{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/01/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t:   <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 12/11/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 16/01/2024  tarihinde tesis edilen  karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>\tDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince; davacı mülkiyetinde olan sözleşmeye konu 1 palet pimli pistonun Sırbistan'da bulunan .... D.O.O adlı şirkete gönderilmek üzere, ... Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'ne teslim edilmesi gerekirken, sözleşmenin tarafları dışında olan hatalı bir şekilde bir başka firmaya teslim edilmiş olduğunu, bunun üzerine sözleşmeye konu malların, firmanın diğer malları ile birlikte bu firma tarafından Mersin'de bulunan ... Lojistik Kargo Gümrükleme Turizm İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirkete teslim edildiği, ardından tüm diğer mallarla beraber Kıbrıs'ta bulunan ... Pazarlama Ltd. adlı şirkete fatura edilerek gönderildiği, davalı ile akdedilen sözleşmeye konu olan malların (1 palet pimli piston-un) yanlış gönderildiği, ... Pazarlama Ltd. Şti. tarafından farkedilerek  gümrükte bırakıldığı ve ayrıca  yapılan gümrük işlemleri için de  davalı .... Kargo Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'  ne cezai işlem ücreti kesildiğini, durumun öğrenilmesiyle, davalı şirketle pek çok kez iletişime geçilerek, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün yerine getirilmesinin istenildiğini, sözleşme konusu malların Kıbrıs Gümrüğü'nde olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu 177 vd. hükümleri uyarınca tasfiye rejimi tehdidi altında olduğunu defalarca ikaz edildiğini, bunun üzerine, davalı tarafın durumla ilgilenileceğinin söylendiğini, ancak hiçbir girişimde bulunulmadığını  ve bu suretle davacının oyalandığını, bunun üzerine davacı tarafın bir de noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini, ancak yine bir cevap alınamadığını, nihayetinde davalı taraf ile akdedilen taşıma sözleşmesine konu eşyanın ( 1 palet pimli piston ) şu an Kıbrıs limanında bulunmakta olduğunu hakkında Gümrük Kanunu madde 177 vd. hükümleri uyarınca tasfiye hükümleri uygulandığı gibi nedenlerle  sözleşme konusu malın zayiinden ve ticari ilişkilerin bozulmasından dolayı davacı tarafın zararının  mevcut olduğu, müspet zararın tüm ferileriyle birlikte tazminin talebiyle işbu davayı açmak zarureti bulunduğunu beyan ederek fazlaya dair tüm talep ve dava hakların saklı kalmak kaydıyla  davanın kabulü ile şimdilik 6.061,66 USD -aynen- + 1813 TL maddi tazminatın sözleşmeye aykırılığın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yabancı para alacaklarına uygulanacak yasal faizi ve tüm fer'ileri ile birlikte tazminine, ayrıca, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile 12.200,84 TL KDV, 6.312,90 TL yoksun kalınan kar olmak üzere müspet zarara ilişkin taleplerini 18.513,74 TL'ye çıkarmıştır.<br>\tCEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esas hakkındaki itirazlarının ise davacının dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, malın yanlış teslimi gibi bir durumun olmadığını ayrıca davacının sunduğu ek belge ve fatura bilgilerinde ve davacı ... Pazarlama tarafından müvekkiline (hatalı mal masrafı) yanlış paletin cezai işlem ücreti adı altında kesilen fatura da dahi hangi faturaya hangi sevk irsaliyesinden veya sözleşmeye dayalı olduğunun belli olmadığını, tamamen afaki olarak kesilen bedellerin söz konusu olduğunu davalıya fatura gönderilmediğini, ayrıca davalı tarafından Kıbrıs'a gönderilmesi yönünde kusurunun olmadığını davacının bunu ispat edemediğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesi ile dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....