{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/701 Esas<br>KARAR NO:2024/1789<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/10/2022<br>NUMARASI:2021/234 Esas,2022/712 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; haksız alacak iddiasında bulunan davalı bankaNIN takip dosyasının dayanağı olan çek üzerinde ne lehtar ne de ciranta olarak ciro silsilesinde imzası bulunmadığını, yetkili hamil olmadığı dikkate alınarak müvekkilinin davalı bankaya karşı borçlarının olmadığını, mezkur çek incelendiğinde sadece çekin son cirantasının ... Şti. olduğunu, yetkili hamilin iş bu şirket olduğunu, şikayete konu çekin takas sistemi kapsamında haksız alacak iddiasında bulunan davalı bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin davalı bankaya ....Sayılı takip dosyasından  kaynaklı olarak borcunun olmadığının tespitini, davanın kabulünü, müvekkili hakkında haksız icra takibi nedeniyle 130.611.60 TL alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatının müvekkili lehine tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hamiline yazılı çekin devri konusunda, açıkça hamiline yazılı olarak düzenlenen ya da TK 785/2-3 kapsamında kanunen hamiline yazılı sayılan bir çekin devri için, hamiline yazılı kıymetli evrakın devrine ilişkin kurallar uyarınca sadece çek üzerindeki zilyetliğin geçirilmesi yeterli olduğunu, borca yönelik olarak düzenlenen 31.07.2019 tarihinde borçlu-keşideci tarafından düzenlenen çekin, müvekkili banka tarafından ibraz edilmiş olduğunu ve iş bu çekin karşılıksız çıkarak arkası yazıldığını, bedellerinin tahsilinde bankanın dileğini borcuna mahsubu için bankaya temliken ciro ve teslim ediyorum/ediyoruz dendiğini, yargıtay kararlarından bahisle davanın ve davacı tarafın tazminat talebinin reddini , davacı tarafından kötü niyeti olarak açılması nedeniyle iş bu davanın reddedilmesi durumunda %20 den az olmayacak miktarda tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:\"Davaya konu çekin ... ŞTİ. tarafından kullanılan kredinin teminatı olarak 10/08/2018 tarihinde davalı ... Bankasına tevdii edildiği,  çekin davalı banka tarafından takas merkezine sunulduğu ve karşılıksız kaşesi basıldığı, davalı bankanın dava konusu çeki kredi teminatı olarak, temlik alındığı açıkça belirtildiği anlaşılmıştır.Dava konusu çekin hamiline düzenlendiği, dava dışı ...tarafından davalı bankaya devredildiği, dolayısıyla davalının meşru hamil olduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı görülmektedir. Böylece cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerekir. 6102 sayılı TTK'nun 659 maddesi uyarınca keşideci alacaklıya karşı şahsi def’ilerini ileri sürülebilmesi ancak senedin geçersizliğine veya senedin metninden anlaşılan defilerine bağlıdır. Senedin,borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir def’i ise ileri sürülemeyecektir. Dosya kapsamında da durum ispatlanamadığından davanın reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin ise şartları oluşmaması nedeniyle reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı bankanın dava konusu çek üzerinde ne lehtar ne de ciranta olarak ciro silsilesinde imzası bulunmadığını,  çek üzerinde davalı banka alacaklı sıfatına haiz olmadığını, yetkili hamil .... Şti. tarafından çek takas sistemi kapsamında haksız alacak iddiasında bulunan Davalı ... A.Ş.'ye ibraz edilmiş, işbu ibraz işlemine karşı karşılıksız kaydı ise haksız alacak iddiasında bulunan davalı banka tarafından çekin üzerine işlenmiş olduğunu, karşılıksızdır kaydının işlenmesi ile birlikte bankanın yetkili hamil sayılamayacağını, çek için davalı  bankanın cirosunun çek üzerinde bulunması gerektiğini, TTK 790 maddesinin dikkate alınmasını, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.1996 tarih 1996/12-136 Esas 1996/288 karar sayılı ilamı, ''Hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur.'' Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2017 tarihli 2017/7819 Esas 2017/14503 Karar sayılı ilamında; “Takip alacaklısı ... Bankası'nın ibraz anında takibe konusu çekte ciro silsilesi içerisinde yer almadığı, çeki ibraz eden ... ...Şti. olup bu şirketin ibrazdan sonra takibi yapan hamil ... Bankası lehine bir cirosu bulunmadığı, dolayısıyla takibe konu çekte alacaklının yetkili hamil olmadığının anlaşılmasına, Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş….”Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2004 tarihli 2004/22489 Esas 2004/27327 Karar sayılı ilamında; “TTK.nun 703. maddesine göre, hamiline yazılı bir çek üzerine yapılan bir ciro cirantayı, müracaat hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılarsa da, senedin mahiyetini değiştirerek onu emre yazılı bir çek haline getirmez. Ayrıca Hukuk Genel Kurulu'nun 24.4.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibra için ciro edenin de son hamil (...) olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur. Aksi taktirde takip alacaklısı yetkili hamil olmaz.Ayrıca, TTK.nun 702. maddesinde \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.\" düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda takip alacaklısı, çek arkasındaki ciro silsilesinde yer almamaktadır. Çek hamilinin bankaya çeki ibrazından sonra takip yapan ...'a yapılmış geçerli bir cirosu da yoktur. Çekteki hak teslim ve ciro ile geçeceği cihetle, icra mahkemesince itiraz kabul edilerek İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi yerine alacaklının, sadece teslimle yetkili hamil olacağı gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir “Usul hukuku açısından kambiyo senetleri oldukça katı şekil kurallarına sıkı sıkıya bağlandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarihli 2016/4895 Esas 2017/7278 Karar sayılı ilamının dikkate alınmasını, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, itirazların dikkate alınmadığını, hükme esas alınamayacağını, raporda davalı bankanın alacaklı sıfatına haiz olup olmadığı incelenmediğini, çek tevdi bordrosu ile açıkça alacaklı sıfatına haiz kabul etmesi hukuka aykırı olduğunu,Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/8614 Esas 2016/557 karar sayılı 22.01.2016 tarihli ilamının dikkate alınmasını, çek tevdi bordrosunun alacaklıyı hamil yerine getiren, alacaklının alacaklı yetkisine haiz olduğunu ispatlar bir belge olmadığını,Dava konusu çekin karşılıksız çıkması nedeni ile İstanbul Anadolu 21. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/94 ESAS 2021/40 karar sayılı dosyasında  davacı ... AŞ' nin şikayet hakkı bulunmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiğini belirtmiş ve ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta dava konusu çekin davalı banka tarafından muhatap ... AŞ adına vekâleten çekin arka yüzüne ibraz tarihini de içeren ibraz şerhi yazılıp  imzalanması suretiyle ibraz edildiği, çekin karşılıksız çıktığı, yine aynı kaşede hamil adına ... AŞ ... Şubesi kaşesi ve imzası da yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Yargıtay HGK'nın somut olaya uygun 2017/337 esas, 2019/1176 karar sayılı  ve 12/11/2019  tarihli kararı da dikkate alındığında mahkemece çekteki cironun temlik cirosu olduğu ve davalı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü yerinde olup ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf040dcabfa1a80a","SID":"1c26a59ab33a552b"}}