{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/561 <br>KARAR NO: 2024/1772<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 09/02/2023<br>NUMARASI: 2020/193 Esas - 2023/129 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili araç kiralayan/davacı şirkete ait ... plaka nolu aracın, dava dışı kiracı şirket kullanımındayken, dava dışı şirket çalışanı/araç zilyedinin ...'da konakladığı esnada 05/12/2013 günü saat 01:30 sularında, kendisini otel çalışanı olarak tanıtan şahsın aracı otoparka çekme bahanesi ile aracın anahtarını mezkur şahıstan aldığını ve araç ile kaza yaptığını, kaza sonucunda araçta 30.503,25 TL hasar meydana geldiğini, davalı ... yetkilisinin otelde yaşanan hırsızlık nedeniyle otelin güvenliğinin sağlanmaması veya adam çalıştırma sorumluluğu ilkeleri gereği bu hasardan sorumlu olduğunu, davalı tarafın hasar bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun itiraz ettiğini belirterek, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe yönelik itirazın iptali ile takibin davalı yönünden ödeme ihtarının tebliğ edildiği tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; ikametgahı Anamur'da olduğundan, başlatılan icra takibinin ve açılan davanın Anamur Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetki itirazı olduğunu, yetki itirazı yerinde görülmediği takdirde ... plakalı aracın hasar bedeli istenmekte ise de aracın hasar görmesine neden olan kişinin kendisi olmadığını, bu aracı çalarak trafiğe çıkanın ... isimli şahıs olduğunu, bu şahsın kendi otelinde çalıştığı iddia edilmiş ise de asılsız olduğunu, bu şahsın oteli ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, SGK kayıtlarında dahi işçisi olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bu olayda sorumluluğu olduğu kabul edilecek olsa dahi, ... isimli şahsın otel müşterisini kandırarak kasıtlı bir şekilde suç işlediğini, ayrıca bu kişinin kaza sırasında alkollü olduğunu, ayrıca bu şahsın Anamur 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1238 Esas ve 2015/384 Karar sayılı davada mahkum olduğunu belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Anamur Mahkemelerine gönderilmesini, aksi halde davanın esastan reddini karar  talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının otel işleteni olduğunu, otelde gerekli güvenliği sağlayamadığından dolayı zarar sorumluluğu gereği müvekkili şirkete karşı sorumlu bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından davanın reddi yönünde kurulan hükmün eksik ve hatalı inceleme sonucu kurulduğunu, mahkemece adam çalıştırmanın sorumluluğu dikkate alınarak hüküm kurulsa dahi ...'ın olay günü otelde çalışmakta olduğunun dosyadaki delillerle açık bir şekilde ispat edilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından bu delillerin değerlendirilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının %100 oranında bu kazanın oluşumunda sorumlu olduğu İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/628 Esas, 2017/1327 Karar sayılı kararı ile de sabit olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine    istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/03/2020 tarih, 2018/1293 Esas, 2020/510 Karar sayılı kararı ile \" ...Somut olayda, haksız fiil Anamur'da meydana gelmiştir. Davacının yerleşim yeri ise İstanbul Adliyesi yargı çevresinde bulunan Tuzla ilçesidir. Dolayısıyla, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davayı, davacının yerleşim yerinin  bulunduğu yer mahkemesinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre yetkiye ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir.  ... İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, davalı tanıklarının dinlenmesi, tanıklarının beyanının alınmasından sonra gerekirse kusur raporu alınması, davacıya ait araçtaki hasar durumu, değişen parçalar, çarpma noktaları, servis tarafından düzenlenen onarım belgesi, faturalar ve resimler, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilip, kaza nedeniyle hasarlanan ve onarılan kısımlar, değiştirilen parçalar, yapılan işçilikler ve hasar bedeli tespit edilerek, davacının gerçek zararı açısından hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gerekçede tarafların iddia ve savunmaları ile tüm itirazları, delilleri tartışılarak sonucuna göre karar verilmelidir.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. ... hakkında Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1238 Esas ve 2015/384 Karar sayılı dosyasında  yapılan yargılama sonucunda \" ...'