{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1583 <br>KARAR NO: 2024/3042<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2019/150 E - 2022/798 K<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketler arasında; Beşiktaş ... Noterliği' nin 28.09.2017 Tarih ... yevmiye numaralı “İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi ... Pafta ... Ada ... ve ... No.lu Parseller Arsa Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığında İnşaat ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşmenin konusuna ilişkin 2. maddesine göre, bu sözleşme ile davalı arsa sahiplerinin İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi ... Pafta, ... Ada ve ... ve ... Nolu Parsellerdeki gayrimenkullerini % 52 hissesini sözleşmede yazılı koşullar doğrultusunda inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı karşılığında müvekkili şirket Yatırımcıya devir ve temlik etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkili yatırımcının da yine aynı koşullarda taşınmazı inşaat ve hasılat paylaşımı karşılığında satın almayı vadettiğini, sözleşmenin 6. Maddesine göre; arsa sahiplerine arsa oranları üzerinden pay edilmek üzere toplam 7.000.000,- TL (Yedi milyon Türk Lirası) avans ödemesi yapılmasının kabul edildiğini, sözleşmenin 6.1 ve 6.2 Maddelerine göre; sözleşmenin imzasını takiben 04.10.2017 tarihinde davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.’ne arsa payı oranında 2.932.476,47 TL avans tutarı ödendiğini, bu avans ödemesinin teminatını oluşturmak üzere 4.189.250,10 TL bedelli 1.derece taşınmaz üzerinde tesis edildiğini, davalı ... Turizm A.Ş.’nin ise tapular üzerindeki takdiyatları (3.kişilere ait) ipotekleri kaldırmamış olması nedeniyle bu davalının arsa sahibine avans ödemesiyapılmasının ve karşılığında müvekkili lehine ipotek tesis edilmesinin mümkün olmadığını,sözleşmenin 2.2 Maddesine göre; davalı arsa sahiplerine ait olan ... ve ... parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine dair çalışmalara, davacı müvekkilince başlanıldığını ve hazırlanan nazım imar planı revizyon teklifi dosyasının 01.03.2018 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili dairelerine teslim edildiğini, İ.B.B.B. İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Planlama Müdürlüğü' nün 12.02.2019 tarihli yazısında; İstanbul 8. İdare Mahkemesi' nin 14.02.2017 tarih 2016/12188 Esas 2017/1304 K. sayılı kararı ile dava konusu 23.03.2007 t.t.’li, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 06.12.2007 t.t.’li Uygulama İmar Planının teklif plana konu ... ada ... parsel yönünden iptaline karar verildiğini, ancak mahkeme sürecinin devam ettiğinin değerlendirildiği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin, belirtilen eksikleri tamamlanarak yeniden sunulması halinde değerlendirilebileceğinin bildirildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından sözleşme ile yapılması yüklenilen yeni imar planı düzenleme teklifinin devam eden davaya dair kararın kesinleşmesinden sonra gündeme alınacağının bildirildiğini,  bu süreçte sözleşmenin yeniden değerlendirilmesi için taraflar arasında görüşmeler yapıldığını ancak uzlaşma yönünde olumlu bir aşama kat edilemediğini, bu nedenlerle henüz inşaat ruhsatı başvuru sürecine gelinmemesi nedeniyle Sözleşmenin 6.3 Maddesine göre müvekkiline tanınan hak çerçevesinde sebep gösterme mecburiyeti olmadan tek taraflı sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasına karar verildiğini ve bunun davalı arsa sahiplerine ihtaren bildirildiğini,sözleşmenin 6.3, 6.4, 21.Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bir cayma parası yahut dönme cezası kararlaştırıldığının açık olduğunu, davacı müvekkili tarafından davalı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne Beşiktaş ... Noterliği’ nin 14.03.2019 Tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile “ sözleşmeden geçmişe etkili olarak döndüklerinin “bildirildiğini, Dönmeye ve Sözleşmenin sona erdirilmesine dair kabul beyanının 10 gün içinde ulaştırılmasını takiben ipotek fek işlemlerinin gerçekleştirileceğinin ihtar edildiğini ve davalı ... şirketinin, bu ihtara cevaben Bakırköy ... Noterliği' nin 22.03.2019 Tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile dönme beyanlarını kabul etmediklerini, cayma/dönme parası yanında menfi ve müspet zarar talep ettiklerini bildirdiklerini, davacı müvekkili tarafından davalı ... Turizm A.