{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/546 <br>KARAR NO:2024/1811<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:21/10/2021<br>NUMARASI:2019/324 E. - 2021/183 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 1994 yılından bu yana Her türlü Pamuklu,yünlü,ipek ve kadife kumaşın ve bunların karışımından mamul Tekstil emtiası ile konfeksiyon mamullerinin üretim toptan ve perakende iç ve dış ticareti ve pazarlaması konusunda iştigal ettiğini, özellikle eşarp üretimi ve ticareti konusunda sektörünün önder kuruluşu olan davacı şirketin, ... ibareli markası ile Türkiye ve dünya çapında haklı bir ün ve pazar edindiğini, markasının 201615 tescil no ile 07.08.1998 başvuru tarihinden itibaren 18. ve 25.sınıflarda “deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamül başka sınıflarda yer almayan eşyalar; çantalar, valizler, cüzdanlar, portföyler, çocuk taşımak için çantalar (portbebeler, kangurular), deri veya kösele kutular ve sandıklar, çek defteri kılıfları, kart kılıfları, boş tuvalet çantaları,boş alet çantaları, anahtarlıklar, para çantaları, torbalar, sırt çantaları, evrak çantaları, alışveriş ve okul çantaları, beslenme çantaları. Giysiler (iç ve dış giysiler): iç çamaşırları, atletler, sütyenler, jüpon, kaşkorseler, fanilalar, bodyler, büstiyerler, korseler, sabahlıklar, gecelikler, penye giysiler, triko giysiler, kot giysiler, deri giysiler,paltolar, mantolar, kabanlar, pardesüler, yağmurluklar, trençkotlar, montlar, ceketler, pantolonlar, etekler, elbiseler, yelekler, gömlekler, tişörtler, switşörtler, kazaklar, hırkalar, süveterler, bluzlar, şortlar, bermuda şortlar, tulumlar, iş elbiseleri, okul önlükleri, rahat giysiler, spor yaparken giyilen giysiler, banyo ve plaj giysileri. Çoraplar. Ayak giysileri: ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar. Baş giysileri: başlıklar, şapkalar, bereler, baş örtüleri. Aksesuarlar: pantolon askıları, giysi ilaveleri, kemer, kravat, papyon, eldiven, şal, kol bantları, baş bantları, bileklikler.” emtialarında, markasının  ... tescil no ile 30.03.2015 tarihinden itibaren 18., 25. ve 35.sınıflarda emtia ve hizmetlerinde tescilli olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen ... markasının ilk defa davacı şirket tarafından kullanılarak tanıtıldığını, davacı adına uzun yıllardır tescilli olduğunu aynı zamanda ticaret unvanının da kök unsurunun ... markasına ... ibaresinin eklenmesi ile oluşturulduğunu, davacının yapacağı uluslararası başvuruya dayanak olmak üzere TPMK nezdinde ... başvuru no ile yeni bir ... marka başvurusunda bulunduğunu, ancak kurum tarafından davalı adına ... sayı ile tescilli ... markası nedeniyle başvurunun kısmen reddedildiğini ve davacının bu şekilde davalı markasından haberdar olduğunu, uyuşmazlığın sulhen çözülmesi adına davalıya Beyoğlu....Noterliği 30.07.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, davalı adına ... tescil no ile tescilli ... markasının SMK 25/1 atıfla 6/1. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davacı markasında “...” kelimesinin asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, logoların ayırt ediciliği bulunmayan yan unsurlar olduğunu, markaların siyah zemin üzerine beyaz harf ve/veya beyaz zemin üzerine siyah harf karakteri şeklinde olduğunu, davalının ... markasının ise,lacivert zemin üzerine beyaz harflerle yazılı olan ... kelime ibaresinden ve (İ) harfinin noktasında yer alan kalp şeklinde logodan oluştuğunu, dava markasında da kelimenin baskın ve ana unsur olduğunu, markada yer alan ... ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını,  “...” markasının davacı markalarının tescilli olduğu 25. Ve 35. Sınıflarda aynı/ilişkili sınıflarda tescilli olduğunu, özellikle 25. Sınıf emtiaların davacı markalarınınmaruf olduğu sınıf olduğunu,davalı markasının ise 24.sınıf ile 35.sınıfta 23.,24., ve 25. Sınıftaki emtiaların satışı hizmeti verdiğini, davacı şirketin tescilli olduğu sınıflarda ki satış hizmetleri ile benzer, ilişkili, birbirini tamamlayan, aralarında hammadde-mamul ilişkisi bulunan, aynı dağıtım kanallarına ve piyasa anlayışına sahip olduğunu, markaların aynı ve benzer sınıflarda tescilli olduğunu, Yargıtay 11.HD 05.05.2011 tarih ,2011/1562 ve 2011/5464 k. Sayılı kararında; ”40. Sınıfın 07,08,09 ve 10. Alt sınıfında yer alan kumaş işleme hizmetleri,yün işleme hizmetleri,terzilik hizmetleri,nakış işleme hizmetleri ile 23.,24.,25.,26., ve 35. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin birbirini tamamladıklarını, aynı işyerleri tarafından kullanıldığını, amaçları, dağıtım ve sunum kanalları dikkate alındığında aynı tür sayılmaları gerektiği” şeklindeki yerel mahkeme kararını onadığını, markalar arasında karıştırma ihtimalinin varlığının dahi, karıştırılma ihtimalinin gerçekleşmesi için yeterli olacağını, davalının ... markası ile; davacı markalarının seri marka imajı yaratmakta olduğunu, davacı markalarının tanınmışlığı dan haksız yere istifade ettiğini, davacı ile arasında iktisadi bir bağ, bir ortaklık ilişkisi olduğu şeklinde tüketiciyi yanılttığını, davacının bebek eşyaları sektöründe faaliyet gösteren bir markası olduğu izlenimini verdiğini, dolayısıyla davalı adına tescilli olan markanın ilgili mal ve hizmetlerde hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, ... markasının Sektörel tanınmış marka olduğunu, İstanbul 2.FSHHM’nin 2016/154 esas ve 2018/180 karar sayılı kararı ile tespit edildiğini, “davacının ... asıl ibareli markasının eski tarihli çok sayıda tescile dayanması ve dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirildiğinde davaya konu davalarının ... tescil nolu markasının tescil tarihi olan 15.01.2015 tarihinde de özellikle eşarp başörtüsü emtiası yönünden sektörel olarak belirli bir tanınmışlık seviyesine ulaşmış olduğu anlaşıldığı, huzurdaki davaya emsal söz konusu davada, ... sayılı ... markasının hükümsüzlüğünün talep edildiğini, mahkemece; “Somut olay yönünden davacının ve davalının aynı sektörde (Tekstil ürünleri-kadın giysileri-üretim ve/veya satışı) iştigal alanlarında çalışmakta olduğu,davacının ticari unvanının ... Şti. olduğu ve buunvanın asıl unsurunun ...kelimesi  olduğu,17.10.1994 tarihinden itibaren bu unvan ile Eminönü’nde kurulmuş olduğu,davacının .. asıl unsurlu,ilki 1995 yılında tescil için başvurulmuş olmak üzere (... tescil no’lu) çok sayıda ve eski tarihlitescilli markasının bulunduğu, davacının ... asıl unsurlu markasının sektörel tanınmışlığa sahip olduğu,davalının ... ibareli makasının tescil başvuru tarihinin 2013 yılı ve tescil tarihininde 2015 yılı olduğu,Yani davacının ilk başvurusunun 1995 yılı olduğu dikkate alındığında yaklaşık olarak 18 yıllık bir süreden sonra Davalı tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzeri ... markasının tescili için başvuru yapıldığı davalının at ... ibareli markayı orijinal sebeplerle oluşturduğu veya markayı tesadüfen bulduğu yönünden bu hususta başkaca bir savunmasını ve ispatının bulunmadığı gerek bu yönden gerekse davacının markasının Sektörel tanınmışlığı nedeni ile davalının oldukça eski olan Davacı markasını hiç duymamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu davalının markasının kötü niyetli olarak tescil edilmiş olabileceği”  gerekçesiyle markaya hükümsüz kıldığını, ... markasının tescilinin davacının özellikle eşarp emtiasında tanınmış ... markasının ayırt edici karakterine zarar verdiğini ve davacı markasının açısından haksız olarak yararlandığını, davalının 2... sayılı ... markasının SMK. 25/1 maddesi atfı ile 6/6. maddesi uyarınca iptal ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu tescilin kötü niyetli olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E. 2008/507 K. Sayılı kararında; Tarafların markalarının birbirine çok benzediği bütün itibarıyla bıraktığı etki dikkate alındığında markaların esas unsurlarının aynı veya benzer olması sebebiyle genel görünümü etkisi daha az olan diğer unsurlarda ki farklılar rağmen iltibasa yol açabileceği,Davalının Tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğunu bu itibarla müdebbir bir Tacir gibi davranması gerektiğini kullanacağı işaretin herhangi bir kişiye ait olup olmadığını araştırması gerektiği davalı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı davalının markasını tescil ettirmesinin faaliyet alanı itibari ile varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanmak aslını göster diye davalı kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği hüküm altına alındığını. Her türlü Maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; TPMK nezdinde davalı adına 04.12.2014 tarih ve ... sayı ile tescilli “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK.’nun 6/1, 6/5, 6/6 ve 6/9. Maddeleri ve ilgili maddeleri uyarınca “ 24.Sınıfta yer alan:Bebekler için kundak örtüleri. ve35.sınıfta yer alan:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri; perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”emtia ve hizmetlerinde hükümsüzlüğüne ve tescil kaydının Resmi Markalar Sicilinden terkinine, yargılama sürerken davalı sıfatının değişmesinin önlenmesi ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı marka tescilinin olası devrinin dava sonuna dek önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve sicil kaydına işlenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; İlk olarak davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının 24. Sınıfta tescilli bir markasının olmadığını ve .. markasının 24. sınıf yönünden davalı tescilinden önce kullandığını ispat etmesi gerektiğini, davacının markayı “bebekler için kundak örtüleri” emtiasında kullanmadığını ve dolayısıyla önceye dayalı bir kullanımının söz konusu olmayacağını, diğer yandan davacının markaları 35. sınıfta tescilli ise de davacının bu markaları tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca ciddi ve etkin şekilde kullanıp kullanmadığını da araştırılması gerektiğini, bu hususta 6769 sayılı KHK'nın 25/7. maddesi uyarınca kullanmama definde bulunmakta olduğunu, davalı olarak 2007 yılından itibaren bebek tekstili sektöründe faaliyet göstermekte olan ... A.Ş. bünyesinde 2014 yılı Kasım ayına kadar aktif sigortalı olarak bebek sektöründe Türkiye lideri markalardan olan ...markasını yurtiçi satış ve planlama sorumlusu olarak görev yaptığını, 13 yıldır bu sektörde olduğunu, bebek sektörü içerisinde faaliyet göstermekte olan ve tüm ülke genelinde ve yurt dışında aktif olarak faaliyet gösteren ilgili firmada görev yaptığını gösterir SGK işyeri dökümlerinin dilekçe ekinde sunduğunu, 2014 yılı Kasım ayında ... şahıs Şirketi ünvanı ile faaliyetine başladığını, söz konusu şirketine bugüne kadar ... sektöründeki edindiği tecrübeler ile eski işyeri yöneticilerinin de desteği ile ... markasının yurtiçi toptan dağıtım hakkının verilmiş olduğu, iş yerinin açılış döneminde ... ismi ile sektörde faaliyete başladığını, halen aynı marka ismi ile faaliyetlerine devam ettiğini, ... markasını ilk olarak oluşturulmasının 6 Ocak 2013 tarihinde dünyaya gelen kızı ...'in ismi düşünüldüğünü, bu kapsamda bebek sektöründe de faaliyet gösterildiğinden ... markasının olmasına karar verildiğini, marka logosu için eski işyeri patronu ...’nun bizzat marka logosu tasarladığını, konu ile ilgili olarak gerekirse tanık olarak kendisinin dinlenebileceğini ... markasını TPMK Kurumunda...no ile 24. ve 35. sınıflarda 04 Aralık 2014 tarihinden itibaren tescil ettirdiğini, davacıya ait marka ile davalı marka şeklinin yazı