{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2318 <br>KARAR NO: 2024/2295<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2024   ARA KARAR <br>ESAS NO: 2024/511<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/11/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/09/2024  tarih ve 2024/511 E - sayılı ara  kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Davalı tarafından müvekkili şirket aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili  şirketin davalıya borcu bulunmamasına rağmen davalı şirket tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını , Öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin n KABULÜ ile teminatsız olarak eğer mahkeme aksi kanaatte ise alt sınırdan uzaklaşılmadan takdir edilecek teminat kaşılığında, çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...'a ait olmadığının 30.06.2024 tarihli bilirkişi raporuyla ve çekin arkasına yazılan yazı ile sabit olduğu hususu dikkate alınarak;   İİK M.72/3 gereğince; Keşidecisi ...Limited Şirketi  görünen ...çek numaralı, 05.03.2024 keşide tarihli, 2.650.000,00 TL bedelli Türkiye İş Bankası A.Ş ... Şubesine ait SAHTE çekle ilgili olarak başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına davacı şirket tarafından yatırılacak olan paranın alacaklı/davalı tarafa huzurdaki dava kesinleşinceye kadar  ödenMEmesine KARAR VERİLMESİNİ, davalarının KABULÜ ile, Davacı şirketin, Keşidecisi ...Limited Şirketi görünen ... çek numaralı, 05.03.2024 keşide tarihli, 2.650.000,00 TL bedelli Türkiye İş Bankası A.Ş... Şubesine ait çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,   Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibin İPTALİNE,  Davalının alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine,\" karar verilmesini talep etmiştir. <br>TALEP : İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; \"Davacı tarafın mahkemeyi  yanıltmaya yönelik kötü niyetli hareket ettiğini, davacı tarafın piyasaya sürdüğü çekleri ödememek adına haksız bir şekilde davalar açtığını, ödemeden imtina ettiğini, davacı tarafın daha önce aleyhlerine yapılan icra takibine karşı imzaya itiraz süresi üzerinden 52 gün geçmesine rağmen Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/252 Esas sayılı dosyasında imza itirazında bulunduklarını ve haksız yere ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, davacının söz konusu itirazının 09/07/2024 tarihli duruşmada reddolduğunu, aynı doğrultuda davacı tarafın borçlu olduğunu bildirmesine rağmen yalnızca haksız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı alabilmek adına söz konusu çekin takip tarihi üzerinden 3 ay geçmiş olmasına rağmen dava açmadan 2 gün önce Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na asılsız bir şekilde suç duyurusunda bulunduğunu ve özel bir laboratuvardan yine 2 gün içinde çek asılları dahi incelenmeden düzenlenen imza inceleme raporu almışlardır. Davacı tarafların kötüniyetli olarak müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla yalnızca mahkemenizden tedbir kararı almak gayesiyle hareket ettiğini, davacı tarafın tedbir talebinin reddi üzerine şikayetçi olması veya özel bir laboratuvardan çek asılları incelenmeksizin imza incelemesi yaptırmış olmasının, ikame etmiş olduğu davayı yaklaşık olarak dahi ispat ettiği anlamına gelmediğini belirterek ara karara karşı itirazlarının kabulü ile mahkemece 02/07/2024 tarihli ara karar ile tesis edilen tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili duruşmada; mahkemenin 02/07/2024 tarihli ara kararının isabetli olduğunu, dosya arasına sunulan uzman görüşü raporunda, çekteki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirttiğini, konuya ilişkin müvekkili adına savcılık şikayetlerini sunduklarını belirterek tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar, dava dosyasının içeriği, bahse konu edilen yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ölçüde ispat durumunun mevcut olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir konulmasının yasaya uygun olduğu, itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı olmadığı değerlendirilmiş ve davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Davalının ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE, *** ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı  davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen yukarıda esası yazılı takip öncesi  menfi tespit davası kapsamında