{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t:  Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av.<br>TEMSİLCİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/10/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında 03/08/2018 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile, davalı tarafın ultralüks seri, dikey cam modelli ön yüzey rengi LMD 273, arka yüzey rengi LMD 103, kasa rengi LMD 273, yarı multi kilidi olan ve 30*30*60 ebatlarında saten kare demre aksesuarlı kapıdan 48 adet olacak şekilde müvekkili şirketin inşaat mahalline teslim edeceği ve montajını yapacağını taahhüt ettiğini, bunun karşılığında müvekkili şirketin 81.600 TL ödeme üstlendiğini, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde kapıların teslimini gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin Konya ... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, davalı hakkında Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ........ E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı taraf ile 03/08/2018 tarihinde çelik kapı satışı ve montajı konusunda anlaştıklarını, davacı taraf ile güvene dayalı ticari ilişkilerinin bulunduğunu, sözleşme uyarınca ..... Çelik Kapı adlı firmaya davacıdan alınan çeklerin ibraz edilmek suretiyle çelik kapıların sipariş edildiğini, ancak imalatçı firmadan kendisine ürünlerin teslim edilmediğini, bu nedenle de mağdur olduğunu, bunun üzerine davacı tarafa söz konusu ürünlerin yerine duşakabin yapabileceğini bildirmesi üzerine davacı tarafın bu teklifini kabul ettiğini, bunun üzerine 16/10/2018 tarihinde 10.936,00 TL bedelli ...... Konut Yapı Kooperatifine ait senedin davacıya verilerek ödemenin yapıldığını, davacı ile varılan anlaşmaya istinaden 48 adet duşakabinin takıldığını, akabinde davacı tarafça ödenen bedelden montajı gerçekleştirilen duşakabin satım ve montaj bedelleri ve 16/10/2018 tarihinde senet ile ödediği bedel düşülmek suretiyle kalan tutarın davacı firmaya iade ettiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, söz konusu satış sözleşmesinin sözlü revize edilmesi üzerine yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; ''Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.<br>\tDavaya konu Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ..... E sayılı takibinin 81.600,00 TL asıl alacak, 19.594,50 TL işlemiş faiz, 258,74 TL ihtarname masrafı ve 3,57 TL ihtarname masrafının faizi olmak üzere toplam 101.456,81 TL üzerinden başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tTaraflar arasındaki ihtilaf; 03/08/2018 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya avans ödemesi yapılıp yapılmadığı, avans olarak yapılan ödeme tutarının ne kadar olduğu, sözleşme içeriğinin sonradan revize edilip edilmediği, revize edilmiş ise davalının revize edilmiş haliyle üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.<br>\t03/08/2018 tarihli sözleşme ile taraflar, 81.600,00 TL bedel mukabilinde 48 adet kapının montajı da dahil olmak üzere davacıya teslimi, 81.600,00 TL'nin 4.600, TL'lik kısmının 20/08/2018 tarihine kadar nakit olarak, bakiye 77.000,00 TL'nin ise taksitler halinde davalıya ödenmesi konusunda anlaşma sağlamıştır.<br>\tTarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça ibraz edilen çeklerin ''159 20 nolu .............verilen avanslar'' hesabında takip edildiği, davacının 2018 yılı sonu itibariyle davalıdan 77.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalıya ait defterlerin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapılmadığı, sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, çeklerin davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, sözleşme tarihinden sonra davalı tarafından herhangi bir fatura tanzim edilmediği tespit edilmiştir.<br>\tYapı ve Kredi Bankası A.Ş. 13/07/2022 tarihi yazı cevabı ile, toplam bedeli 77.000,00 TL olan toplam 6 adet çek bedelinin ödendiği bildirilmiştir. Taraflar arasında bu çek bedellerinin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın temeli, sözleşme içeriğinin devam eden süreçte revize edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davalı sözleşme konusunun revize edildiğini savunmuş ise de bu savunmaya dayanak herhangi bir yazılı delil ibraz etmemiştir. Davalının yemin teklifini kabul eden davacı şirket temsilcisi de sözleşme konusunun revize edilmediğine dair yemin etmiştir. Bu kapsamda, davalının revize savunmasını usulünce ispatlayamadığı kabul edilmiştir.<br>\tHer ne kadar davalı çek ile yapılan ödemelerin bir kısmının davacıya iade edildiğini savunmuş ise de, ne kadarlık iade yapıldığını açıklamadığı gibi bu savunmaya dayanak yazılı bir delil de ibraz etmemiştir. Bu kapsamda, davacı şirket temsilcisinin yeminli beyanı da dikkate alınarak davalı tarafça herhangi bir iade yapılmadığı kabul edilmiştir.<br>\tDavacı sözleşme tarihinde davalıya 4.600,00 TL nakit ödeme yapıldığını iddia etmiş ise de; sözleşmede nakit ödemenin 20/08/2018 tarihine kadar yapılacağının yazılı olması karşısında bu tutarın sözleşme tarihinde ödenmediğinin açık olduğu, davacı tarafça bu ödemeye ilişkin yazılı bir delil ibraz edilmediği, davalının bu tutarda bir ödeme yapılmadığına dair de yemin ettiği, dolayıısyla bu tutardaki ödemenin ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davacının nakit ödeme iddiasına itibar edilmemiştir.