{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/770 Esas <br>KARAR NO: 2024/1672 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:  2014/397 Esas - 2021/1207 Karar<br>TARİH: 21/12/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 10 adet çek yaprağını sadece imzalanmış  ancak keşide tarihi  ve bedel haneleri boş olarak teminat maksadıyla  davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nden alınan mallara karşılık  verdiğini,ancak malların teslim edilmediğini ,söz konusu çeklerin adı geçen şirket tarafından doldurulduğunu, dava konusu olanın da diğer davalı ... verildiğini ,gerçekte davalı tarafa borcunun bulunmadığından bahisle menfi tespit talebinde bulunduğu  ve davalı tarafın % 20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı Müflis ... Bankası Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava konusu çekin diğer davalı/ve ciranta durumundaki ... Konf. San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin müvekkili bankaya olan kredi borcunu ödeme amacıyla verildiğini, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu davacının diğer davalı şirket ile ticari ilişkisinden kaynaklanan defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini , çekin teminat veya tahsil için verildiği iddiasının gerçek olmadığını beyan etmiştir. Davalı Müflis ...  Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti. iflas idare memurlarına dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davaya süresinde cevap verilmediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi    21/12/2021 tarih 2014/397 Esas - 2021/1207 Karar sayılı kararında; \"Dava, İİK 72/3 md ne dayalı menfi  talebine ilişkin olduğu, Celp olunan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının tetkikinde;  davalı/alacaklı ... bankası tarafından borçlular  ... ve ... San. Ve Tic. Ltd.Şti  aleyhine ...bank TAŞ ... nolu 31/01/2012 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli bir adet çeke dayanarak 13/Şubat/2012 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği, takibin kesinleştiği, borçluların menkul ve gayrimenkul malvarlıkları ile üçünçü kişilerdeki hak va alacakları üzerine haciz işlemlerine girişildiği ,takip konusu çekin keşidecisinin ... ,lehdarının ... San. Ve Tic. Ltd.Şti olduğu, çek üzerinde \"bedeli tahsil içindir\" ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. SMMM ... tarafından ibraz olunan dosyadaki deliller ile yargısal denetime uygun olması nedeniyle itibara layık görülen raporda; ''Dosyaya sunulan belge ve bilgilere göre davalı... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ...'dan dava konusu çek karşılığı alacaklı olmadığı, davalı ...  A.$. (... Bankası A.$.) dava konusu çeki diğer davalı İflas Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden “Aşağıda dökümü yapılan çeklerimizin teminata alınmasını rica ederiz.” Yazısı ekinde “Bedeli Tahsil İçindir” cirosu ile teslim aldığından, Yargıtay kararları gereği; cironun teminat cirosu niteliğinde olduğu, davalı ... A.Ş.'nin (... A.Ş.) yetkili hamil sayılmayacağı, davacının davalı İflas Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı ileri sürebileceği def'ileri diğer davalı ... A.Ş.'ne de (... Bankası A.Ş.) ileri sürebileceği,  davalı ... Yönetim A.Ş.'nin (...Bankası A.Ş.) davacı ... aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile başlattığı takibin iptal edilmesi gerektiği,  yapılan incelemede davalı,  ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.nin ticari defterlerini Bakırköy ... İcra Dairesi ... İflas dosyasına sunmadığı,  davalı şirketin 2010-2011-2012 yıllarına ait ticari defterlerin iflas idaresi memurlarında bulunmadığı'' hususu belirtilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu çekin teminat amacıyla verilip verilmediği ve davacının söz konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Çekin teminat amaçlı verildiğinin ispatının yazılı delil ile mümkün olması davacının bu durumu ispata yönelik yazılı delil sunamaması davalı şirketin söz konusu çeklerin kredi borcundan mahsup edilmek üzere verildiğini beyan etmesi ve çeklerdeki cironun tahsil cirosu olduğunun anlaşılması karşısında davacının davasını ispat edemediği kabul edilmiş bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .