{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/658 <br>KARAR NO: 2024/1817<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2021<br>NUMARASI: 2019/473 E. - 2021/952 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalı ...'ın kendisi aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatığını, takibe konu senedi davalının sahte olarak düzenlediğini, kendisinin dava dışı ... yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, davalının da bu kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunu, bunun dışında aralarında bir hukuki ya da ticari ilişki olmadığını, kooperatife verilen imzalı yazının üzerinin amacı dışında doldurularak takibe konulduğunu, davalının ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin diğer kooperatif üyeleri hakkında da benzer senetler düzenleyerek takip yaptığını, yargılamalar sonucunda bu senetlerin de sahte olduğunun anlaşıldığını, bu gerekçelerle borçlu olmadıklarının tespitini ve davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6100 sayılı HMK m. 201'e göre senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davaya konu senedin bütün kurucu unsurları taşıdığını, kıymetli evrakta soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, borçlunun senet üzerindeki imzaya itiraz etmediğini, üzerindeki yazılara itiraz ettiğini, bu gerekçelerle davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin iptaline ve bu icra dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu senedin İstanbul İli, Silivri İlçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel de yapılan Site İnşaatı Bağımsız dairelerin Kooperatif yönetim kurulu tarafından takip ve denetiminde Tapuların, devir ve satışı esnasında dairelerini teslim alan bütün kişilerin aidatlarından daire borçlarına karşılık imzalayıp kendi istekleri ile tarafımıza teslim ettikleri borç senedi olduğunu, teslim sonucu tapu devir ve satışlarının gerçekleştiğini, dairelerini teslim alanların ödedikleri para (meblağ) vermiş oldukları senetlerin belli olduğunu,Davacı tarafın, Kooperatife olan aidat daire borçlarını ödeyemediği için bono düzenleyerek verdiğini, dairelerini teslim aldıklarını, bedelsizlik iddiasının yerinde olmadığını, Senet illeten mücerret olup, bedelsizlik iddiasının ispatlanamadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinden kaynaklanmaktadır. Davacı, dava ve takip konusu bononun, kooperatife üyelik esnasında imza sirküsü olarak verilen belgelerin imza taşımak suretiyle bonoya çevrilerek sahte olarak düzenlendiğini iddia etmiş, davalı; davacı tarafın, kooperatife olan aidat daire borçlarını ödeyemediği için bono düzenleyerek verdiğini savunmuştur. Dava ve takip konusu senet incelendiğinde; senedin alt kenarının ölçüsü standart A4 kağıdın kısa kenarı ile uyumlu olduğu, üst kenarının forme kesim olmadığı, senedin üst kısmında \"Adı-Soyadı-Adres-Telefon\" bilgilerini içeren ve \"İmza\" içeren bölümler bulunduğu, senedin içeriğinde ''iş bu emre muharrer senedimin mukabilinde 5 mayıs 2015 tarihinde Hilalevleri ...'a veyahut emrühavalesine yukarıda yazılı yalnız yüzellibin Türk Lirasını ödeyeceğim bedeli nakden ahzolunmuştur. İhtilaf vukuunda T.C İstanbul Mahkemelerinin selahiyetini şimdiden kabul ederim.'' ibarelerinin yazılı olduğu, senedin keşide tarihinin 05.02.2015, vade tarihinin 05.05.2015 olduğu, 150.000 TL bedelli olduğu anlaşılmıştır.Toplanan tüm deliller ve dosya içeriğine göre; Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli bilirkişi raporlarına incelendiğinde; inceleme konusu senedin alt kenarının ölçüsü standart A4 kağıdın kısa kenarı ile uyumlu olduğu, üst kenarının forme kesim olmadığı, \"Adı-Soyadı-Adres-Telefon\" bilgilerini içeren ve \"İmza\" içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine dair yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmediği ve senet metninin bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayısıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu, böylelikle davalının, dava ve takip konusu senetteki imzanın davacıya ati olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak her ne kadar, davalının bonoda yer alan temel ilişkinin tarafı olması nedeniyle, sahteciliği bilebilecek durumda olmasına rağmen, Mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin kabulü yerine reddine karar verilmiş ise de; belirtilen husus, istinaf edenin sıfatına göre kaldırma nedeni yapılmamıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2021 tarih ve 2019/473 E., 2021/952 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ca85b92dce87148","SID":"146a0e596a3e7b5e"}}