{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/389 Esas\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR NO\t: 2024/606<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/02/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024 <br>  <br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM\t\t/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma uyarıca müvekkilinin 2011 yılında dava dilekçesinde belirtilen şirketlere ait hisselerini davalılara devrettiğini, davalıların da taahhütname ve ödeme tablosu düzenleyerek verdiklerini, devredilen hisselerin toplam bedeli 5.946.219,00 TL olarak kararlaştırılmasına rağmen hisse devir bedelinin stopoja dahil olduğunu belirterek 891.932,00 TL tutarında stopaj kesintisi yapıldığına, yapılan işlemde stopaj yöntemi ile vergi kesintisi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu durumun aslında mümkün olmadığı halde varmış gibi gösterilmek suretiyle 891.932,00 TL az ödeme yapıldığını, ihtarname keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek  eksik ödenen 891.932,00 TL'nin 19/12/2014 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>SAVUNMA\t\t\t/<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinden ... ve ... aleyhine dava açılmış ise de adı geçenlerin davacıdan hisse devralmadıklarını belirterek husumet nedeniyle davanı reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılarla ilgili olarak taraflar arasında hisse devirlerinin çerçevesini oluşturacak şekilde taahhütname ve ödeme tablosu bulunduğunu, buna uygun şekilde tüm hisse devir bedellerinin taksitler halinde davacıya tamamen ödendiğini, hisse devirlerinin de anılan şirketlerin yönetim kurullarınca kabul edilerek pay defterine işlendiğini, davacının ibraname düzenleyerek verdiğini, ödemelerin çekincesiz kabul edildiğini, 4 yıl sonra bu davanın açılmasının yerine olmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını belirterek davnın reddini talep etmiştir.<br>KANITLAR VE GEREKÇE\t\t/<br>Dava, hisse devir sözleşmesi kapsamında stopaj adı altında yapılan kesintinin iadesi istemine  ilişkindir.<br>Taraflar gösterilen deliller toplanmış, hisse devrine ilişkin davacının imzası bulunan tahhatüname örneği, 01/03/2011 tarihli kabul beyanı, çeşitli tarihlerde düzenlenmiş ibraname örnekleri, ödeme tablosu getirtilerek dosya içine alınmış, hisse devrine konu olan şirketlerin sicil özetleri çıkartılmıştır.<br>Mahkememizin 10/10/2017 tarihli ... esas ... karar sayılı kararı davacı tarafça istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 04/07/2018 tarihli ...esas ... karar sayılı ilamıyla esastan reddine karar verilmiş, istinaf kararı davacı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30/09/2019 tarihli ... esas ... karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.<br> Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30/09/2019 tarihli ... esas ... karar sayılı Bozma ilamında;<br>\"....Somut olayda, tarafların altında imzalarının bulunduğu ödeme tablosu başlıklı belgede, hisse devir bedeli olarak anlaşılan meblağdan “stopaj” adı altında bir kesinti yapıldığı ve bu surette bulunan net bakiyenin ödemesinin planlanmış olduğu, uyuşmazlığın ise “stopaj” ibareli bu bedelin vergi olarak ödenmek üzere mi yoksa tarafların hisse devir bedelini tespit ederken karşılıklı mutabakatla vardıkları indirim bedeli olarak mı kesildiği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Stopaj ibaresi, “kaynakta kesinti” anlamına gelmekte olup, kaynakta kesinti ise başka yere ödenmek üzere kesilen bedeldir. Şu halde mahkemece, ödeme planındaki “stopaj” ibareli kesintinin tarafların karşılıklı mutabakatıyla hisse devir bedelinde yaptıkları indirim olarak değil vergi olarak ödenmek üzere kesildiği, dosyaya sunulan ibranamelerin münferiden yapılan ödemelere ilişkin olduğu ve davalıların hisse devir bedelinin tamamından ibra edildikleri anlamına gelmediği, davacının aradan geçen süre boyunca sessiz kalarak ödemeleri ihtirazi kayıt koymaksızın kabul etmesinin 818 sayılı BK’nın 31/son maddesi gereğince davacının varsa uğramış olduğu zarar ve ziyan talebinden feragat ettiği anlamına gelmeyeceği kabul edilerek, taraflara stopaj adı altında kesilen bedele karşılık gelen vergi ödemesine dair varsa belgeleri sunmaları için imkan tanınması ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı taraf yararına bozularak kaldırılması gerektirmiştir.\" denilmiş, bozma sonrası dosya mahkememizin  2019/661 Esas sayısına kaydı yapılmış,<br>Mahkememizce  Yargıtay bozma ilamı okunarak taraflardan bozmaya karşı diyecekleri sorulmuş, davacı vekili bozmaya uyulmasına, davalı vekili bozmaya direnilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı 30/09/2019 tarihli bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir. <br>Mahkememizden verilen 17/11/2020  tarih ... Esas -...Karar  sayılı kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun... Esas - ... Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.