\"gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme dosyası üzerinden yapılan yargılamada davanın reddi kararı verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkeme dosyası üzerinden tanzim edilen bilirkişi raporunda dava konusu icra takibine dayanak çekler bakımından davalı ...'in müvekkilinden alacağı olmadığı ve ... Bankası A.Ş.'nin yetkili olmadığı tespitlerinde bulunulduğunu,  haklılıklarını ortaya koyan işbu tespitlere rağmen yerel mahkemenin adeta bilirkişi raporunu yok saymak sureti ile haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddi yönünde karar verdiğini, Yerel Mahkeme dosyası üzerinden yapılan yargılamaya ilişkin tanzim edilen 31.05.2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun \"Sonuç ve Kanaat\" kısmında özetle; \"... Yapılan inceleme sonucu sunulan belge ve bilgilere göre davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ...'dan dava konusu çek karşılığı alacağı olmadığı, Davalı ... Yönetim A.Ş. (... Bankası A.Ş.) dava konusu çeki diğer davalı İflas Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden \"Aşağıda dökümü yapılan çeklerimizin teminat altına alınmasını rica ederiz.\" Yazısı ekinde \"Bedeli Tahsil İçindir\" cirosu ile teslim aldığından, Yargıtay kararları gereği; cironun teminat cirosu niteliğinde olduğu, davalı ... A.Ş.'nin (...  Bankası A.Ş.) yetkili hamil sayılmayacağı, davacının davalı İflas Halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı ileri sürebileceği defi'leri davalı ... A.Ş.'ne  de ileri sürebileceği, Yukarıdaki açıklamalar gereği; davalı ... A.Ş.'nin (... Bankası A.Ş.) davacı ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...Esas dosyası ile başlattığı takibin iptal edilmesi gerektiği...\" şeklinde tespitlerde bulunulduğunu,  31.05.2018 Tarihli bilirkişi raporunun davalı taraflara tebliğ edildiğini ve tacir olan davalılar tarafından aksi yönde hiçbir delil sunulmadığı gibi rapora itiraz da edilmediğini, müvekkilinin davalı ciranta müflis ... Tekstil Ltd. Şti'ne borcu olmadığının  davalı şirket tarafından Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2011/953 E. Sayılı iflas erteleme davasında alınan bilirkişi raporuyla da kanıtlandığını,  zira işbu dosyada alacağı ve borcu olan tüm gerçek ve tüzel kişi firmaları beyan eden, etmek zorunda olan ve ilgili tüm ticari defterlerini sunan  ... Tekstil Ltd. Şti. nin defterlerini inceleyen bilirkişinin ... Tesktil'in müvekkilinden çekleri aldığını ve defterlerine avans olarak kaydettiğini ve bu çeklere ilişkin müvekkile bir mal satışı yapmadığını ve  dolayısıyla ... Tesktil'in müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını açıkça tespit ettiğini,  bununla da dava ve savunmalarının kesin olarak kanıtlandığını,  Müvekkilin ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğunun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğunun bu nedenle lehine delil teşkil edeceğinin bilirkişi tarafından saptandığını, Davalı Müflis ... San ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2011 / 953 E. Ve 2012 / 478 K. Sayılı kararı ile 04.10.2012 tarihinde İflas kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay İncelemesinden geçerek 16.03.2017 tarihinde kesinleştiğini, davalı firmanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü nün ... İFLAS sayılı dosyasında kayıtlı müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, nitekim ilgili İflas Müdürlüğü'nün de bu nedenle taraflarınca açılan davadan haberdar olduğu halde dava konusu çekten dolayı bir alacağı olduğunu da beyan etmediğini, davalı firmanın iflas masasının da bu nedenle mahkemece tayin edilen bilirkişiye  ticari defterlerini sunmadığını, Bununla birlikte Yerel Mahkeme dosyasında mübrez cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere müvekkili ile davalı tasfiye halinde banka arasında Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/3270 E. Sayılı dosyası ile görülen davada, davalı bankanın çek teslim tutanaklarını dosyaya ibraz ettiğini,  29.09.2011 Tarihli işbu tutanakta davalı ... Tekstil Ltd. Şti'nin diğer davalı Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'ye hitaben \"aşağıda dökümü yapılan çeklerimizin teminata alınmasını rica ederiz.