{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/690 <br>KARAR NO:2024/1820<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:23/12/2021<br>NUMARASI:2018/279 E. - 2021/234 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin kendisine ait konseptin kullanıldığı şubeleri bulunduğunu, franchise bedelinin 75.000,00 Euro olduğunu, “...”, “...” ve “...\"et gösterdiğini, davacı şirketin grup şirketlerinden birinin ortağı olan ...’ya ait “....” esas unsurlu markaları franchise sözleşmesi ile kullandıklarını,  müvekkili şirketin ... ve konsepti ile Türkiye'de 68 şubesinin bulunduğunu, Bursa'da müvekkili şirketlerden franchise alan sekiz adet firmanın mevcut olduğunu, davalının davacıya ait marka ve mavi-beyaz renkleri izinsiz olarak kullandığını, kendisine ihtarname gönderildiği halde olumsuz olarak dönüş yaptığını, marka sahibi ile yaptıkları franchise sözleşmesinde dava açma haklarının mevcut olduğunu belirterek, davalının eylemlerinin davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tespit edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markalar ile iltibas yaratan davalıya ait işyerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, işyerinin içerisinde  bulunan diğer unsurlar, davalının reklam tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta faturalar ve benzeri ticari dökümanında, tabelasında ve sair bilumum iş evraklarında kullanılmasının önlenmesine, el konulmasına, toplanmasına, üzerinden davacının markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasına, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, belirlenecek tazminata tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasına, verilecek hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere yurtiçinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,Davalının kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için \"...\" ibaresini marka olarak kullanmasının davacının hak sahibi olduğu \" ...\" esas unsurlu markalardan kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tesptine, Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu eylemlerinin durulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,Davalının davacıya ait markalar ile iltibas yaratan kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile ilgili davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartviztler, broşürler, reklam araçları, iş yerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar, davalının reklam tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, faturalar ve benzeri ticari dokümanında, tabelasında ve sair bilumum iş evraklarında \" ...\" markasının kullanmasının ÖNLENMESİNE,Bu malzemelere el konulmasına ve toplanmasına, Karar kesinleştiğinde üzerlerinden davacının markası ile iltibasa sebep olacak unsurların silinmesine, kaldırılmasına, 3.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 01/02/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere yurt içinde yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı istinaf dilekçesinde; davacının marka sahibi olmadığını, bu nedenle dava açma yetkisi olmadığını, Davacının ''..'' ibareli bir markası olmadığını, herhangi bir tüketicinin bu durumu karıştırma olasılığının bulunmadığını, İşletmesinin Değirmendere'de olması nedeniyle isminin bu şekilde konulduğunu, Ticari defterlerine göre, zarar ettiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davacının markasını kullanarak kar elde etmediğini, ... ibaresinin kullanım tekelinin davacıya bırakılamayacağını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının hak sahibi olduğu \"...\" esas unsurlu markaların, davalı tarafından kullanımı nedeniyle, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir.TPMK kayıtlarına göre; ... numaralı \"...\", ... numaralı ...\", ... numaralı \"... \",.... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ...numaralı \"...\", ... numaralı \"....\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" markalarının dava dışı ... adına 43. sınıfta \"Lokanta, kafeterya, kafe ve kantin hizmetleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" de dahil olmak üzere tescilli oldukları, davacı ile dava dışı ... arasında 06/08/2016 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi incelendiğinde; \"...\", \"...\", \" ...\" markalarıyla ilgili lisans sözleşmesi imzalandığı, Başiskele Noterliği'nin 19/10/2017 tarih ve ...yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile lisans veren marka sahibi ...'nın bu markalarla ilgili üçüncü kişilere karşı her türlü ceza ve hukuk davası açmaları konusunda lisans alan .... Şirketi'ne yetki verdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının hak sahibi olmadığı ve dava açamayacağı yönündeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre; davacının lisans sözleşmesi ile hak sahibi olduğu dava dışı ...'ya ait \"...\" esas unsurlu markaların 43. sınıfta yer alan  \"Lokanta, kafeterya, kafe ve kantin hizmetleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" için tescilli oldukları, davalıya ait ...'de faaliyet gösteren  iş yerinin tabelasında \"...\" ibaresinin işletme adı olarak kullanıldığı, \"...\" kelimesinin daha büyük puntoyla yazılarak ön plana çıkartıldığı, \"...\" ve ...\" kelimelerinin çok küçük puntoyla yazılması nedeniyle ilk bakışta yalnızca \"...\" ibaresinin dikkat çektiği,  iş yerinin kafeterya olarak faaliyet gösterdiği, davacının hak sahibi olduğu markalarda yer alan \"..\" ibaresinin aynısının ön plana çıkartılarak işletme adında kullanılması nedeniyle, markaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,  tüketici nezdinde işletmesel bağ algısının meydana gelebileceği, \"...\" ibaresinin coğrafi bir yerin adı olduğu bilinse de, yiyecek ve içecek sağlanması ile kafeterya hizmetleri sınıfında tanımlayıcı nitelikte olmadığı, \"...\" esas unsurlu markaların piyasada belli bir bilinirlik kazandıkları, çok sayıda franchise sözleşmesi yapılarak Türkiye'nin pek çok yerinde şubelerinin açıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının eyleminin SMK'nın 7/2. ve 29.maddeleri uyarınca  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacının dava dilekçesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat karşılığının tazminat olarak ödenmesini talep ettiği, tazminat hesabının yapılabilmesi için incelenmesi gereken davacıya ait ticari defter ve belgelerin tam olarak sunulmaması nedeniyle davalının elde ettiği gelirin kesin olarak  hesaplanamdığı, sunulan vergi beyannameleri ve mali tablolara göre davalının zarar ettiği tespit edilmişse de, davacının marka haklarına tecavüz etmesi ve haksız rekabette bulunmasından dolayı uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, TBK'nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca tazminat miktarının Mahkememece değerlendirilerek, davalının ve davacının ticari hacimleri, davacıya ait markanın tescilli olduğu süre, franchise sayısı, tanınmışlık düzeyi, davalının markayı kullanma süresi ve kusur derecesine göre 3.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddinereddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2018/279 E., 2021/234 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 546,49 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 136,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,79‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalıdan tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1865960142e32d74","SID":"ddb5c6c6a7493de2"}}