{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/695 <br>KARAR NO\t: 2024/832<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 14/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflarınca ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı dosyası kapsamında müvekkilinin satın aldığı aracın gümrük müdürlüğü kararı ile mülkiyetinin kamuya geçirilmesi, 2 yıl sonra kendisine teslim edilmesi ve diğer olaylar nedeniyle uğradığı zararın tazmini talep edildiğini, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusunda ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----Karar sayılı kararı ile \"Davalı -----isimli şirketin TTK 7. maddesi gereğince 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkemece asıl ve birleşen davada davacıya, asıl ve birleşen davada davalı ----- ihyasını sağlamak üzere süre verilerek, şirket ihya edildikten  sonra taraf teşkili tamamlanmak suretiyle işin esası incelenip davanın sonuçlandırılması gerekirken, bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı  olup bu durum, hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetindedir.\" denilerek kararın kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararı sonrasında dosya ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esasına kaydedildiğini ve 23.05.2023 tarihli celsede tarafımıza söz konusu şirketin ihyasını sağlamak üzere yetki ve süre verildiğini, tüm bu nedenlerle  09.10.2015 tarihinde re’sen terkin olunan ---- (Terkinden önceki adresi  ----) ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi”  kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı aleyhine isnat edilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği  ”Yasal hasım” konumunda bulunan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmiştir.Mahkememizin 13/09/2023 tarih, ---- esas  ve ---- karar sayılı ilamı davalı vekilince istinaf edilmiş, ---- BAM ---- Hukuk Dairesi'nin 15/03/2024 tarih, ---- esas ve -----karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince istinaf ilamı da temyiz edilerek Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 05/06/2024 tarih, ----- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile  Bölge Adli Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ---- esas sıra numarasına kayıt edilmiştir.<br>Mahkememizce bozma ilamından önce ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası talep edilen ----- hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği hususu sorulmuş, ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp  edilerek incelenmiştir.<br>Dava, ticaret sicilinden resen terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan  ---- Ticaret Limited Şirketi'nin, ihyası istemine ilişkindir.Toplanan delillere göre, davacı tarafından ihya talebine konu  -----Şirketi aleyhine ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı,  ilgili şirketin 30/06/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine, ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında verilen 23/05/2023 tarihli duruşma ara kararına istinaden davacının işbu şirketin ihyası davasını açtığı anlaşılmıştır.Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün ---- Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerekmektedir.Davacının,  -----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyasında devam eden dava nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı  ve  hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile,  ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------ sicil numarasında kayıtlı ----- Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri  sınırlı olmak üzere, ihyasına karar vermek gerekmiştir.Şirket ihyası davasını ihyası istenen şirket ortak veya yöneticileri açmış ise, bu davanın bir nevi iptal davası gibi düşünülüp, terkin iptal edildiğine ve şirket tekrar faaliyetlerine  devam edeceğine göre TTK'nın 547/2. maddesine göre ek tasfiye memuru atanmasına gerek yoktur. Ancak, şirket alacaklıları ihya davası açmış ise alacaklıların işbu davaya açmaktaki amaçları, alacak davasında husumet yöneltilecek bir hasım bulunması olup, alacak davası sonuçlandıktan sonra şirketin sicilde kaydının bulunmasında veya faaliyetine devam etmesinde, gerek alacaklı gerekse şirket için  herhangi bir yarar bulunmadığından bu tip davalarda TTK'nın 547/2. maddesine göre ek tasfiye memuru atanması gerekir.  Bu nedenle TTK'nin 547/2. maddesine göre, takdiren şirketin en son şirket yetkilisi  ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş,  29/05/2024 tarihli ---- sayılı ---- yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile \"...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesi uyarınca anılan Kanun'un 23 üncü maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtildiğinden, anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):<br>1-Davanın KABULÜ ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün -----sicil numarasında kayıtlı ----- Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri  sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konularla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,<br>2-Ek tasfiye işlemleri için en son şirket yetkilisi, ... TC Kimlik numaralı ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına,<br>3-Kararın ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile  ile bakiye kalan 247,7‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davalı yasal hasım olduğundan, davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalının yasal hasım olması  nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda verilen  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c880d024bb632fb4","SID":"2c713d20a34cd5e3"}}