{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1134 - 2024/1583<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1134 <br>KARAR NO\t: 2024/1583<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>KATİP\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:09/03/2023<br>NUMARASI\t:2021/778 Esas - 2023/234 Karar<br><br>DAVACI\t:BİLÇAĞ NAKLİYAT İNŞAAT TAAHHÜT MÜHENDİSLİK GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...<br>VEKİLİ\t:Av. ... <br>DAVALI\t:TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t:22/10/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t:07/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:18/11/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Bilçağ Nak. İnş. Taah. Müh. Gıda  San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plaka, Renault marka, Kamyon Kerax 420.40 8x4 araç tipi, 2007 model, ... sasi no.lu, yük nakli amacıyla kullanılan kamyon nitelikli araç ve araca bağlantılı olan katlanır bomlu vinç (ful moment kontrollü) taşınır vasıtaların, 12.10.2019 tarihinde ..., Bacanaklar Vinç isimli iş yerinin alanına ayrıca eklenti niteliğindeki vinç kamyona sabitlenmiş halde ve araç anahtarları davacıda bulunmak kaydıyla bırakıldığını, bırakıldığı tarihten 02.07.2020 tarihine kadar kamyon niteliğindeki araç ve araca bağlantılı vincin, şirket ve şirket çalışanları tarafından kullanılmadığını, 02.07.2020 tarihinde ise  kamyon niteliğindeki araç ve araca bağlantılı vincin hırsızlık sonucu çalındığını, söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili taraflarınca Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/19931 soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu dosyanın halen derdest olduğunu, davacı şirkete ait kamyon nitelikli araç ve eklentisi olan vincin, ekte sunmuş olduğu Güneş Sigorta ile yapılan \"Güneş Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi\" başlıklı 30.09.2019 tanzim tarihli, ... poliçe no.,... acente no., ... müşteri no.lu sözleşme ile 17/10/2019-17/10/2020 tarihleri arasında sigorta altına alındığını, yine yukarıda bilgileri verilen sigorta poliçesine ek olarak eklenti niteliğindeki vinç için ise; \"Leasing All Risk Sigorta Sözleşmesi\" başlıklı 19/10/2018 tanzim tarihli, ... poliçe no., ... acente no., ... müşteri no.lu sözleşme ile 17/10/2018-17/10/2020 tarihleri arasında sigorta altına alındığını, her iki araç yönünden de gerçekleşen çalınma olayının akabinde taraflarınca poliçe kapsamında çalıntı olaylar yönünden de sigorta altına alınan araçlar üzerinde meydana gelen zararın tazmini için davalı tarafa başvuru yapılmışsa da, davalının başvurunun reddine karar verdiğini, hırsızlık sigortası genel şartlarının B.5. maddesinin ikinci fıkrasında \"Sigortacı belirlenen tazminatı, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödemek zorundadır.\" ibaresinin yer aldığını, fakat sigorta şirketinin bu şartı göz ardı etmesi nedeniyle temerrüt gerçekleştiğini, talep yönünden arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve olumsuz neticelendiğini, bu sebepler ile dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla davacı şirkete ait sigortalı araçlar üzerinde meydana gelen rizikonun, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih itibariyle yasal faiz işletilmek suretiyle, 10.000-TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle-şimdilik) tazminini ve yargılama masrafları ve avukatlık giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia olunan hırsızlık olayının teminat dışı olup davalı şirketin sorumluluğu olmadığını beyanla davacı tarafından ileri sürülen taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davaya konu kamyon için 120.000,00.-TL ve davaya konu katlanır bomlu vinç için 720.000,00.-TL olmak üzere toplam 840.000,00.-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın davalı şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi teminat kapsamı dahilinde bulunmadığını, bu kapsamda işbu itiraz dilekçesine konu bilirkişi raporu kabul edilmemekle birlikte, davacı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından huzurda görülen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı tarafça yangın sigortası genel şartlarında sigortalıya yüklenen yükümlülüklerin hiçbir şekilde yerine getirilmediğini, işbu suretle anılan dava kapsamında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih, 2021/778 Esas - 2023/234 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kasko ve leasing all risk poliçesi kapsamındaki araç ve bu araca bağlı vincin çalınması sebebi ile oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>   Dosya kapsamından, davaya konu ... plaka sayılı aracın 17.10.2019-17.10.2020 tarihlerini kapsayacak şekilde Genişletilmiş Sigorta Poliçesi ile, yine davaya konu çalınan vincin 17.10.2019-17.10.2020 tarihlerini kapsayacak şekilde Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğu, her iki aracın sigorta periyodu içinde 02.07.2020 tarihinde dava dışı Bacanaklar Vinç İş Mak. Nak Tic. Ltd. Şti'ne ait Gebze adresinde bulunan iş yerinde park halinde iken çalındığı nedenle araç ve bu araca bağlı vincin bedelinin davalıdan talep edildiği, hırsızlık olayı ile ilgili yürütülen soruşturmada Gebze C.Başsavcılığınca 2020/19931 esas sayılı soruşturma dosyasında  daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. <br>1-Leasing all risk sigorta poliçesi yönünden yapılan incelemede;<br> Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi  hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. (Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 Esas, 2016/106 Karar; 30.11.2021 tarihli ve 2018/(20)8-343 Esas, 2021/1515 Karar; 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı ilamı)<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2020 tarih; 2019/4271 Esas ve 2020/3464 Karar sayılı ilamında belirttiği üzere; dava; leasing all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta başkası lehine sigorta olup; davacı ... şirketi sigorta ettiren, sigortalı ise dava dışı ... Finansal Kiralama A.