Ş. ’ne Beşiktaş ... Noterliği’nin 14.03.2019 Tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile “ sözleşmeden geçmişe etkili olarak döndüklerinin “bildirildiğini, Dönmeye ve Sözleşmenin sona erdirilmesine dair kabul beyanının ve arsa payı oranında kendilerine ödenmesi gereken 4.067.523,53.-TL cayma parası tutarının ödeneceği banka hesap bilgilerini müvekkiline 10 gün içinde ulaştırılması hususunun ihtar edildiğini ve davalı ... şirketinin bu ihtara cevaben Bakırköy ... Noterliği' nin 25.03.2019 Tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile dönme beyanlarını kabul etmediklerini, ancak 4.067.523,53 TL dönme cezası/cayma parası ödenmesi için hesap numarası bildirildiğini, cayma/dönme parası yanında menfi ve müspet zarar talep ettiklerini bildirdiklerini, sözleşmenin 6.4 maddesine göre, sözleşmeden dönme cezası/cayma parasının davalı ... şirketine, sözleşme akdi ile ödenmiş olduğunu, davalı ... şirketi payına düşen dönme cezası/cayma parasını ise mahkeme veznesine depo etmeye hazır bulunduklarını, sözleşmenin 6.3 Maddesine göre, “taraflardan biri tarafından inşaat ruhsatı başvurusuna kadar bu sözleşmenin 2.2.2 ve 2.4 maddesinde açıklanan istisnai haller dışında işbu sözleşmenin feshedilmesi durumunda fesheden taraf 7.000.000,- TL (Yedimilyon Türk Lirası) ceza ödemeyi kabul eder” hükmü düzenlendiğini, bunun, 6.1 Maddesine göre arsa sahiplerine başlangıçta ödenecek avans tutarı ile aynı olduğunu, davalı ... şirketine 04.10.2017 tarihinde 2.932.476,47 TL avans ödenmiş olduğunu, bunun dönme cezası/cayma parası olarak kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece karar verilmesi ile ... A.Ş. taşınmazı üzerinde tesis edilen 4.189.250,10 TL bedelli 1. derece ipoteğin taraflarınca fek edileceğini, sözleşmenin 6.3 ve devamı maddeleri uyarınca, sözleşmeden tek taraflı dönme hakkını kullanmasına karşın, davalı arsa sahiplerinin haksız ve dayanaksız olarak bu dönme iradelerine karşı koyduklarını beyanlarla, açıklanan nedenler kapsamında taraflar arasında akdedilen sözleşmeden, sözleşme hükümleri uyarınca geçmişe etkili olarak \"döndüğümüz\" hususunun tespiti ile sözleşmeden dönüldüğüne, sözleşmenin sona erdiğine (feshine) karar verilmesine, dönmeye ve sözleşmenin sona erdirilmesine bağlı olarak ödenmesi gereken dönme cezası/cayma parasının mahkeme veznesine depo etmeye hazır olduklarının bildirilmesi ile bu aşamada bu tutarın teminat mektubu olarak yatırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş.  vekili 24.05.2019 ve 01.07.2019 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; davacı ile müvekkili şirket ve diğer davalı şirket (Arsa Sahipleri) arasında, Beşiktaş ... Noterliği'nin 28.09.2017 tarih ve ... yevmiye nosunda kayıtlı, İstanbul ili, Zeytinurnu İlçesi, ... pafta, ... ada, ...-...parseller -üzerinde, “Arsa Satış Vaadi ve Arsa Payı karşılığında İnşaat ve Hasılat PaylaşımıSözleşmesi” imzalandığını, taraflar arasında imzalanmış olan Sözleşmeye göre, Arsa Sahipleri, Sözleşme konusu arsanın, 5294 hissesini, Sözleşme şartları çerçevesinde, Yatırımcı'ya, inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı karşılığında devretmeyi, Yatırımcının da söz konusu arsayı inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı karşılığında devralmayı kabul beyan ve taahhüt ettiklerini, sözleşme gereğince davacı yüklenicinin öncelikle davalılardan müvekkil ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait 28 no'lu parselin mahkemece iptal edilmiş olan planları için, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon imar planlarını hazırlayarak yetkili mercilerce onaylanmasını sağlamayı, akabinde inşaatı tamamlamayı ve yapacağı inşaat projesindeki bağımsız bölümlerin 3. kişilere pazarlama ve satışını yapmayı taahhüt ettiğini, davacının herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkının