{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1743 - 2024/1644<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1743 <br>KARAR NO\t: 2024/1644<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/08/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/376 Esas - 2024/376 Karar<br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN/DAVACI\t: BİMSER ÇÖZÜM YAZILIM TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>KARŞI TARAF/DAVALI\t: GG SOFT YAZILIM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ...<br><br>DAVA\t: Haksız Rekabetin Tespiti,Tazminat<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 09/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t\t : 20/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t \t: 20/11/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirketin yazılım sektöründe faaliyet gösteren firmalar olduğunu, müvekkili şirketin eBA adında şirketlere süreç yönetimi konusunda yardımcı olan bir yazılım programı ürettiğini, bu programın pek çok yerli ve yabancı şirket tarafından kullanıldığını, programın başarısı nedeniyle Türkiye'nin dev şirketleri dahi müvekkili şirketten söz konusu program alındığını, bu nedenle firmaların zaman zaman rekabeti, hukuki zemini ve kanuni sınırlarını aştığını, müvekkili şirketin ürünlerin satışı konusunda birlikte çalıştığı çözüm ortaklarından Snotra şirketinin, yine dava dışı müşteri adayı Türkerler Holding ile yapmış olduğu satış ve sözleşme görüşmelerine ilişkin süreçte, davalı şirketin haksız rekabet oluşturacak şekilde, müşteri adayı Türkerler Holding'e attığı mail ile davalı şirketin, haksız rekabet kurallarını ihlal ettiğini, davalının müvekkili şirketin itibarını zedeleyen ve haksız rekabet oluşturan işbu eylemlerine karşı dava açma mecburiyetinde kalındığını belirterek, gecikmesinde sakınca bulunduğundan ve tespiti zor ve telafisi imkansız zararlara yol açabileceğinden, TTK md. 61 kapsamında Haksız Rekabetin önlenmesi ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi için İhtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile haksız rekabet durumunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasına ve ihlal durumunun devam ettirilmesinin ve tekrarının önlenmesine, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, davalının bu kapsamda elde ettiği veya etmesi mümkün görülen menfaatin tespiti ile tazminine, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazminine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının huzurdaki davaya konu olay bakımından gerçekleşmiş olduğunu, ihtiyatı tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin eyleminin bir haksız fiil olduğunu  TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, arama motorunda eBA ismiyle yapılan sorgulama ile kişilerin, davalı şirketin sayfasına ve programlarına da yönlendirildiğini, dolayısıyla, davalının eBA programı üzerinde davacı şirkete yönelik haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin münferit e-postalardan oluşmadığı, herkese açık platformlarda çeşitli eylemlerle haksız rekabeti sürdürmekte olduğunun anlaşıldığını,<br> davacının hem mesleki hem ticari olarak uğrayabileceği zararın çok daha fazla olabileceğini, işbu eylemlerin durdurulması için bir an önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini  belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta ihtiyati tedbirin yasal şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın istinafa başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden hiçbir eyleminin bulunmadığını, davalı şirketin sosyal medya üzerindeki paylaşımlarını bir ajans aracılığı ile yürüttüğünü, davalı şirketin kendi tasarrufunda olmayan paylaşım bakımından herhangi bir sorumluluğunun olamayacağını, bu kapsamda haksız rekabet iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/08/2024 tarihli ara karar, 2024/376 Esas - 2024/376 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. <br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi HMK.'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Tarafların yazılım sektöründe faaliyet gösterdikleri, davacı şirketin eBA adında şirketlere süreç yönetimi konusunda yardımcı olan bir yazılım programı ürettiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin çözüm ortağı olduğunu belirttiği şirketin (Snotra Digital Danışmanlık ve Yazılı Ltd. Şti.) programı satmak istediği dava dışı diğer şirketten (Türkerler Holding A.Ş.) edindiği bilgilere göre davalı şirketin gönderdiği maillerde davacının EBA isimli yazılımı kötülediği ve 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a ve b bendinde sayılı haksız rekabet eylemlerini gerçekleştirdiğini belirterek dava devam ederken aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca haksız rekabetin önlenmesi ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davalının gönderdiği maillerde haksız rekabet oluşturacak ifadeler olmadığı gerekçesi ile davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istediği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 61. maddesi;<br>\"(1) Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.<br>(2) Ayrıca, hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması halinde cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir.<br>(3) El koyma ile ilgili uygulama bu konudaki mevzuata tabidir.<br>(4) Gümrük idarelerindeki tedbir veya el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde, esas hakkında ilgili mahkemede dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.\" şeklindedir.<br>Bu hükümde anılan ihtiyati tedbirlere karar verilirken 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği hüküm altına alındığından atıf yapılan hükümlerin de açıklanması gerekmektedir.<br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK.'nun 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 390/3 maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Bu hükümler kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının delil olarak dayandığı mail yazışmaları ve internet görselleri davacının iddialarının yaklaşık olarak ispatı için yeterli olmadığı, mail içeriğinde geçen ifadelerin anılan hükümlerde belirtilen haksız rekabet eylemleri kapsamında kaldığına dair yeterli kanıt olmadığı anlaşılmakla ve istinaf isteminin reddi gerektiğine karar verilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"290a4bac4f119bc5","SID":"ea768f8b8e22bb4a"}}