Ş.'dir. 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. O halde, sigortalı tarafından hakem heyetine sunulan muvafakat başlıklı yazının dava dışı sigortalının alacağını temlik niteliğinde olmadığından hukuken sigorta ettirene talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez. Bu durumda, sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br>Somut olayda; dava konusu vinç açısından leasing all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta başkası lehine sigorta olup; davacı Bilçağ Nak. İnş. Taah. Gıda San. Ve Tic Ltd. Şti. (eski ünvanı ile Şayir Mühendislik Taah. İnş. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti) sigorta ettiren, sigortalı ise dava dışı Vakıf Finansal Kiralama A.Ş.'dir. 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. O halde, sigortalı tarafından verilmiş bir muvafakat olmadığı gibi muvafakat olsa dahi yukarıdaki Yargıtay kararı uyarınca muvafakatın dahi dava dışı sigortalının alacağını temlik niteliğinde olmadığından hukuken sigorta ettirene talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez. Bu durumda, sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının vinç açısından açtığı davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>2-Davalının diğer istinaf itirazları incelendiğinde;<br>Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat  kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani  ve harici etkiler  neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.<br>Diğer taraftan 6102 Sayılı TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekil de değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. <br> İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.<br> Poliçe özel klozunda ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlar uyarınca, aracın  anahtar ile çalınması hali teminat dışında bırakılmıştır.<br>Somut olaya bakıldığında, davacının rizikonun gerçekleştiği tarihte araç maliki olduğu, hırsızlık olayının akabinde  ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ve  talep üzerine hasar dosyası açıldığı, davacının zilyetliğinde bulunan kamyonun 02/07/2020 tarihinde çalındığı ve tahkikatın hala devam ettiği hususları da dikkate alındığında, kamyonun anahtar ile çalınmadığı hususunda kanıt yükünün davacıda olduğu, davacı araç sahibi tarafından da aracın asıl ve yedek anahtarının ruhsat ile birlikte teslim edildiği ve bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edilmesi nedeniyle dava konusu kamyonun anahtar ile çalınmadığı anlaşıldığından hasarın teminat dışı kaldığına ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte yazılı  nedenlerle kabulüne, diğer istinaf istemlerinin (2) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın sadece kamyon bedeli olan 120.000,00-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi suretiyle hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih, 2021/778 Esas ve 2023/234 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a)Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>-Davaya konu kamyon bedeli olan 120.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>-Fazlaya ilişkin talebin davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından REDDİNE,<br>b)Alınması gerekli 8.197,20-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 170,78-TL peşin harç ile 18.682,79-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 18.853,57-TL harçtan mahsubu ile artan 10.656,37-TL'nin kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine<br>c)Davacının yaptığı toplam 2.363,55-TL yargılama gideri ve 8.197,20-TL harç olmak üzere toplam 10.560,75-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%10,87 Kabul) 1.147,91-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığınai<br>e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/4. maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>g)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>h)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%10,87 Kabul) 143,48-TL'lik kısmının davalıdan, kalan kısmının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-Davalının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafından yapılan İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı 492,00-TL ve posta gideri 500,00-TL olmak üzere toplam 992,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davacı tarafça yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının mahkemesince davacı tarafa iadesine,<br>e)-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e5c629c69eab233","SID":"4cf94cef26629ff9"}}