(1) Davanın Nitelendirilmesi: Taraflar arasında görülmekte olan davanın taraflar arasında akdedilen 14/04/2022 tarihli taşıma sözleşmesi gereğince teslim edilen ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan alıcıya teslim edilmemesi sebebiyle zayi olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 874/1 ve devamı maddeleri gereğince açılan taşınmaya konu ürün bedeli, taşıma ücreti, gümrük masrafları ile müspet zararın tazmini için açılan tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise taşıma sözleşmesine konu ürünlerin alıcıya teslim edilip edilmediği, edilmemiş ise zayi olduğunun kabulünün mümkün olup olmadığı, zayi olmuş ise davacının talep edebileceği maddi zararları ile müspet zararının olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü. <br>(2)Görev Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 26/08/2022 Tarihli müzekkere cevabında davacının gerçek kişi tacir olduğu, davalının ise 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, dava konusu işin tarafların ticari işletmesiyle alakalı olduğu gibi eldeki davanın 6102 Sayılı Kanunun düzenlenen Taşıma Sözleşmesinden kaynaklı olması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut verdiği ve dolayısıyla Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir. <br>(3)Yetki İlk İtirazı Açısından Yapılan Değerlendirmede: Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya 06/09/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, cevap dilekçesi verme süresinin 20/09/2022 tarihi mesai bitiminde sona erdiği, davalı tarafından süre uzatım talebinin 21/09/2022 tarihinde yapıldığı ve Mahkememizin aynı tarihli ara kararı ile süre uzatım talebinin reddedildiği, davalının cevap dilekçesinin süresinde olmadığı, 6100 Sayılı Kanunun 128/1 maddesi gereğince davalının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı ANCAK yetki ilk itirazının süresinde olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce davalının bu yöndeki yetki ilk itirazına itibar edilmemiştir. <br>(4)Bilirkişi Raporları Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce taraflarca bildirilen delillerin toplanması akabinde tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılarak bilirkişi raporları aldırılmıştır. <br>(a) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 07/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından dava dışı yabancı menşeili firmaya 5.137,00 USD bedelli ürün satışının gerçekleştirildiği ve faturanın ilgili vergi dairesine beyan edildiği, ürünün dava dışı firmaya gönderilmesi için davalı firmaya 14/04/2022 tarihinde teslim edildiği, taşıma bedelinin 802,14 TL olduğu ve davacı tarafından ödendiği, 6102 Sayılı Kanunun 882/4 maddesine göre taşıma konusu ürünün ağırlığına göre teslim tarihindeki SDR kuru üzerinden davalının sorumlu olacağı tutarın 97.299,23 TL olduğu, davacının dava dışı firma ile yapmış olduğu ticaretten yapılması gereken zorunlu giderlerin mahsubu neticesinde 6.312,90 TL kar elde edeceği rapor edilmiştir. <br>(b) Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 07/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davalının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen taşıma konusu ürüne ilişkin olarak 14/04/2022 Tarih ve.... yevmiye numaralı nakliye bedelinin 802,13 TL olarak tahsil edildiği, davacı tarafından teslim edilen ürünün davalı tarafından muhatap olmayan ... Nakliyat ve Tic Ltd. Şti adına dava dışı ......'na teslim edildiği rapor edilmiştir. <br>(c) 06/09/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunun İncelenmesinde özetle; Taşıma konusu ürünün dava dışı yabancı şirkete USD cinsinden KDV hariç olmak üzere ihraç kaydıyla gönderilmesi sebebiyle davacının herhangi bir KDV ödemediği rapor edilmiştir. <br>(5) Netice: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; <br>(a) Davacı tarafından dava dışı Sırbistan menşeili .... D.O.O isimli firmaya  5.137,00 USD bedelli ürün satışının gerçekleştirildiği,<br>(b) Satılan ürünün dava dışı Sırbistan menşeili .... D.O.O isimli firmaya teslim edilmek üzere davalı firmaya teslim edildiği, taşıma ücreti olan 802,13 TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiği,<br>(c) 6102 Sayılı Kanunun 875/1 maddesi gereğince davalı taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, <br>(ç) Davalı tarafından ürünün muhatap dava dışı Sırbistan menşeili .... D.O.O isimli firmaya teslimi yerine dava dışı ... Nakliyat