müvekkil aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilerek ; dava konusu çekin müvekkilce bankaya ibrazı halinde ödenmemesine ve müvekkil şirketçe icra takibine konu edilmemesine karar verildiğini, taraflarınca işbu kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle itiraz yoluna başvurulduğunu  ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince kurulan 25/09/2024 tarihli ara karar ile itirazlarının reddine karar verildiği, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu , mahkemece kurulan ara karar açıkça müvekkilinin  başta Anayasa ile korunan adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu,. mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ile düzenlenen \"Dürüst Davranma\" kuralına aykırılık teşkil ettiğini,  Gerek davaya karşı verdikleri  cevaplar ile gerekse de ihtiyati tedbir kararına karşı itirazları ile dosyaya sundukları deliller dikkate alındığında, dosyada mevcut delil durumu ile davacı tarafça ileri sürülen vakıaların gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanmamış olduğunu, aksine davacının haksızlığını gösterir somut dayanakların ortaya konmuş olmasına karşın, bu  hususlar göz ardı edilerek mahkemece \"yaklaşık ispat\" koşulunun sağlandığına dair somut dayanaktan yoksun karar HMK md.390/3'e de açıkça aykırılık teşkil ettiğnii  Kararın Gerekçe İhtiva Etmemesinin  Müvekkilin Anayasal Hakkını İhlal Ettiğini, gerekçeli karar hakkı; dosyaya sunulan, iddiaya veya savunmaya konu edilen itirazın, talebin veya delilin değerlendirilip değerlendirilmediğini, dikkate alınıp alınmadığını, red veya kabul edilmesinin sebebini somut olarak gösteren, bu yolla davanın tarafının anlama, iddia ve savunma hakkını destekleyen, hak arama hürriyeti yoluyla kanun yolunu etkin kullanabilmesini mümkün kılan, adaletin yerine gelip gelmediğini gösteren bir güvence olduğunu Anayasa Mahkemesi Başvuru Numarası: 2018/12600, Karar Tarihi: 28/1/2021 R.G. Tarih ve Sayı: 4/3/2021-31413), Mahkemenin Tedbir Kararı TMK md.2'ye ve  İhtiyati Tedbir HMK md.390/3'e Aykırı olduğunu, Her ne kadar mahkemece kurulan ara karar ile yaklaşık ispatın sağlandığından ve ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğundan bahsedilerek itirazlarının reddine karar verilmişse de, kararın somut gerekçe ihtiva etmediğine ilişkin yukarıdaki iddialarımız saklı olmakla birlikte, dosyadaki delil durumu gözetildiğinde davacı tarafın davanın esası yönünden kendisinin yaklaşık olarak haklılığını ispat ettiğinden söz edilmesinin  mümkün olmadığını,  davacı tarafın davaya ilişkin iddiaları; dava konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin rızaları dışında elinden çıktığını dava konusu çek üzerindeki  imzanın şirket yetkilisine ait olmaması tek başına borçtan kurtulmak için yeterli olmadığını,   davacı şirket yetkilisinin oğlu olan ...'ın davacı şirketin fiili yetkilisi veya ticari temsilcisi gibi hareket ederek şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunduğu birden çok  somut delil ile ortaya konulduğunu, ...da aynı kapsamda ceza soruşturmasında imzaların kendi tarafından atıldığını kabul ettiğini, dava niteliği gereği borcun varlığına ilişkin bütün iddialar birlikte değerlendirilmesi gerektiğini,  İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan \"imza itirazı\" gibi dar incelenmemesi gerektiğini,  Şirketin ticari temsilcisi veya fiili yetkilisi gibi hareket eden şahsın imza ikrarı ve davacı aleyhindeki diğer tüm deliller göz ardı edilerek yalnızca özel bir kurumdan çek asılları incelenmeksizin aldırılmış bir raporun davayı \"yaklaşık olarak ispat ettiği\" gerekçesiyle müvekkili aleyhinde tedbir uygulanmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ,  Davacı tarafça ileri sürülen diğer iddia olan \"çekin rıza dışında elinden çıktığı\"na yönelik ise hiçbir somut dayanak veya iddia bulunmazken davanın ne şekilde \"yaklaşık olarak\" ispat edildiğinin söylenmesi HMK md.390/3'e açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Bu nedenlerle istinaf başvurularının  esas hakkında inceleme yapılarak hukuka ve hakkaniyete aykırı ara kararın kaldırılmasına, esas hakkında yapılacak inceleme neticesinde ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,  Kayseri Genel İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasın giren paranın davalı alacaklıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir <br>Davacı  vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbirin