{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1764 - 2024/1643<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1764 <br>KARAR NO\t: 2024/1643<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t\t (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t\t\t\t\t (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t (...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/07/2024<br>NUMARASI\t: 2024/188 D.İş<br>İHTİYATİ HACİZ <br>TALEP EDEN\t: ECZACIBAŞI MONROL NÜKLEER ÜRÜNLER SANAYİ VE<br>\t  TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>KARŞI TARAF\t: KAMRUSEPA-SAMYOUNG NÜKLEER ÜRÜNLER\tMEDİKAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -\t...<br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 16/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde; müvekkili Eczacıbaşı Monrol Nükleer Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Gebze Tübitak MAM Teknopark'ta kurulu ve dünya çapında nükleer tıp sektörünün gelişmesine öncülük eden, yüksek kalitede radyofarmasötik ilaç üretimi gerçekleştiren bir nükleer tıp firması olduğunu, müvekkili şirketin, kanser görüntülemesi ve tedavisi için kullanılan kritik ilaç ve ürünleri nükleer tıp merkezlerine ve hastanelere sattığını, karşı taraf Kamrusepa-Samyoung Nükleer Ürünler Medikal Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ise müvekkili şirketin müşterisi olup, aynı sektörde üretim ve satış faaliyetleri gerçekleştirdiğini, borçlu şirketin müvekkili şirketten 27 Nisan 2024 tarihinden itibaren satın aldığı kanser görüntülemesi ve tedavisi için kullanılan ilaç ve ürünlere karşılık müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş ve ayrıntıları ekli cari hesap tablosunda görülebilen peşin ödemeli faturalar kapsamında tahakkuk eden toplamda 14.504.960,23.-TL tutarındaki borca ilişkin olarak müvekkili şirkete bugüne kadar borçlu şirket tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, borçlu şirkete müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin tamamının borçlu şirkete teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyelerinin de faturalarla birlikte işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, ekte sunmuş oldukları faturaların incelenmesiyle görüleceği üzere, fatura bedellerinin borçlu şirket tarafından peşin olarak ödeneceğinin düzenlendiğini, ekte sunulan ve alacaklarına konu olan faturaların borçlu şirket tarafından herhangi bir şekilde itiraz edilmeksizin kabul edildiğini, tüm faturaların borçlu şirket tarafından kabul edildiğini gösteren Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarının işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, borçlu şirketin kendisine teslim edilen ürünlerin karşılığı olan ve peşin olarak ödenmesi kararlaştırılan ve hiçbir şekilde itiraz edilmeksizin kabul edilen fatura bedellerini bugüne kadar ödemediği gibi, borçlu şirket yetkililerinin 6 Haziran'dan beri müvekkili şirkete hiçbir şekilde dönüş yapmadığını, borçlu şirketin borcunu ödememe konusundaki ısrarlı tutumu üzerine taraflarınca Beyoğlu 57. Noterliği'nin 5 Temmuz 2024 tarih ve ... yevmiye no.lu ödeme ihtarının gönderildiğini, ödeme ihtarının borçlu şirkete tebliğ edilmesine rağmen borçlu şirketin borcunu ödemediğini, bu sebeple; müvekkili şirketin teminat altına alınmamış ve muaccel olan 14.504.960,23.-TL tutarındaki alacağı için İİK’nın 257. maddesi uyarınca borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...İhtiyati haciz talebinin  REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; irsaliye konusu ürünlerin borçlu şirkete usulüne uygun olarak teslim edildiğinin sabit olduğunu, fatura düzenlenmesine esas herhangi bir sözleşme bulunmasa dahi faturaları, sevk irsaliyelerini başvuru dilekçesinin ekinde sunduklarını ve tüm faturaların borçlu şirket tarafından kabul edildiğini gösteren Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarının alacaklarının varlığına dair yaklaşık ispat boyutunda kanaat oluşturacak düzeyde olduğunu, alacaklarının muaccel hale gelmiş olduğunu, Mahkeme tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarih, 2024/188 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK.'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; talep eden alacaklının karşı taraf borçlu ile nükleer tıp sektöründe faaliyete gösterdikleri, talep dilekçesine ekli cari hesap tablosunda görülebilen peşin ödemeli faturalar kapsamında tahakkuk eden toplamda 14.504.960,23.-TL tutarındaki borca ilişkin borçlunun ödeme yapmadığını, Beyoğlu 57. Noterliği'nin 5 Temmuz 2024 tarih ve ... yevmiye no.lu ödeme ihtarının gönderildiğini, ödeme ihtarının borçlu şirkete tebliğ edilmesine rağmen borçlu şirketin borcunu ödemediğini belirterek ihtiyati haciz talep ettiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği, karara karşı alacaklı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>İİK.'nın 257-(1) maddesi; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\".<br>İİK.'nın 257-(2) maddesi; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder\".<br>İİK.'nun 258-(1) maddesi; \" ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... \" hükmü düzenlenmiştir.<br>Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir.<br>Eldeki uyuşmazlıkta, alacaklının cari hesap dökümü, e faturalar, e irsaliyeler ve ihtarnameye delil olarak dayandığı görülmekte ise de, fatura düzenlenmesi tek başına alacağın varlığına delil oluşturmayacağı gibi, e irsaliyelerde fatura içeriği malların borçlu tarafından teslim alındığına dair kayıt bulunmadığı, borçlu hakkında birden çok takip yapılmasının ödemelerini tatil ettiğini kabul için yeterli olmadığı, alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispat için yeterli delil sunamadığı anlaşılmakla istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb73c9f7c0991b38","SID":"6e7a4cbc2191c32b"}}