{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br>İSTİNAF EDEN <br>DAVACILAR\t: 1<br>\t\t2-<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/11/2024<br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 21/12/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA:  Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkili ..... ile tek yetkilisi olduğu ..........Otom. Day. Tük. Mal. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. hakkında Konya .. İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile 170.000,00 TL  asıl alacak ile bu miktar için işlemiş faiz, ihtar masrafı ve komisyon alacağı ile birlikte 180.133,76 TL üzerinden 17.02.2017 tarihinde icra takibine geçildiğini, bu dosyanın takipsizlik nedeniyle düşmesinden sonra .......... Esasını aldığını, takibe konu senetler üzerinde her ne kadar \"NAKTEN\" yazılmış olsa da bu senetlerin, davalı şirket tarafından gönderilen/gönderilecek mallara istinaden verildiğini, davalı tarafından gönderilen mallarla ilgili olarak davacı müvekkiline fatura düzenlenmediğini, alacaklı şirketin fatura kesmeyip buna karşılık olarak KDV tutarı olan 60.000,00 TL hesaptan düşeceğini borcunun kalmadığını söylemesine rağmen bunu da yapmadığını, davacı şirket verdiği mallara istinaden fatura düzenlemediği için davacı müvekkilinin daha çok zarar etmesine sebep olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 2015 MART ayında başlayıp 2017 yılı icra takibi tarihine kadar ticari ilişkileri devam ettiğini, bu tarihten öncesinde ve sonrasında ticari ilişkilerinin olmadığını, icra takibinden sonra müvekkili tarafından 10.04.2017 tarihinde Garanti Bankasından alacaklı şirket hesabına 100.000,00.-TL havale edildiğini, 30.11.2017 tarihinde alacaklı şirket vekili Av......'ya  kartsız işlemlerden  2.000,00 TL ödendiğini, 11.01.2018 tarihinde alacaklı şirket vekili Av..........ya  kartsız işlemlerden  5.000,00 TL ödendiğini, 01.02.2018 tarihinde alacaklı şirket vekili Av...... 'ya kartsız işlemlerden 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 110.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından yapılan ödemelerinin icra dosyasına bildirilmediğini, haciz işlemlerinin 310.026,07 TL üzerinden yapılmaya devam ettiğini bayanla müvekkilinin yaptığı 110.000,00 TL için ödeme tarihlerine göre  borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senetlerin müvekkili şirket tarafından gönderilen mallara istinaden verildiği ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının yapmış olduğu 110.000,00 TL ödemenin  hangi ticari ilişkiden kaynaklı ödeme yapıldığının belirtilmediğini, takibe konu borca istinaden ödeme yapıldığına ilişkin açıklama da bulunmadığını, açıklanan nedenle iş bu davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".....Toplanan deliller itibariyle dava konusu menfi tespit hususunun kesin deliller ile ispatlanamaması dava konusu edilen icra takibine dayanak senetlerin her iki tarafın ticari defterlerinde de bulunmaması hususları dikkate alındığında, ispat külfeti halen davacı üzerinde bulunduğundan mevcut delil durumu itibariyle yemin delili hatırlatılmış olup, davacının tanınan kesin süre içerisinde yemin metni sunduğu, davacı vekilinin iddia ve savunmaları kapsamında düzenlediği yemin metni ile birlikte, mahkememiz 21/12/2023 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkili ........ mahkeme huzurunda bizzat \"Yetkilisi olduğum davalı şirketin Garanti Bankası hesaplarına 10.04.2017 tarihinde davacı tarafından yatırılan 100.000,00.-TL'lik ödemenin ve yetkilisi olduğum davalı şirketin avukatı Av.........'nın Ziraat bankasındaki hesabına peyder pey davacı tarafından yapılan 10.000,00.-TL'lik ödeme ile birlikte toplamda:110.000,00.-TL'lik davacı tarafından yapılan ödemenin Konya ..İcra Müdürlüğü ........ E. Sayılı dosyasına istinaden ödenmediğine namusum, vicdanım, kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim.\" diyerek yemin etmiştir.<br>HMK kapsamında deliller; kesin delil ve takdiri delil olmak üzere 2 ana başlık üzerine toplanabilmekte olup; kesin deliller yargılamaya safhasında mutlak olarak dikkate alınması gereken deliller olup, takdiri deliller, mahkeme tarafından dosya kapsamına göre değerlendirilerek yargılamaya esas alınacak mahiyette ve ilgili delilin aksini gösterir daha güçlü bir delil bulunmadığı takdirde dikkate alınabilecek deliller olarak tanımlanabilmektedir.<br>Yemin taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunun kanunda belirtilen usule uyarak mahkeme önünde kutsal sayılan değerler ile teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır. <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Yemin mahiyeti itibariyle kesin delillerden olup, taraflar arasındaki ilişkinin varlığı davacı tarafından ispat edilemediğinden ve bilirkişi raporu da nazara alınarak,  ispatlanamayan davanın reddine....