ve Tic Ltd. Şti adına dava dışı ......'na teslim edildiği, <br>(d) Mahkememizce verilen süreye rağmen taşıma konusu ürünün muhatap dava dışı Sırbistan menşeili .... D.O.O isimli firmaya teslim edildiğine dair davalı tarafından bir belge ibraz edilmediği ve muhatap dışında bir başkasına neden teslim edildiğine dair bir açıklama, mazeret ya da izahat da yapılamadığı,<br>(e) 6102 Sayılı Kanunun 874/1 maddesi gereğince taşıma konusu ürünün zayi olduğunun kabulünün gerektiği, <br>(f) 6102 Sayılı Kanunun 880/1 ve 883/1 maddesi gereğince davalının zayi olan ürün bedeli ile taşıma ücreti ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ile taşıma işi nedeniyle doğan diğer zararları karşılamakla mükellef olduğu anlaşılmakla, <br>(g) Her ne kadar davacı tarafından zayi olan eşya bedeli olarak 6.061,66 USD talep edilmiş ise de ürünün ihraç kaydıyla satılması sebebiyle davacı tarafından KDV ödenmediği ve satış faturasının 5.137,00 USD olduğu anlaşılmakla bu kalem yönüyle talep etmiş olduğu zararının kısmen kabulü ile zayi olan ürün bedeli yönünde 5.137,00 USD'nin 23/06/2022(ihtarname tebliğ tarihi) tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinde açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine, <br>(ğ) Gümrük Bedeli olarak\t600,00 TL, <br>(h) Kargo Nakliye Bedeli\t=802,14 TL<br>(ı) Müspet Zararı olarak\t6.312,90 TL  olmak üzere 23/06/2022(ihtarname tebliğ tarihi) tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilerek davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>(6) SDR Kuru Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin muhatabına teslim edilmediği, muhatabından başkasına teslim edildiği, yukarıda izah edildiği üzere 6102 Sayılı Kanunun 874/1 maddesi gereğince taşıma konusu ürünün zayi olduğunun kabulünün gerektiği, davalı tarafından ürünün muhatabı yerine bir başkasına teslim edilmesine davalı yanca izahat getirilememesi sebebiyle T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 28/04/2022 Tarih ve 2022/350 Esas-2022/784 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2018 tarih, 2016/12462 Esas, 2018/4064 Karar sayılı ilamı emsal alındığında 6102 Sayılı Kanunun 886/1 maddesi gereğince eylemin pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil olduğunun kabulü gerektiği ve buradan hareketle davalının  öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağına kanaat edilmekle taşıma konusu ürün bedeli olan 5.137,00 USD'nin tamamından SDR kuru üst sorumluluk sınırı nazara alınmadan sorumlu olduğuna kanaat edilmiş ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle gerekçesi 6100 Sayılı Kanunun 294/4 maddesi gereğince hüküm sonucunun tefhiminden başlayarak 1 aylık yasal süre içerisinde dosyasına eklenmek üzere; davacının davasının kısmen kabulü ile; zayi olan ürün bedeli yönünde; 5.137,00 USD'nin 23/06/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinde açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine, gümrük bedeli yönüyle: davacının bu kalem yönüyle açmış olduğu davasının reddine, kargo nakliye bedeli yönüyle; 802,14 TL'nin 23/06/2022 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  müspet zarar yönüyle; 6.132,90 TL'nin 23/06/2022 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu kalem yönüyle davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; 13.03.3023 tarihli kök rapora karşı itiraz dilekçelerinde; uyuşmazlık konusu ürünlerin ihraç kayıtlı olduğunu, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 11/1-c maddesi uyarınca ihraç konusu ürünlerin teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihracatın gerçekleştirilmemesi halinde katma değer vergisinin gecikme zammıyla birlikte tahsil olunacağı, ihracatın ilgili madde uyarınca belirlenen 3 aylık sürede yapılamamasındaki kusurun davalı yan üzerinde olduğu, ilgili ürünlerin 12.200,84 TL tutarındaki KDV ödemesinin davacı tarafından yapıldığının izah edildiğiini ve ödemeye ilişkin dekontun ilgili dilekçe ekinde sunulduğunu, yapılan itiraz neticesinde dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edildiğini ve 06.