{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1634 <br>KARAR NO: 2024/1659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17.07.2024 tarihli ek karar. <br>NUMARASI: 2024/643 D.İ - 2024/649 K. <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı, borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 17.07.2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilince borçlu şirkete yapılan malzeme satışı sonucu düzenlenen ... fatura nolu 19.07.2022 tarihli, ... irsaliye nolu 19.07.2022 irsaliye tarihli ve 178.000,00 Euro bedelli fatura  borcundan kalan 65.168,00 Euro için 15.01.2024 tarihinde mutabık kılındığını, taraflar arasındaki yazışmalarda müvekkilinin oyalandığını, borçlunun mal kaçırma çabasında olduğunu, muaccel alacağın uzun süredir ödenmediğini, borçlunun tüm çeklerinin karşılıksız çıktığını, şirket taşınmazlarının satılarak şirketin içinin boşaltıldığını, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ileri sürerek,  65.168,00 Euro tutarındaki alacak için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 28.06.2024 tarihli kararında; ibraz olunan belgelere göre İİK'nın 257/1.maddesine göre ihtiyati haciz koşulları oluştuğundan, %15 teminat karşılığında borçlunun menkul, gayrimenkul  malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, borca yeter miktarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim  yerinin Bursa'da olması nedeniyle Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin mal kaçırmadığını, ihtiyati haciz kararının müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı merkezinde uygulandığını, sunulan teslim ve mutabakat belgelerinde müvekkili şirketi münferiden temsile yetkili olan ...'un imzasının bulunmadığını, imza sirküleri ile bu durumun kanıtlandığını, yetkili kişinin imzasını taşımayan belgelerle ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ihtiyati haciz dayanağı yapılmaya çalışılan konuların yargılamaya muhtaç olduğunu, müvekkiline satılan sürekli kum mikseri başta olmak üzere diğer makinelerin ilk baştan itibaren defalarca arıza vermesi ve bu makinelerin  müvekkili firmada yapılan üretimin zorunlu ekipmanı olması nedeniyle, bir çok kez üretimin durduğunu, müvekkilinin bir çok kez ayıp ihbarında bulunduğunu, ancak satıcının ortaya çıkan ayıplara kalıcı bir çözüm üretilmediğini, makine arızasından kaynaklanan nedenlerle farklı farklı zamanlarda toplam dört aya yakın üretimin durdurulduğunu, müvekkilinin müşterilerine zamanında emtia teslim etmemesi nedeniyle ticari kayba uğradığını, satılan kum mikserinin kullanılamaması nedeniyle başka bir şirketten yeni bir makine alındığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda aranan şartların oluşmadığını belirterek, ihtiyati hacze itirazlarının kabulü ve kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU  EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 17.07.2024 tarihli ek kararıyla; \"...Talep İİK.nun 265.maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına borçlu tarfça itiraz edilmiş olup İİK'nın 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda itirazın duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra  ve  gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı kalınarak  incelenmesi gerekir.  İtiraz üzerine duruşma günü belirlenip taraf vekillerine tebligat yapılmış ve duruşmada beyanları alınmak suretiyle itirazlar değerlendirilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafça mahkememizin yetkili olmadığı, ikametgahının Bursa'da bulunması nedeniyle bu yer mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüştür . Dosyaya sunulan deliller ve taraf vekillerinin beyanları ile taraflar arasında makine alım satımına dayalı bir ticari ilişki bulunduğu, makinenin itiraz eden tarafa tesliminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Akdi ilişki inkar edilmediği taktirde alacaklının bir miktar para borcunun tahsili yönünden açacağı dava ve takipler açısından kendi ikametgahı mahkeme ve icra dairelerinden talepte bulunabileceği bu itibarla mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf mal teslimini kabul etmekle birlikte teslim edilen makinenin ayıplı olduğunu bu yüzden kullanılamadığını  iddia etmiştir.İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: 'İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.' Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve  tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.\tSomut olayda; satın alınan makinenin ayıplı olduğu iddiası ile ihtiyati haciz kararna itiraz edilmiştir. Satılan malın ayıplı olup olmadığı ,ayıplı ise satın alanın  ayıptan kaynaklanan haklarını ne şekilde kullanacağı  yapılacak yargılama neticesinde  belirlenecektir.Alacağın varlığı ve miktarı ihtilaflı olup, muaccel alacağın varlığının tesbiti yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu gibi sunulan belgeler kapsamında alacağın varlığı ve  miktarı  hususunda da yaklaşık ispat koşulu bu durumda sağlanamamıştır.  İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz kararına itirazın yerinde olduğu kabul edilerek Mahkememizin 28/06/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına...\" gerekçesiyle ihtiyati hacze yönelik itirazın kabulü ile 28.06.