\" yazıp kaşeleyerek imzaladığını, bizzat davalı banka tarafından ibraz edilen bu belgenin davaya konu çekin bankaya teminat amacı ile verildiğini açıkça ortaya koyduğunu, TTK'nun 688/1 689/1. maddeleri uyarınca kıymetli evrakı rehin ya da tahsil cirosu ile elinde tutan hamilin, bu senedi ancak tahsil cirosu ile devredebileceğini,  nitekim davaya konu çek arkasına davalı bankanın \"bedeli tahsil içindir\" kaşesi vurduğunu, bu durumun dahi, çek teslim tutanağındaki ifade de göz önüne alındığında davalı bankanın çeke rehin cirosuyla hamil olduğunu kesin bir şekilde ortaya koyduğunu, Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere bu şekilde hamil olan banka yetkili hamil olmadığından çeke ilişkin olarak kambiyo takibi yapmasının da hukuken mümkün olmadığını, zira takibe konu çekin temlik amaçlı alınmadığını, temlik amaçlı alınmadığı ve borçlu olunmadığı kesin olan bir çekle ilgili olarak müvekkili hakkında davalı müflis banka tarafından başlatılan kambiyo takibinin iptali gerektiğini, İleri sürerek; yukarıda ayrıntıları ile izah ettikleri nedenlerle; dairemiz tarafından yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava; davalı banka tarafından davacı ve diğer davalı müflis şirket aleyhine başlatılan   Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo takibinden ve bu takibe dayanak çekten ötürü her iki davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı müflis ... Tekstil firmasına dava konusu çekin de aralarında bulunduğu on adet çek yaprağını boş olarak ve fakat imzalı şekilde, davalıdan alınacak ürünlerin teminatı olarak teslim ettiğini, ancak davalı şirketin teslim aldığı çekler karşılığında herhangi kendisine herhangi bir mal teslim etmediği gibi, bu çekleri sonradan doldurarak kendi kredi borcunun teminatı olmak üzere davalı bankaya verdiğini, diğer ifade ile bankaya çeklerin rehin cirosu ile verildiğini, dava konusu 250.000,00-TL bedelli çekin de bu çeklerden biri olduğunu, rehin cirosu geçersiz olduğu için bankanın  yetkili hamil olmadığını, öte yandan çek arkasında davalı banka tarafından vurulmuş bedeli tahsil içindir kaşesi mevcut olduğunu, davalı bankanın tahsil için aldığı çekler bakımından da yetkili hamil olmadığını, davacı aleyhine takip başlatamayacağını ileri sürmüştür. Davalı banka tarafından; dava konusu çekin davalı ... Tekstil'den temlik cirosu ile borca mahsuben temlik alındığı, bankaya karşı şahsi def'ilerin ve bedelsizlik def'inin ileri sürülemeyeceğini savunulmuştur.  Mahkemece müflis ... Tekstil aleyhine Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2011/953 esas, 2012/478 karar sayılı iflas kararının kesinleşmesi ve iflas tasfiyesi adi usulde gerçekleştiğinden ikinci alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiş, iflas idare memurlarına usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 esas, 2017/942 karar sayılı kararı ile davalı bankanın iflasına karar verildiği, iflas kararının 27/01/2020 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfİyesinin İstanbul ... iflas dairesinin ... iflas sayılı dosyası üzerinden ve  5411 Sayılı Kanunun 106 maddesi uyarınca TMSF tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davalı müflis banka tarafından davacı ile davalı müflis ... Tekstil aleyhine 250.000,00-TL asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte toplam 264.359,38-TL alacağın tahsili amacıyla, 13/02/2012 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip dayanağı çek incelendiğinde; davacıya ait ... r Sitesi Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen 31/01/2012 