{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/537 <br>KARAR NO:2024/1026<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/11/2020<br>NUMARASI:2016/396 Esas, 2020/531 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/11/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın  tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacılar vekili; davalı şirket yetkilisi ...'ın rakip firmalarla fiyatlarda yarışamadığından bahisle kalveniz fabrikalarının atığı olan çinko külü ve katı çinko droz geri dönüşümünü sağlamak üzere, kendisine ait  taşınmazında çinko geri dönüşüm işi ile ilgili ocakların yapımı işini; davacıların üstlenmesi talebinde bulunduğunu, varılan mutabakat sonucu davacıların  davalıya ait taşınmazda çinko geri dönüşümü için gerekli olan ocakların üretimi, nakliye ve montajını yapacaklarını, davalı ise geri dönüşüm ocaklarının kurulumu için gerekli olan doğalgaz tertibatı, üretim lisansı üretim için gerekli olan hammadde ve ekipmanı sağlayacağını, anlaşma gereği üzerine düşen edimi yerine getiren davacıların doğal gaz tertibatının bir an önce yapılmasını ve üretime geçilmesini davalıya bildirdiklerini, davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığını, davalının edimini yerine getirmediğini, nakliye ve montaj işlemleri ile hammadde temini için gerekli olan araştırmalar da dahil olmak üzere davacıların 156.000,00 TL tutarında masraf yaptıklarını, bu miktarın ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak bedelin ödenmediğini, bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin yasada belirtilen gerekli koşulları içermediğini, ticari kazanç elde  etme gayesi ile bir araya gelen davacılardan ... ile davalı şirket yetkilisi ... arasında muhtemel iş ortaklığına ilişkin görüşmeler yapıldığını, davalı şirket yetkilisi ... ile davacılardan  ... isimli kişi ile yaptıkları görüşmede, şirketin Kartepe/Kocaeli'nde  bulunan dökümhanede daha önce çinko oksit ürettiğini, yapılan imalattın ticari maliyete uygun olmaması sebebi ile  üretimi sonlandırdığı,  ortak üretim yapılacağı hususunda davalı şirket yetkilisi ... ile şifahi olarak anlaştıklarını, bu sözlü anlaşmada satıştan gelecek  tutardan öncelikle giderler ve hammadde temin finansman maliyeti düşüldükten sonra hesaplanacak kazancı tarafların eşit olarak paylaşmalarının kararlaştırıldığını, ...'ye ortak imalat anlaşması uyarınca kendisine ait mevcut ocak, boru hattı, silolar, filtre ünitesi ve toz kırma makinesi vb. malzemeleri söküp almasını bildirmiş ise de, seramik sektöründe kullanılacak vasıf ve kalitede çinko oksit üretme taahhüdünü yerine getiremeyen ...'ye, getirdiği ocakları ve malzemeleri de söküp almadığını, taraflar arasında yazılı belgeye dayanmayan bu üretim ortaklığı sebebi ile tarafların ihtilafa düştüklerini, bunun üzerine davalı şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği 05/11/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ...'ye \"ortak imalat anlaşmasının mevcut koşullarla sürdürülmesinin imkansız olduğu, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde  imalathaneye getirdiği ocak ve diğer malzemeleri söküp alması, kurulum alanını kurulum öncesindeki haline getirmesi, bu süre içinde ihtara konu hususlar yerine getirilmediği takdirde ocakların ve diğer malzemelerin sökülmesi ve sökülen yerlerin önceki hale getirilmesi işlemlerinin davalı şirket tarafından gerçekleştirilip muhataba ait malzemelerin bedeli muhatapça karşılanacak bir depoya teslim edileceği, davalı şirket tarafından yapılacak söküm, nakliye, depolama ve sair giderlerin muhataptan talep edileceği...