{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/11/2020<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/09/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde ... ilçesi ..,. Mahallesi ... Karayolu üzeri ... karşısı, ... (...) önünde bulunan menfezden davalılardan ....'ye ait terfi istasyonundan taşan foseptik sularının davacının işletmiş olduğu otellerin arasından denize boşaldığını, durumun ...istasyon yetkililerine, ..... Amirliği'ne, .... Belediye Hizmet Binası'na ve ,... bildirildiğini, ancak suların 08/09/2014 tarihinde de akmaya devam etmesi sebebiyle durumun Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da bildirildiğini, ... davacının yazısı üzerine 12/09/2014 tarihli ... sayılı yazı ile davalı ... gerekli tüm tedbir ve düzenlemelerin yapılması yönünde ikazda bulunduğunu, .... tarihine kadar yaklaşık 20 kere daha aynı noktadan foseptik suyunun denize karıştığını, geçici olarak sorunun giderildiğini, ancak tüm uyarılara rağmen kalıcı tedbir almayan ve düzenleme yapmayan davalılara .... tarihinde yine davacı tarafından foseptiğin aynı noktadan denize karıştığı yönünde uyarı yapıldığını, gelen görevlilerin yine foseptiğin akışını engellediklerini beyan ederek olay yerinden ayrıldıklarını, .... tarihinde yine foseptik sularının denize karıştığını, durumun davalılara ve diğer kurumlara haber verildiğini, 08/06/2015 tarihine kadar sorunun giderilmediğini ve bu tarihlerde denize giren ve deniz suyu yutan davacı müşterilerinden en az 50-60 kişinin zehirlendiğini, davacının durumu 06/06/2015 gününün hafta sonuna rastlaması nedeniyle yazılı olarak 08/06/2015 tarih ... sayı numaralı yazısı ile Alanya Kaymakamlığı'na ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... bildirdiğini, 08/06/2015 tarihinde ... yetkilileri, ...elektrik teknisyeni, çevre yüksek mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve ... otel müdürü tarafından tutulan tutanakla izah edildiği şekilde mevcut durumun tespit edildiğini, 11/06/2015 tarihinde çevre sağlık teknikerleri tarafından tutulan tutanakta 08/06/2015 tarihinde ... plajının deniz suyundan alınan numunenin analizi sonucuna göre anılan bölgede denize girilmemesi gerektiğinin tespit edildiğini, davacı şirket çalışanlarının 11/06/2015 tarihinden sonra denize girilmesini engellediklerini, 15/06/2015 tarihinde Alanya Kaymakamlığı tarafından alınan numunelerle Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından analiz yapıldığını, sonuçların olması gereken en yüksek değerin yaklaşık 20-30 katı üzeri çıktığını, davalı ... ... sayılı, .... konu yazısı ile davalı .,.. gelen şikayet üzerine teknik personellerce inceleme yaptırıldığı, incelemede kirliliğin ... işletmekte olduğu TM3 atıksu terfi merkezi hattından kaynaklandığı hat üzerinden atıksuyun yağmur suyu kanalına karıştığı ve mansap noktasında ... önünden denize deşarj olduğunun tespit edildiği, daha öncede defaatle belirtildiği üzere gereken tüm tedbir ve düzenlemelerin yapılmasının istendiğini, 06/06/2015  tarihinde yaşanan olaya geç müdahale edilmesi ve foseptik akıntısının 09/06/2015 tarihinde durdurulmasından dolayı davacı şirketin işlettiği otellerin tüm müşterilerinin denizin  foseptik suları ile kirlendiğini fark ettiklerini, zehirlenme vakıalarının artması ile birlikte konsolosluklarına dahi haber verdiklerini ve yaşanan olayların büyük bir kriz haline geldiğini, otel müşterilerinin iki otel arasından gelen foseptiğin davacı şirketten kaynaklı bir sorun olduğunu düşündüklerini ve birçok internet sitesinde davacı otel aleyhine yazılar yazdıklarını, denize giren müşterilerin rahatsızlanması, rahatsızlananlardan bir kısmının da hastanede tedavi olması nedeniyle davacı otelin çalıştığı tur operatörlerinden .,.. , ... , ... , ,... ve ... müşterilerini farklı otellere çektiklerini, müşterilerin otelden erken çıkış yapmalarından dolayı davacının zarara uğradığını, yine yaşanan olaylardan dolayı toplam 158 odanın rezervasyonunun iptal edildiğini bunun haricinde acentalar tarafından satılmış ancak olaylar vuku bulduktan sonra müşteri getirilmeyen odalardan dolayı ve yurt dışında olayın duyulmasından sonra boş kalan odalar dolayısıyla davacının zarara uğradığını, yaşanan olaylar geçinceye kadar tur operatörlerinin odaları satışa kapattıklarını, davacının uzak ve yakın tarihlerde satılamayan odalardan dolayı zarara uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu maddi zarardan dolayı şimdilik 80.