bulunmadığını, sözleşmenin 6,4. maddesinin bir cayma bedeli olarak kararlaştırılmamış olup tazminata eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, davacının, cevaba cevap dilekçesinde sözleşmeyi herhangi bir gerekçe göstermeksizin feshetme hakkına sahip olduğunu iddia ederek, cevap dilekçelerinde feshe karşı itirazlarının yersiz olduğunu savunduğunu, ancak davacının, herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğuna ilişkin iddialarının hukuken yerinde olmadığını, davacının, Sözleşme'nin 6,4. maddesini yorumlarken, irade beyanlarının yorumu noktasında çok ciddi hataya düştüğünü; davacının, Sözleşme'nin 6,4. maddesini tek başına ele alıp diğer hükümler  yokmuşçasına yorum yapma yoluna gittiğini, sözleşme başlığının \"Arsa Sahiplerine Avans Ödemesi Yapılması\" olduğu da dikkate alındığında, tarafların yapılacak avans ödemelerini kararlaştırırken bir de cayma bedeli düzenlemesinin tuhaf olduğunu, \"Sözleşmenin Feshi\" başlıklı 21. Madde' de ise öncelikle bir temerrüt tanımı yapıldığını ve ardından  \"Sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın fesih eden veya edim ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düşmek sureti ile sözleşmenin feshine neden olan taraf, diğer tarafın uğramış olduğu müspet ve menfi zararları tazmin eder.\" maddesinin konulduğunu, taraflar tüm bu aşamalar için açıkça cezai şart kararlaştırmışken, yalnızca ilk aşama olan 6.4. maddenin bir cezai şart değil de cayma bedeli olduğunu iddia etmenin abesle iştigal etmek olduğunu, 6.4.maddenin yorumu ve tarafların Sözleşme'nin kurulduğu andaki gerçek iradelerinin tespitini bakımından, maddenin genel Sözleşme sistematiğindeki yerine de bakıldığında, tarafların açıkça tazminata eklenen bir cezai şart kararlaştırdıkları tartışmasız olduğunu, davacının temerrüde düştüğünü; davacının iddiasını güçlendirmek maksadıyla dosyaya sunmuş olduğu İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Planlama Müdürlüğü'nün 12.02.2019 tarihli yazısında revizyon imar plan değişikliğinin Belediye Meclisi'ne taşınmasına ilişkin talebin ... ada, ... parsel üzerinde ... lehine kira şerhi bulunması ve İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 2016/2188 E., 2017/304 K. sayılı kararının kesinleşmemiş olduğunun gösterildiğini, oysa ki söz konusu mahkeme kararının belediye tarafından verilen yazıdan çok daha önceki bir tarihte onanarak kesinleştiğini, davacının, revize imar planlarının alınması, yapı ruhsatının alınması ve 18 aylık sürenin sonunda imar planı tadillerinin askıya çıkarılarak halen kesinleştirilmemiş olması nedeniyle sözleşme gereği kazandığı 12 aylık ek süre karşılığında 14.000.000 TL avans ödemesi yapmasının borçları bakımından da temerrüde düşmüş olduğu hususunun izahtan vareste olduğunu,  müvekkilinin feshi kat'i surette kabul etmediğini, tarafların ahde vefa göstermesi gerektiğine inandığını, sözleşmenin ayakta kalmasını ve karşılıklı tüm borçların ifa edilmesini istediğini, mahkemece sözleşmenin feshine karar verilmesi halinde müvekkilinin haklarının da hüküm fıkrasında yahut kararın gerekçe kısmında tespit edilmesinin talep edildiğini beyanlarla davacının sözleşmenin feshi yönündeki irade beyanının geçerliliği olmayıp sözleşmenin halen ayakta olduğunu, mahkemece haklı bir neden de olmadığından sözleşmenin feshine karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davayı açma konusunda hukuki yararı olmadığını, son olarak davacının, sözleşmenin bulunduğu ifa aşamasının kendisine yüklediği borçların neredeyse tamamından temerrüde düşmüş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi ve davacının edimlerini ifa etmesi gerektiğini, ayrıca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı tuttuklarını da ekleyerek davanın esas yönünden reddini, sözleşmenin feshine karar verilmesi halinde tasfiyeye ilişkin müvekkilinin haklarına halel gelmesini engellemek adına, verilecek hükümde Sözleşme'nin 21. maddesi uyarınca, Sözleşme’nin haksız olarak feshedildiğinin ve müvekkilinin haklarının tespitini talep etmiştir. Davalı ... Turizm A.