{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br><br>ESAS NO\t: 2023/1783 <br>KARAR NO\t: 2024/1524<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/04/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/454 E.-2023/305 K.<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkiline ait konutun 04.06.2020 - 04.06.2021 tarihleri arasında Evim Paket Poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalandığını, konutun 2004 yılından beri davalı tarafından sigortalandığını, 17.11.2020 tarihinde konutta projede \"F\" aksı olarak görülen kısım başta olmak üzere zemin kat mutfak bölümü ve mutfak bölümünün üzerindeki kısımların duvarlarında muhtelif çatlaklar oluştuğunu, yine evni bodrum katında da ciddi hasarlar bulunduğunu, hasarın jeolojik birimde ötelenme-hareketlenme-çökme vb yer hareketleri sebebiyle oluştuğunu, davalıya yapılan başvurunun eksper raporuna dayalı olarak hadisenin proje, malzeme ve imalat hataları /yapının kendi içsel kusurları neticesinde meydana geldiği ve teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiğini, hasarın yer kayması sebebiyle meydana geldiği düşünüldüğünde dahi poliçede ek teminat ile yer kaymasının da teminat altına alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davalarının kabulü ile 100,- TL.'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; HMK'nın 107. maddesi koşulları bulunmadığından belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının zararının belirlenebilecek nitelikte olduğunu, Evim Paket Poliçesi kapsamında sigorta konusu değerlerin,  poliçede belirtilen istisnalar dışında kalan \"önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple meydana gelecek\" rizikolara karşı sigortalandığını, dava konusu olayın beklenmedik, ani veya bir anda gelişen harici herhangi bir dış etkenle  ilişkilendirilemeyeceğinden sigorta kapsamına girmeyeceğini, olayın binanın ruhsatına ve eklerine, statik ve mimari projesine aykırı olması nedeni ile herhangi bir dış etkene bağlı olmaksızın, kendi ayıpları (temelsiz imalat, hatalı proje, kaldırılan veya uygulanmayan kiriş, küçük ebatlı uygulanan veya küçültülen kolon ile yetersiz beton dayanım sınıfları) sonucu  meydana geldiğini, bu hususun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, sigortalı tarafından 6-7 senedir devam ettiği belirtilen yapı kusuru hasarlarının yıllara sari doğal sonuçlarının beklenmedik-ani risk unsuru barındırmadığını, yapılan incelemelerde arazide heyelan-yer kayması olmadığının tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının iddiası gibi düşünüldüğünde dahi hasar binanın kendi ayıbından meydana geldiğinden Yangın Sigortası Genel Şartları A.4.4.'ncü maddesi gereğince teminat dışı olduğunu, sigorta sözleşmelerinin beyan esaslı sözleşmeler olduğunu, sigorta ettirenin tam ve doğru bildirimde bulunma görevi bulunduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, faiz oranının yasal faiz olması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"...bilirkişilerin yerinde yaptıkları inceleme sonucunda tanzim ettikleri raporda; bölgede yapıda hasara yol açabilecek nitelikte heyelan ve benzeri yer hareketi olup olmadığına dair sahada gözleme dayalı inceleme yaptıkları, ancak yapının tamamen yıkılmış olması sebebi ile yapıda bulunan hasar durumu ve yapısal özelliklerini inceleyemediği görülmüştür. Arazide yapılan incelemede arazide dalgalı kesikli bir topografya olmadığı, eğimde ani değişiklikler olmadığı, yapının üst kısmındaki asfalt yolda çatlaklar olduğu, bu çatlakların yol boyunca sokak ve sitede bulunan bir çok evi içine alacak şekilde orta eksende doğrusal olarak devam ettiği, çatlak derinliğinin yaklaşık 1 cm olduğu gözetildiğinde bu asfalt çatlaklarının sahada yenilme kayma tacı (kayan malzemenin ana kütleden koptuğu yer olarak tabir edilen eğri) olarak tanımlanacak nitelikte olmadığı, ayrıca doğal arazi yüzeyi üzerinde yükselen yer değiştirmiş heyelan hacmi /kabarma veya topuk gerilme çatlağı, vb şekilde geometrik heyelan ve benzeri yer hareketi ile ilişkilendirilecek yapısal unsurlar bulunmadığı, bu çatlağın heyelan kaynaklı olduğunun söylenmesi halinde sokakta ve sitede bulunan bir çok evin çok geniş heyelan bölgesi içinde kaldığının kabulü gerekeceği ve bu evlerde de benzer hasarların olmasının bekleneceği, ancak komşu evlerin kullanımda olup bu evlerde hasar olduğuna ilişkin belirti olmadığı, ayrıca asfalt çatlağının yol boyunca ve doğrusal özellikte olması, bunun termal şartlar vb dış etkenlerle oluşmuş sıradan bir asfalt hasarı olduğunu heyelan vb kütle hareketine işaret etmediğini gösterdiğini, yıkılmış  yapı çevresindeki ağaçlarda ve elektrik direklerinde düzgün ve belirli eğim olmadığı, eğilme ve yatma gözlemlenmediği, yılıkmış yapının üst kısmındaki asfalt yolu destekleyen istinat duvarında ve bahçe duvarında herhangi bir deformasyon olmadığı, yıkılmış yapı çevresinde herhangi bir su sızıntısı olmadığı ayrıca yer altı su kanalizasyon borularında kırılma ve çatlak olduğuna dair emare olmadığı, yıkılmış