fontunun rengi ile tasarımının benzerlik göstermediğini, davacı firmanın marka logolarının dikdörtgen alan içerisinde ... olarak tescillenmiş olduğunu farklı yazı fontu ile siyah ve mor renkli bir tasarım kullanıldığını, davalıya ait logoda koyu lacivert zemin ve köşeleri oval dikdörtgen içerisinde beyaz yazı fontu ile i harfi üzerine kırmızı renkli kart tasarımının kullanıldığını, zaten söz konusu logonun hiçbir markaya ait logoya benzememesi sebebiyle ... nezdinde tescil edildiğini, davacının 24.sınıfta hiçbir tescil kaydının bulunmadığının açık olduğunu, ayrıca davacının mevcut faaliyetleri kapsamında 24.sınıfta yer alan ürün ve hizmetler konusunda herhangi bir faaliyette bulunup bulunmadığının araştırılmasının da mahkemeden talep edildiğini, .... firmasının 5 yıl boyunca ..., ..., ..., ..., ..., ...gibi alanlarda aynı isim ve logo ile faaliyet gösterdiğini,ayrıca resmi websitesi olan ... web sitesi alan adı kaydı ve domain hesap bilgilerinin de yine firma adına tahsisli olduğunu, hem içerik hem tasarım hem de arka plan sistem yönetimleri konusunda davalının davacı firmadan daha çok emek verdiğinin bilirkişi davacının tüm ürünlerinin eşarp ve türevleri şeklinde olduğunu, buna ilişkin çeşitli ürün ve tasarımlar yaptığını ancak davalı olarak ... ve markasının hiçbir şekilde eşarp grubu tekstil işi yürütmediğini, bebek ve bebek odası, Tekstil Aksesuar ve bu grupta Ürün satışı faaliyetleri yürüttüğünü, Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla davalıya gönderildiği iddia edilen ihtarnamenin resmi iş yeri, ev adresi ve bağlı bulunduğu mahalle muhtarlığına bugüne kadar tebliğ edilmediğini, belirtilen ihtarnamenin dosyaya delil olarak sunulmuş ise de resmi tebligat yolları kullanılmadığından hükümsüzlük ifade ettiğini bu durumunda davacının art niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı ile 3-4 kez görüşmesinin olduğunu, telefonlara cevap vermediği hususlarının doğru olmadığını, davalı adına kayıtlı ... no'lu cep telefonu hattından Davacı vekili tarafından kullanılan ... Nolu cep telefonu hattı ile görüşme kayıtlarının BTK'dan istenildiğinde durumun ortaya çıkacağını, her ne kadar SMK 25/1.maddesi kapsamında marka hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenilmiş olsa da, markaların aynı olmayıp benzerlik de göstermediğini, davacı mal ve hizmetlerinin eşarp ve benzeri ürünleri kapsadığını ... markasının tamamen ... ürünlerinin satışını yaptığını ayrıca davacının ... tekstili ürünleri ile ilgili hiçbir faaliyette bulunmadığını, ...- ... ile ... terimlerinin toplumca karıştırılmasını akla mantığa ve hukuka aykırı bir durum olduğunu, o halde ...-...-... ve benzeri ibareleri kullanan herkesin dava edilmesi gerektiğini, TPMK nezdinde marka başvurusu yapıldığında ... markasının 2 yıl boyunca tescilinin askı süresinde olduğunu fakat davacı şirketin hiçbir başvuru ya da itirazda bulunmadığını, davacı şirket vekili ile davalının telefonla görüşmesinde; davacı şirketin ... sektörü için ürün imalatı yapacaklarını düşündüklerini bu kapsamda davalı markasına ait emtiaların kaldırılmasını talep ettiklerini, bu durumun özellikle davacının art niyetli olduğunu apaçık bir göstergesi olduğunu, ... markasının 23 ve 25 sınıfta kaydının bulunmadığını, Türk Patent Enstitüsü Ürün Grupları Yönetmeliğinin 24 ve 35. maddelerine sahip ve tescilli “...” markası ile 24.sınıf grubuna tanımlı ev tekstil ürünleri, perde, yastık kılıfı, battaniye, bebek kundak örtüleri vb. şeklinde ürünler tanımlanmış olduğunu, davacı şirketin iddia ettiği gibi 23 ve 25. maddelerde her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysi, çorap, fular, eşarp,kemer,ayakkabı, şapka vb. ürünleri kapsamakta olduğunu,bu ürünlerin Grup itibariyle birbirleri ile benzer olmadığı, ilişkili olmadığı, birbirini tamamlamadığı, haliyle her tekstil