{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 22/10/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dilekçesiyle birlikte davalı şirketin %50 hissesinin 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla  ihtiyati tedbir talep edildiğini, 3/4/2024 tarihli tensip tutanağı ile tedbir talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verildiğini,  davalılarca tedbir kararına itiraz edilmiş ise de 11/7/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında itirazların reddedildiğini ve buna ilişkin ayrıca bir ek karar da yazıldığını, mahkemece verilen tedbir kararının şirketin pay defterine işlenmiş ise de söz konusu kararın yalnızca şirket hissesinin 3.kişilere devir ve temlikini önleme işlevi gördüğünü, müvekkilinin iş bu davanın sonucunda şirket hissedarı olması durumunda kararın infazı sırasında davalı şirket hisseleri sabit kalarak taşınır ve taşınmaz mal varlığının 3.kişilere yolsuz olarak devredilerek şirketin içinin boşaltılması ihtimali olduğunu, dolayısıyla şirket hissleri sabit tutularak mal varlığını muvazaalı olarak devredilmesine halihazırda bir engel olmadığını, 03/04/2024 tarihli tensip tutanağında davalı şirketin %50'lik hissesinin 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla konulan tedbirin doğal sonucu olarak davalı ....tekstil gıda şirketi adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının %50 lik paylarına 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Mahkemece verilen 02/04/2024 tarihli tensip ara kararı ile; İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK.'nun 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 390-(3) maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Davacının hak ve menfaatlerinin korunması için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu; şirket hisselerinin uyuşmazlığın konusu olduğu, böylelikle tedbir koşullarının oluştuğu, anlaşılmıştır.<br> Yaklaşık ispat durumunda  hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmekle davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava değeri olan 625.000,00 TL'nin %15'i oranında teminat yatırıldığında davalı şirkete ait %50 payın üçüncü kişilere devrinin önlemesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, teminat yatırıldığında .....Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve pay defterine işlenmesi için davalı şirkete müzekkere yazılmasına dair HMK 394.maddesi kapsamında itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili 16/04/2024 havale tarihli itiraz dilekçesi ile, Mahkememiz tarafından verilen ihtiyati tedbir kararın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından kabulüne karar verilen ihtiyati tedbir kararı gereği müvekkil davalı şirkete gönderilen şerh yazısı gereği şirket pay defterinde %50 payın 3.kişilere devrinin engellendiğine dair kayıt şerh edildiğini, mahkemece verilen tedbir kararına bakıldığında davacının limited şirket pay devrinin iptali ile davacı adına olduğunun tespiti talebine istinaden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğinin anlaşıldığını, davacının hiçbir belgeye dayalı olmayan soyut iddialarının haklılığını yaklaşık ispat ettiği olarak değerlendirilmesinin kabul etmediklerini, dava konusu olan hisse devrinin irade fesadı hali söz konusu olmaksızın yapıldığını, irade fesadına yol açabilecek bir vaka ve söz de söz konusu olmadığını, dava konusu hisse devri tarafların net olarak kendi istekleri ile yapıldığını, hisse devirlerinin usulüne uygun yapıldığını ve müvekkil tarafından edimlerin yerine getirildiğini, hisse devir bedelinin ödenmediğine dair bir iddia söz konusu olmadığını, davacının davalılara borcunun bulunduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep  etmiştir. <br>Mahkemece verilen 12/07/2024 tarihli ara kararı ile; \"İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK.'nun 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 390-(3) maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Davacının hak ve menfaatlerinin korunması için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu; şirket hisselerinin uyuşmazlığın konusu olduğu, böylelikle tedbir koşullarının oluştuğu, davalı tarafından yapılan itirazın tedbirin kaldırılmasına yetecek mahiyette olmadığı değerlendirilerek ihtiyati tedbire itirazın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği değerlendirilerek, 625.000 TL bedelin %15 teminatı  karşılığında  davalı şirkette müvekkil  gerçek kişi davalı payının %50 sinin 3.kişilere devrinin önlenmesine dair verilen ihtiyati tedbir kararına  esas ve hak düşürücü süre ve zamanaşımı ve teminat düşüklüğü  nedeni ile  itiraz edildiğini, haksız ikame edilen davaya karşı  cevaplarını   yasal süresi içinde ilk derece mahkemesine sunulduğunu, davacının talep edebileceği şirket hissesi ve bedelin söz konusu olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından kabulüne karar verilen ihtiyati tedbir kararı gereği, müvekkil davalı şirkete gönderilen şerh yazısı gereği,  şirket pay defterinde, %50 payın 3.kişilere devrinin engellendiğine dair kaydın şerh edildiğini, tedbir talebinin kabulüne dair ara kararda, davacının hangi belge ve deliller ile haklılığını