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ile borçlu arasında 20.12.2020 tarihinde mikser ve mekanik reklamasyon makinelerinin üretimi için 178.000 Euro bedelli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre borçlu şirketin 23.12.2020 tarihinde 28.000  Euro peşin ödeme yapıp, kalan 150.000 Euro bakiyeyi devreye alındıktan sonra 30 ay boyunca eşit taksitler (5.000 Euro) ödeme konusunda tarafların anlaştığını, müvekkilinin üretimi yaparak makineleri teslim ettiğini, 2023 yılı Ağustos ayına kadar aylık taksitlerin düzgün şekilde ödendiğini, bu tarihten itibaren ekonomik sıkıntıların gerekçe gösterilerek ödemelerin aksatıldığını ve ihtiyati haciz kararına kadar ödeme yapılmadığını,  bu nedenle ödenmeyen 65.168,00  Euro alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz talep edildiğini ve mahkemece talebin kabulü ile kararın  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında uygulandığını, Müvekkilince ihtiyati hacize konu malların satılarak 22.12.2020 tarihinde fatura düzenlendiğini ve malların 14.09.2022 tarihinde teslim edildiğini, 65.168.00 Euro borç bulunduğununu  kabul edildiğini, 2020 yılından bugüne kadar davalının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, makinelerin kullanılmaya devem edildiğini, 2024 Mayıs ayında alınan tek yanlı rapor ile ayıp iddiasında bulunduğunu,  2022 yılından teslim alınarak kullanılan makineler için süresinden sonra hileli işlemlerle ayıp iddiasıyla rapor alındığını, karşı tarafın borç külfetinden kurtulmak için ortaya atmış olduğu ayıplı mal iddiasının kabul edilemeyeceğini, alacağın kesin olara ispatlanmasından sonra borçlunun ayıp iddialarına göre ihtiyati haczin kaldırılmasının usulsüz olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, ihtiyati hacze borçlu  tarafın yaptığı itirazın kabulüne ilişkin ek kararın İİK'nın 265/son maddesi uyarınca istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve davacının satım konusu emtiayı borçluya teslim ettiği ve talep dilekçesine eklenen faturaların borçluya tebliğ edildiği sabittir. Esasen, borçlu vekili de itiraz dilekçesinin ekinde, satım faturası ile birlikte emtiadaki ayıba ilişkin olduğu ileri sürülen bir rapor sunmuştur. Bu durumda satım sözleşmesi ile bu sözleşmeden kaynaklanan bedelin talep kadarının ödenmediği sabittir. İİK'nın 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından kredi borcununu (üye işyeri pos hesabından kaynaklı) ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edilip kat ihtarının  kredi borçlusu şirkete  tebliğe çıkartıldığı anlaşılması karşısında, İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir  usulsüzlük bulunmamaktadır. Borçlu vekilince ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan fatura ile birlikte emtiada ayıp bulunduğuna ilişkin bir adet rapor sunulmuştur. Satım faturasının ibraz edilmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin kabul edilmesi, emtianın teslimine ilişkin belgeler dikkate alındığında, malın satıldığı açıktır. Borçlunun da bu duruma karşı çıkmadığı ancak bakiye ödemenin ayıp nedeniyle uğranılan zararın varlığı gerekçe gösterilerek yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre  İİK'nın 258/son maddesi gereğince, alacağının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlamış olduğu anlaşılmaktadır.  Geçici hukuki koruma tedbirlerinde, alacağın yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin bir önemi bulunmamaktadır. Alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması yeterlidir. Talep edilen alacak yönünden yasada belirlenen yaklaşık ispat koşulunun sağlanması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararı isabetlidir.Borçlunun ihtiyati hacze yönelik itirazının değerlendirilmesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkeme İİK'nın 50. maddesi yollaması ile HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenmelidir.  Satım sözleşmesinden kaynaklanan para alacağı yönünden, HMK'nın 10 ve TBK'nın 89.maddesine göre alacaklının yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle ilk derece mahkemesince mahkemenin yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmesi isabetlidir. İhtiyati hacze itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup, \"Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" Düzenlemesi karışsında, yetkiye yönelik itirazın reddine karar verildiği, teminata ilişkin bir itirazın ise bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekmektedir. Borçlu tarafından da satım sözleşmesi kabul edilmiştir. Sözleşme konusu emtianın teslimine ilişkin belgeler  sunulmuştur. Sözleşme bedelinin  ödenmeyen kısmı yaklaşık ispat ölçüsünde belirlenmiştir. Satım borcunun, ayıp nedeniyle ortaya çıkan zararlar kapsamında ödenmediği savunması, esas bakımından yapılacak bir yargılamada iddia veya savunma olarak  ileri sürülebilir. Bu tür bir savunmanın, Yasa'da sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında yer almadığı açıktır.  Bu nedenle borçlu vekilinin yetki ve borca yönelik tüm itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verdiği ek karar, usule vve yasaya aykırı olmuş, bu nedenle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin, ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği istinafa konu 17.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği  17.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Borçlu vekilinin ihtiyati hacze yönelik itirazlarının İİK'nın 265. maddesi uyarınca reddine; Dairemizin ret kararıyla birlikte ilk derece mahkemesinin 28.06.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı borçlu yönünden avdet ettiğinden, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesine yer olmadığına, 2-Alacaklı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince alacaklıya iadesine, 3-Alacaklı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen 1.169,40 TL başvuru harcı giderinin ve 262,00 TL posta gideri toplamı olan 1.431,40 TL'nin, ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya dava sonucuna  bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 7.500,00 TL vekalet ücretinin,  ileride başlatılacak esasa ilişkin takip veya dava sonucuna bağlı olmak üzere, borçluya tahmiline,5-Kararın İlk Derece Mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.11.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU:  HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08b737323cfa27a9","SID":"af4b78023ea5989f"}}