ürününde olmazsa olmaz kumaş hammaddesinin ortak ürün olduğu ancak üretilen ürün itibar sınıf farkının olduğu ve kesinlikle dağıtım kanalının ve piyasa anlayışının birbiriyle alakasının bulunmadığını çok açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, davacıya ait marka ile üretilen eşarp ve benzeri diğer 25. madde kapsamındaki ürünlerden hangilerinin davalıya ait ve 24. sınıfta yer alan ve “...” markası adı altında satışa sunulan ürünlerden hangileri ile birebir çalışmakta olduğunu, davacının Yargıtay 11.HD 2003/4003 E. ,2003/10839 K. Sayılı kararı dava konusuna benzer nitelik taşıdığı gerekçesiyle hukuki dayanak olarak göstermiş ise de,anılan kararın mevcut dava konusu ile hiçbir alakasının olmadığını,davacı iddialarının tamamen hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının dilekçesinin 7. Sayfasında da beyan ettiği şekilde kendisinin ... sektöründe faaliyet göstermediğini açıkça ortaya koyduğunu,ürün grupları farklı sınıflarda olup birbiriyle hiçbir şekilde yerine ikame edilebilecek ürün olmayıp ayrıca hedef Pazar kitlesindeki yaptığımız satışlarda hiçbir alıcı adı geçen firmanın varlığını bile tanımadığını,bu hususda TPMK tarafından tescillenen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebinin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, Yargıtay 11 HD.’nin 2017/727 E. 2018/6646 K. 24.10.2018 tarihli, 2018/194 E. 2019/2227 K. 25.03.2019 tarihli, 5356 E.9805 K ve 30.11.1999 karar tarihli ilamlarının da davalı söylemlerini onaylar nitelikte olduğunu, davacının “...” markasının tanınmış marka olmadığını, markasını tanınmış marka olarak TPMK nezdinde tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu ancak başvurunun reddedildiğini, ayrıca tanınmışlık tespitinde esas alındığı üzere davacının markasının ulusal basında veya gazetelerde tanınmışlığın ulaştığını ortaya koyacak şekilde reklam ve haberlerde yer almadığını, her iki taraf markasının hitabet ettiği tüketici kitlesinin ortalama tüketici olup bu husus nazara alındığında markaları arasında karışıklığa sebebiyet oluşturmadığını, markaların kullanım amaçları kullanıcılarını ticari pazara ulaşmalarında kullanılan satış noktaları ve hitap ettikleri kullanıcı grubunun tamamen farklı olduğunu,her ne kadar davalıya ait marka ile davacı markalarının esaslı,unsuru aynı ise de, markalar farklı sınıf ve emtialarda tescilli olduklarından ve hitap ettiği tüketici kitlesi farklı olduğundan markalar arasında iltibas ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, davacı tarafın davalı markasının tescili itibariyle 5 yıla yakın bir süre sessiz kaldığını, ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesine sadece 20 gün kadar kısa bir süre kala iş bu davayı ikame ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu göstergesi olduğunu, davacı firmanınTTK.nun18/2. maddesinde kabul edilmiş olan basiretli tacir ilkesine aykırı hareket etmiş olduğunu, SMK.nun 25/6. Md. uyarınca sessiz kaldığını, tüzel kişi tacir olan davacının piyasada tanımış hale getirdiğini iddia ettiği ... markasına verdiği önemin ortada olduğunu, TPMK veri tabanında kolaylıkla araştırılıp tespit edilebilecek davalıya ait ... markasından 5 yıla yakın bir süre haberdar olmamasının da davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığın ortaya koyduğunu, davacının yapmış olduğu marka tescil başvurusunun Türk Patent Enstitüsü nezdinde 14.06.2019 tarihli kısmi ret kararı ile reddedilmiş olduğu kararın hukuken tartışma konusu haline getirilerek dava konusu edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla, haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı adına tescilli ... numaralı markanın 35. Sınıftaki \"müşterilerin malların elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, iç dış giysiler baş giysileri mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog vb. Yöntemler ile sağlanabilir) \" kısmen iptaline, diğer sınıf ve hizmetler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddedilen kısmında yer alan sınıf ve hizmetlerin; 24. Sınıfta yer alan “Bebekler için kundak örtüleri”, 35. Sınıfta yer alan \"Müşterilerin malların elverisli bir sekilde görmesi ve satın alması için Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler.  