\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının müvekkili şirketten tahsil ettiğini kabulü noktasında hukuki bir uyuşmazlık olmadığı için bu bedellerin başka bir ticari ve ilişkiye dayalı olduğunu iddia eden davalının, bu iddiasını ispat etmesi gerekirken; ilk derece mahkemesi tarafından ispat külfetinin yer değiştirdiği göz önünde bulundurulmadan eksik değerlendirme ile kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından ödenen 110.000,00 TL'nin ödendiğini kabul eden davalı (alacaklı) bu ödemenin hangi ticari ilişkiye dayalı olduğunun belirtilmediğini cevap dilekçesinde savunma olarak ileri sürmesine rağmen; hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen ticari defter ve kayıtlarda tarafların dava dilekçesinde belirtildiği gibi 2015-2017 yılları arasında ticari ilişkileri olduğu başka bir ticari ilişkilerinin söz konusu olmadığı sabit olmasına rağmen; davalının kabul ettiği 110.000,00 TL' lik ödemenin hangi ticari ilişkiye dayalı olduğunu ispat etmesi gerekirken, bu konu ile ilgili davalı tarafın yerel mahkeme tarafından ispata davet de edilmediğini, bu durumda artık davalının \"başka bir ticari ilişki için\" aldığını kabul ettiği 110.000,00 TL'yi TMK'nın 6.maddesi gereğince ispat edemediğini, ispat külfeti davalı tarafta olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından sunulan belgelerin (110.00,00-TL' lik ödemeye dair banka dekontları, davalı şirketin cari hesap hareket dökümü belgeleri, whatsapp yazışmaları) değerlendirilmediğini, yemin teklifinin davalı tarafa yaptırılması gerekirken, davacı müvekkile yaptırılması ve sonucunda davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan dava dilekçesi ekindeki davalı şirketin mailinden davacı müvekkilinin  şirket mailine gönderilen cari hesap hareketi dökümünün HMK m.199 gereğince belge mahiyetinde olduğunu, davalı şirket ve davalı şirket vekili Av. ......... ile yapılan ilk derece mahkemesi dilekçe ekinde yer alan whatsapp yazışmalarından da; aradaki ticari ilişkinin davaya konu olan senetlere ilişkin müvekkilden tahsil edilen miktarlar olduğunun açıkça görüleceğini beyanla usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın  kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmilini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.<br>Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı.)<br>Harçlar Kanunu hükümlerine göre: \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Davacıların Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... (Önceki Esası: .....) Esas sayılı dosyası ile takibe konulan senetlere istinaden icra takibinden sonra değişik tarihlerde  110.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek bu ödemelerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talebinde bulundukları, dava açılırken  başvuru harcının ve peşin harcın sadece davacı ........ Otom.Dayanıklı Tüketim Malları İç Dış Ltd.Şti. tarafından yatırdığı, diğer davacı .....  tarafından başvuru ve peşin harcın yatırılmadığı, bu nedenle mahkemece, başvuru ve peşin harcın yatırılması için Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 maddeleri uyarınca davacı .....'a süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ..... tarafından harç yatırılmadan işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi  bonoların keşide tarihinden sonra yapılan ödemelerin bonolardan kaynaklanan borca karşılık yapıldığının kabulü gerektiği,  başka bir borca ilişkin ödeme yapıldığı savunmasının davalı tarafından ispatlanması gerektiğinden (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 11/05/2017 tarih 2016/2041 Esas 2017/3685 Karar sayılı ilamı), davalının bu konudaki delilleri toplanarak yemin deliline de dayandığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince ispat yükünün tayininde hataya düşülerek  ispat yükünün davacılarda olduğu kabul edilerek davacılara yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve davalının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi, kabule göre de 6100 sayılı HMK' nın 399.maddesi gereğince belge niteliğinde bulunan mail ve whatsapp  yazışmaları değerlendirilmeden davacılara yemin teklif etme hakkının hatırlatılması usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarih 2..... Esas 2..... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacıya  iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>  Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cfc172f7171e807","SID":"31225a66c9c37eaa"}}