{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/55 <br>KARAR NO:2024/3062<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br> İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2023<br>NUMARASI:2021/287 E - 2023/794 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:14/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 28.11.2017 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullanmış olduğunu davalıya elektrik satışı 01.01.2018 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşme hitam tarihi olan 01.01.2019 tarihinden 60 takvim günü öncesinde bildirimde bulunulmayarak yenilenmiş 01.01.2020 tarihine uzamış olduğunu, yenilenen yılda da hitam tarihi olan 01.01.2020 tarihinden 60 takvim günü neticesinde bildirimde bulunulmayarak birer yıl süre ile yenilendiğini, e sözleşmenin hitam tarihi son olarak 01.01.2021 tarihi olduğunu, ancak davalının  bildirim yapmaksızın, sözleşmede belirlenen fesih bildirim süre ve şekline uyulmaksızın hitam tarihi olan 01.01.2021 tarihinden önce 01.02.2020 tarihinde tedarikçi değişikliği yapılmak - suretiyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme uyarınca davalıya cezai şart faturaları tanzim edilip gönderildiğini, davalının  kendisine gönderilen cezai şart faturasına, Bakırköy .... Noterliği' nin 28.07.2020 T. ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini,  müvekkili tarafından gönderilen Kadıköy .... Noterliği' nin 29.07.2020 tarih ve ...Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, faturanın iade edilmesinin mesnetsiz olduğu, bu iadenin müvekkili şirket tarafından kabul edilmediği ve yasal işlemlerin başlatılacağının ihtar edilmiş olduğunu, ancak ihtarnameye karşın da ödeme yapılmaması nedeniyle huzurdaki davaya konu icra takibini başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, tarafların tacir olup, müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğunu,  ileri sürerek davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, Borçlu şirketin, % 20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin e-mailde de beyan ettiği üzere sözleşme bitiş tarihinden 1 hafta önce yeni dönemde sözleşmenin yenilenmeyeceğini davacıya bildirmiş olduğunu, abonelik sözleşmesi 1 yıllık düzenlenmiş olup, bunun yanında müvekkilinin mailde yeni dönem için fiyat teklifi talep ettiğini,  davacı bu maile cevap dahi vermediğini,  müvekkili şirketin farklı bir tedarikçi ile sözleşme bitiş tarihinden 1 ay sonra anlaşma yaptığını, bu geçen süreçte davacının, müvekkilinin yeni dönem için abonelik sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ve yeni dönem fiyat teklifi talebine ilişkin hiçbir geri dönüş yapmadığını ve itiraz etmemiş olduğunu, buna ilişkin mail yazışmasının mevcut olduğunu, davacı tarafın  basiretli davranması gerekmekte olup, aksi halde kötüniyetli davranmış olduğu sonucuna varılacağını, özel hukuk gerçek veya tüzel kişileri ile yapılan sözleşmeler ise kural olarak iki tarafın katılımı ve iradelerin uyuşmasıyla meydana gelen hukuki ilişkiler olup, Ancak uygulamada çoğunlukla mal veya hizmeti sunan kişinin önceden hazırladığı matbu sözleşmeyi abonenin imzalamasıyla bu ilişkinin doğduğunu, burada sözleşmenin içeriğine müdahale edilmesinin engellenmesi yasal bir zorunluluk olmayıp abonenin tasarrufunda olup, bu sebeple sözleşmelerin iltihakı sözleşmeler olmayacağının açık olduğunu, Davacı Şirketin, müvekkiline 435.101,00 TL bedelli cezai şart faturası tahakkuk ettirmiş olup, işbu faturanın müvekkili tarafından iptal ettirilmiş olduğunu, buna ilişkin olarak da müvekkilinin 28/07/2020 tarihli ... nolu ihtarname ile iade edilen faturayı davacıya bildirmekle borçlu olmadığı hususunu ihtar etmiş, Akabinde 29/07/2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile davacı şirket müvekkiline ihtar çekmiş olup, iade faturayı kabul etmediklerini ve 435.101,00 TL cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmiş olduklarını, Dava konusu sözleşmenin eki olan EK 1 de bulunan tüketim listesinde davacı müvekkile  %30 indirim yapacağını vaat etmiş, ancak süre gelen aylarda bu vaadine uymadığını  ve müvekkili şirketin davacı ile yeni dönem için çalışmama kararı aldığını,   davacının müvekkili ile sözleşmenin yürütüldüğü dönemde haksız ve kötü niyetli olarak fazla bedel fatura tahakkuk ettiğini, müvekkili şirketin tüketici konumunda olup, tek taraflı olarak düzenlenen cezai şarta dayanılarak alacak iddiasında bulunulamayacağını beyanla davanın reddine,  mahkeme aksi bir kanaatte ise talep edilen ceza bedelinin tamamen ortadan kaldırılmasına veya tenkisine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacı tarafın İİK' nun 67/2.maddesi gereğince takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Dosyanın incelenmesinde mahkememizce yaptırılan bilirkişi ticari defter incelemesinde HMK m.222 gereğince tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.1 