{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1068 - 2024/1578<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1068 <br>KARAR NO\t: 2024/1578<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:... (...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>KATİP\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:17/01/2023<br>NUMARASI\t:2019/1158 Esas - 2023/29 Karar<br><br>DAVACI\t:...(T.C.No:...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...- ...<br>DAVALI\t:...(T.C.No:...)-...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:11/05/2018<br><br>KARAR TARİHİ\t:07/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:21/11/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında iş ortaklığı nedeni ile aralarında alacak verecek meselesi doğduğunu, davalının hak iddia ettiği kambiyo senedinin karşılığını davalıya ödediğini, davalının hiçbir alacağının kalmadığını, davalının daha önce hakkında takip başlattığını, yapılan görüşmeler sonucu bizzat davalının avukatı marifeti ile tarafına ibraname verildiğini, aynı zamanda daha öncesinden davalının hesabına dava konusu kambiyo senedinin karşılığı olan meblağı da belirttiğini, yapmış olduğu hesaba göre davalıya borcunun olmadığını, aynı zamanda davalıdan alacaklı olduğunu, davalının akrabası olması sebebi ile herhangi bir talebi olmadığını, tüm bu nedenler ile öncelikle takibin durdurulmasını, dava aşamasında davalı tarafından yapılacak herhangi bir tahsilat olursa tahsil edilen kısmın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KABULÜNE, davacının Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/31350 Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Davalı alacaklının takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından ve takipten sonra davacının ibra edildiği anlaşıldığından, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu icra takip sonrası ve zorla alınan ibraname öncesi borcunu ödemediğini açıkça beyan ettiğini, davacı tarafın dayandığı banka ödeme dekontlarına bakıldığında tüm ödemelerin 2011 yılına yani takip öncesine ait olduğunu, davacının  avukattan aldığı ibranamede sadece avukatlık ücreti ile icra harcı ödediği, borcu ile ilgili hiç bir ödeme yapmadığı açıkça ortaya çıkmasına rağmen yerel mahkeme iş bu somut verileri dikkate almadan, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hukuka aykırı karar verdiğini, her ne kadar davalının söz konusu icra takibini 5 yıl sonra işleme koymasını ve bu süre zarfında şikayet yoluna gitmemiş olmasını davalı aleyhine değerlendirilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu şekilde değerlendirilmenin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, tanık beyanlarına bakıldığında da davacıdan sadır olmuş tehdit hususunun açıkça ortaya çıktığını, yerel mahkemenin tüm bu somut delillere rağmen iş bu delillere neden üstünlük tanımadığı ya da geçerli kabul etmediğini kararda yer vermemesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, söz konusu davayı kendisine 2012 yılında yapılmış olan icra takibine konu olan kambiyo senedinin, davalı tarafın o dönemdeki avukatının \"ibraname\" düzenlenmesine rağmen tekrardan davalı tarafça icra takibi başlatılması üzerine açtığını, önceki istinaf makamının vermiş olduğu \"esastan kabul\" kararına bakıldığında, ilgili kararı davacının dayandığı unsurlar bakımından değil; sadece usulune uygun olarak davacıya yemin verdirilmediği ve karşı tarafın tanıklarını dinlemediği için verdiğinin görüldüğünü belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2023 tarih, 2019/1158 Esas - 2023/29 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeni ile menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, keşidecisi Doğukan Otomotiv Emlak İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı davacı ..., hamili davalı ... <br>olan, Alternatif Bank A.Ş., Tuzla OSB Şubesi'nden verilme ...seri nolu 08/03/2012 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/31350 Esas (eski esas 2012/2240) sayılı takip dosyası ile yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, fazla ödemelerin istirdadına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, davalı davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 14/11/2019 tarih, 2019/862 Esas ve 2019/1183 Karar sayılı ilamı ile; \"aynı celsede, duruşmanın her üç safahatının tek bir celsede yapılmasının tarafların hukuki dinlenilme hakkının özünü ihlal ettiği, özellikle taraflara ispat hakkı tanınmamasının, hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru olarak açıklanan \"tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi\" unsurunu ihlal ettiği gerekçesiyle kamu düzeninden, kabule göre de  \"dava konusu \"Sayın Avukat ...\" isimli ve tarihsiz feragat beyanı ile \"makbuz\" isimli belgelerin  korkutma sonucu düzenlenip düzenlenmediği konusunda davacı tanıklarının dinlenerek, kokutmanın var olup olmadığı, var ise korkutmanın etkisinin kalkıp kalmadığı ile kalktı ise TBK'nın 39. maddesinde belirlenen bir yıllık sürenin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı delil listesinde yemin deliline de dayanmış olmakla, 6100 sayılı HMK'nın 225 vd. maddeleri uyarınca, bu delile sıra geldiği taktirde, bu delilin olayda uygulama yeri olup olmadığı, uygulama yeri olduğu kanaatine varılır ise, davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiği düşünülmeden karar verilmesi de doğru olmadığı\" gerekçesiyle kaldırılmış, Mahkemece tanıklar dinlenmiş, davalı taraf yemin deliline dayanmak istemiş, davacı da yemin eda etmekle davanın yeniden kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizin kaldırma kararından sonra dosya kendisine iade edilen ilk derece mahkemesince eksiklikler giderilerek alınan tanıklar dinlenmiş, dinlenen tanıkların davacının davalıyı zorla İstanbul'a götürdüğü beyan edilmiş ise tanıkların bu beyanlarının duyuma ilişkin olduğu, bir tanığın davalının zorla götürüldüğünü gördüğünü beyan ettiği ancak, dosya kapsamına göre feragatnamenin tanıkların bulunmadığı bir ortamda düzenlendiği, feragatnamenin düzenlenmesi esnasında davalının korkutma altında olduğuna dair bir delil olmadığı, davalı tanıklarının bu duruma açıklama getirmediği, bu durumda feragatnamenin geçerli oluğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizin kaldırma kararının 3 nolu bendinde yemin delilinin uygulama yeri olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtildiği, davalının iddiaları, davacının ve tanıkların beyanları dikkate alındığından yeminin konusunun bir ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına neden olabilecek bir savunmaya ilişkin olduğu ve 6100 sayılı HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca yemine konu olamayacağı anlaşılmakla, usulüen uygun olmayan yemin hükme alınmaması gerektiği, ilk derece mahkemesince yeminin hükme esas alınmasının doğru olmadığı anlaşılmış ise de bu hususun  sonuca etkili olmayacağı görüldüğünden eleştirmekle yetinilmiştir. <br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 3.415,50-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 853,90-TL'nin mahsubu ile kalan 2.561,60-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"784259be1f0cdde4","SID":"f3e83b7ee51043c4"}}