ın 05/12/2013 tarihinde ... Otel'de müşteri olarak bulunan katılan ...'e kendisini otel görevlisi olarak tanıtıp, katılanın aracını park etmek amacıyla ondan anahtarı aldığı, araçla Anamur çarşı içerisinde 02:00 sıralarında gezdiği, ... Cad. Üzerinde aracın kontrolünü kaybederek çevredeki park halinde bulunan araçlara ve bir iş yerinin önündeki yapıya çarparak durabildiği, olay yerinden kaçıp gittiği, aynı gün saat 10:00 sıralarında yakalandığı, yakalandığında 0,37 promil alkollü olduğu sabittir. Otel sahibi olan ...'ın otel çalışanı olmadığını, kendisinin durumuna üzülerek otele gelip gitmesine ve otelden faydalanmasına izin verdiğini beyan etmiş ise de; ...'ın ve tanık ...'ın beyanları ile katılan ...'ın beyanları karşısında ...'ın suç tarihinde otelde çalıştığı bu kabule göre de ...ın otelde çalışması nedeniyle kendisine duyulan güvene dayanarak katılanın aracının anahtarını sadece park etmek amacıyla teslim aldığı, ancak aracı teslim olgusuna aykırı şekilde kullanarak hizmet nedeniyle kendisine duyulan güveni kötüye kullandığı sonucuna varılmıştır.\" gerekçesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının  maliki olduğu ve kaza tarihinde dava dışı bir şirkete  kiralandığı, şirket çalışanı olan  ...'in kullanımında olan ... plakalı araç  ile olay tarihinde  davalı  tarafından işletilen ...'ya konaklama amacı ile geldiği ve aracı otel dışına park ettiği, dava dışı  ... odasındayken  dava dışı ...'dan \"arabayı otoparka çekme bahanesiyle\" anahtarı aldıktan sonra kaza yaptığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.  Nitekim ceza mahkemesince de aynı yönde kabul ile dava dışı ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiştir.  Bu durumda dosyada bulunan  SGK kayıtları ve davalı tanıklarının beyanlarından dava dışı ...'ın davalı otelin resmi çalışanı olmadığı anlaşılmakta birlikte, ceza dosyası kapsamından da anlaşılacağı üzere dava dışı ...'ın otelde sigortasız olarak çalıştığı,   otelin içerisinde otel çalışanı gibi hareket ettiği, odaların bulunduğu kata dahi gittiği, tacir olan basiretli olarak hareket etmesi gereken davalı ... işletmecisinin otelin içerisinde katlara dahi çıkacak kadar serbest hareket  eden birinin varlığından haberdar  olmamasının  hayatın olağan akışına aykırı olacağı, bu nedenle müşterinin odasına giderek anahtarını alan  dava dışı ...'ın otel çalışanı olduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki otelde bulunan müşterilerin can ve mal güvenliğinden sorumlu olan davalının bu sorumluluğu kapsamında da zarardan sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varıldığından davacının aracında oluşan hasarın adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlusu davalıdan kusur durumu da gözetilerek tahsiline karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda davalı tarafın tanıkları dinlenmiş, kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; davaya konu trafik kazasında dava dışı ...'ın tam kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı otomobilin ağır hasarı nedeniyle pert- total sayıldığı, aracın kaza nedeniyle toplam zarar ve ziyanının 36.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi ilk kararına karşı davacı tazminat miktarı bakımından istinaf talep etmediğinden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek  hüküm kurulmuştur.  Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 30.500,00 TL asıl alacak, 3.670,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.170,00 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,  fazlaya ilişkin istemin reddine,  2-Alacak hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 2.334,15 TL harçtan peşin alınan 589,23 TL harç ve icra dosyasında alınan 173,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.571,04 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından gider avansından harcanan bilirkişi, davetiye ve tebligat ücretinden oluşan 3.671,35 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre  hesap ve takdir olunan 3.635,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf gider yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, 7-Hüküm altına alınan miktar üzerinden AAÜT  hükümlerine göre davacı lehine  30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  8-Reddedilen kısım yönünden davalı lehine tayin olunan 333,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 230,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1789473484aeb822","SID":"d55ec765605cc292"}}