Ş.  cevap dilekçesinde özetle; davacı yüklenici ile arsa sahipleri olan müvekkili ve diğer davalı arasında, sözleşmeye konu iki parsel üzerinde inşaat projesi yapılması, inşaatın taraflar arasında paylaşımı ve 3.kişilere satışı ile sağlanacak gelirin paylaşımı konusundaki davava konu sözleşmenin 28.9.2017 tarihinde akdedildiğini, sözleşme gereğince davacı yüklenicinin öncelikle diğer davalıya ait ... no'lu parselin mahkemece iptal edilmiş olan planları için, 15000 ve 1/1000 ölçekli  revizyon imar planlarını hazırlayarak yetkili mercilerce onaylanmasını sağlamayı, akabinde inşaatı tamamlamayı ve yapacağı inşaat projesindeki bağımısız bölümlerin 3.kişilere pazarlama ve satışını yapmayı taahhüt ettiğini, davacı yüklenicinin ... parsel hakkındaki plan iptaline dair Mahkeme kararını bildiğini ve bu planları yenileyip revize ederek Belediyeye onaylatmayı, taahhüdünün ilk bölümü olarak üstlendiğini, davacının sözleşme nin 6.3.- 6.4.maddelerinin, karşı tarafın zarar talep hakkınıortadan kaldıran bir cayma hükmü olduğu iddiasının hukuki açıdan tümüyle yanlış olduğunu, kabul edilemeyeceğini, hukuki açıdan sözleşmenin 6.3.-6.4. hükümlerinin sözleşmeden dönme olarak değerlendirilmesi halinde dahi davacının, T.B.K. 125.maddesinin 3.fıkrası gereğince cezai şartı ödeyerek sözleşme bağından kurtulamayacağını, davalıların uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğunu, davacının imar planı yaptırma borcunu ifa etmek için sözleşmenin 2.2.2 maddesinde düzenlenen 12 aylık ek süreyi kullanmayarak edimini yerine getirmekte temerrüde düştüğünü, bununla da yetinmeyip sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davacının sözleşmedeki edimini yerine getirmemesi, temerrüdü nedeni ile davalı müvekkilinin ceza bedeli ile karşılanamayacak ölçekte zarara uğradığını, davaya konu sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olmakla birlikte, bu sözleşme nedeni ile henüz arsa payı devri yapılmadığı gibi sözleşme davacı tarafından tapuya dahi şerh ettirilmediğini, aynı şekilde henüz hiçbir inşaat yapılmadığını beyanlarla açılan tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, mahkeme davanın açılmasında hukuki yarar olduğu kanaatinde ise tensip tutanağının 17.maddesindeki ara karar gereğince harcın tamamlatılmasından sonra, sözleşme'nin kendi kusur ve emerrüdü ile tek taraflı ve haksız olarak davacı tarafından feshedildiğinin ve bu çerçevede Sözleşmenin 21.maddesindeki “temerrüt ve fesih” hükümleri  gereğince müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlarının davacı tarafından tazminini talep hakkına sahip olduğunun tespitine karar verilmesini  talep etmiştir. Mahkeme, \"Neticeten taraflar arasında mevcut olan sözleşmenin 6.3 maddesinin haklı ya da haksız  fesih ayrımı ya da borcun ihlal edilmesi ya da edilmemesi ayrımına dahi gidilmeksizin, taraflara 7.000.000 TL ödeyerek sözleşme bağından kurtulma imkanının tanındığı biçiminde algılandığı, anılan sözleşme hükümlerinin borca aykırı hareket edilmesi tehlikesine karşı caydırıcılık etkisi yaratan değil; aksine sözleşme bağından kurtulmak amacıyla taraflara tanındığı biçiminde yorumlandığı, bu nedenle, sözleşmenin 6.3 ve 64 maddelerinde düzenlenen cezanın TBK m.179/II  kapsamında bir ceza değil; TBK m.179/ III kapsamında dönme cezası olduğu, tarafların dönme cezasını kararlaştırırken, borçlunun sadece bu miktarı ödeyerek ve başkaca bir yükümlülük altına girmeksizin her zaman sözleşmeden dönebileceği hususunda anlaşmış sayıldıkları, somut durumda davacının kararlaştırılan 7.000.000 TL'den başka herhangi bir tazminat ya da bedel ödemeksizin sözleşmeyi sona erdirebileceği kanaatine varılarak davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabulü ile davacı yanın taraflar arasındaki arsa satış vaadi ve arsa payı karşılığında İnşaat ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinden İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, 2953/28 ada-parsel sayılı taşınmazda davacı lehine kurulan ipoteğin kaldırılması koşuluyla geçmişe etkili olarak döndüğünün tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Davalı ... Turizm A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabul nedeniyle kabulü\" gerektiği gerekçesi ile; \"1-Davalı ... Turizm A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne, 2-Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabulü ile davacı yanın taraflar arasındaki arsa satış vaadi ve arsa payı karşılığında İnşaat ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinden İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, 2953/28 ada-parsel sayılı taşınmazda davacı lehine kurulan ipoteğin kaldırılması koşuluyla geçmişe etkili olarak döndüğünün tespitine\" karar vermiştir. Asıl karara ilişkin davalı ...