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda \".. Davacı tarafından dava dışı malı satın aldığı ...'a 12.200,84 TL .... nolu faturanın KDV ödemesi açıklaması ile ödeme yapıldığı...\" hususunun tespit edildiğini ancak bu hususlara rağmen mahkemece delillerin değerlendirilmesinde 06/09/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda, \"..Taşıma konusu ürünün dava dışı yabancı şirkete USD cinsinden KDV hariç olmak üzere ihraç kaydıyla gönderilmesi sebebiyle davacının herhangi bir KDV ödemediği rapor edilmiştir..\" şeklinde yanlış bir değerlendirmeye ulaştığını  ve neticesinde müspet zarar kapsamında yer alan KDV'ye ilişkin taleplerinin  12.200,84 TL reddedildiğini, davacının zararı tam olarak karşılanmadığını, yine gerekçeli kararda davacı yararına 17.900,00 TL vekalet ücretine takdir olunduğunu  ancak vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, AAÜT uyarınca eldeki davada takdir edilecek vekalet ücreti nispi nitelikte olduğunu ancak davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edildiğini, mahkemece de takdir edileceği üzere döviz alacaklarında takdir edilecek vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\t\t\t\t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>                   \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tSomut olayda davacının yurt dışındaki yabancı bir şirkete satışını yaptığı taşımaya konu malların yurt dışındaki şirkete gönderilmesi amacıyla İstanbul İlinde bulunan dava dışı ... Nak.ve Tic.Ltd. Şti.'ye  teslim edilmesi konusunda davalı ile taşıma sözleşmesi yaptıklarını, davalının taşımaya konu malları alıcısına teslim etmediğini, hatalı olarak başka bir firmaya teslim ettiğini iddia ederek satışını yaptığı malın bedelini ve uğradığını iddia ettiği diğer zararların tazmini talep ettiği, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verildiği, davacı tarafça müspet zarar kapsamında talep edilen 12.200,84 TL KDV ödemesinin reddi yönünden ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden  istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı dava konusu malların ihraç kayıtlı olması nedeniyle ihracat gerçekleştirilemediği için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince malları aldığı  kişiye 12.200,84 TL KDV ödemesi yaptığını bu ödemenin de müspet zararı kapsamında olduğunu, bu talebinin kabul edilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu beyan ederek bu konuda istinaf talebinde bulunmuş ise de dava tarihinin 16/08/2022 olduğu, dava tarihinde henüz davacının bir KDV ödemesi yapmadığı, 06/09/2023 tarihli bilirkişi  ek raporuna göre davacının malı aldığı dava dışı ...'a KDV ödemesini dava  tarihinden sonra 31/10/2022 tarihinde yaptığı,  başta dava konusu edilmeyen esasen dava tarihi itibariyle henüz mevcut da olmayan KDV ödemesinin ıslah yoluyla  dava konusu edilemeyeceği anlaşıldığından davacının KDV ödemesi ile ilgili istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacının vekalet ücretine yönelik istinaf talebi incelendiğiinde ise;  yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine ve  nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir. Bu sebeple davacının vekalet ücretinin karar tarihinindeki efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiği yönündeki iddiası yerinde değildir. Hüküm altına alınan  yabancı paranın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile  Türk Lirası cinsinden hüküm altına alınan alacak kalemleri toplamı üzerinden vekalet ücreti hesaplandığında ilk derece mahkemesince davacı yararına hüküm altına alınan vekalet ücretinde bir yanlışlık olmadığı anlaşılmıştır.<br>Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı nazara alındığında istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a   maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  \t\t\t\t<br><br><br>Başkan .<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye .<br> e-imzalıdır <br><br>Üye .<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip.<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>A.Ç<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"947d61bf45b0c5d6","SID":"83707bc19655fc1f"}}