kabulüne ilişkin kurulan ara kararın adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu, sayın mahkemece verilen bu kararın dürüst davranma kuralına aykırılık teşkil ettğini bu hususların bilirkişi raporu ile tespitinin yapıldığını  yukarıda anlatılan bütün bu hususlar nazara alınarak icra takibi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiştir, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat gerekli olduğunu,  Müvekkilinin  savcılık müracaatı ve dosya arasında bulunan uzman raporu; davamızdaki haklılıklarını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olduğunu, istinaf  sebeplerinin  gerçeği yansıtmadığını, arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek sair nedenlerle birlikte dava dilekçelerindeki açıklama, talep ve deliller  de gözetilerek; davalının hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi ile ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Derdest dava, keşidecisi Davacı Şirket  görünen, Türkiye İş Bankası ...Şubesinden  verilme, 05/03/2024 keşide tarihli, ... çek nolu, 2.650.000TL  bedelli  çekten dolayı, davalıya borçlu olmadığının tespiti, çeke dayalı başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının iptali talebine ilişkindir. <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, İ.İ.K. nun 72/3 maddesi gereğince , teminat karşılığında icra dosyasına yatan paranın  alacaklıya verilmemesine dair  ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkeme, 02/07/2024 tarihli tensip zaptının (20)  nolu kısa ara kararı ile İ.İ.K. 72/3 maddesi gereğince ve  % 20  teminat  karşılığında  ihtiyati tedbir  talebinin kabulüne karar vermiştir. Bu  kısa ara kararı yönünden ayrıca gerekçeli olarak 02/07/2024 tarihli ara karar da yazmıştır. <br>Davalı vekili 09/07/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş, 23/09/2024 tarihli  duruşmaya taraf vekilleri katılmış, mahkemece dinlenmişlerdir. Aynı celsedeki kısa  ara kararla  davalı vekilinin  ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar vermiştir. Bu kısa ara kararı yönünden mahkemece ayrıca gerekçeli olarak 25/09/2024 tarihli  ara karar da yazılmış , davalı vekili iş bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece İ.İ.K. 72/3 maddesine göre ve takdiren tayin  ettiği  teminat türü ve miktarı karşılığında verilen ihtiyati tedbir karanının  içeriği, tedbir kararına yapılan  itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı olarak  yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen, İtirazın reddine dair gerekçeli ara kararda  yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası  kapsamı birlikte incelenip  değerlendirildiğinde; Derdest eldeki davanın, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olması, İ.İ.K. 72. Maddesine göre  \"....Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir...\" şeklinde hüküm altına  alınmış olması nedeniyle, davacı vekilinin İ.İ.K 72/3 maddesi  uyarınca istediği ihtiyati tedbirin kabulü için  yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest  dava dosyası kapsamına  göre bulunduğu, zira  burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp  yaklaşık ispatın yeterli olduğu anlaşıldığından yasaya ve mevcut dava dosyası kapsamına uygun şekilde  takdiren tayin edilen  teminat karşılığında verilen  ihtiyati tedbir  kararında usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamına aykırılığın bulunmadığı  bu nedenlerle davalı vekilinin tedbir kararına karşı   ileri sürdüğü  itiraz  sebeplerinin  yerinde olmadığı,  reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle  ve mahkemece de,  istinaf edilen ara kararı  ile davalı vekilinin tedbir kararına yönelik itirazının   reddine karar vermiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest  dava dosyası  kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın  bulunmadığı,  ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de  davalı vekilinin  yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin  yerinde olmadığı  anlaşıldığından istinaf başvurusunun  HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen  25/09/2024  tarih ve 2024/511 E - sayılı ara  kararının  hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince yapılacak  yargılama sonunda verilecek nihai kararda  değerlendirilmesine, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 15/11/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f5117a35854a249","SID":"4a70702a16ca9977"}}