{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1520 Esas<br>KARAR NO: 2024/1777 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2024<br>NUMARASI: 2024/50 E.  -  2024/202 K.<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan  TR ... numaralı patentin tescil edilebilmesi için gerekli olan yenilik ve özellikle buluş basamağı unsurlarına sahip olmadığı, buluşun yeterince açıklanmadığı,  kapsamın aşıldığı ve çifte patentlemenin söz konusu olduğunu iddia ederek, SMK 138.maddesinin 1- a, b ve c maddeleri uyarınca patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin yabancı ülkede mukim olan müvekkillerine 16 Mayıs 2024 tarihinde tebliğ edildiğini, SMK 156/4 ve 5. madde düzenlemelerinin açık olduğunu, davalının  Türkiye'de yerleşiminin bulunmadığını, davanın, dava konusu  patentin kurum nezdinde kayıtlı vekilinin işyerinin bulunduğu Ankara Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının davasını ikame ettiği 04.03.2024 tarihi itibariyle TR ... sayılı patentin TÜRK PATENT nezdinde kayıtlı vekilinin .. olup, iş yeri adresinin  Ankara'da  olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini ve  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  18/07/2024tarihli  2024/50E. - 2024/ 202K. sayılı kararıyla; \"...6100 sayılı HMK.'nın 6. Maddesi uyarınca \" genel yetkili mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı  tarihteki yerleşim yeri mahkemesi\" olduğu gibi 4721 sayılı TMK. Uyarınca da \" tüzel kişinin yerleşim yeri kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir\" hükmünün bulunduğu, ancak davalının adresinin Yurt dışında olması gözetildiğinde 6769 sayılı SMK ‘nun özel yasa olması gözetildiğinde yetkinin özel olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156. Maddesinde düzenlendiği; Buna göre; SMK  156/5 uyarınca:”.. Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmünün  uygulanacağının hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. SMK md. 156/4 madde düzenlemesinde ise  “..Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.”hükmünün düzenlendiği, somut olayda da davalının  Türkiye'de yerleşiminin bulunmadığı, dava açanın sınai bir hak sahibine karşı dava açması nedeniyle davacının 3.kişi konumunda olduğu, davacının dava konusu  patente karşı hükümsüzlük davası açması nedeniyle üstün korunma hakkının yasa ile sınai hak sahibine verilerek özel yasada yetki düzenlemesinin yer aldığı, yani davacının 3. Kişi konumunda bulunduğu, hükümsüzlüğü istenen ... sayılı patent sahibinin  Türkiye'de yerleşim yeri olmadığından, SMK 156/4 düzenlemesine göre ... sayılı patentin TÜRK PATENT ve MARKA KURUMU nezdinde kayıtlı vekilinin işyerinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılması gerektiği, resmi kurum kayıtlarında ise davalının vekilinin ... ( ... Dan. Ltd. Şti.) olup,  Çankaya/ Ankara adresinde bulunduğu, davalının süresi içinde yetki itirazında bulunduğu , 6769 sayılı SMK 156/ 5 ve 4. Maddelerinin amir hükümleri, Adalet Bakanlığı Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı yana yapılan tebliğ evrakları, Türk Patent ve Marka Kurumunca celp edilen 11.3.2024 tarihli kurum evrakları içindeki patent belgesinde vekilin adresine ilişkin belgeler gözetildiğinde; 1-6769 sayılı SMK 156/4-5 maddeleri gözönünde bulundurularak davalının yetki itirazının kabulü ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,2-HMK 20. Madde uyarınca dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak  kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ANKARA NÖBETÇİ FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK Mahkemelerine gönderilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı tarafın davaya konu patentin tescili sırasında patent vekilinin İstanbul'da mukim Destek Patent olduğunu, kötüniyetli olarak yalnızca davaya konu patentle ilgili vekilin değiştirilerek, Ankara'da mukim yeni bir vekil görevlendirildiğini, hukukun kötüniyeti korumayacağını, Gerek davacının, gerekse davalının vekillerinin İstanbul'da olduklarını, İstanbul Mahkemelerinin ilaç patentleri konusunda çok daha tecrübeli olduklarını, buna rağmen davalı tarafın kötüniyetle yetki itirazında bulunduklarını, Müvekkiline karşı patente tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasını da, tecavüzün etkisinin Ankara'da gerçekleştiği gerekçesiyle yine kötüniyetli olarak Ankara'da açtıklarını, SMK ile getirilen yetki kuralının kesin yetki kuralı olmadığını, yurt dışında mukim davalıya dava evrakının daha kolay tercüme edilebilmesi ve gönderilebilmesi için davanın İstanbul'da açıldığını, Özel yetki kuralının genel yetki kuralını ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafın isterse genel yetkili, isterse özel yetki kuralı gereğince yetkili olan mahkemede davasını açabileceğini, hükümsüzlük davası için kesin yetki kuralının bulunmadığını belirterek,  istinaf taleplerinin kabulü ile davalının kötü niyetle gerçekleştirdiği yetki itirazının reddine, yetkisizlik kararının kaldırılarak, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 25/09/2007 başvuru, 21/08/2023 yayın tarihli, ... numaralı \"Nilotinib İçeren Farmasötik Bileşimler\" buluş başlıklı patentin davalı adına tescilli olduğu, patent vekilinin ... olduğu, adresinin Çankaya/ANKARA olduğu tespit edilmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava konusu uyuşmazlık; davalı ... adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan ...numaralı patentin hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece yetkili mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalının Türkiye’de yerleşik olmadığı ve halen davalı tarafından yetkilendirilmiş olan patent vekilinin adresinin Ankara’da olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. SMK’nun 156/5. maddesinde üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin sınai mülkiyet hakkı sahibinin yerleşim yeri mahkemesi olduğu, Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması halinde ise 156/4. maddesinin uygulanacağının düzenlendiği, SMK’nun 156/4. maddesinde ise; davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması halinde yetkili mahkemenin dava açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilinin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğu belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre; hükümsüzlük davasında Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan davalının sicilde kayıtlı vekilinin yerleşim yeri olan Anakara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair ilk derece Mahkemesince verilen kararda dosya kapsamına ve usule aykırılık bulunmadığı, davalının kötüniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmayacağı, gerek SMK’nun yetkili mahkemeye ilişkin düzenlemesinin, gerekse taraflar arasında devam ettiği anlaşılan patente tecavüz davasının da Ankara’da açılmış olduğunun davacı tarafça da bilindiği, TPMK kayıtları herkese açık olduğundan davalının kayıtlı vekilinin adresinin de davacı tarafça tespit edilebileceği halde davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, davacının davasını genel yetkili mahkemede açmak konusunda seçimlik bir hakkının bulunmadığı, davalının süresi içinde ve usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 20/11/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d36858ecaadb648","SID":"b712c23646798c8b"}}