keşide tarihli, 250.000,00-TL bedelli çekin keşidecisinin davacı, lehdarının davalı ... Tekstil olduğu, lehdarın cirosunda herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı bankanın \"bedeli tahsil içindir\" kaydını içerir cirosunun mevcut olduğu, çekin 31/01/2012 tarihinde ... Bankası tarafından takastan yine ... Bankası'na ibraz edildiği, bankanın muhatap ... adına karşılıksızdır şerhi düştüğü, karşılıksız kaşesi altında hamil adına hareket edenin isim ve imzasının bulunmadığı, çeki davalı ... Tekstil'den ciro ile devralan davalı bankanın aynı çeki kendisine tahsil cirosu ile ciroladığı anlaşılmıştır.  Mahkemece davacı ile davalı müflis ... Tekstil şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından davacının ticari defterlerinde dava konusu çekin ve ... firmasına verilmiş dava konusu olmayan çeklerin kayıtlı olmadığı, davalı müflis ... Şirketi'nin defterlerini ibraz etmediği, davacı  tarafından düzenlenen dava konusu çekin davalı ... firması tarafından ciro edilerek,  diğer davalı bankanın Trakya Kurumsal Şubesine “aşağıda dökümü yapılan çeklerimizin teminata alınmasını rica ederiz.” yazısı ile teslim ettiği, davalı banka şubesinin  çeki  “bedeli tahsil içindir” cirosu ile teslim aldığı, davalı bankanın çeki teminat cirosu ile teslim almış olması nedeniyle yetkili hamil olmadığı, davacının ... Tekstil'e karşı ileri sürebileceği def'ileri davalı bankaya karşı da ileri sürebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiş, mahkemece davalı ... firmasının iflas idaresi nezdindeki defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılmasına karar verilerek aynı mali bilirkişiden ek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişi ek raporunda, müflis şirket yetkilileri tarafından ticari defterlerin iflas idaresine teslim edilmemiş olması nedeniyle inceleme yapılamadığını belirtmiştir. Mahkemece dava konusu çekin teminat çeki olduğunun yazılı delil ile ispatlanamaması, davalı bankanın çeklerin borca mahsuben verildiğini beyan etmesi  çek üzerindeki cironun tahsil cirosu olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunda davalı ...'ın davacıdan alacağı olmadığı ve davalı bankanın da dava konusu çekin yetkili hamili olmadığı tespit edilmesine rağmen mahkemece davanın reddini hatalı olduğu, davalı bankanın dava konusu çekin de içerisinde bulunduğu müşteri çeklerini davalı ... firmasından teminat amacıyla aldığını gösterir yazının dosyaya mübrez olmasına ve banka yetkili hamil olmamasına rağmen bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğu, müflis ... firması defterlerinde dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğunun, ancak bu çekler karşılığı mal satışı yapılmamış olduğunun, ... firmasının iflasına karar verilen Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davalı bankanın rehin cirosu ile elinde tuttuğu çeki ancak tahsil cirosu ile devredebileceği, davalı bankanın kendi cirosuna tahsil içindir kaydı koymasının da çekleri rehin cirosu ile teminat amacıyla aldığını ortaya koyduğu,  çekte rehin cirosunun geçersiz olduğundan bankanın yetkili hamil olmadığı, davanın kabulü gerektiği yönündedir.  İstinaf önüne gelen uyuşmazlık, dava konusu çek karşılığında davalı ... firması tarafından mal teslim edilmediği, dolayısıyla çekin bedelsiz kaldığı iddiasının yerinde olup olmadığı, yine ... firması tarfaından davalı bankaya yapılan cironun gizli rehin cirosu mahiyetinde olup olmadığı hususundadır. Dava konusu çekin, başka çekler ile birlikte davalı ... tarafından davalı bankaya  29/09/2011 tarihli yazı ile “aşağıda dökümü yapılan çeklerimizin teminata alınmasını rica ederiz.” yazısı ile teslim edildikleri, ancak lehdar cirosunda şeklen başka bir kayıt bulunmadığı sabittir.  Çekin keşide tarihi ve davalı bankaya teslim tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Kanun 730 maddesinde(6102 Sayılı TTK 818 maddesi) çek hakkında poliçeye ilişkin hangi hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Hükmün 730/(1)-5 bendi atfı ile 599/1 (6102 Sayılı TTK'nun 687/1) fıkrası uyarınca keşideci kendisi ile lehdar arasındaki şahsi ilişkilerden doğan def'ileri çeki iyiniyetle elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.  