yaklaşık ispat ettiğine dair hukuki bir değerlendirmeye yer verilmediğini, tedbir kararının gerekçeli kararının da yazılmadığını, davacının hiçbir belgeye dayalı olmayan, inandırıcılığı da olmayan soyut iddialarının haklılığını yaklaşık ispat ettiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olan hisse devrinin kesinlikle irade fesadı hali söz konusu olmaksızın yapıldığını, irade fesadına yol açabilecek bir vaka ve sözün de  söz konusu olmadığını, dava konusu hisse devrinin, tarafların net olarak kendi arzu ve istekleri ile yapıldığını, hisse devrinin usule uygun olarak yapıldığını ve müvekkil edimlerini ifa ettiğini, hisse devir bedelinin ödenmediğine dair bir iddianın da sözkonusu olmadığını, davacının davalılardan hiçbir hak ve alacağı olmadığını, tam tersine  dava tarihi itibari ile davacının  davalılara borcu bulunmadığını, limited şirketin %50 ortağı ve münferiden imza yetkilisi olan, basiretli tacir olduğu kabul edilen ayrıca tıp doktoru olan davacının, sosyal  durumu, eğitimi, bilgi ve görgüsü nazara alındığında makul bir kişi olarak, müvekkil hakkında başlatılan bir  soruşturmadan korktuğu veya korkutulduğunu, bu şekilde  irade fesadı halinde olduğunu, bu korku ile hisse devrini yaptığı iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını,  davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının, normal kabul edilecek bir insan için dahi   makul olmayan, hiçbir inandırıcılığı olmayan soyut bir iddiadan başka bir şey olmadığını, bu hususlar nazara alındığında, davacının haklılık iddiasında yaklaşık ispat kuralının yerine gelmediğini, hisse devri istediğinin davacıdan geldiğini, vekillerin de katıldığı uzun süren görüşmeler ve  müzakereler sonunda gerçekleştiğini, müvekkil davalının, dayısı olan davacının arzu ve isteği ile hisseyi devir almak zorunda kaldığını, davacının, şirketin mali ve ekonomik durumunu bilen ve her zaman da görebilecek olan  yetkili durumda olduğunu, davacının  hisse devir tarihinden çok sonra hisse bedelinin belirlenmesi için haksız olarak   Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinde tespit talebinde bulunduğunun dava dilekçesinde kendi beyanı ile sabit olduğunu, devir tarihinden ve bu dosyanın ikame tarihinden sonra bir yıl içinde davalıdan bir talebi olduğuna dair iddiasının bulunmadığını, Denizli 1.Ağır Ceza  dosyası incelendiğinde, davacının  müvekkil davalılara zarar verme kastı içinde hareket ettiği ve hali hazırda da uhdesinde bedeli tutarak zarar vermeye devam ettiğini, davacının  dava dosyasında, şirket hisse devrini irade fesadı ile yaptığına dair bir iddia ve beyanının da söz konusu olmadığını, hisse devrinde davacının irade fesadı halinde  olmadığını, davacının irade fesadı hali olarak ileri sürdüğü korkunun kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, davacının irade fesadı hali olmadığı için olmayan bir şeyin ispatlamasının da mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilebilecek olmasının değerlendirilmemesinin de yerinde olmadığını, davacının dava dilekçesinde, kendine göre  irade fesadı hali senaryosu  yazdığını, akabinde yine kendine göre belirlendiği öğrenme tarihine göre ihtar çektiğini beyan ettiğini, bu soyut beyanların haklılığın yaklaşık ispatı  olarak  kabul edilmesinin yerinde olmadığını, soyut iddialara dayanan ve yasaya  uygun olmayan tedbir talebinin  kabulü kararının  kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu taleplerinin mahkeme tarafından kabul edilmeyecek olması halinde, teminat bedelinin somut bedellere göre düşük belirlenmiş olması sebebi ile itiraz etmenin zorunlu olduğunu, somut duruma uygun olarak daha yüksek bir bedelin taktir edilmesini talep ettiklerini, davacının haksız tedbir talebi ve kararın kabulü ile ticaret sicil kaydında yer alması sebebi ile, Denizli ilinde ve çevre illerde bir çok müşterisi olan, bir çok ulusal şirketin bayiliğini yapan müvekkil şirketin ve gerçek kişinin ticari itibarının büyük oranda zedeleneceğini, alım satım ilişkilerinde ciddi oranlarda zarara uğrayacağını, bankalar nezninde de kredi sağlamada büyük oranda azalmaya sebebiyet vereceğini, bu talep ve karar ile, büyük maddi zararların ortaya çıktığını, devamı süresince de artarak devam edeceğinin kuşkusuz olduğunu, bu nedenle taktir edilen teminat  bedelinin somut duruma göre çok düşük kaldığını, uğranılacak zararı karşılamaya yeterli olmayacağını, beyan ederek ilk derece mahkemesi 12.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına,  02.04.2024 tarihli tensip tutanağında kabulüne karar verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, olmadığı taktirde en azından teminat miktarının somut duruma göre daha yüksek bir bedel belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  hisse devir sözleşmenin iptali istemine, talep ise sözleşme konusu hisselerin 3. kişiye devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine  ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ihtiyati tedbir kararına konu hisselerin dava konusu olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 22/10/2024<br><br>...<br><br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75b496cb617f728c","SID":"c9646b3516676003"}}