\" ihtar edildiğini,  ihtarnamenin muhataba 09/11/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, muhatap ...'nin ihtar edilen hususlarda herhangi bir faaliyette bulunmadığını, yasal koşulları bulunmamasına rağmen  HUMK 107. maddesi uyarınca ikame edilen davanın bu sebeple reddini, davacı taraf olarak dava ikame eden ... ve ...'nin ikame ettikleri davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 10/11/2020 tarihli  karar ile, \"Davacı taraf, taraflar arasında yapılan sözleşme nedeniyle üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan zararın giderilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur.Uyuşmazlığın çözümü amacıyla tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi suretiyle davacının davalıdan talep edebileceği bir tazminat miktarının bulunup bulunmadığının tespiti için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilgili belgeler de karşılaştırılarak değerlendirme yapılması özel uzmanlık gerektirdiğinden 05/03/2019 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulmuş, bu doğrultuda duruşmada hazır bulunan davacı vekiline bilirkişi incelemesi ve tebligat giderlerine esas olmak üzere ek delil avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekiline aynı celsede delil avansının yatırılmaması durumunda bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususu ihtar edilmiş olmasına rağmen verilen süre içerisinde gerekli delil avansının yatırılmadığı görülmekle eldeki davadaki ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, bu nedenle mevcut dosya kapsamına göre davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından\" şeklindeki gerekçesi ile davanın  reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemece; 10/11/2020 tarihli ve 2016/396 Esas ve 2020/531 Karar sayılı kararı ile ek delil avansı yatırmak için verilen kesin sürede delil avansının yatırılmadığı  ve bu nedenle davanın ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini,  zira ilk derece mahkemesi tarafından verilen kesin sürenin usulüne uygun olarak verilen kesin bir süre olmadığını, ihtarların gereği gibi yapılmadığını ve kesin süre sonunda verilecek kararın ne olduğunun açıkça belirtilmediğini,  ilk derece mahkemesi tarafından, ticari defter ve kayıtların sunulması için kesin süre verildiğini,oysa 19/03/2019 tarihli dilekçelerinde açıkça  müvekkil nezdinde ticari defter ve işletme defteri bulunmadığını ancak, müvekkil tarafından yapılan işlemler ile karşılığı masrafların karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu belirtilerek, yapılan yargılama sırasında işbu ticari defterlerin incelenmesini talep  ettiklerini,  mahkemece tarafından bu yöndeki talepleri değerlendirilmeden ve karşı tarafa bu hususta süre verilmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi inceleme tutanağında da ticari defterlerin sunulmadığından bahisle bilirkişi incelemesi yapılamadığının belirtildiğini, davacıların karşı tarafın ticari defterlerini nerede tuttuğunu bilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta karşı tarafa süre verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu,  yine ilk derece mahkemesince taraflarına taleplerini kesinleştirmek üzere de kesin süre verildiğini, ancak 6100 Sayılı H.MK. nın 107/1 maddesi uyarınca, dava konusu alacağın ancak tam ve kesin olarak belirlenebilmesi halinde belirsiz alacak davası açılamayacağı, bunun dışındaki hallerde ise asgari bir miktar veya değer belirtilmek sureti ile belirsiz alacak davası açılabileceğinin sabit olduğunu, Nitekim dava konusu taleplerinin ancak yerinde yapılacak keşif ile kesinlik kazanacağını, mahkemece keşif yönündeki taleplerinin de değerlendirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacılar yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar  arasında  çinko geri dönüşüm işi ile ilgili ocakların yapımına dair  şifahi sözleşme akdedilmiştir.Davacılar dava konusu sözleşme gereği , davalıya ait imalathane de ortak çinko oksit üretimine dair; ocak, boru hattı, silolar, filtre ünitesi ve toz kırma makinesi vb. malzemeleri temin ederek davalının imalathanesine kurdukları ancak davalının geri dönüşüm ocaklarının kurulumu için gerekli olan doğalgaz tertibatı, üretim lisansı üretim için gerekli olan hammadde ve ekipmanı sağlamakla yükümlü olduğu halde bu edimini yerine getirmediğini iddia ederek, imalathaneye kurduğu tesisatın nakliye ve montaj işlemleri ile hammadde temini için