Aynı Kanunun 730/(1)-6 bendi atfı ile 600 üncü (6102 Sayılı TTK'nun 688) maddesine göre ciro \"bedeli tahsil içindir\", \"vekaleten\" veya bedelin başkası adına kabul edileceğini gösterir bir kayıt içeriyorsa hamil çekten doğan hakları kullanabilir, ancak çeki yalnızca tahsil cirosu ile ciro edebilir. Bu durumda çek borçluları hamile karşı şahsi def'ileri ileri sürebilirler.  Aynı Kanunun 601 inci (6102 Sayılı Kanun 689) maddesinde poliçelerde rehin cirosu düzenlenmiş, poliçeyi rehin ciro ile devralan hamilin poliçeden doğan hakları kullanabileceği ve fakat kendisi tarafından yapılan cironun ancak tahsil cirosu hükmünde olacağı düzenlenmiştir. Rehin cirosunda da şahsi def'iler hamile karşı ileri sürülemez. Ne varki Kanunun 730 maddesinde poliçede rehin cirosuna ilişkin düzenlemeyi içeren 601 inci maddeye atıf yapılmamıştır. Benzer durum 6102 Sayılı TTK'nun 818 maddesi için de geçerlidir. Çek bir ödeme aracı olduğundan, çekte yer alan rehin cirosu geçersiz olacak ve çeki rehin cirosu ile devralan hamil yetkili hamil sayılmayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2023/11-589 esas,  2024/212 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; rehin cirosu, açık veya gizli rehin cirosu şeklinde yapılabilmektedir. Ciro şerhinde; \"bedeli teminattır\", \"bedeli rehindir\"  ibaresini veya diğer herhangi bir kaydı içeren ciro, rehin cirosu olarak ifade edilmekte ve bu şekilde rehine işaret eden bir kayıtla yapılan rehin cirosuna açık rehin cirosu denilmektedir. Gizli rehin cirosu ise, senedin rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin ciro beyanında herhangi bir kaydın yer almadığı ve rehin anlaşmasının cironun tarafları arasında yapılan ciroyu ifade etmektedir. Başka bir deyişle cironun taraflar arasındaki rehin anlaşması çerçevesinde ancak rehni ifade eden hiçbir kayıt içermeyen ciro ile senedin devredilmesi durumunda, gizli rehin cirosu söz konusudur. Gizli rehin cirosunda da tarafların amacı rehindir, ancak bu amaç senet üzerinde belirtilmemiş, taraflar arasında gizli kalmıştır. Dış görünüş itibariyle bir temlik cirosu söz konusu olsa da bu ciro, ciro edilene senet üzerinde bir rehin hakkı kazandırmakta ve taraflar arasında rehin cirosunun tüm hüküm ve sonuçlarını doğurmaktadır.  Dolayısıyla burada inançlı bir temlik ile mülkiyet hakkı değil, taraflar arasındaki anlaşma gereğince, sadece ciro edilene alacağını karşılayacak oranda rehin hakkı kazandırılmaktadır. Maddi hukuk bakımından da senedi gizli rehin cirosuyla rehnalan hamilin durumu, açık rehin cirosuyla senedi devralan hamilin durumu ile aynıdır. Öte yandan  bir kambiyo senedinin, kambiyo hukuku kapsamında rehnedilmesi yerine inançlı temlik yapılarak teminat tesisi amacıyla devri de mümkün olup, özellikle bankacılık uygulamasında başvurulan görünüşte temlik cirosu yapılarak kambiyo senedinin teminat amacıyla inançlı temlike konu olmasına öğreti ve uygulamada \"teminat amacıyla inançlı temlik cirosu\" denilmektedir. Teminat amacıyla inançlı temlik cirosu, taraflar arasında bir inanç anlaşması çerçevesinde var olan, borçlunun borcunu vadesinde ödediği durumlarda hamile kambiyo senedini iade, borçlunun senedi vadesinde ödememesi hâlinde ise alacaklıya kambiyo senedini tahsil yetkisi veren ciroyu ifade etmektedir. Hem rehin cirosu hem de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu, teminat amacı taşıması ve görünüşte temlik cirosu şeklinde bir işlem ile gerçekleştirilmesi bakımından benzer iseler de, hüküm ve sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Her ne kadar bu iki tür ciroda da temin edilen alacağın ifası, senedin cirantaya geri verilmesi yükümlülüğünü doğursa da teminat amacıyla yapılan inançlı temlik cirosunda taraflar kambiyo sözleşmesinde, senedi devralana senet üzerinde rehin değil, mülkiyet hakkının tanınması hususunda anlaşmaktadır. Dolayısıyla teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda senedin mülkiyeti ciro edilene geçtiği için ciro edilenin senet üzerindeki hakkı mülkiyet hakkına dayanmaktadır.  