<br>\tDavalı tarafından bir sureti ibraz edilen bononun keşidecisinin dava dışı ......... Konut Kooperatifi, lehtarının .......... ve hamilinin........... A.Ş. olduğu, bono bedeli olan 10.936,00 TL'nin 19/12/2018 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Bononun tanzim ve vade tarihinin sözleşme tarihinden sonraki tarihe ilişkin olması ve davacı tarafça bu bononun başkaca ilişkilere istinaden verildiğinin ispatlanamaması nedeniyle bu bono bedelinin 77.000,00 TL'den mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmiş ve mahsup neticesinde davacının alacağının 66.064,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.<br>\tTüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının sözleşmeye istinaden 4.600,00 TL tutarında ödeme yaptığını usulünce ispatlayamadığı, sözleşme kapsamında davalıya 77.000,00 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı, davalının sözleşmenin revize edildiğine ve nakit iadesi yapıldığına dair savunmalarını ispatlayamadığı, ancak sözleşme tarihinden sonra 16/10/2018 keşide tarihli bonoya istinaden davacıya 10.936,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacının alacağının 66.064,00 TL'den ibaret olduğu, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin bedel içermemesi nedeniyle temerrüt için yeterli olmadığı, ihtarname masrafının ise ayrı bir alacak kalemi olarak istenilmesinin mümkün olmadığı, bu masrafın ancak yargılama gideri olarak istenebileceği sonucuna varıldığından takibin 66.064,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.<br>\tTakibe itirazın haksız olması ve alacağın likit kabul edilmesi nedeniyle davacı lehinde icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, takibin kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin ise mümkün olmaması nedeniyle davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş... ''  gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ........ E. sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 66.064,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 66.064,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 13.212,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilgili bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, müvekkili firmaca ödenen 4.600 TL'nin ticari defter kayıtlarında geçmediği kabul edilse dahi müvekkili ile davalı arasında imzalanan sipariş ve satış sözleşmesi   uyarınca 4.600 TL'nin ödendiğinin ispat edildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda davalıya ait incelenen yevmiye defteri kayıtlarında çeklerden hariç olarak taraflarınca ödenen 7906,54 TL nakit girişi olduğunun görüldüğünü, davalıya 4.600 TL ödendiğinin kesin delillerle ispat edildiğini, dosyada mevcut diğer faturalar ve senet cirolarının uyuşmazlığa konu sözleşme için olup olmadığının belli olmadığını, davalı tarafça sözde müvekkiline ödenen bedelin davaya konu işe dair ödendiği hususunun ispatlanamadığını, davalı tarafın iddia ettiği gibi 10.396 TL bedelin müvekkiline ödemediğini, davalının ödeme olgusunu ispata yarayacak delil sunamadığını, yapılan ihtarname masrafıyla beraber yapılan diğer yargılama giderlerinin de icra takip dosyasından talep edilebileceğinden asıl alacak olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalının müvekkili tarafından ihtarnamenin gönderilmesi ile temerrüde düştüğünü, asıl alacak yönünden takip tarihi itibariyle faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatının alt sınırdan hesaplanarak karar verildiğini, davalı borçlu aleyhine karar verilirken çelişkili ifadeler de göz önünde bulundurularak üst sınırdan yapılacak hesaplama neticesinde icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının iddiasının sebepsiz zenginleşmeye konu olacağını ve davacı 2 yıllık süreden çok sonra ihtarname keşide edip icra takibine giriştiğinden, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşme sözlü revize edilerek bahse konu 48 dairenin duşa kabinlerinin yapıldığını, sözleşmenin sözlü olarak revize edildiğine ilişkin tanıklarının dinlenmemiş olmasının yerinde olmadığını, davacının dava konusu ettiği alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve davacı tarafça tahsil edilen tutarlar dikkate alınmadığında icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/03/2023 Tarihli, ......... Esas - .......... Karar sayılı  kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>Davalıdan alınması gereken 4.512,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.128,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.384,83‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 23/10/2024<br><br>Başkan<br><br>¸e-imzalıdır  <br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır  <br><br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır  <br><br>Katip<br><br>¸e-imzalıdır  <br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9261f385bab0533","SID":"7e6843ea5277591b"}}