<br>Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,\" karar verilerek mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2023/389 esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.<br>Yargıtay bozma kapsamında dosyanın taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak üzere  mali müşavir bilirkişi incelemesine tevdine karar verilmiş  <br>Yeminli Mali Müşavir... tarafından düzenlenen 03/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasında düzenlenen protokol ve ödeme tablosunda belirtilen STOPAJ tutarının indirim olarak değil, Davacının hak ettiği tutardan kesilen ve vergi dairesine beyan edilip ödeneceği belirtilen tutar olduğunun anlaşıldığı, davalıların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesinde sayılan kişi ve kurumlardan olmadığından muhtasar beyanname vermelerinin söz konusu olmadığı, davacının hisse devir bedelleri karşılığı aldığı tutardan vergi kesintisi (stopaj) yapılacağına dair yasal düzenlemenin mevcut olmadığı, davacının hisse devir bedeli olan 5.946.219.-TL dan 891.932.-TL STOPAJ kesintisi yapılmasının yasal dayanağının olmadığı belirtilmiştir.<br>Taraf iddia ve savunmaları Yargıtay Bozma ilamı dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi raporu ve Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>Yargıtay Bozma ilamında belirtildiği üzere tarafların altında imzalarının bulunduğu ödeme tablosu başlıklı belgede, hisse devir bedeli olarak anlaşılan meblağdan “stopaj” adı altında bir kesinti yapıldığı ve bu surette bulunan net bakiyenin ödemesinin planlanmış olduğu, uyuşmazlığın ise “stopaj” ibareli bu bedelin vergi olarak ödenmek üzere mi yoksa tarafların hisse devir bedelini tespit ederken karşılıklı mutabakatla vardıkları indirim bedeli olarak mı kesildiği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>Stopaj ibaresi, “kaynakta kesinti” anlamına gelmekte olup, kaynakta kesinti ise başka yere ödenmek üzere kesilen bedeldir. Şu halde mahkemece, ödeme planındaki “stopaj” ibareli kesintinin tarafların karşılıklı mutabakatıyla hisse devir bedelinde yaptıkları indirim olarak değil vergi olarak ödenmek üzere kesildiği, dosyaya sunulan ibranamelerin münferiden yapılan ödemelere ilişkin olduğu ve davalıların hisse devir bedelinin tamamından ibra edildikleri anlamına gelmediği, davacının aradan geçen süre boyunca sessiz kalarak ödemeleri ihtirazi kayıt koymaksızın kabul etmesinin 818 sayılı BK’nın 31/son maddesi gereğince davacının varsa uğramış olduğu zarar ve ziyan talebinden feragat ettiği anlamına gelmeyeceği kabul edilerek, taraflara stopaj adı altında kesilen bedele karşılık gelen vergi ödemesine dair varsa belgeleri sunmaları için mahkememizce davalı tarafa süre verilmiş sonrasında ibraz edilen mali müşavir  raporu ile Taraflar arasında düzenlenen protokol ve ödeme tablosunda belirtilen STOPAJ tutarının indirim olarak değil, Davacının hak ettiği tutardan kesilen ve vergi dairesine beyan edilip ödeneceği belirtilen tutar olduğunun anlaşıldığı, davalıların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesinde sayılan kişi ve kurumlardan olmadığından muhtasar beyanname vermelerinin söz konusu olmadığı, davacının hisse devir bedelleri karşılığı aldığı tutardan vergi kesintisi (stopaj) yapılacağına dair yasal düzenlemenin mevcut olmadığı, davacının hisse devir bedeli olan 5.946.219.-TL dan 891.932.-TL STOPAJ kesintisi yapılmasının yasal dayanağının olmadığı belirtildiği görülmekle  anılan durum karşısında davacının 2011 yılında dava dilekçesinde belirtilen şirketlere ait hisselerini davalılara devrettiği, davalıların da taahhütname ve ödeme tablosu düzenleyerek verdikleri, devredilen hisselerin toplam bedeli 5.946.219,00 TL olarak kararlaştırılmasına rağmen hisse devir bedelinin stopoja dahil olduğunu belirterek 891.932,00 TL tutarında stopaj kesintisi yapıldığı, davalılar ... ve ... 'a yönelik olarak hisse deviri bulunmasa da bu davalıların da davacıya ödeme yaptıkları anlaşılmakla davada husumetleri olduğu  bu kapsamda davanın tüm davalılar yönünden kabulü gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M \t/Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın KABULÜ ile; 891.932,00-TL 'nin 27/12/2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 60.927,88-TL nispi karar ve ilam harcından 15.231,97-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 45.695,91-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan  136.870,48-TL nispi vekalet ücretinin  davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 26.223,62-TL yargılama giderinin davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, <br>5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>6-Davalı tarafça yatırılan avanstan bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2024 <br><br>Başkan <br> ¸e-imzalıdır <br>Üye <br> ¸e-imzalıdır <br>Üye <br> ¸e-imzalıdır <br>Katip <br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4751396e81401a54","SID":"9bf8287e5f68cf0f"}}