{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/529 <br>KARAR NO: 2024/1767<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2021<br>NUMARASI: 2019/601 Esas - 2021/872 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ: 07/08/2019<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/02/2018 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline  kusurlu bir şekilde çarparak yaraladığını belirterek 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen, 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın dava dışı ...’un sevk ve idaresinde iken müvekkili ...’ye çarptığını, kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğunu, araç sürücüsü ve sigorta şirketi aleyhine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/601 E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını,  kusur incelemesinde araç sürücüsüne %75, müvekkiline ise %25 kusur atfedildiğini, müvekkili ...'nin kaza sonrası  hastaneye kaldırıldığını, sol ayak bileğinden ameliyat olduğunu, ameliyat ve sonrasında ihtiyaçlarını karşılayamadığı için başkalarının bakımına muhtaç olduğunu, manevi olarak da yıprandığını, %20 maluliyet oranı da gözetilerek  60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili  asıl dava için vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan geçici iş göremezlik talebini  10.800,00 TL, 1.000,00 TL olan sürekli iş gücü tazminat talebini 212.846,25 TL, 1.000,00 TL bakıcı gideri talebini 8.118,00 TL olarak arttırmıştır. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen kazaya davacının sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Asıl davada davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini,  ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, atılı kusuru kabul etmediklerini, şirketlerinin teminat kapsamı ve limitinin dikkate alınması, maluliyet için tespit yapılması gerektiğini,  geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, bakıcı giderleri talebinden de SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.  belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu ayrıca kazada davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Asıl dava yönünden: Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 10.800,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 211.846,25 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 8.118,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 230.764,25 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/02/2018 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (birleşen dosyada birleşen dosya davalısı ...yönünden hükmolunan manevi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile) davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,) Birleşen Dosya (Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas) Yönünden: Davanın Kısmen Kabulü İle; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (asıl dava dosyasında davalı ... yönünden hükmolunan manevi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile) birleşen dosya davalısı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; KTK'nın 97. maddesi gereği başvuru koşulu yerine getirilmediğini, bu nedenle  dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet oranının yanlış yönetmeliğe göre belirlendiğini,  Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri  tazminatının poliçe teminatı dışında olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, beyan edilen gelir ile düzenlenen hesaplama raporunun hükme esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yalnızca başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Asıl davada davalı ..., birleşen davada davacı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ...'un henüz karar verilmeden önce vefat ettiğini, müvekkili ...'la irtibat kuramadıklarından bu durumu karardan sonra öğrendiklerini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak hesaplanan hatalı rapor üzerinden bilirkişi hesap raporu hazırlanmasının doğru olmadığını, davacının araca yaya olarak aracın yan tarafından kendisinin çarptığını, kusuru ve kusur oranlarını kabul etmediklerini, manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ters düştüğünü, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini, maddi tazminata da itiraz ettiklerini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 13/02/2018 tarihinde davalı ...'un işleteni olduğu,  davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil ile başka bir araca yol vermek için geri manevra yaptığı sırada karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'ye aracının sol arka kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı kaza meydana geldiği, eldeki asıl davada  kazaya neden olan aracın  sürücüsü ve ZMMS  poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat,  birleşen davada araç işleteninden manevi tazminat  talep edildiği anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiği gerekçesiyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Davalı vekilinin dava tarihinden önce başvuru şartının gerçekleşmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Davacı davalı sigorta şirketine 16/10/2018 tarihinde başvuru yaptığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün 16/10/2018 tarihinden itibaren 8 iş günü sonu olan 26/10/2018 tarihi olarak kabulünde  isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece zaten yasal faiz uygulandığından asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.  İlk Derece Mahkemesince alınan 15/06/2020 tarihli kusur raporunda; ... plakalı  araç sürücüsü davalı ...'un kazanın  oluşumunda % 75 oranında asli derecede, davacı yaya ...'nin kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazada % 25 oranında tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/378 Esas sayılı dosyası içinde bulunan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen  05/04/2019 tarihli raporda; olayda sürücü ...'un asli kusurlu, yaya ...'nin tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ...Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911  E.- 2021/10351 K., 2021/5305  E. - 2021/7685  K. sayılı kararları)  Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Somut olayda, SGK kayıtları incelenmeksizin, çalıştığı işyerinden ücreti sorulmadan, tanık beyanı ile dernek ve esnaf odasına yazılan müzekkere cevaplarına göre davacının gelir durumu tespit edilerek yapılan tazminat hesaplanmasına göre karar verilmesi doğru olmamıştır. ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10/03/2021 tarihli maluliyet raporunda;  davacı ...’nin 13/02/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %14.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’unda ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları) Kaza tarihi  itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Ancak İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması  doğru olmamıştır.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK 2.İhtisas Kurulu'ndan  kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır. Birleşen dosyanın davalısı ...  yargılama devam ederken, karar verilmeden önce 18/05/2021 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekilinin talep etmesi halinde birleşen dosyanın davalısı ...'un mirasçılarının tespit edilerek davaya dahil edilmeleri için davacı vekiline mehil verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken  ölü kişi hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle,  asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1- Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. ile asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ...tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d63af26be24179e7","SID":"d6ea98d957c6d7bb"}}