Ev tekstil ürünleri; perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri, çoraplar, ayak giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\"dir. Söz konusu mal ve hizmetler, \"Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, iç - dış giysileri, baş giysileri\" ile benzer, ilintili, birbirlerini tamamlayan, aynı - benzer mağaza ve reyonlarda satılan ürün/hizmetler olduğunu, bunların karıştırılmalarının kaçınılmaz olduğunu, zizzat davalının web sitesindeki kullanımlarının bu hususu ispatladığını, davalı web sitesinde ... markası ile ev tekstil ürünlerinin satışını yaparken, aynı zamanda   bebek ve kadın giysilerinin de satışını yaptığını, davalı markasının talep edilen mal ve hizmetler açısından da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin haksız olduğunu,Müvekkilinin ... markasının, hükümsüzlüğü talep edilen markadan çok önce sektörel tanınmış bir marka olduğunu kanıtlamakta iken tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,Davalının kötüniyetli olduğunu, kötüniyete dayalı hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davalı adına  24 ve 35. sınıflarda tescilli ''....'' ibareli markanın, davacı adına 18, 25 ve 35.sınıflarda tescilli ''...'' ibareli marka ile iltibas oluşturduğu, davalının kötüniyetli olarak davacının tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığı iddia edilmiş, davalı yanca davacı markasının kullanılmadığı defi ileri sürülmüştür. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanca istinaf edilmiştir.İstinaf edenin sıfatına göre yapılan incelemede; tarafların tekstil sektöründe faaliyet gösterdikleri, bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi heyetine tekstil mühendisi eklenmek suretiyle aldırılan 12.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı markasının, İstanbul 2. FSHHM'nin 2016/154 esas, 2018/180 karar sayılı kararı ile başörtü ve eşarp emtiasında sektörel olarak bilinirliğinin olduğunun tespit edildiği ancak tanınmışlığının ispatlanamadığı, davacının dayandığı ... sayılı ... markasının \"Bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar: Bebekler için tekstilden bezler, bebekler için tekstilden kundak bezleri, zıbınlar, naylon donlar, mama önlükleri (kağıt mama önlükleri hariç)\" emtialarda ciddi biçimde kullanılmadığının tespit edildiği,, yine  davalıya ait markanın aynı zamanda 35. Sınıfta da tescilli olması sebebi ile 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından yapılan değerlendirmede, davalının davaya konu markasının 35. sınıftaki \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılış iç, dış giysiler, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri \" açısından davacı markaları ile benzer olduğu, sair emtia ve hizmetler yönünden benzerlik göstermediği, bu nedenle mahkemece davacının dayandığı markaların kullanılmayan mal ve hizmetler yönünden davanın reddine karar verilmesi, benzer olan ve  iltibas yaratacağı tespit edilen mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir hata bulunmadığı, diğer yandan davalının kötüniyetli olduğu ve bu nedenle tüm sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği iddia olunmuş ise de, kötüniyeti ispata yarar dosyaya yansıyan bilgi, belge ve delil bulunmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarih ve 2019/324 E., 2021/183 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea70484c8b1a9be9","SID":"15c84a5abe7a0428"}}