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yasal faizden düşük olmamak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının uğramış olduğu ticari itibar kaybı nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait terfi istasyonundan foseptik sularının taştığı ve taşan foseptik suyunun otelleri arasındaki menfezden denize boşaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, iddiasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, foseptik suyunun taştığı iddia edilen terfi istasyonunun, İncekum Atıksu Arıtma Tesisine ait terfi istasyonu olduğunu, 02.09.2005 tarihinde Avsallar ve İncekum Belediyeleri ile davalı şirket arasında akdedilen Arıtma Tesisi İşletme Protokolü çerçevesinde 10 yıl süreli  davalı şirket tarafından işletme hakkının iktisap edildiğini, sözleşme süresinin 02.09.2015 tarihinde son bulduğunu, 14.09.2015 tarihi itibariyle ... devrin gerçekleştiğini, Arıtma Tesisi İşletme Protokolü 3. maddesinde davalı şirketin sorumluluklarının düzenlendiğini, anılan madde incelendiğinde kanalizasyon hattı ile ilgili herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, sorumluluğun ... ait olduğuna ilişkin Otel yetkililerine durumun bildirildiğini, hatta 08.06.2015 tarihine kadar ... yağmur suyu menfezi içerisinde araştırma yaptığını, yağmur suyu hattına civardaki binalardan foseptik bağlantısı olduğunu tespit ettiğini, sorun geçici olarak giderilse de çevre bilinci ve müvekkili şirketin kamu yararı için kurulmuş bir şirket olması sebebiyle, protokol çerçevesinde sorumlu olmamalarına rağmen insiyatif kullanarak değişmesi gereken kanalizasyon borusunun hızlı bir şekilde davalı şirket tarafından değiştirildiğini, boru değişimi esnasında yine aynı menfez içerisine bent çekilerek suyun bu bent önünde toplanmasının sağlandığını ve tekrar terfi istasyonuna intikal etmesi için seyyar tipi dalgıç pompa monte edildiğini, bu işlemler neticesinde davalı şirketin, işçilik masrafları hariç net 38.115,19 TL'lik yatırım yaptığını, 08.06.2015 tarihine kadar davalı şirkete ait terfi istasyonunda sorun gözlemlenmediğinden (Terfinin atık su seviyesinin normal düzeyde olduğu, boru hatlarında kaçak-göçek-ıslaklık-nem ve sair durumların gözlemlenmemesi) ve sızıntının Belediyenin sorumluluğunda olan yağmur suyu drenaj hatlarından ve davalı şirket ile ilgisi olmayan kaçak foseptik bağlantısı bulunan binalardan kaynaklandığını,  Antalya Büyükşehir Belediyesi ... ... sayı ile  müvekkili şirkete yazmış olduğu yazıda \" ...tm3 atıksu  terfi merkezi hattından kaynaklanan hat üzerindeki atık suyun yağmur suyu kanalına karıştığı...\" tespitine yer verdiğini, ancak şirketin sorumlu olmadığını, sorumlu olmamasına rağmen tamir ve hatların değişimini bir fiil yaptığının açık olarak görüleceğini, davacı taraf  her ne kadar 06.06.2015-08.06.2015 tarihleri arasındaki otel müşterilerinin denize karışan foseptikten zehirlendiği, bunun akabinde oluşan zarar ziyan silsilesinden bahsetmekte ise de bu tarihler öncesinde de defalarca zehirlenmelerin olduğunu, denize girmeyen müşterilerinde zehirlendiğini, kaldı ki davacının delil olarak dayandığı zehirlenen müşterilerinin .... Hastanesi tarafından yapılan gaita mikroskobisi, parazit ve parazit yumurtası aranması ve EIA testlerinin sonuçlarında herhangi bir bulguya rastlanmaması nedeniyle dava dilekçesinin tamamına, tazminat, faiz ve faiz başlangıç tarihine itiraz etmekle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davalı kurumun bir kamu kurumu olup ticari bir işletme veya kuruluş olmadığını, bu nedenle iş ve işlemleri nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarardan dolayı  açılacak davalarda idari yargının yetkili olduğunu, dava konusu olan zarara neden olduğu iddia edilen tesisin denetim ve gözetleme yükümlülüğünün davalı kurumda bulunmadığını, davanın kurum yönüyle husumetten reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davalı ... .'nin tesislerden çıkartıldığını, tesisin tesliminde ve işletilmesinde davalı kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 6360 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince tüm devir işlemlerinin, Antalya Valiliği'nce kurulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından yapıldığını, komisyon tarafından alınan kararların uygulandığını, ancak 6360 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra 14/09/2015 tarihine kadar dava konusu zarara neden olduğu iddia edilen tesisin Antalya Valiliği Devir ve Paylaştırma Komisyonu'nca davalı kuruma devredilmediğini, bir sorumluluk varsa bu sorumluluğun davalı kurumda olmadığını, tazminat koşullarının davalı kurum yönüyle oluşmadığını  davacının iddia ettiği zarar ile fiil arasında davalı