{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/611 <br>KARAR NO:2024/900<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/10/2020<br>NUMARASI:2018/989 Esas, 2020/619 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:23/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili, davacı şirketin, asansör üretim, tasarım, servis ve bakım hizmetleri konusunda faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin Gaziantep-Şahinbey’de bulunan ... Üniversitesi Kızılhisar Kampüsü yanı adresinde yapılacak olan ... İnşaatına tesis edilecek 19 adet asansörün temin edilerek montajının yapılması konusunda öncelikle 30.05.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede ....A.Ş. \"işveren’, davacı şirket ‘taşeron davalı şirket ‘idare’, ....A.Ş.’nin ise ‘kontrolfirma’ olarak yer aldığını, daha sonra ....A.Ş.’nin projeden çekildiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında aynı projeye ilişkin bu defa 18.03.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamındaki işlerin, davacı şirket tarafından eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirildiğini ve asansörlerin iş sahibi davalıya teslim edildiğini, sonrasında proje yöneticisi ... A.Ş. ve ... site yönetiminin de katıldığı geçici kabuldeki eksik hususların giderilmesi konusunda 25.06.2014 tarihli bir protokol imzalandığını, davacı şirketin bu protokoldeki eksikliklerini de kusursuz şekilde yerine getirdiğini, davalı tarafça kararlaştırılan miktarın bir kısmının ödendiğini, kalan 175.230,OO.-Euro’luk kısmı için hazırlana hakediş raporunun işverence de onaylanmasına rağmen bu tutarın da 72.286.6-Eurloluk kısmının ödenmediğini, 72.286.6-Euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a. maddesi uyarınca Euro’ya Devlet bankalarınca uygulanan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı (ve artan oranlarda faiz) ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece 15/10/2020 tarihli kararı ile; Tüm dosya kapsamına göre; davacı .... A.Ş. ile davalı şirketin Gaziantep- Şahinbey’de yapılacak \"...\" binasına tesis edilecek 19 adet asansörün temin edilerek montajının yapılması konusunda  30/05/2012 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı, Bu sözleşmede .... A.Ş. ‘işveren’ ile davacı şirket ‘taşeron’, davalı şirket ‘idare’ ... A.Ş.‘ nin ise ‘kontrol firma’ olarak yer almıştır. Daha sonra... A.Ş’nin projeden çekilmesi nedeniyle, davalı şirket ile davacı şirket arasında aynı projeye ilişkin (devamı olarak) 18/03/2013 tarihli ikinci sözleşme imzalandığı, 35 adet asansör satışına ilişkin olduğu, 25/06/2014 tarihli protokolün taraflar arasında sözleşmenin eki olarak düzenlendiği, sözleşmenin tarafları bulunan yüklenici-proje yönetimi-isveren olarak “2 no’ lu hakediş raporu, yeşil defteri, imalat ilerleme durumunu gösteren raporlar, yer teslimi belgesi, 07/01/2016 tarihinde davalı şirket temsilcileri tarafından imzalanan bu belgelere göre;  davacı yüklenici firmanın eksiksiz ve % 100 ü olarak, ana sözleşme ile diğer sözleşmelerdeki taahhüt edilen işlerin anahtar teslimi olarak, istenilen adres ve yerde, yapılarak teslim edildiği, davacı şirket tarafından iş bu eser sözleşmeleri kapsamında işlerin ifa edildiği, tamamlandığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin getirtilen ticaret sicil kayıtlarından şirketin faal olduğu, Gaziantep CBS nin terör suçları soruşturması nedeniyle 29/08/2016 tarihinde kayyıma deviredildiği, kayyımın görevinin 15/02/2018 tarihinde sona erdiği, şirketin ... Aş olan ünvanını değiştirerek ... Aş yaptığı tespit edilmiştir.TMSF nin 25/09/2020 tarihli cevap yazısında şirketin faal olduğu, borç ve yükümlülüklerinden sorumlu olduğu, kayyım atanmasına ilişkin ticaret sicil kayıtlarının doğru olduğu bildirilmiştir.Davalının alınan BA-BS formlarından 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin davacı faturalarının defterlerine işlendiği, davalının 2015 ve 2016 yılına ait BA-BS bildirimi yapılmadığı, 06/01/2017 tarihinden itibaren BA-BS bildirimlerine yeniden başladığı  kayıtlı olduğu vergi daireleri tarafından bildirilmiştir. İncelenen 2013 ve 2014 yılına ait davalı formlarında davacı şirketin alacağının dayanağı olan sözleşme nedeniyle düzenlenen hak ediş faturalarının davalı şirket kayıtlarında bulunduğu görülmüştür. Davacı alacağının dayanağı 18/01/2016 tarihli faturanın davalının 06/01/2017 tarihinde başlayan kayıtlarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Delil bildirmeyen, cevap dilekçesi sunmayan,delil bildirmeyen , 2015 ve 2016 yılı için BA-BS formu ibraz etmeyen davalının ticari defter ve kayıtları davacının bu defterlere delil olarak da dayanmadığı gözetilerek incelenmemiştir.  