şirketi vekili,ek karara karşı ise  davalı ...şirketi vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf talebi üzerine Dairemizin 2023/1909 E.2023/1997 .sayılı 20/06/2023 tarihli kararı ile; her iki davalı yönünden eksik istinaf harçlarının yatırılması için dosyanın mahkemesine geri gönderildiği anlaşılmıştır.Davalı ...şirketi tarafından eksik istinaf  harcının muhtıraya rağmen yatırılmaması nedeniyle mahkemenin 29093/2023 tarihli ek kararı ile davanın davalı ...şirketi tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.Bu arada  gerekçeli kararın vekalet ücreti ve harç oranlarının maktu olması gerektiği ve düzeltilmesi talebi ile diğer davalı .... vekili tarafından hükmün tashihinin talep edilmesi üzerine ,mahkemece 27/02/2023 tarihli ek kararla \"....Davalı  ... nin  maddi hatanın düzeltilmesi talebinin reddine\" ilişkin verilen karara karşı davalı ....  vekilinin istinafı sonrası eksik harcın tamamlanması yönünden  dosya iade edilmiş isede,bu davalı şirket vekilinin  ek karardaki  harç ve vekalet ücreti yönündeki istinaf taleplerinin maktu istinaf  harcına tabi olduğu belirtilerek dosyanın mahkemece Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Dava, taraflar arasında münakit sözleşmeden, sözleşme hükümleri uyarınca geçmişe etkili olarak dönüldüğünün tespiti talebine ilişkin olmakla,mahkemece dava değerinin açıklattırıldığı ve  yargılama sırasında eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Davalılardan ...şirketi yargılama sırasında davayı kabul ettiğini bildirmiş,davacı vekili de bu davalıdan  yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini bildirmiş,diğer davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti istediğini beyan etmiştir. Dava nispi harca tali olmakla,mahkemece nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde aykırılık bulunmamaktadır. Davalı ...şirketi asıl karara dair eksik istinaf harcının  usulüne uygun muhtıra tebliğine rağmen yatırmamış,hatta bu davalı hakkında istinaf etmemiş sayılmasına dair ek  karar verilmiş,bu davalının kendisi hakkındaki  ek kararı istinaftan  feragat ettiğine dair dilekçe sunulduğu görülmüştür.Bu nedenle sadece davalı ....nin   tashih talebinin reddine dair ek karara karşı istinaf talebi konusunda istinaf incelemesi yapılması gerekmiştir.Davalı ... nin ek karara karşı istinaf talebinin incelenmesinde, istinaf talebinin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç yönünden olduğu,ek karar istinafında maktu istinaf harcı alınması gerekmesine rağmen istinaf iade kararında bu davalı  yönünden de zuhulen nispi istinaf harcı yatırılması gerektiğinden bahisle dosya iade edilmiş ise de, istinaf harç eksikliği olmadığı anlaşılmıştır.Davalı .... nin ek karara yönelik istinaf  sebepleri ile sınırlı incelemede; söz konusu  davanın nispi harca tabi dava olması nedeniyle gerekçeli asıl kararda  harç ve vekalet ücretinin nispi hesaplanmasında aykırılık bulunmadığı gibi,diğer davalıdan yargılama giderinin davacı tarafça talep edilmemesi nedeniyle davalı  ... nden tüm yargılama giderinin alınması da yerinde görülmüştür.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve  değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı .... nin ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ....'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davalı ...'dan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL'nin istinaf eden işbu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97ecf1b31649cba4","SID":"e44d56cb8d4dd91e"}}