{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1730 - 2024/1268<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1730 <br>KARAR NO\t: 2024/1268<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2015/658 Esas 2022/225 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/11/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22.03.2014 tarihinde, davalı polis memuru ... sevk ve idaresindeki, davalı kurum adına kayıtlı, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı (... sayılı plaka)  aracın yolun karşısına geçmeye çalışan yaya davacı ...'e çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının maluliyetten kaynaklanan maddi zararlarının olduğunu, diğer davacıların, davacı ...’in anne ve babası ile kardeşleri olduğunu, onlarında olay nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli maluliyet, ulaşım ve tedavi gideri olarak) davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 200.000,00 TL, diğer davacılar için 20.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.03.2014'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 158.698,90 TL’ye yükseltmiştir.  <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili beyan dilekçesinde özetle; davacının talebine ilişkin olarak davadan önce hasar ihbarı yapılmadığını, hasar dosyasında mahkeme kanalı ile tebliğ edilen dava dilekçesi haricinde belge bulunmadığını belirtmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının polis memuru olduğunu, kazanın kamu görevlisinin hizmet esnasında meydana geldiğini, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının ancak rücu edilmek şartıyla idare aleyhine açılabileceğini, bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.10.2015 tarihli raporuna göre davacı ...'in asli kusurlu, davalı ...'ın ise tali kusurlu olduğunu, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak olması nedeniyle yerinde olmadığını, kazanın oluşumuna davacı ...'in sebebiyet vermesi nedeniyle manevi tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini savunmuştur. <br>\tDavalı İçişleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların maddi tazminat taleplerinin çelişki içerdiğini, taleplerinin somutlaştırılması gerektiğini, maddi kaybın nelerden ibaret olduğunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini, yazılı olarak belgelendirilmemiş herhangi bir bedelin davaya konu edilemeyeceğini, davacının yaptığı iddia edilen ulaşım masraflarının belgelendirilmesi gerektiğini, yaralanma nedeniyle SSK, Bağkur veya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında yapılan ödemelerin tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, kasten meydana gelmemiş olan trafik kazası nedeniyle davacıların talep ettiği manevi tazminat taleplerine karar verilmesi halinde ödenecek manevi tazminatın davacıların ekonomik kazanım elde etmelerine hizmet edeceğini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kazanın oluşumunda davalı sürücünün %25, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ve Üst Kurul raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %28.2 olduğu,  tıbbi iyileşme süresinin 24 ay olarak belirlendiği, davacının zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor ve ek raporlar alındığı, 17.12.2021 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ancak davacının sürekli işgöremezlik zararı yönünden talebi ile bağlı kalındığı, geçici işgöremezlik zararının SGK tarafından karşılandığı, tedavi ve ulaşım gideri iddiasının ispat edilemediği, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 158.698,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden (22.03.2014) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının meslek kolunun hatalı belirlendiğini, davacının mühendis olduğunu,  maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, Hacettepe Üniversitesi tarafından %72 oranında sürekli maluliyet belirlendiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilen kusur oranının fazla olduğunu, sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişi raporunda belirlenen zarardan daha azına hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı mağdur olduğundan idareye karşı dava açılması gerektiğini,  davacının taleplerinin açık olmadığını, sürekli işgöremezlik tazminatı talep edip etmediğinin açık olmadığını,  ıslah ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, davacı ... dışındaki davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, yetki itirazlarının olduğunu, kaza yeri mahkemesinde davanın açılması gerektiğini,  kazanın oluşmasında davalı kuruma atfedilecek bir kusur ya da sorumluluk bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu,  davalı harçtan muaf olduğundan harçla sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacılar vekili, davalı ... idaresindeki, davalı kurum adına kayıtlı, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı yaya ...’e çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek davacı Levent için maddi ve manevi tazminat, anne baba ve kardeşleri olan diğer davacılar için manevi tazminat talep etmiştir.<br>\t1-Mahkemece, davacı ...’in maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunda, davacının daimi maluliyet oranının, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dosyada içeriğinden, davacının, kaza tarihinde mühendis olduğu ve işgüvenliği uzmanı olarak çalıştığı gözden kaçırılarak mesleğinin “işçi” olduğu kabul edilip yönetmelikteki “Grup 1” kategorisi esas alınarak davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi doğru görülmemiş, bu hususta Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>\t2-Tarafların, kazanın oluşumunda kusur oranı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazı bulunmaktadır.<br>\tDava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın 22.03.2014 tarihinde saat 18.45'te meydana geldiği,  davalı ... idaresinde bulunan aracın yaya ...'e çarptığı olayda yayanın KTK'nın 68. Maddesinin ihlal ettiği davalı sürücünün ise kavşaklara tepe üstelerine yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan  raporda olay mahallinde yol 7m genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş-iki şeritli, zemin asfalt, vakit gece,aydınlatma yok, hava açık, mahal meskûndur.Kaza tespit tutanağında;olay mahallindeki hız limitinin 50km/s olduğu,yolun sağında 3m banket bulunduğu,kaza yerinin 150m gerisinde yerleşim yeri levhası ile 50km hız tahdit levhası olduğu,toplam 58m fren izi olduğu bunun 17m'sinin normal zeminde olduğu,39m'sinin kaygan zeminde olduğu,yayanın da aracın son duruş yerinin 15m ilerisine savrulduğu belirtilerek davalı sürücü ...'ın sevk ve   idaresindeki ...  plakalı kamyonet ile hızını görüş,yol,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlmadığı,far ışığı altında seyri esnasında olay mahalline geldiğinde  seyir istikametine göre yolun sağından karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya nedeniyle ikazda bulunmayarak hızının da etkisiyle tedbirinde gecikerek davacı yaya'ya çarptığı kazada %25 oranında, davacı yaya ...'in gece vakti, aydınlatma bulunmayan mahalde yolun sol tarafını gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden,yolun solundan yaklaşan kamyonetin hız ve mesafesini dikkate almadan kontrolsüz şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı,kamyonet sürücüsü'ne ilk geçiş hakkını vermediği,kamyonetin seyir şeridini kapattığı esnada meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş taraf vekillerince belirlenen kusur oranlarına itiraz edilmiştir. <br>\tDosya kapsamına göre dava konusu olay ile ilgili olarak YErköy Aslye Ceza Mahkemesinin 2016/313 E. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı anlaşılmakla ceza mahkemesi dosyası getirilerek ceza yargılamasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı belirlenip ceza mahkemesi tarafından kabul edilen maddi olgu ve belirlenen kusur oranı değerlendirilerek mahkemece  alınan bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları arasında çelişki bulunması halinde TBK2nın 74. Maddesi de değerlendirilerek  çelişkinin giderilmesi için bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\t3-Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olduğundan davalı idarenin hükmedilen harçlardan diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>\t6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ab843c6ccee6038","SID":"671fca4bc5df5442"}}