Alınan 07/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda;\"Davacı şirketin 2013-2014-2015-2016 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 81.286,06.- Euro ve 262.057,84.-TL alacaklı olduğu,Ancak davacının dava dilekçesinde 72.286,06.-Euro talepli dava açtığı talebe bağlılık ilkesi gereği alacağın 72.286,06.-Euro olduğu,Dava dosyasında bulunan sözleşmelerde faiz konusunda herhangi bir madde bulunmadığı\" tespit edilmiştir.Davacı alacağının dayanağı olan 18/01/2016 tarihli 72.286,06 Euro tutarlı hak ediş faturasının davacı defterleri ile BA-BS kayıtlarında bulunduğu, faturanın taraflar arasındaki sözleşme sonucu 07/01/2016 tarihinde düzenlenen hak ediş raporu üzerine düzenlendiği, hak ediş raporunu davalı şirket adına planlama şefi ... ın imzaladığı, davacı tarafından sözleşme konusu asansörlerin davalı şirkete teslim edilerek montajının yapıldığı, davalı şirketin sözleşme nedeniyle doğan borçlarından sorumlu olduğu sabit bulunduğundan, 72.286,06 Euronun fiili ödeme tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının ve dava tarihi olan 23/10/2018 den itibaren,  3095 sy 4/a maddesi gereğince Euro mevduata Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan reddi gerektiğini, KHK'larda yer alan Kanun maddeleri gereği ödemeler ve işlemler askıya alındığından, bu durumun davacı yana haklı sebeple fesih yetkisi tanımadığını, müvekkil şirkete kayyum atandığından, alacak talep edilemeyeceğini, aleyhe harca hükmedilemeyeceğini, defter  incelemesi yapılmadığını, savunma haklarının ihlal edildiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron , davalı iş sahibidir. Davaya konu sözleşmede davalı firma ... A.Ş ünvanıyla yer almış ise de Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısında şirketin ünvan değişikliğine giderek ... ünvanını aldığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu cevabi yazında şirketin tüzel kişiliğe ve taraf ehliyetine haiz olduğu bildirilmiştir.Davacı .... A.Ş. ile davalı şirketin Gaziantep- Şahinbey’de yapılacak \"...\" binasına tesis edilecek 19 adet asansörün temin edilerek montajının yapılması konusunda  30/05/2012 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı ,bu sözleşmede .... A.Ş. ‘işveren’ ile davacı şirket ‘taşeron’, davalı şirket ‘idare',.... A.Ş.‘  ise ‘kontrol firma’ olarak yer almıştır. Daha sonra ... A.Ş’nin projeden çekilmesi nedeniyle, davalı şirket ile davacı şirket arasında aynı projeye ilişkin (devamı olarak) 18/03/2013 tarihli ikinci sözleşme imzalandığı,25/06/2014 tarihli protokolün taraflar arasında sözleşmenin eki olarak düzenlendiği, sözleşmenin tarafları bulunan yüklenici-proje yönetimi-isveren olarak “2 no’ lu hakediş raporu, yeşil defteri, imalat ilerleme durumunu gösteren raporların düzenlenip imzalandığı 07/01/2016 tarihinde davalı şirket temsilcileri tarafından imzalanan bu belgelere göre;  davacı yüklenici firmanın eksiksiz ve % 100 ü olarak, ana sözleşme ile diğer sözleşmelerdeki taahhüt edilen işlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır 18/01/2016 tarihli faturanın davalı şirket yetkilisinin de imzasının bulunduğu 2 nolu hak ediş bedeline dayandığı ,bilirkişi  heyeti tarafından dosyaya sunulan 02/01/2020 tarihli  raporda davacının ticari defterlerinin incelendiği ,davacının yapılan defter incelemesine göre 81.286,06 Euro  ve 262.057,84 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 10/02/2020 tarihli, bilirkişi  raporuna karşı itiraz dilekçesinde her hangi bir eksik veya ayıplı iş iddiasında bulunulmamış, açıkça davalı şirketin hukuki yapısından dolayı davacı şirkete ödemelerin yapılamadığı belirtmiştir HMK'nun 222.maddesi uyarınca mahkeme ticari defterlerin incelenmesine resen karar verebilir  ise de, yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafça, dosyada yer alan   “2 no’ lu hakediş raporu, yeşil defteri, imalat ilerleme durumunu gösteren raporların aksine bir iddianın ileri sürülmediği  gibi ödeme iddiasında da bulunulmadığından davalının ticari defterlerinin incelenmesinin dosyaya yenilik katmayacağı, tüzel kişiliği devam eden şirketin mevcut borçtan sorumlu olması sebebiyle  verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu  anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/10/2020 tarih ve 2018/989 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 32.799,74 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 8.199,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.599,79 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cab7c00279a161a8","SID":"553abacb1f1bf6de"}}