Oysa gizli rehin cirosunda ciro edilenin senet üzerindeki hakkı rehin hakkına dayanmakta ve bu kimse rehnedilen alacağı temin edilen alacağın vadesi gelmeden önce tahsil edebilse dahi, rehin hakkının tahsil edilen miktar üzerinden varlığını sürdürmektedir. Dolayısıyla Kanun'un rehin cirosuna ilişkin açık hükümleri karşısında görünüşte temlik cirosu ile devredilmiş, ihtiva ettiği haklar devralanın mülkiyetine geçmiş bir kambiyo senedindeki ciroyu, rehin olarak telakki etmeye imkân bulunmamaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere çekte açık veya gizli rehin cirosu geçersiz ise de,  diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu yapılabilir. Her ikisi de görünüşte temlik cirosu olarak yapılan bu ciroların inançlı temlik cirosu olarak nitelenmesi halinde ciro geçerli olacak, gizli rehin cirosu olarak nitelenmesi halinde ise ciro geçersiz olacağından, kendisine başvurulan çek borçlusu cironun geçersizliği nedeniyle hamilin yetkili olmadığı hususunu mutlak def'i olarak hamile karşı da ileri sürebilecektir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda anılan kararında belirtildiği üzere; cironun hukuki niteliğine ilişkin bir tereddüt doğması, her ikisi de teminat vermek amacıyla yapılan ve birbiriyle karıştırılma ihtimali yüksek olan bu iki tür ciroyu birbirinden ayırmak için tarafların iradesine bakılması zorunludur. Tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin \"teminat\", \"temlik\", \"rehin\" gibi ifadelerin kullanılması yapılan cironun, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ya da gizli rehin cirosunun ispatı için tek başına yeterli değildir. Başka bir deyişle tarafların kullandığı \"rehin\" ve \"teminat\" sözcüklerinde gizli (örtülü) rehin cirosunun, \"temlik\" sözcüğünden ise teminat amaçlı inançlı temlik cirosunun varlığı sonucu çıkarılmamalıdır. Bu kapsamda bankaların kredi müşterileri ile düzenledikleri çek tevdi bordroları da tek başına çekin rehin cirosu olduğunu göstermemektedir. Zira 6098 sayılı Kanun'un 19/1 maddesi gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Gerçekten de uygulamada çoğu zaman yapılan ciroya ilişkin terimlerin seçiminde özen gösterilmemekte ve bu terimler yanlışlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir. Dolayısıyla görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek için tarafların iradeleri tespit edilmeli, özellikle devralan hamile senedin mülkiyetinin  devredilip devredilmediği, dolayısıyla hamilin dış ilişkide senede ilişkin her türlü tasarruf işlemini yapmaya hakkı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu kapsamda  tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut da mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin kullandıkları ifadeler ile birlikte, tarafların daha önceki ilişkilerinde seçtiği teminat türü, ticari defter kayıtları, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) kullanılan mutad deyimler dikkate alınarak, güven ilkesi gereğince tarafların beyanları yorumlanarak ortak irade tespit edilmelidir.  Çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun mahiyetinin tam olarak belirlenememesi hâlinde, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerekir. Örneğin  kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilebilmesi sebebiyle bankalar tarafından kredi işlemlerinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edilmektedir. Dolayısıyla bankacılık uygulaması kapsamında taraflar arasında yapılan teminat işleminin rehin mi yoksa inançlı temlik mi olduğu hususunda ihtilaf çıkması hâlinde, inançlı temlik lehine fiili bir karine bulunmaktadır (Fahrettin Aral, \"Topyekün Temlik\", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 42/1, 1992, s. 98). Bu kapsamda çek borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına dayanamasa da görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğunu iddia edebilir. Bu durumda bir çekte görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğunu ispat yükü  bu hususu iddia eden tarafa aittir( ayrıca bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/7391 esas,  2024/5412 karar sayılı ve 2023/2142 esas,  2024/5411 karar sayılı ilamları). Yapılan tüm bu tespit ve açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davacının dava konusu çekten ötürü her iki davalıya karşı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı müflis ... firması yönünden yalnızca dava konusu çekin teminat amacıyla bu davalıya verildiği iddiasını değil, aynı zamanda dava konusu çek karşılığında kendisine mal teslim edilmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığı iddiasını da ileri sürdüğü, diğer davalı bankaya karşı ileri sürdüğü iddianın ise esasen dava konusu çekin diğer başka çekler ile birlikte bankaya teminat amacıyla ve gizli rehin cirosu ile verildiği, bu nedenle cironun geçersiz, bankanın da yetkisiz hamil olduğu yönünde olduğu, mahkemece davacının davalı .. firmasına yönelik bedelsizlik def'i değerlendirilmediği gibi, diğer davalı bankanın çeki gizli rehin ciro ile aldığı yönündeki iddiası hakkında da bir değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan mahkemece davalı müflis ... firmasının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için iflas idaresine HMK'nun 222/3 fıkrasına uygun ihtar içeren tebligat yapılmadığı, yine diğer davalı bankanın ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin ne şekilde kayıtlı olduğunun tespiti için banka defterleri üzerinde inceleme yapılmasının sağlanmadığı, alınan bilirkişi raporunda çekin banka defter ve kayıtlarında ne şekilde kayıtlı olduğuna dair bir incelemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından yargılamanın başından itibaren davalı müflis ... Şirketi'nin iflasına karar verilen Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2011/953 esas, 2012/478 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, dava konu çekin de aralarında bulunduğu çekler kaşılığında davacı şirkete mal satışı yapılmadığının tespit edildiği belirtilmesine rağmen, mahkemece anılan dosya fiziken getirtilmiş ise de bilirkişi incelemesi aşamasından önce iade edilmiş, dosyada yer alan bilirkişi raporları da celbedilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.  6100 sayılı HMK'nun 222 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Mahkemece yapılması gereken iş, davalı müflis ... firması iflas idaresi ile dava banka iflas idaresi vekiline 2011 ve 2012 yılı ticari defterle ve kayıtlarını, mahkemeye veya yerinde inceleme yetkisi verilen mali bilirkişiye ibraz etmeleri için  HMK'nun 220 ve 222 maddelerine uygun meşruhatı içerir şekilde tebligat yapmak, Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2011/953 esas, 2012/478 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları da celbedilmek suretiyle taraf defter ve kayıtları ile tüm dosya üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırmak, elde edilecek bilgilere göre dava konusu çekin bedelsiz kaldığına yönelik davacı iddiasının ve buna göre müflis ... firmasına yönelik menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığını değerlendirmek, yine dava konusu çekin davalı bankaya temlik cirosu ile mi, gizli rehin cirosu ile mi yoksa inançlı temlik cirosu ile mi devredildiğini, ispat yükünün davacı yanda olduğu da gözden kaçırılmaksızın belirleyerek, davacının davacının davalı bankaya yönelik menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığını değerlendirmek, oluşacak sonuca göre tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, kanun yolu denetimine uygun ve çelişki barındırmayan gerekçelerle  bir karar vermekten ibarettir. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2014/397 Esas - 2021/1207 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ef2abcc78b12204","SID":"6f0d42541b13d336"}}