kurum yönüyle bir illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...davaya konu eylemlerin gerçekleştiği tarih itibariyle atık su tesisi işletme hakkının düzenlenen protokol gereği davalı ... .'de olduğu sabittir. Buna göre işletmeye ilişkin gözetim ve denetim yetkisinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten sonra 14/09/2015 tarihinde davalı ... geçtiği, dolayısıyla davalı ... haksız fiilin meydana geldiği tarihlerde işleten olarak sorumluluğunun başlamadığı, bu nedenle davaya sebep olan eylemler yönünden davalı ... husumetin yöneltilmesinin mümkün olmaması nedeniyle  anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın pasif husumet  yokluğu nedeniyle  reddine  karar vermek gerekmiş...\" gerekçeleriyle; \"davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-davacının maddi tazminat isteminin reddine, 2-davacının ticari itibar kaybına ilişkin manevi tazminat talebinin davalı .... A.Ş yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... aş’den 06/06/2015 tarihinden itibarin işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısım yönünden talebin reddine, 3-davalı ..yönünden manevi tazminat isteminin reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin müşterilerinin zehirlenmesinin yegane nedeninin davalıların ihmali davranışları olduğunu, 07.09.2014 tarihinde ... ilçesi, ... mahallesi, ... karayolu üzeri, ... karşısı,... deri önünde bulunan ... ait terfi istasyonundan taşan foseptik sularının vekil edeninin işletmiş olduğu otellerin arasında bulunan menfezden denize boşaldığını, müvekkilinin durumu ... İncekum istasyon yetkililerine, Alanya Zabıta Amirliği'ne, Payallar Belediyesi'ne, .... bildirdiğini ancak 08.09.2014 tarihinde foseptik sularının akmaya devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin müşterilerinden en az 50-60 kişinin zehirlendiğini  bu durumun müşteriler arasında, tur operatörleri ve yurtdışında duyulduğunu, müşterilerin odaları erken boşalttığını, tur şirketlerinin müvekkiline ait otelin odalarını rezervasyonlara kapattığını, müvekkilinin bu nedenle zararlarının oluştuğunu belirterek usul ve kanuna aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına ve  itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini yönünde istinafta bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin 15.000,00 TL üzerinden kabulüne, davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin değerlendirmede davaya konu eylemlerin gerçekleştiği tarihte atık su tesisi işletme hakkının düzenlenen protokol gereği davalı ... .'de olduğunun sabit olduğu bu nedenle davalı ...  husumetin yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönünde gerekçe oluşturulmuş hüküm fıkrasında ise davanın kısmen kabul kısmen reddi denilmek suretiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat talebinin ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddi yönünde karar verilmiştir. Ancak hüküm fıkrasında davacının maddi tazminat isteminin reddi yönünde verilen karardan bu hükmün davalı ... kapsayıp kapsamadığı anlaşılmadığı gibi gerekçe kısmında ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine değinilmiş, hüküm fıkrasında davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi yönünden karar verilmeyerek hüküm ve gerekçe çelişkisi oluşturulmuştur.<br>HMK'nın 297. maddesi gözetildiğinde mahkemece yukarıda anlatıldığı şekilde kurulan hüküm HMK'nın 297. maddesine uygun bir hüküm  olmayıp, mahkemece yapılması gereken HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde her bir davalı hakkında gerekçeye uygun şekilde hüküm kurulmak suretiyle infazda tereddüte yol açılmaması olmalıdır.<br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir ise de; yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamakta, diğer bir deyişle mahkeme hükmü, infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup HMK'nın 297. maddesinde düzenlenen şartları taşımamaktadır.<br>Bu itibarla, kamu düzeninden sayılan hal kapsamında 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yeniden esas hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-) 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2020 tarih ...  Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-) 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-) Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-) 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince KESİN olarak karar verildi. 26/09/2024<br>\t\t\t\t<br>.....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88d1139f1a199697","SID":"1bcf25527d98817d"}}