yapının her iki yanında yer alan benzer müstakil konutların kullanımda oldukları, komşu yapılarda hasar bulunduğuna ilişkin emare olmadığı incelemeye konu bölgede söz konusu hasara yol açabilecek heyelan ve vb yer hareketi olduğunu gösterir gözleme dayalı herhangi bir emare tespit edilemediği, söz konusu yapıda oluşan hasarın heyelan veya yer hareketinden kaynaklanmasının teknik olarak söylenmeyeceği belirtilmiştir. Yine bilirkişilerce farklı uzmanların yapı yıkılmamışken yaptıkları incelemelerde yapıda bazı bölümlerde projeye aykırı imalat yapıldığı bilgisinin bulunduğu, binada meydana gelen hasarın proje veya imalat kaynaklı olmasının muhtemel olduğu, oluşan hasarın ani beklenmedik dış etkenlere bağlı riskler kapsamında değerlendirilmeyeceği, hasarın müstakil konuttaki yapısal eksikliklere bağlı oluştuğundan sigorta teminatı dışında olduğu değerlendirilmiştir. <br>Dosya kapsamında bulunan tüm belgeler alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde  yapıda meydana gelen hasarın  heyelan vb yer hareketi sonucu oluşmadığı, konuttaki yapısal eksikliklere bağlı olarak oluştuğu ve sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığı\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklama ve iddialarını tekrar ederek, İlk derece Mahkemesince itirazları dikkate alınmaksızın uygun olmayan bilirkişi kurulunun düzenlediği fahiş hatalarla dolu raporu hükme esas alındığını, bilirkişi kurulunun yer hareketi olmadığına ilişkin tespitinin ölçüm içermeyen gözleme dayalı olduğunu, bilirkişilerin hiç bir teknik ölçüm yapmadan zemin suları değişimi sebebiyle çökmeyi olasılık olarak gördüklerini, heyete jeofizik mühendisi eklenerek çökme olayının sebebinin araştırılmış olması gerektiğine yönelik itirazlarının mahkemece kabul görmediğini, raporun sonuç bölümünde çelişkili olarak yapısal hata v.b. gibi dayanağı olmayan varsayımlara dayandıklarını, binanın çevresinde mevcut tüm yapılarda hasar bulunduğunu, ancak bilirkişilerce diğer binalar için detaylı inceleme yapılmadığını, ayrıca asfalt, yol, direk, ağaç her türlü yapı ve canlıda da hasar bulunduğunu, 17 yıldır kullanımda olan konutta oluşan deformasyon ve hasarların, proje işçiliği, işçilik hatası, yapısal hata gibi kavramlarla açıklanmaya çalışılmasının abesle iştigal etmek olduğunu, binanın bir tarafının hasarlı olduğunu, diğer tarafının ise hasar görmediğini, binanın yapısal sorunundan kaynaklı bir hasar olsaydı her tarafının aynı şekilde hasarlanmasının gerekeceğini,  basiretli bir tacir olan sigortacının yapısal bozukluğa ilişkin hiç bir araştırma yapmadığını, 20 yıl boyunca ilgili poliçeyi yenilememesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sigortacı davalının müvekkilinin zararını giderip proje müteahhidi ve imalatçıya rücu etmesi gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, taraflar arasındaki Evim Paket Poliçesine dayalı olarak konutundaki hasar bedelinin tahsili istemine  ilişkindir. <br>28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve Geçici 1. madde hükmüne göre bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davaları bu Kanun'un kapsamına alan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un \"Kapsam\" başlıklı 2. maddesinde de;  \"Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.\" hükmüne yer verilmiştir.Yine aynı Kanun'un \"Tanımlar\" başlıklı 3. maddesinin (k) bendinde tüketicinin, \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi\" ; (l) bendinde tüketici işleminin, \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,'' ;  (h) bendinde malın, \"Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları,\" ifade edeceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesi ise, \"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.\" hükmünü içermektedir. <br>Davacı gerçek kişinin konutu için sigorta poliçesini imzalayan tüketici olmasına ve davalı ... şirketinin de ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden tüzel kişi olmasına göre uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. <br>6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ve HMK'nın 353/(1).a-3. maddesinde mahkemenin görevli olmamasının kararın kaldırılması nedeni olarak düzenlenmiş olması karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça istinaf istemine konu edilmese  dahi istinaf mahkemesince re'sen gözetilmelidir.<br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve  yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-a.3 ve 355. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK'nın 353/(1)-a.3 ve 355. maddeleri uyarınca, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.04.2023 tarih, 2021/454 E., 2023/305 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davacı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerininİlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>06/11/2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  11/11/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8141cf7fae927b90","SID":"db4fc9ff8c5a2aae"}}