gerekli olan araştırmalar da dahil olmak üzere yaptıkları 156.000,00 TL tutarında masrafın davalıdan tahsilini talep etmişler,  davalı yan ise seramik sektöründe kullanılacak vasıf ve kalitede çinko oksit üretme taahhüdünün yerine getirilmemesi sebebi ile  davacılardan ...'e  yana  getirdiği ocakları ve malzemeleri de söküp alması için ihtar gönderdiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,  diğer iki davacı yönünden ise davanın aktif husumet yönünden reddini istemiş, mahkemece;05/03/2019 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulduğu ve  duruşmada hazır bulunan davacı vekiline bilirkişi incelemesi ve tebligat giderlerine esas olmak üzere ek delil avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, delil avansının yatırılmaması durumunda bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususu ihtar edilmiş olmasına rağmen verilen süre içerisinde gerekli delil avansının yatırılmadığı, davadaki ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, bu nedenle dosya kapsamına göre davacının davasını ispatlayamadığı  gerekçesi ile davanın reddine verilmiştir.Dosya kapsamından  her ne kadar 05/03/2019 tarihli celse de; \"Davacı vekiline dava dilekçesindeki alacak talebini somutlaştırırak hangi tazimat için ne miktar tazminat talep ettiği ve müvekkillerine ait ticari defter, işletme defteri olup olmadığı, ve defterlerin nerede olduğu, inceleme için Mahkememize getirilip getirilemeyeceği husunda beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, Dosyanın mali müşavir ..., İTÜ Makine Müh. Görevli Prof. ..., İnşaat Mühendisi ..., sözleşmeler konusunda uzman ... 'e verilerek mahkememizin 10/07/2018 tarihli duruşmasındaki uyuşmazlık tesipiti de göz edilerek tesipt dosyası, tarfların ticari defter ve kayıtları, dosyaya sunulan tüm belge ve kayıtlar da incelenerek iddia, savunma da incelenerek davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı yönünden tüm dosya kapsamına  göre rapor düzenlenmesinin istenilmesine,Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, incelemenin 05/04/2019 saat 14:00  da yapılmasına, taraflara 2014-2018 yıllarına ait yevmiye kebir ve envanter defterlerini ve cari hesap ekstrelerini inceleme gün ve saatinde mahkememizde hazır etmeleri, yerinde inceleme talepleri var ise inceleme gününden 3 gün önce mahkememize yazılı olarak bildirmeleri için kesin süre verilmesine, kesin süre içersinde sunmadıkları takdirde bu haklarından vaz geçmiş sayılacağının ihtarına, (taraf vekillerine ihtarat yapıldı) ,Bilirkişiye ayrı ayrı  700  TL ücret takdirine, bilirkişi ücreti ve tebliğ gideri olmak üzere toplam 2900 TL ek gider avansını yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına ( ihtar edildi .) şeklinde ara kararlar kurulduğu, ancak bu ara karardan sonra davacı vekilinin 19/03/2019 tarihli dilekçe ile kendilerinin ticari defterleri olmadığını, ancak davalı yanın ticari defterlerinin incelenebileceğini bildirdiği, mahkemece  henüz davacı yanın bu açıklaması için 2 hafta kesin süre verildikten sonra, daha açıklama yapılıp yapılmayacağı yada ticari kayıt ve defteri olup olmadığı belli olmadan kesin süreler vererek diğer ara kararları kurduğu kaldı ki gider avansı ve delil avansı kavramlarının ve sonuçlarının farklı olduğu halde   ara kararların da usule uygun olmadığı, gider avansı yatırılmamasını, hukuka aykırı şekilde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağına dair yaptırıma bağladığı görülmüştür,Uyuşmazlığın sadece tarafların defterlerinin incelenmesi ile çözümü mümkün değildir.Mahkemece talimat yolu keşif yaptırarak davacıların davalının taşınmazında bulunan imalathaneye kurduğu makine ve tesisatın neler olduğu, bunların taşınmaza nakliyesi ile kurulumu ile  sökülüp davacıların getirdiği yere taşınmazı masraflarının ne olacağı konusunda rapor alması gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2020 tarih, 2016/396 Esas, 2020/531 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f01f9c851447009f","SID":"3d52b8dbfca7e760"}}