{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1188 <br>KARAR NO: 2024/1529<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/03/2024<br>NUMARASI: 2024/134 Esas -  2024/356 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/81085 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, iddianame hazırlanarak dosya İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edildiğini, yapılan yargılama kapsamında müvekkili hakkında 21.02.2020 tarihli mahkumiyet kararı verildiğini, kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini akabinde müvekkili .. 19/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin büyük hissedar olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin murisinin vefatı üzerine Büyükçekmece ... Noterliği 09/12/2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi alındığını beyanla anılan nedenlerle müvekkillerinin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterlerine işlenmesi ve veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin taraflarına bildirilmesini, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ayrı ayrı müvekkillerin hesaplarına ödenmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2017/353 D. İş numaralı kararı ile 647 Sayılı KHK' mn 19. Maddesi uyarınca müvekkili şirkete TMSF kayyım olarak atandığını, davacıların murisi..., müvekkili şirket hissedarlarından olduğunu, 20.11.2022 tarihinde vefat ettiğini ancak...'nın hisseleri üzere el konulduğunu ve müsadare edildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen iddia ile taleplerin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın usul ile esastan reddedilmesi gerektiğini, esas nitelik teşkil eden TMSF'nin aldığı Yönetim Kurulu kararının açık olduğunu, davacıların murisi...'nın ölümünün payları etkilemediği, paylar hakkında müsadere kararının devam ettiği hatta sanık müdafiinin de bu hususu kabul ile müsadere yönünden talepte bulunduğunu, davacıların taleplerine ilişkin kayyım heyeti tarafından alınan hiçbir karar  olmadığını, huzurdaki davanın dava şartının oluşmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme'nin, genel kurul yerine geçerek davacılara kar payı dağıtılmasına şeklinde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olacağını, davacıların bu alacak talepleri bakımından doğrudan dava açması hukuken mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmaması ve dava şartının oluşmaması nedeni ile huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddedilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını,  iddialarını hiçbir somut bilgi ve belgele ile ispat edemeyen davacılara, geçmiş dönem kar paylarının ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla anılan nedenlerle davanın husumet, görevsizlik, dava şartı yokluğu ve davacıların aktif husumet yokluğuna ilişkin itirazları uyarınca usulden reddedilmesine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava, davacıların şirket ortağı olduğunun tespiti ile kar paylarının davacılara ödenmesi talebine ilişkindir. İstanbul ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabı ve ticaret sicil gazetesi ilanlarından muris...'nın davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı,  murisin davalı şirketteki hissesinin 06.12.2011 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrederek ortaklıktan ayrıldığı bu kararının da 20.12.2011 tarih ve 7965 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği görülmüştür. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacıların murisi olan...'nın davalı şirkette hissesinin olmadığı, davacıların ortaklığın tespiti ile kar payının ödenmesine ilişkin aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı (benzer nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin 27/01/2022 tarih, 2022/89 Esas ve 2022/93 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; veraset intikali konusunda varislerinin hakkını vazgeçilmez bir hak olarak tespit ettiği halde, hukuki yarar yokluğu yorumuyla usulden reddine karar verilmesinin anlaşılamadığını, hukuki yarar yokluğu denilen kararın maddi karşılığı, murisin 59 yıl önce kurup bugüne getirdiği, 2022 yılında Türkiye'de en çok vergi veren 73.şirket olan grup şirketlerinin yaklaşık 650 milyon USD şirket değerine sahip ticari işletmedeki 250 milyon USD'ye tekabül eden bir şirket hissesi tescili olduğunu, davalı cevapların davanın esası ile hiçbir ilgisi olmadığını, dolayısı ile somut dava sebeplerine; somutlaştırılmış, bilgi-izahat-açıklama-rapora dayanan bir cevap verilmemiş olup davada haklı olduklarını, aksini ispat etmek durumda olan davalının, herhangi bir veri/delilikayıt sunamadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirket ortağı olduğunun tespiti ve kar payının ödenmesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıların aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı şirkete İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2017/353 D.iş sayılı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. Maddesi kapsamında TMSF kayyım olarak atanmış, ayrıca davacıların murisi... hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 Esas, 2020/53 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet ve şirket hissesi üzerinde müsadere kararı verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin  16.09.2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/1072  sayılı Kararı ile karar düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacıların murisi... ceza mahkemesi kararının temyizi aşamasında 19/11/2022 tarihinde ölmüştür. Davacı tarafça, miras payları oranında hisselerinin pay defterine kaydına ve geçmiş dönem kar payının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.20/12/2011 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayımlanan 08/12/2011 tarih ve 17 sayılı ortaklar kurulu kararına göre, davacıların murisi... davalı şirketteki hisselerini Büyükçekmece ... Noterliğinin 06/12/2011 tarih ve ... YN'lu hisse devir ve temlik sözleşmesi ile dava dışı ... Ticaret A.Ş.'ye devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Davacıların murisi..., davalı şirkete TMSF kayyım olarak atanmadan çok önce şirket ortaklığından ayrılmış bulunduğundan davacıların eldeki davada aktif husumetleri bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonda davalı yan gider avansından karşılanan 350 TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad4bc61e438f79a0","SID":"42861981d8c11e49"}}