maddesinde taraflardan her birinin sözleşmenin sona ermesinden 60 gün önce sözleşmeyi feshettiğine ilişkin yazılı bildirimi karşı tarafa iletmediği sürece sözleşmenin aynı şartlarla 1 yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığı, 9.3 maddesinde alıcının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshetmesi veya tedarikçi değişikliğine gitmesi halinde alıcı son iki aylık elektrik faturası bedellerinin toplamı tutarında cezai şart bedelini cezai şart ödenmesine ilişkin ihtarın kendisine tebliğinden itibaren 7 iş günü içerisinde ödeyeceğini taahhüt ettiği, aynı sözlemenin bildirimler başlıklı 11.7 numaralı maddesinde alıcının bildirimleri ıslak imzalı ve yazılı olarak noter veya iadeli taahhütlü mektup yoluyla satıcıya iletmediği sürece satıcının E-posta aracılığı ile iletilen bildirimleri kabule yükümlü olmadığının kararlaştırıldığı, davalı şirketin ise 23.12.2019 tarihinde davacı şirkete e-posta yoluyla gönderdiği 31.01.2020 tarihi itibariyle sözleşmenin sona ereceği bildirimini gönderdiği ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği ancak davacının icra takibine konu ettiği alacağın dayanağını usulüne uygun fesih olmadığı bahsine dayandırdığı, dolayısıyla sözleşmenin 11.7 numaralı bildirim usulüne uygun olarak davalı şirketin sözleşmeyi feshetmemiş olduğu, sözleşmenin 1 yıl daha uzadığı bu nednele yeni tedarikçi ile anlaşma yapılmasının sözleşmenin 9.3 maddesine de aykırı olduğu, defter incelemesi sonuçları da dikkate alınarak cezai şart faturasına ilişkin bedelin dayanağı olan son iki fatura bedeli toplamının takip miktarı ile örtüştüğü, cezai şart bedelinin likit olduğu anlaşılmakla hükmolunan bedelin %20 si oranında icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle 1-Davalının Anadolu Merkezi Takip Sistemi Bürosunun ... numaralı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 435.101,00 TL asıl alacak ve 232,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 435.333,05 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hüküm altına alınan 435.333,05-TL'nin %20'si  olan 87.066,61-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemenin görevli olmadığını, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmede bir sonraki yıl verilen hizmetin bedeli artışı ya da şeklinin nasıl olacağı bildirilmediğini, müvekkili tarafından sözleşmenin bitiminden 40 gün önce davayı e-mail gönderildiğini, davacının cevap vermediğini, 24/01/2015 tarih ve 29246 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 13.maddesinde \" Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir. (2) Sözleşme süresi sonunda tüketiciden açık bir talep veya onay almadığı halde mal veya hizmet sunmaya devam eden satıcı veya sağlayıcı, sunulan bu mal veya hizmet için hiçbir bedel talep edemez.\" hükümleri olduğunu, buna göre sözleşmedeki düzenlemenin bu yönetmeliğe aykırı olduğunu ve haksız şart niteliğinde olduğunu, aksi halde hakkaniyet oranında indirim yapılması gerektiğini,  alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davaya konu taraflarca imzalanan 28.11.2017 ( 01.01.2018 başlangıç tarihli), 12  ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden  davalı şirkete elektrik verilmeye başlandığı,  sözleşme süresinin elektrik enerjisinin verildiği tarihten itibaren itibaren 12 ay olduğu, sözleşmenin 9.1 maddesinde taraflardan birisinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 60 takvim günü öncesine kadar sözleşmeyi feshedebileceğine dair yazılı bildirim yapılmadığı takdirde sözleşmenin aynı sürelerle birer yıl uzayacağının hüküm altına alındığı, sözleşme kapsamında elektrik enerjisinin davalı şirkete verildiği tarihten itibaren süresinde bildirilmediği, gönderilen31.01.2020 tarihli e-malin süresinden sonra bildirilmiş olduğu,  bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre sözleşmenin 1 yıl uzadığı, davacı şirket tarafından sözleşmenin 9. maddesine göre cezai şart talep edebileceği,sözleşmede son iki fatura toplamı kadar cezai şart öngörüldüğü, fatura bedelleri belli olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmıştır. Tarafların tacir olduğu,tacir olan davalı yönünden cezai şart tutarı olan takip konusu  435.101,00  TL paranın alım gücü değerlendirildiğinde davalı şirket açısından ticari faaliyetinin mahvına sebep olacak tutar olarak öngörülmediği,bu nedenle davalı şirket hakkında cezai şart bedelinden indirim yapılmamasının da aykırılık oluşturmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi  nazara alındığında haksız şarta ilişkin istinaf itirazları ile tarafların tacir olması nedeniyle mahkemenin görevine ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 29.737,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  7.434,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.303,2‬0 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d43d263322609ac1","SID":"272d77b71c9dbcd0"}}