{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/725 Esas<br>KARAR NO:2024/1787<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/03/2023<br>NUMARASI:2022/101 Esas, 2023/170 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından ... ve ... sayılı dosyaları kapsamında müvekkilin vasisi olduğu kısıtlı ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, .... sayılı icra dosyasına dayanak belge 27.11.2019 tanzim tarihli, 28.11.2019 vade tarihli, tanzim yeri İstanbul olan ve 27.500,00 TL değerindeki ve ... sayılı icra dosyasına dayanak belge, 27.11.2019 tanzim tarihli, 28.01.2020 vade tarihli, tanzim yeri İstanbul olan ve 25.800,00 USD değerinde bono olduğunu, kısıtlı bulunan ... icra takibine konu bonoların kefili olarak bulunmakta olduğunu, vasisi bulunduğu ...'ın yaptığı işlemlerin fiil ehliyetsizliği nedeni ile geçersizliğinin kabulü gerektiğini, icra takibine konu kısıtlının kefili bulunduğu senedin dayanağı kumar borcu olduğunu, arabuluculukta  anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin vasisi bulunduğu kısıtlı ...'ın dava konusu icra takipleri dayanağı bonolardaki kefilliğinin kısıtlı olması sebebi ile geçersizliğinin  ve icra dosyaları kapsamında borcu olmadığının tespitini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın borçlanma tarihi 27.11.2019 tarihi olup kısıtlanma tarihi ise 23.09.2021 olduğunu, borçlanma tarihinde ergin ve ayırt etme gücüne sahip bulunduğundan davanın reddi gerekeceğini, davaya konu icra takiplerinin geçerli bir alacağa dayandığını, davacı tarafça ileri sürülen işbu alacağın kumar borcundan kaynaklandığı iddiasının asılsız olduğunu, davacı tarafça takibin durdurulması talebine dayanak olarak sunulan kısıtlılık kararının, ödeme emrinin tebliğinden sonra verildiğini ve bu kararın geriye etkili olamayacağını, işbu karar ile borçlunun icra dosyasına konu borca ilişkin borçlanma ehliyetinin bulunmadığını, davanın esastan reddi ile davacı taraf aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:\"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kısıtlının vasisi tarafından açılan davada kısıtlının ağır kumar alışkanlığı olduğu bu nedenle kısıtlandığı, kısıtlının fiil ehliyetinin olmaması nedeniyle davaya konu senetlerdeki kefilliğin geçersiz olduğu ve takip konusu borcun kumar borcu olduğu belirtilerek kısıtlı ...'ın borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davacının kısıtlanmadan önce fiil ehliyetinin olmadığı iddia edildiğinden tanık dinletme talebinin kabul edilerek davacının tanıklarının dinlendiği, dinlenen tanıkların alınan ifadelerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ehliyetsizlik hususunu belirlemekten  uzak olduğu, davacı  ... hakkında senet düzenlenme tarihinde bir kısıtlılık kararının mevcut olmadığı, bu tarihte kısıtlanma gerektirir şekilde bir kumar bağımlılığı olduğuna ilişkin bir tespit veya delilin dosya kapsamında yer almadığı, ayrıca davaya konu borcun davacının, dava dışı ...'nin borcuna katılması ile  27/11/2019 tarihli protokol kapsamında ortaya çıktığı, bu nedenle bu borcun kumar borcu olmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, ihtiyati tedbir talebi reddedildiğinden davalının tazminat talebinin de reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyası borçlusu ...'ın uzun yıllardan beri ağır bir kumar tutkusu bulunduğunu ve ailesinin nerdeyse tüm kazancını bu uğurda harcadığını, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2021 tarihli, 2021/64 Esas ve 2021/640 Karar sayılı ilamı ile TMK 406 ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' maddesi uyarınca talebin kabul edilerek ...'ın kısıtlanmasına karar verildiğini,TMK 9 vd maddeler uyarınca ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmayacağını ve bu hükmün kamu düzenine ilişkin olduğunu,Yerel mahkemece dosya üzerinden yeterli inceleme yapılmadığını, ATK'dan rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini,kısıtlının kefili bulunduğu senedin dayanağı kumar borcu olduğunu, TBK m. 604 “Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.” şeklindeki düzenleme ile, kumar ve bahis borçlarında dava açılamayacağını, takip yapılamayacağını, bu borçların eksik borç olduğu açıkça vurgulandığını, davalının kumar borcunu icraya koyarak kötü niyetli olduğunu, hukuk düzenince korunmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, davacı kumar bağımlılığı nedeni ile fiil ehliyetinin olmadığını ileri sürmüş ise de, delil olarak sunulan İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin dava tarihinin 25/01/2021, davaya konu senetlerin tanzim tarihinin ise 27/11/2019 olduğu,  ilgili mahkemenin 23/09/2021 Tarihli kararı ile TMK 406 maddesi gereğince kısıtlılık isteminin kabulüne karar verildiği, davacının fiil ehliyetsizliği iddiası akıl zayıflığı/hastalığı vb hususlara ilişkin olmadığından ATK'dan rapor alınmadan mahkemece delillerin değerlendirilerek karar verilmesinin yerinde olduğu, dosyada mevcut delil durumuna göre davacının fiil ehliyetsizliği iddiasının ve senedin kumar borcuna dayandığı iddiasının ispatlanamadığı dikkate alındığında mahkemenin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39cc44b27699f880","SID":"3a0eb02b59cf8a7c"}}