim edilmesi nedeniyle ... A.Ş. (...) 26.11.2021 tarihli ... sayılı 76.924,35-USD bedelli fatura düzenlediğini; (Ek-5) ardiye ithalat dolu normal konteyner masrafının 74.074,35-USD ve çıkış terminal masrafı olarak 2.850,00-USD fatura içeriğini oluşturduğunu; müvekkilinin hukuki sorumluluğu gereği yükü teslim alabilmek için fatura bedelini ...’e ödediğini; karşılıklı mutabakat gereği ... tarafından düzenlenen faturayı ödemeyi müteakip müvekkilinin 29.11.2021 tarihli ... no’lu 76.924,35-USD bedelli faturayı ...adına düzenleyerek rücu ettiğini, Davalı ...'in faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini ve kayıtlarına işlediğini; e- fatura ve e-arşiv fatura mükellefi olduklarına dair açıklamanın anlaşılamadığını; e- arşiv fatura kayıtlarına girdiğini; şifrenin kendilerinde olduğunu; basiretli bir iş adamı olarak her gün kontrol ettikleri sistemde aylar sonra bu faturayı görmedik demelerinin Maersk çalışanlarına yakışmayacağını, hukuki bir savunma olmadığını; birçok mailde faturaya atıftta bulunulduğunu ve ödeme taahhüdünün tekrarlandığını; cevaben konunun incelendiği ve en kısa zamanda ödeneceği bilgisi alındığını, İleri sürerek, arz ve izah edilen nedenlerle İstanbul 17 ATM 2023/38 – 2023/251 K. Sayılı ilamının kaldırılmasına, kararın bozulmasına, davanın kabulüne, asıl alacak ve Amerikan dolarına işlemiş/işleyecek en yüksek ticari mevduat faizi ile fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının alıcısı olduğu konişmento tahtında Sudan'dan Mersin Limanı'na davalı tarafından taşınan elli yedi adet konteyner içerisindeki emtianın, alıcı değişikliğinden ötürü gümrük işlemlerinin uzadığı ve bu nedenle davacı tarafından ... A.Ş.'ye ardiye bedeli ödendiği iddiasına dayalı olup, bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 1228 maddesine göre; konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK'nın 1237. maddesine göre; taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, 5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun  \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı  bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Dava konusu konşimento incelendiğinde, davalının taşıyıcı, davacının alıcı olduğu,  konişmento tahtında gerçekleştirilen Sudan-Mersin arası taşıma konusu emtianın davacı tarafından teslim alındığında ihtilaf bulunmadığı, konişmentonun doğrudan davalı taşıyıcı tarafından imzalandığının konişmento üzerinde kayıtlı  bu nedenle davacı (gönderilen/konişmento hamili) ile davalı arasındaki ilişkiye konişmento hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmış olup, davacının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Konişmentonun arka yüzünde yer alan \"kanun ve yargı yetkisi\" başlıklı 26 ıncı maddesinde, Amerika Birleşik Devletlerine veya devletlerinden veya başka yere yapılan mal taşıma işlemleri dışındaki tüm taşımalarda, iş bu konişmentonun İngiliz Hukukuna tabi olduğu, konişmentodan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda, başka bir ülkenin kaza dairesi hariç tutularak, Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza yetkisine sahip olduğu hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı arasında yabancılık unsuru taşıyan taşıma ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Yetkili kılınan mahkeme belirlidir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, Türk Mahkemesinde dava açılamayacaktır. Buna göre mahkemece davalının milletlerarası yetki itirazının kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacının alıcı değişimi sonrası konişmentonun Türkiye'de basıldığına, alıcı değişimi nedeniyle gümrük işlemlerinin davalının Türkiye acentesi tarafından takip edildiğine, bu nedenle mahkemenin yetkili olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42855de76d7d7426","SID":"0d801c20c8bc6b08"}}